Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/5414
Karar No: 2021/11480
Karar Tarihi: 16.11.2021

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/5414 Esas 2021/11480 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2021/5414 E.  ,  2021/11480 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalı Kurumun ilave ücret alındığı gerekçesiyle hakkında cezai şart uygulandığını, hasta işlemlerinde kullanılan kredi kartları ile SGK tarafından karşılanmayan hizmet, malzeme veya kişisel ihtiyaçların temin edildiğini, diş tedavisi gibi özel olarak yaptırılan bedellerin alındığını, alınması zorunlu olan %12"lik katılım payı ödemelerinin yapıldığını, hastanın özel olarak talep ettiği check up hizmetlerinin sunulduğunu, özel aşı, işe giriş veya ehliyet raporları için alınmış ücretlerin SGK tarafından karşılanmaması sonucu şahısların kredi kartından tahsil edildiğini, hastalardan alınan tüm ödemelerin ilave ücret olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; sözleşmeye aykırı uygulamanın iptali, talep edilen 131.511,20 TL borcunun olmadığının tespitini istemiştir.
    Davalı; 2012 yılı Hizmet Satın Alım Sözleşmesinin 11.3.6 numaralı maddesi doğrultusunda davacı hakkında 131.511,20 TL cezai şart uygulandığını, Sayıştay tarafından yapılan incelemede davacının 250 sigortalıdan fazla tedavi ücreti tahsil ettiğinin tespit edildiğini, özel hastanenin acil haller dışında sigortalıdan ilave ücret alma hakkının bulunduğunu ancak belirlenmiş olan miktarı aşan talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davacı şirket ile davalı SGK arasındaki hukuki ilişkinin 2012 yılına ait sağlık hizmeti sözleşmesine dayandığı, davalı kurumca yukarıda açıklanan nedenlere dayalı tek taraflı olarak davacı şirket aleyhine cezai şart uygulandığı, mahsup yönündeki uygulama hususundaki SGK kararının sözleşmeye aykırı bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının davalı kuruma 131.511,20 TL"lik cezai şarttan dolayı borçlu olmadığının tespitine dair verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 14/11/2019 tarihli ve 2016/22354 E. 2019/11345 K. sayılı kararla; “...taraf itirazlarını karşılar şekilde, Sayıştay Başkanlığı’nın 2011 taslak denetim raporu ve 2012 yılı denetim raporları ile hangi hastadan ne kadar ilave ücret alındığının, alınan ücretlerin ilave ücret kapsamında olup olmadığının ve davacı hastanenin ilave
    ücret alınan bu hastalardan taahhütname alıp almadığının tespiti gerekmektedir. Öyle olunca, bu hali ile bilirkişi raporu yetersiz olup mahkemece taraflar arasındaki sözleşmeler, Sut hükümleri ve taraf delilleri değerlendirilerek yeniden uzman bir heyetten gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; 6102 sayılı TTK"nın 18/2. maddesi uyarınca tacir olan davacının ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğu, bu durumun muhasebe elamanın sözleşmeye vakıf olmaması ile açıklanamayacağı, davalı kurum ile yaptığı sözleşmenin davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğu, davacının mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak bir takım hastalardan ilave ücret aldığı, alınan ilave ücretin miktarının az olmasının, iade edilmiş olmasının veya davacının davalı ... zarara uğratma kastı bulunmamasının sözleşmeye aykırı davrandığı sonucunu ortadan kaldırmayacağı, zira cezai şart uygulanan sözleşme maddelerinde kasıtlı olarak kurumun zarara uğratılması veya kurum zararının oluşması koşullarının aranmadığı, davalı kurum tarafından davacıya tahakkuk ettirilen cezai şartın usulüne uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.
    Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09/05/1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
    Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay"ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.
    Somut olayda mahkemece; bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, bozmaya uygun karar verilmemiştir.
