3. Hukuk Dairesi 2017/5600 E. , 2017/13254 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, dava konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının davacıya ait taşınmazda 01/09/2014 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davacının ihtiyaçları nedeniyle davalının kiracı olarak ikamet ettiği taşınmazı satmaya karar verdiğini ancak davalının, evi satın almak amacıyla görmek isteyen 3.kişilere göstermediğini, bunun üzerine ... 12. Noterliğinin 02/07/2015 saat 18.00 ve 04/07/2015 saat 13.00 de evi görmek isteyenlere gösterilmesini aksi halde başta tahliye olmak üzere yasal yollara müracaat edileceğini bildirdiğini, ihtarnamenin 29/06/2015 de tebliğ edildiğini, belirterek, davalı kiracının TBK"nun 319. maddesinin emredici hükmüne aykırı davrandığından dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevabında, davacının taşınmazı satmak istemesi üzerine kendisinin de almak istediğini ve taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu anlaşma çerçevesinde davacıya 40.000 TL ödeme yaptığını, taşınmaza da 10.000 TL masraf yaptığını, tapu harcını yatırdığını ve bankaya kredi başvurusu yaptığını ancak davacının sonradan evi kendisine satmaktan vazgeçtiğini ve evi internetten satışa çıkardığını, davacının, eşinin evde yalnız olduğu saatlerde tanımadığı kişilerle evi görmeye gittiğini, eşinin bundan rahatsız olduğunu, ayrıca evi uygunsuz saatlerde göstermek istediğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davalının her ne kadar dava tarihinden sonra taşınmazı görmek isteyen alıcılara gösterdiği sabit olsa da, davadan önceki tarihlerde bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, ancak mahkemece karar verilen 2015/652 Esas sayılı dosyada davalının tahliyesine karar verilmiş olduğundan, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, davalının kiracı olarak oturduğu taşınmazı, görmeye gelen 3. kişilere göstermediği ve bu şekilde TBK"nun 319. maddesi hükümlerine aykırı davranması nedeniyle davalının tahliyesi istemine ilişkindir. Davacı tarafından 30/06/2015 tarihinde ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/669 E sayılı dosyasında kiracının kiralaya verene kötü muamelesi hukuki sebebine dayanılarak açılan davada, tahliye kararı verilmiş ise de, davacıların aynı davada farklı tahliye sebeplerine dayanarak tahliye istemesinde ya da var olan davanın yanı sıra, başka bir sebebe dayanarak ayrı bir dava açmalarında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacının kiracının kiraya verene kötü muamelesi hukuki sebebine dayanarak açtığı davanın daha önce sonuçlanmış olması henüz fiili tahliye gerçekleşmediğinden işbu davanın konusuz kalmasına gerekçe olamaz. Davacının işbu davayı açmasında da hukuki yararı bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece iş bu dava hakkında davanın esası incelenerek olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.