23. Hukuk Dairesi 2012/5359 E. , 2012/7016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ve diğer hissedarlarla, davalı arasında 01.02.2005 tarihinde arsa payı inşaat sözleşmesi, 26.06.2006 tarihinde ise ek sözleşme yapıldığını, tapu ferağının ise arsa sahiplerinin daire ve dükkanlarının tamamı teslim edildikten sonra yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının kendisine düşen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, inşaatın cezasız olarak son teslimi tarihinin 20.09.2008 olduğunu, davalının bu tarihten itibaren ceza ödemek zorunda olduğunu, bir adet daire ve dükkanda eksik işlerin bulunduğunu, davalıya 17.06.2009 tarihinde ihtarname gönderildiğini ve cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak şartıyla 45.650,00 TL gecikmeye ilişkin tazminat ile 10.000,00 TL eksik iş bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... ilçesinde nisan ve ekim ayları arasında inşaat yapma yasağı olduğunu, gecikmenin bundan kaynaklandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereğince davacıya A1 blokta 2 kat 4 nolu, 4. Kat 7 ve 8 nolu, A2 blokta 2. Kat 15 nolu mesken ile 52 nolu asma katlı dükkanın verileceği, yüklenicinin, arsaların tevhit işlemlerinin tamamlanması ve inşaat ruhsatının alınmasından itibaren işe başlaması ve bu tarihten itibaren 18 ay içinde inşaatı bitirmesi gerektiği, 18 aylık sürenin sonunda inşaatın tamamlanmaması halinde yükleniciye 3 aylık cezasız süre tanınacağı, 3 aylık sürenin sonunda yine inşaatın tamamlanmamış olması halinde yükleniciye 4 aylık cezalı süre tanınacağının kararlaştırıldığı, davalı yüklenicinin, dava tarihine kadar sözleşmede belirtilen şartları yerine getirip binaları tamamlayarak süresinde teslim etmediğinin anlaşıldığı, 10.01.2011 tarihli bilirkişi raporu ve 16.05.2011 tarihli ek bilirkişi raporlarının itibar edilir olduğu, raporların tebliğine rağmen davalı tarafından itiraz edilmediği, davalının 4 daire ve bir dükkan için 32.064,00 TL gecikme tazminatı, dükkandaki eksik imalat için 1.187,90 TL, 4 dairenin eksik sineklik tutarı olarak 2.000,00 TL olmak üzere toplam 35.251,00 TL ödemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 35.251,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Dava, taraflar arasında düzenlenen 01.02.2005 tarihli arsa payı inşaat sözleşmesi ve 26.06.2006 tarihli ek sözleşme uyarınca davalı yüklenicinin işi teslimde temerrüdüne ilişkin gecikme tazminatı ve eksik iş bedeli istemine ilişkindir.
Gecikme tazminatı, hukuki niteliği itibariyle teslimde temerrüde düşen yükleniciden talep edilen ve gecikme nedeniyle oluşan zararları kapsamaktadır. Somut olayda mahkemece, taraflarca kararlaştırılan teslim süresi 20.09.2008 tarihinden, dava tarihine (05.01.2010) kadar olan süre için hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek tazminata hükmedilmiştir. Dosya kapsamından teslimi geciken binada ikamet edildiği anlaşılmakta olup, aksi sözleşmede kararlaştırılmadığından kullanılmaya başlanmış bölümler açısından, kullanılmaya başlandıkları tarihlerden itibaren tazminat talep edilemeyecektir. Buna göre, mahkemece, bağımsız bölümlerin hangi tarihlerde fiilen teslim edildiğinin tespiti açısından, tarafların delilleri sorularak, teslim olgusu somutlaştığı takdirde, belirlenecek fiili teslim tarihine kadar tazminat hesabı yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi; tazminat talebi dava dilekçesinde, 4 daire başına 450,00 TL, 1 dükkan için 500,00 TL olarak talep edildiği halde, dükkan için aylık 700,00 TL tazminat hesabı yapılan bilirkişi raporuna itibar edilmesi HMK"nun 26.maddesi hükmüne aykırı olmuştur.
Davadaki diğer istem eksik iş bedeline ilişkin olmakla; eser sözleşmelerinde esasen eseri tamamlayıp teslim ettiğini ispat yükümlülüğü yükleniciye ait ise de, somut uyuşmazlıkta teslim olgusunun gerçekleştiği nazara alındığında sözleşme konusu işin eksik bırakıldığını kanıtlama yükümlülüğü, bu hususu iddia eden davacıya aittir. Mahkemece düzenlenen keşif tutanağında dava konusu bağımsız bölümlerin gezilip görüldüğü ifade edilmesine rağmen, bilirkişiler tarafından düzenlenen 10.01.2001 günlü raporun üçüncü sayfasında davacı tarafça bağımsız bölümlerin gezdirilmesine izin verilmediği ifade edilmiştir. Hal böyleyken, davacı tarafın, eksik işleri kendisinin tamamlattığına ilişkin her zaman düzenlenebilir nitelikteki fatura ibraz etmesiyle iddiasını ispat ettiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, gerektiğinde mahallinde bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, önceki keşifte zapta geçirilen gözleme konu hususlar da gözetilerek, ortak yerlerdeki eksik işler açısından davacının, payı oranında talepte bulunabileceği de dikkatten kaçırılmadan, varsa eksik işlerin dava tarihindeki serbest piyasa rayiç değeri üzerinden tespit yapılması sonucu karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olamamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.