10. Hukuk Dairesi 2020/4167 E. , 2021/4190 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
...
Dava, ödeme emrinin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı vekili; davacı hakkında yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olduğu iddiası ile ... Eğitim Hizmetleri A.Ş."nin prim borcu, işsizlik sigortası primleri ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla davalı ... tarafından ... takip kartı nolu 44 adet ödeme emri düzenlendiğini, davacıya gönderilen ödeme emirleri toplamı olan 135.900,28 TL"nin tahsili amacıyla 6183 Sayılı Yasa ile 5510 Sayılı yasaya göre ödeme emrinin müvekkilinin ikamet adresine tebliğ edildiğini, müvekkilinin ... Eğitim Hizmetleri A.Ş."nin temsilcisi veya yönetim kurulu üyesi olmadığını, müvekkili hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin usul ve yasaya aykırı düzenlendiği için iptali gerektiğini, gönderilen ödeme emirlerinde asıl amme borçlusu olarak ... Eğitim Hizmetleri A.Ş."nin gösterilmesi gerektiğini, müvekkilinin asıl amme borçlusu olarak gösterilen ... Eğitim Hizmetleri A.Ş."nin kanuni temsilcisi olmadığını, şirketin OHAL kapsamındaki KHK"ler gereği hazineye devredildiğini, malvarlığı hakkında kayyım tayin edildiğini, şu anda ilgili şirketin kanuni temsilcisi sıfatı ile kayyım hareket ettiğini, şirketin borcu karşılamaya yetecek mal varlığı, geliri ve nakitinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi için müvekkili hakkında 6183 ve 5510 sayılı yasaya göre düzenlenen 2016/30945, 2016/30946, 2016/30947, 2016/30948, 2016/30949, 2016/30950, 2016/27093, 2016/28537, 2016/28538, 2016/28519, 2016/28520, 2016/28522, 2016/28523, 2016/28525, 2016/28526, 2016/28528, 2016/28529, 2016/28531, 2016/28532, 2016/30634, 2016/31020, 2016/31021, 2016/31022,2016/30865, 2016/30867, 2016/30868, 2016/30859, 2016/30860, 2016/30861, 2016/30866, 2016/30869, 2016/30870, 2016/30871, 2016/30872, ...,... 2016/31017, 2016/31018, 2016/31019, 2016/30635 takip sayılı ödeme emirlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, ödeme emri ile tahsili talep edilen toplam 135.900,28 TL tutarındaki prim aslı, gecikme ve damga vergilerinden müteşekkil 6183 ve 5510 sayılı yasaya göre düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline, karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, anonim şirketin kanuni temsilcisinin idare meclisi, diğer bir ifade ile yönetim kurulu olduğunu, yönetim kuruluna ait olan şirketi temsil ve idare yetkisinin esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına veya esas sözleşmede genel kurula veya yönetim kuruluna verilecek yetki ve yönetim kurulu üyesi olmaları şartıyla murahhas üyelere veya şirkette pay sahibi olmasalar bile sorumlu müdürlere devredileceğini, idare meclisinin şirketi temsile yetkili kimseleri tescl edilmek üzere ticaret siciline bildirmesi ve temsil yetkisine ilişkin kararın noterlikçe tasdik edilmiş suretinin sicil memuruna verilmesinin şart olduğunu, şirketi temsil yetkisi verilen kişyilerin kimler olduğunun ticaret sicilinden tescil ve ilan edilmiş olması gerektiğini, ilan tarihinden itibaren tescilin hüküm ifade edeceğini, amme alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamemen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şirketin ödenmemiş borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, temsil yetkisinin şirkette pay sahibi olmayan sorumlu müdürlere bırakılmış ise amme alacağının bu şahıslardan tahsiline gidilebileceğini, yönetim kurulu üyelerinin kanuni temsilci sıfatını taşıdıklarını ve amme alacaklarının ödenmesinden yönetim kurulu üyelerinin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olduğunu, 5510 Sayılı Yasanın 88. Maddesinde bu hususun düzenlendğini, davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, davacının ilgili şirketin kayyum vasıtasıyla yönetildiği ve 670 Sayılı KHK hakkındaki beyanlarına katılmadıklarını, kurum işleminde hukuka aykırılık ve hata bulunmadığını, davacının davasını yasal deliller ile ispatlaması gerektiğini, esasa ilişkin cevap ve savunmaların doğrultusunda ispatlanamayacak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın reddine karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Davaya konu dönemde 5510 sayılı yasal düzenlemenin yürürlükle bulunduğu, atanan kayyımın yetkisinin ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği tarihten önce kaldırıldığı ve Tekirdağ Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davacı ..."in yönetim kurulu üyeliğinden istifası ile herhangi bir işlemin mevcut olmadığının bildirildiği dikkate alınarak, HMK"nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacı yanın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu ödeme emirlerinin asıl borçlusu olan dava dışı ... Eğitim Hizmetleri A.Ş."ne kayyum atanmış olup, müvekkilinin asıl borçlu şirketin yönetim kurulunda üyeliğinin bulunmadığını ve temsilcilik sıfatına da sahip olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; Davaya konu 00002654 takip sayılı ödeme emirleri ile dava dışı ... Eğitim Hizmetleri A.