12. Ceza Dairesi 2015/12889 E. , 2016/10359 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılanlar : 1-..., 2-..., 3-..., 4-...
Suç : Taksirle öldürme, suç üstlenme
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında CMK"nın 223/2-e maddesi gereğince beraat,
2-Sanık ... hakkında suç üstlenme suçundan beraat, taksirle öldürme suçundan TCK nın 85/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık ..."nın mahkumiyetine, sanık ..."ın beraatine, suç üstlenme suçundan ise her iki sanığın beraatlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafi ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kaza tespit tutanağındaki anlatıma göre, olay gecesi sanık ..."un idaresindeki otomobille, aydınlatmanın bulunduğu iniş eğimli caddede seyirle, ışıksız 4 yönlü sokak kavşağına geldiğinde, aracının sağ ön cam ve kaputu ile, kavşak kesişiminde sağdaki kaldırım üzerinden karşıya geçmek için yola giren yayaya, yolun sağ kaldırıma yakın bölümünde çarpıp 2 metre ileride durması şeklinde meydana gelen olay akabinde, her ne kadar bir kısım tanık beyanlarında araç sürücüsünün sanık ... olduğu ve sanık ..."un olay yerine sonradan gelip suçu üstlendiği iddia edilmiş ise de, olay tutanaklarında, olay akabinde kolluk görevlileri tarafından olay yerine gidildiğinde, çevreden yapılan araştırmada, araç sürücüsünün, aracın yanında bulunan ve sürücü olduğunu beyan eden sanık ... olduğunun söylendiğinin belirtilmesi, kaza tespit tutanağı mümziilerinin de bu tespitleri beyanları ile doğrulamaları, yine her iki sanık ile bu sanıkların aracında bulunan tanık ..."ın bütün aşamalarda benzer şekilde aracı sanık ..."un kullandığını, sanık ..."un ise aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturduğunu beyan etmeleri, sanık ..."un olay yerine olay sonrası geldiği iddia edilmiş ise de Telekominikasyon iletişim başkanlığından elde edilen iletişim kayıtları ve keşifte sanıkların kaza anındaki konumlarını belirlemek amacı ile yapılan canlandırma sırasında tespit edilen iletişim kayıtlarına ait baz istasyonlarının belirlenmesi akabinde, en son düzenlenen bilirkişi raporunda, her iki sanığın olay anında olay yerinde olduklarının belirtilmesi karşısında, araç sürücüsünün sanık ... olduğu hususunun şüphede kaldığı, mahkemece titiz yapılan bir kovuşturma sonucu, olayın aydınlatıldığı ve sanık ..."nın ikrara dayalı savunmalarına itibar edilmesi gerektiği anlaşılmakla, yine meydana gelen olayda bilinçli taksir koşulları bulunmadığından tebliğnamede bu nedenle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
1-Sanıklar hakkında suç üstlenme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık ... tarafından işlenmediği, sanık ..."ın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA;
2-Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
a-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda sanığın tali kusurlu olması, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
b-TCK"nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK"nın 50/4. maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olması göz önüne alınarak; dosya içeriğine göre; adli sicil kaydı bulunmayan, dosyaya olumsuz bir tavrı da yansımayan sanık hakkında, “İşlenen suçun özelliği ve kusur durumu dikkate alındığında lehe bir hal görülmediğinden ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaat oluşmadığından” şeklindeki yetersiz gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi;
c-TCK"nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup; sanığın tali kusurlu olduğu gözetilmeksizin, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek sürücü belgesinin üst sınırdan olmak üzere 3 yıl süresince geri alınmasına karar verilmesi;
d-Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmesizin, vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlar vekiline verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafi ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.