Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13212
Karar No: 2017/13475
Karar Tarihi: 05.10.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/13212 Esas 2017/13475 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/13212 E.  ,  2017/13475 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; davalıların çalışanı olduğu .... ile arasındaki ticari ilişki sebebiyle alacağına istinaden bu firmanın yetkilisi olduğunu sandığı davalı ...’den 5.000,00 TL bedelli 29.12.2009 tanzim tarihli bono aldığını yine....simli kişinin bahsi geçen firmaya iş yapıp karşılığında aldığı 8.460,00 TL bedelli 29.09.2010 tanzim tarihli bononun ciro silsilesi ile kendisine geçtiğini, bonolar vade tarihinde ödenmeyince..."ye karşı takip yaptıklarını, firma yetkilisi ..."un imza itirazı üzerine imzanın kendisine ait olmadığının ortaya çıktığını, suç duyurusu üzerine ... 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/56 Esas sayılı dosyasında imzaların davalılara ait olduğu anlaşıldığından sahtecilikten davalılara ceza verildiğini, böylelikle davalıların mağdur olmasına neden olup borçlu şirketin sebepsiz zenginleşmesini sağlayarak kendilerine haksız menfaat sağladıklarını, davalıların kötü niyetli iradeleri neticesinde borçlu şirketten alacağını alamadığını, Borçlar Kanununun 77. maddesi gereğince zararının davalılarca giderilmesi gerektiğini belirterek 13.460,00 TL nin 28.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... duruşmada, dava dışı ...nde daha önce işçi olarak çalıştığını, iş yeri sahibinin çekmecesinde önceden imzalanmış, boş senetler bulunduğunu, 5.000,00.-TL. bedelli bir çeki kendisine vererek davacıya vermesini söylediğini, bunun üzerine senedi davacıya verdiğini, kendisinin davacı ile bir alışverişi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
    Davalı ... da duruşmada, davacıyı tanımadığını, herhangi bir şekilde kendisine senet vermediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirilerek, davacının dava dışı .....ile alışverişi olup bu şirketten alacaklı olduğu, takibin dayanağı olan 5.000,00 TL ve 8.460,00 TL bedelli bonolardaki imzaların şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle İcra Hukuk Mahkemesince takiplerin iptal edildiği ve alacağını tahsil edemediği bu sebeple de borçlu şirketin sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek şirket yetkilisi olmayan şahısları davalı göstererek onlardan alacağını talep ettiği, oysa ki davacının kendisinin de iddia ettiği gibi
    davalılar ile değil dava dışı ... ile alışverişi olup sebepsiz zenginleştiği iddia edilenin davalılar değil ... olduğu, takibe konulan senetteki imzalar davalılara ait olsa dahi davalıların sebepsiz zenginleşmeye dayalı hukuki sorumlulukları olmayacağı ve davacının akidi olmayan davalılara karşı açtığı bu davada davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    6100 sayılı HMK"nun 33.maddesi uyarınca “Hakim,Türk Hukukunu re"sen uygular”.
    Aynı kanunun 31.maddesi hükmü gereğince, davanın hukuki niteliğini belirlemek ve davayı aydınlatmak görevi hakime aittir. Buna göre davadaki iddia, davacının talebine münhasır olup, belirtilen madde hükümleri gereğince hukuki nitelendirme hakime aittir.
    Bonoların tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK"nun 322. maddesi gereğince şirket kaşesi ile birlikte atılan imzanın şirketi sorumlu kılabilmesi için imzanın, şirketi borç altına sokmaya yetkili kişiler tarafından atılması zorunludur. Ayrıca, aynı Kanun"un 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken 590. maddesi gereğince “temsile selahiyetli olmadığı halde” temsilci sıfatı ile imza eden kişinin bonodan dolayı şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerekir (HGK"nun 03.12.2014 tarih ve 2013/12-1355 E., 2014/994 K. sayılı kararı).
    Somut olayda, alacağın dayanağı olan bonoların keşidecisinin .... Şirketi olduğu görülmektedir. Dosya içeriğinden bonoların tanzim tarihi...... Şirketi’nin imza yetkilisinin...olduğu, davalıların şirketi temsile yetkilerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda temsil yetkisi olmadığı halde keşideci şirket adına senet imzalayan davalıların bonoyu düzenleyen şirket adına attıkları imzadan dolayı kişisel olarak sorumlu olacakları tabiidir. Davacı dava dilekçesinde her ne kadar alacağını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırarak talep etmiş ise de dava, yetkisiz temsille imzalanan çeklere dayalı çek bedelinin istemine ilişkindir.
    O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi