23. Hukuk Dairesi 2017/758 E. , 2020/2185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ..."ın diğer davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda müvekkilinin babası olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatifin 32 numaralı üyesi olması nedeniyle tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak müvekkilinin üyeliğinin kendisinin haberi olmadan davalıların işbirliği sonucu üçüncü bir kişiye devredildiğini, müvekkili tarafından hiç bir şekilde yetki verilmemesine rağmen müvekkiline ait 15.06.1992 tarihli matbu ortaklık senedinin alt kısmına daha sonra "Hisseye ait tüm tasarruf ..."a aittir. (Devir Dahil)" ibaresi eklendiğini, buna göre müvekkilinin üyeliğinin ve bu üyeliğe isabet eden 8 numaralı villanın 25.07.1999 tarihinde davalı ... tarafından ... isimli kişiye devredildiğini, davalı kooperatifin 28.07.1999 tarih ve 214 sayılı kararıyla müvekkilinin üyeliğine son verildiğini ve yeni üyenin kaydının yapıldığını ileri sürerek, villanın değeri olan 60.000,00 TL"nin devir tarihi olan 25.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın usulden reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 23.01.2013 tarihli ve 2012/6216 Eses, 2013/329 Karar sayılı kararı ile, mahkemece, 08.03.2012 tarihli duruşmaya davacı vekilinin gelmemesi ve davalı vekilinin davayı takip etmeyeceğini bildirmesi nedeniyle dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de, gider avansının nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenerek ve hukuki sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi gerekirken, bu hususlara dikkat edilmemesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.02.2016 tarihli 2015/2277 Esas, 2016/827 Karar sayılı ilamı ile; asıl bozma sebebini oluşturan (1) numaralı bendi uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılmasına, süresinde yenilenmemesi durumunda, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli kazanılmış haklara uygun düşmeyecek şekilde bozma ilamının, "kabule göre" açıklamasıyla başlayan kısmı doğrultusunda uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 08/03/2012 tarihli duruşmaya davacı tarafın
mazeretsiz şekilde katılmaması ve davalı vekilinin de davayı takip etmediğini beyan etmesi karşısında HMK 150/1. madde gereği 09/03/2012 tarihi itibariyle dava dosyasının işlemden kaktığına, bu tarihten itibaren aynı yasa maddesinin 5. fıkrası gereği üç aylık süre içerisinde davanın yenilenme imkanı bulunup 09/03/2012 tarihinden itibaren üç ay içerisinde yenileme talebi olmadığı gibi bu niyeti ortaya koyan hiçbir taraf işleminin bulunmaması ve ilk işlemin üç aylık yasal süreden sonra 27/06/2012 tarihinde yapılması sebebiyle, davanın 09/06/2012 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23,06,2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.