15. Hukuk Dairesi 2019/3009 E. , 2020/2650 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ve davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı, birleşen dava ise aynı taraflar arasındaki ayrı olarak imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanıp, ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece her iki davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Gerek asıl davanın dayanağı olan 15.09.1999, gerekse birleşen davanın dayanağı olan 23.07.1997 tarihli sözleşmelerin 2-F maddesinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ek olarak gösterildiği gibi, aynı sözleşmelerin 8. madde ikinci fıkraları ve eki özel idari şartname 8. maddesinin ikinci fıkrasında 88/13181 sayılı kararname esaslarına tabi işlerde sözleşmede belirtilen esaslar çerçevesinde fiyat farkı uygulanacağı da kabul edilmiştir. Dayanak sözleşmelerde ödemenin geç yapılması ya da yapılmaması halinde bedelin ödeme, takip ya da dava tarihine eskale edileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Dairemizin 23.03.2006
gün, 2005/1155 Esas 2006/1680 Karar sayılı bozma ilamında gerçekleştirilen imalâtın ve sözleşmeye göre bedellerinin saptanması, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kabul edildiğinden hakedişlere şartnamenin 39 ve 40. maddeleri uyarınca ve usulüne uygun itiraz edilip edilmediği, kesinleşip kesinleşmediğinin saptanması, belediyece gerçekleştirilen site için asfalt yapım bedellerinin hakedişlerde yer alıp almadığının belirlenmesi ve böylege davacı alacağı miktarının saptanması gerekirken ve faiz uygulamasının da doğru olmadığı belirtilerek yapılan bozma ilamına uyulmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama sözleşmeye uygun yapılmadığı gibi hakedişlere itiraz hususu incelenip değerlendirilmediğinden, hükme esas alınması mümkün değildir.
Ayrıca yüklenici tarafından tarihsiz olup, davacının temyiz dilekçesinde 14.10.2010 tarihli olduğunu bildirdiği dilekçesinde dava değeri ıslah yoluyla arttırılmış ise de; mahkeme tarafından bu dilekçe üzerine ıslah harcının yatırılması için süre verilmemiştir. Islah harcının yatırılmamış olması sebebiyle bu dilekçedeki ıslah yapılmamış hale geldiğinden davacının harcını yatırıp tamamladığı 19.06.2012 tarihli dilekçeyle yapılan ıslah, usulüne uygun olarak yapılan ilk ıslah olduğundan, bunun ikinci ıslah dilekçesi niteliğinde olduğunun kabul edilmemesi gerekir.
Bu durumda mahkemece yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan asıl ve birleşen davada dayanak olan sözleşmeler uyarınca davacı yüklenici tarafından gerçekleştirilen iş ve imalâtların sözleşmelerine göre ve sözleşmelerinde 88/13181 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre fiyat farkı uygulanacağından, sözleşmelerinde belirtilen esaslar ve kararname hükümleri dikkate alınmak suretiyle ve Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi"nin 39 ve 40. maddelerine göre davacı yüklenicinin ara ve kesin hakedişlere usulüne uygun itirazı olup olmadığı ve bunların yüklenici aleyhine kesinleşip kesinleşmediği tartışılıp değerlendirilmek ve kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle davacının asıl ve birleşen davada ödenmeyip istemekte haklı olduğu imalât bedeli alacağının miktarı ve asıl davada hesaplanacak miktara göre temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar isteyebileceği işlemiş faiz miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilerek asıl ve birleşen davada sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2.540,00"ar TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay"daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödenenden 5766 sayılı Kanun"un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 437,00 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya, 437,00 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 02.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.