10. Hukuk Dairesi 2015/21988 E. , 2017/8594 K.
"İçtihat Metni"........
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalılardan.... yönelik davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ..... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 27.07.2001 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir ile yapılan geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi giderlerinden oluşan Kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin ikinci fıkrası ile 2918 sayılı Kanundur.
1-6111 sayılı Yasanın 59. ve geçici 1. madde hükümleri uyarınca, davaya konu tedavi giderlerine ilişkin davacı istemlerinin konusuz kalması nedeniyle konusuz kalan bu istemler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
2-Zorunlu mali sorumluluk sigortası “Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına, bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan mali ve hukuki sorumluluğunu belli limitler dahilinde güvence altına almak” üzere oluşturulmuştur.
Dolayısıyla, sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti dahilinde zararın tümünün kusur karşılığı ile sınırlıdır.
Somut olay incelendiğinde, davalı ........plakalı aracın kaza tarihinden önce 04.05.2001 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satıldığı ve poliçenin iptal edildiği savunması karşısında poliçenin devredilip devredilmediği; sigorta şirketi tarafından davacı Kuruma ödendiği iddia edilen 312,63 TL"ye ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ödeme yapılmışsa söz konusu meblağın sorumlu olunan kısımdan düşürülmesi gerekirken Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
./..
3-2918 sayılı Kanunun 99. maddesinde, sigortacıların, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan tutarları hak sahibine ödemek zorunda oldukları belirtilmiş olup bu tür rücu davalarında sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcına karşılık gelen temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekmektedir. Kurumca şirkete başvurulmasına karşın 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde, anılan sürenin sonunda temerrüt olgusu gerçekleşeceğinden faiz başlangıcı 9. güne karşılık gelen tarih olarak kabul edilmeli, başvuru yapılmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise şirketin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, faiz başlangıcı olarak icra takip günü, takip yapılmaksızın dava açılması durumunda dava tarihi ve ıslah yapılmış ise ıslah ile talep edilen kısım yönünden ıslah tarihi esas alınmalıdır. Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden önce temerrüde düşürme sözkonusu olmadığından, dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Diğer taraftan, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden de limitle snırlı olmaksızın, hüküm altına alınan tüm miktar üzerinden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketi aleyhine hüküm tesisi hatalıdır.
5-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (......) miktarı ile sınırlı iken,....., 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkı, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olup, Kurum alacağının belirlenmesinde dikkate alınması gereken, gelirin ilk peşin sermaye değeridir.
Kurumun, sigortalı veya haksahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır.
Somut olayda ise, ilk peşin sermaye değerli gelir 51.261,91 TL olmasına rağmen Mahkemece gelirin artışlı değeri olan 66.451,76 TL"ye hükmedildiği anlaşılmakla; ilk peşin sermaye değerli gelir yerine gelirdeki artışlara da hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı kurum ile davalı ........... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan...... iadesine, 04.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...........