3. Hukuk Dairesi 2016/2341 E. , 2017/13472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kalmakla karar vermeye yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı halde hakkında... 3. İcra Müdürlüğünün 2014/7139 sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, borcun ..... Şirketi"ne ait olduğunu, kendisinin bu şirkette sigortalı çalıştığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile... 3. İcra Müdürlüğünün 2014/7139 sayılı dosyasının iptaline, takibin durdurulmasına ve dosyadan konulan hacizlerin kaldırılmasına, davalının kötü niyetli yapmış olduğu takip nedeniyle %40 "dan aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı;... 3. İcra Müdürlüğünün 2014/7139 sayılı icra dosyasında 09/09/2014 tarihinde davacı ... yönünden feragatleri bulunduğunu, bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı taraf üzerinde bırakılmasını dilemiştir.
Mahkemece; icra dosyasındaki feragat beyanı davacı-borçluya tebliğ edilmediğinden ve hukuk usulünde işlemler kural olarak tebliğ ile başladığından davacının feragatten habersiz sayılacağı ve dava açmakta haklı olduğu, feragat nedeniyle de icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiği zira davalının kendi kusuru ile dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile dava konusuz kalmış olmakla karar vermeye yer olmadığına, asıl alacak miktarı olan 12.453,75-TL nin %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalının kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu"nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. ” hükmünü içermektedir.
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır.
Başka bir ifadeyle; İİK.nun 72/5inci maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir.
Olayımızda davalı, dava tarihinden bir gün önce davacı hakkındaki takibinden, takibin sehven yapılmış olması nedeniyle, feragat etmiş olup davalı alacaklının, takip yapmakta haksız olsa da kötüniyetli olduğu davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Bu durumda kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HMK"nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. fıkrasındaki “Asıl alacak miktarı olan 12.453,75-TL nin %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.