    Şöyle ki, mahkemece bozma kararına uyularak bilirkişi raporu alınmış ve her ne kadar bu rapora itibar edilmeyerek hüküm kurulmuş ise de; söz konusu raporda, bozma kararında değinilen hususlar yanlış değerlendirilmiştir. Zira raporda diğer ek ücretlere ilişkin herhangi bir taahhütnamenin bulunmadığı, 141 hastadan tahsil edilen ücretin iade edildiği; 26 hastadan alınan ilave ücreti 0,01 olarak gösterilmiş ise de bu ücretin nasıl hesaplandığının anlaşılamadığı; 57 hastaya ait kayıtlarda belirtilen 12 TL katılım payı eklense de yine de alınan ücretin fazla olduğu; 19 hastadan tedavi giderleri olmayacak ücretin eklenmiş olduğu, kantin ücreti gibi belgelendirilmemiş ücretlerin eklendiği, 15 hastadan fazladan ücret tahsil edildiği ve bu ücretlerin iade edilmek üzere muhafaza edildiği vs. yönünde tespitlere yer verilmiş olmasına rağmen, nihayetinde davacının dava konusu ödeme borcunun olmadığı belirtilmiştir.
    Oysa, taraflar arasında imzalanan 2012 yılı “Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi”nin 11.1.8. maddesinde; “SHS’lerce hastadan/hasta yakınından Kurum mevzuatına aykırı şekilde ilave ücretin alındığının tespit edilmesi halinde, ilave ücret alınan her bir hasta için, cezanın tebliğ edildiği tarihten önceki 1 (bir) yıllık fatura ortalaması; 100.000 TL (dahil) ye kadar olan sağlık hizmeti sunucuları için 1.000 TL, 100.000 TL - 500.000 TL (dahil) arası olan sağlık hizmeti sunucuları için 2.000 TL, 500.000 TL - 1.000.000 TL (dahil)
    arası olan sağlık hizmeti sunucuları için 4.000 TL, 1.000.000 TL ve üzeri olan sağlık hizmeti sunucuları için 6.000 TL tutarından az olmamak üzere, her bir kişi için fazla alınan ilave ücret bedelinin 5 (beş) katı, ancak Kurum mevzuatına aykırı olarak alınan ilave ücretin ilgili kişiye iadesi durumunda uygulanacak olan cezanın yarısı cezai şart uygulanır ve tespit edilen fiiller açıkça belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir.” hükmüne yer verilmiş, 11.3.6. maddesinde ise; “Bir fatura döneminde tespit edilen aynı veya farklı her fiil için ayrı ayrı cezai şart uygulanır. Şu kadar ki, sözleşmenin (11.1.12), (11.1.13), (11.1.14), (11.1.15), (11.1.16), (11.1.17), (11.1.18) numaralı maddelerinde sayılan fiillere ilişkin öngörülmüş olan cezai şart tutarları hariç olmak üzere, bir fatura dönemindeki işlemlerle ilgili uygulanacak cezai şart toplamı ilgili fatura döneminden önceki son 1(bir) yıllık fatura tutarı ortalamasının %30’unu geçemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
    Bu nedenle uyuşmazlık konusunda uzman, taraflar arasındaki sözleşmeler ve SUT hükümlerinden anlayan hastane yöneticisi, doktor, emekli Sayıştay denetçisi bilirkişilerden oluşan üç kişilik bir heyetten (davacı hakkında 11.1.8 ve 11.3.6 maddesine göre ceza miktarının belirlenmesine yönelik); Kurumca fazla ilave ücret alındığı iddia olunan hastaların ödemeleri ve bu ödemelere ilişkin yapılan işlemlerin tek tek değerlendirildiği, hastanece fazla ilave ücret alındığı anlaşılan hastalar ve fazla ilave ücret alınıp da iade edildiği kabul edilen hastalar yönünden, her bir hasta için ayrı ayrı hesaplama yapılması suretiyle, uygulanan ceza miktarının doğru olup olmadığının tespitine yönelik, tereddüde yer vermeyecek şekilde ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun, tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazları karşılar mahiyette bir rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428 inci maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440 ncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi