12. Ceza Dairesi 2015/11788 E. , 2016/9771 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 14.416,22 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı vekilinin 25.04.2014 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulü kararı, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/283 Esas - 2012/245 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) hükümeti cebren devirmek ve engellemek suçundan, 02.03.2010-26.04.2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 09.10.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 25.04.2014 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, tutuklandığı tarihte jandarma astsubayı olan davacıya, Jandarma Genel Komutanlığınca bildirilen ve fiilen görevde çalışanlara ödenen özel harekat ve operasyon tazminatı olarak 375 sayılı KHK’nın 28/A maddesi gereğince 454,47 TL ve 28/B maddesi gereğince 10,15 TL’nin ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu hususlara yönelik bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin inceleme sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtayın görevi ülke genelinde kanunların uygulanmasında uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun yorum ve uygulama ilkelerinden yararlanılmaktadır.
Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklama tarihi olan 02.03.2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 55 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
2- 29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilmeden, davacı lehine beraat hükmünün verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi,
3- Davacının tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken cezaevi harcamaları, yol harcamaları ve benzeri giderlerinin gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Jandarma astsubayı olan davacıya, tutuklu kaldığı süre içerisinde ödenmeyen maaşlarının beraat hükmünden sonra 22.05.2014 tarihinde ödendiği anlaşılmakla, bu konuda maddi tazminata ilişkin olarak bir zararı olmamasına rağmen, maaşının geç ödenmesi gerekçesiyle faiz alacağından oluşan 751,60 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi,
5- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden ve özellikle maliye hazinesinden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.