Ş."nin 2016 yılı 02-03-04-06-07 inci ayları ile 2013 yılı 09, 2014 yılı 09 uncu aylarına ilişkin prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezası borçlarına ilişkin takip yapıldığı, davacının dava dışı ... Eğitim Hizmetleri A.Ş."de 09/07/2010 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi olduğu, 08/02/2013 tarihinde yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, 09/07/2013 tarihinde 3 yıl süreyle yönetim kurulu başkanlığının devamına karar verildiği ve 16/02/2016 tarihinde 3 yıl daha görev yapmak üzere yeniden yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2016/438 D.İş sayılı kararı ile, anılan şirkete 18/03/2016 tarihinde kayyım atandığı, aynı Mahkemenin 01.09.2016 tarih ve 2016/2019 D.İş sayılı kararı ile kayyımlık görevlerinin kaldırıldığı, şirketin Müdürlük bünyesinde 30.09.2016 tarihi itibariyle, re’sen silindiği ,düzenlenen ödeme emirlerinin davacıya 09/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın yasal 7 günlük sürede açıldığı anlaşılmakla, Mahkemece davaya konu ödeme emirlerinden, 2013/09 ile 2016/2. tarihleri arasındaki borç dönemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de; dava dışı prim borçlusu Anonim şirkete, 18.03.2016 tarihinde kayyım atanması karşısında, davacının şirketi temsil ve ilzam sıfat ve yetkisinin şirket kayyımına devredilmesi, bu suretle üst düzey görevinin ifası mümkün olmadığından, ödeme emirlerine konu 2016/03 ile 2016/07 tarihleri arasındaki, borç dönemlerinden davacının sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.
2-Diğer yandan; 6183 sayılı Kanunun 58.maddesinin beşinci fıkrasında “itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir.” hükmü yer almaktadır.
Madde hükmü ile ödeme emrine karşı dava açan borçlunun tamamen veya kısmen haksız çıkması halinde % 10 haksız çıkma tazminatının alınacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu düzenleme, ödeme emrine karşı mesnetsiz dava açılarak, kamu alacağının tahsilinin geciktirilmesini önlemeye yönelik olduğundan, ödeme emrine karşı açılan davanın reddine karar verilmekle davacının itirazında haksızlığının anlaşılması karşısında, anılan maddede belirtilen % 10 tazminatın hüküm altına alınması gerekir.
6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde yer verilen ve haksız çıkma tazminatı olarak adlandırılan, % 10 zamma hükmedilebilmek için, borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için gerekli olan, unsur ve dayanaklarının bilinmekte veya bilinebilecek olması gerekli ve yeterli olup, bu koşulların varlığının tespiti yönünde, yapılan yargılama sonucunda, davacı borçlunun haksızlığının belirlenmiş olması, anılan tazminatın hüküm altına alınmasına engel oluşturmamaktadır.Yukarıda belirtilen yasal ve maddi olgular gözetildiğinde, redde konu tutar için, davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki kamu alacağının %10’ u oranında haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılması ile Tekirdağ İş Mahkemesinin 07/06/2017 tarihli hükmünün silinmesine yerine; "Davanın kısmen kabulüne,
1-016/30945, 2016/30946, 2016/30947, 2016/30948, 2016/30949, 2016/30950, 2016/27093, 2016/28537, 2016/28538, 2016/28519, 2016/28520, 2016/28522, 2016/28523, 2016/28525, 2016/28526, 2016/28528, 2016/28529, 2016/28531, 2016/28532, 2016/30634, 2016/31020, 2016/31021, 2016/31022,2016/30865, 2016/30867, 2016/30868, 2016/30859, 2016/30860, 2016/30861, 2016/30866, 2016/30869, 2016/30870, 2016/30871, 2016/30872, 2016/30873, 2016/30874, 2016/875, 2016/30876, 2016/31012, 2016/31013, 2016/31014, 2016/31015, 2016/31016, 2016/31017, 2016/31018, 2016/31019, 2016/30635 takip sayılı ödeme emirlerine ilişkin prim borçları yönünden; davaya konu 2013/09. ile 2016/02. dönemlere ilişkin ödeme emirlerinin iptali talebinin reddine, 2016/03 . ile 2016/07. dönemlerine ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, "
2- Reddedilen miktarın %10’u oranında haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davalı ... harçtan bağışık olduğundan harç takdirine yer olmadığına, alınması gerekli 31,40 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, arta kalan 139,38 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan 44,00 TL tebligat, 15,00 TL posta gideri, 9,00 TL müzekkere ücreti olmak üzere toplam 68,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 9,71 TL"sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.980,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,”
7-HMK’nın 333. maddesi ve HMK’nın Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi uyarınca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,” yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, hükmün bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren Tekirdağ İş Mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.