
Esas No: 2017/7067
Karar No: 2019/303
Karar Tarihi: 15.01.2019
Uyuşturucu madde ticareti yapma - Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/7067 Esas 2019/303 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-Mahkûmiyet: Sanıklar ..., ..., ... ve ...hakkında
2-Beraat: Sanıklar ... ve ... hakkında
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde:
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçeli karar başlığına; suç tarihinin “30/07/2015-08/08/2015-14/08/2015: Sanık ... hakkında” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın tüm suç tarihlerinin “30/09/2015 ” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından;
Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, resen de temyize tabi hükmün ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
B-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümünün incelenmesinde;
Sanık ..."in 21/10/2015 tarih saat: 14:42"de kollukta müdafili olarak verdiği "...... isimli şahıs benim oğlum ...’in kayınçosu olur. Ben bu görüşmeyi hatırlıyorum. Ben bizzat bu olaya şahit oldum. Hayrabolu ilçesinde oturmakta olan oğlumun kayınçosu ... isimli şahıs soy ismini bilmediğim ve hatırlamadığım ... isimli şahıstan yakalatmış olduğumuz uyuşturucu maddenin temini yaparak oğlum ... e ... hatırlayamadığım bir bedel karşılığında uyuşturucu esrar maddesini oğlum ...’e satmıştır. Bu olay yaşanırken yanımızda da eşim ..., küçük oğlum ... ve büyük oğlum ... de hep birlikteydik. Daha sonra uyuşturucu maddesini oğlum ... aldıktan sonra Çorlu ilçesine doğru yola çıktık..." şeklindeki beyanı, iletişim tespit tutanakları, araçtan yoğun şekilde uyuşturucu madde kokusunu gelmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu maddeyi diğer sanıklar ... ve ... ile TCK"nın 37. maddesi anlamında "aynı yönde fiili birlikte gerçekleştiren" konumunda iştirak ederek naklettiğinin anlaşılması karşısında sanığın beraat etmesi gerektiği yönündeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçeli karar başlığına; suç tarihinin “27/07/2015: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın tüm suç tarihlerinin “30/09/2015” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından;Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
C-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümünün incelenmesinde;
Çorlu KOM Grup Amirliği görevlileri tarafından yapılan çalışmalarda ... isimli şahsın kullanmakta olduğu ... plaka sayılı araç ile 27/07/2015 günü Lüleburgaz istikametinden Çorlu İlçemize yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği şeklindeki istihbari bilgiler üzerine söz konusu aracın durdurulduğu, sanık ... ve sanık ... arasında geçen konuşmalara ilişkin iletişim tespit tutanaklarının bulunması, araçtan yoğun şekilde uyuşturucu madde kokusunu gelmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu maddeyi diğer sanıklar ... ve ... ile TCK"nın 37. maddesi anlamında "aynı yönde fiili birlikte gerçekleştiren" konumunda iştirak ederek uyuşturucu maddeyi naklettiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında TCK 192/3 maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçeli karar başlığına; suç tarihinin “27/07/2015: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın tüm suç tarihlerinin “30/09/2015” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
D-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
E- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında 30/07/2015 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle 01/06/2016 tarihli iddianame ile Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi"ne kamu davası açıldığı ve UYAP kaydından da davanın 2016/154 esas ile derdest olduğu, bu dosyadaki suç tarihinin 27/07/2015, iddianame tarihinin ise 05/11/2015 olduğu gözetildiğinde; suç ve iddianame tarihleri dikkate alınarak sanığın eylemlerinin ayrı ya da tek suç oluşturup oluşturmayacağı veya TCK"nın 43. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi bakımından, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2016/154 esas sayılı dosyası bu dosya ile birleştirilip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2- TCK"nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için TCK"nın 188/3. maddesinde öngörülen seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi gerektiği, 27/07/2015 tarihli eylemde sanıklar ..., ... ve ...’ın alıcı konumunda, sanık ...’ın satıcı konumunda oldukları bu nedenle sanığın eyleme TCK"nın 37. maddesi anlamında "aynı yönde fiili birlikte gerçekleştiren" konumunda iştirak etmediğinin anlaşılması karşısında sanık ... hakkında hükmolunan temel ceza üzerinden, koşulları bulunmadığı halde, TCK"nın 188/5. maddesi uyarınca arttırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
3-TCK"nın 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararının gözetilmemesi,
4-Gerekçeli karar başlığına; suç tarihinin “27/07/2015: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın tüm suç tarihlerinin “30/09/2015 ” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
F-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümünün incelenmesinde;
1-Sanık ..."in 21/10/2015 tarih saat: 14:42"de kollukta müdafili olarak verdiği "...... isimli şahıs benim oğlum ...’in kayınçosu olur. Ben bu görüşmeyi hatırlıyorum. Ben bizzat bu olaya şahit oldum. Hayrabolu ilçesinde oturmakta olan oğlumun kayınçosu ... isimli şahıs soy ismini bilmediğim ve hatırlamadığım ... isimli şahıstan yakalatmış olduğumuz uyuşturucu maddenin temini yaparak oğlum ... e ... hatırlayamadığım bir bedel karşılığında uyuşturucu esrar maddesini oğlum ...’e satmıştır. Bu olay yaşanırken yanımızda da eşim ..., küçük oğlum ... ve büyük oğlum ... de hep birlikteydik. Daha sonra uyuşturucu maddesini oğlum ... aldıktan sonra Çorlu ilçesine doğru yola çıktık..." şeklindeki beyanı, net 168 gram esrarın sanığın oturduğu sağ ön koltuk altında bulunması, araçtan yoğun şekilde uyuşturucu madde kokusunu gelmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu maddeyi diğer sanıklar ... ve ... ile TCK"nın 37. maddesi anlamında "aynı yönde fiili birlikte gerçekleştiren" konumunda iştirak ederek naklettiğinin anlaşılması karşısında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyeti yerine yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığına; suç tarihinin “27/07/2015: Sanıklar ..., ... ve ... hakkında” olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın tüm suç tarihlerinin “30/09/2015 ” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
15.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi