10. Hukuk Dairesi 2015/21835 E. , 2016/8194 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
.
Dava, hizmet tespitine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı Okul İdaresinin asıl işveren, hizmet alımı ile iş yaptırılan firmaların da alt işveren olarak kabulü ile, davacının 15.9.1999–9.6.2010 (talep) tarihleri arasındaki hizmet süresinde (okulun kapalı olduğu sömestr ve yaz tatilleri süreleri haricinde ve alt işverenler tarafından yapılan bildirimler ile istirahat raporları da dikkate alınarak)bozma sonrası yapılan yargılamada davacı ...’ın, davalı işveren ...Müdürlüğüne ait 1177470.35 sicil sayılı işyerinde; 15.9.1999 – 9.6.2010 (talep) tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle (1046 + 1794) 2840 gün çalıştığı, 1794 günlük çalışmasının alt işverenler tarafından Kuruma bildirildiği,1046 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine ve dahili davalılar hakkındaki davanın yerine olmadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum ile ....Lisesine izafeten ....Bakanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Eldeki davada ise mahkemece gerekçeden anlaşıldığı kadarıyla, davalılardan ...i ile sonradan davaya dahil edilen diğer davalılar arasında asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı kabul edilmesine rağmen diğer davalılar hakıkındaki davaların reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, çalışma dönemlerinin her bir davalı bakımından asıl işverenin... olduğu belirtilmeksizin ayrıştırılmaması, davada taraf olmamış...davada taraf olmadığı halde bu kişi adına kayıtlı işyerinden yapılan sigortalılığın hatır sigortalılılığı sayılarak iptaline dair ayrıntılı bir karar verilmemesi, aynı şekilde SS. Taşıyıcılar Koop. adına kayıtlı işyerinde yapılan bildirimlerin de iptali hakkında olulu veya olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu gibi, bu durumun karar yerinde açıklanmaması da isabetsizdir.
2-Eldeki davada, mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 24.02.2014 günlü ve 2014/1945 E.,2014/3506K. Sayılı ilamı ile öncelikle davacı adına yapılan davadışı şirketler ile davalı Fen Lisesi arasında organik bağın veyahut taşeron ilişkisinin varlığının araştırılması, daha sonra bunların davaya dahili ile bu çalışmaların fiiili olup olmadığı husuus da değerlendirilmek suretiyle hak düşürücü süre veya kesintili çalışma olup olmadığı hususu da irdelenmek suretiyle bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada da, ilk bozma kararımıza uyulmasına rağmen, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün olmayıp, bozma ilamında belirtildiği şekilde, kararın infazının mümkün kılacak bir biçimde karar verilme gerekliliği de dikkate alınarak, çalışma olgusunun hangi davalılar nezdinde ve hangi sürelerle geçtiği ayrı ayrı belirlenmeli, fiili çalışmaya dayalı bir bildirim olup olmadığı, şayet yok ise bu bildirimlerin iptali ile davalı Fen Lisesinden yeniden bildirim yapılması gerekliliği ile fiili çalışmanın ispatı bakımından her bir işyeri nezdindeki bordrolu tanıkların tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekecektir.
3-Kabule göre de, Davacı tarafından ..."na izafeten...isesi Müdürlüğü aleyhine dava açıldığı, Valilik makmının da karar başlığında yazılması ile tüzel kişiliği bulunmayan Valilik hakkındaki davanın temsilcide yanılma niteliğinde olduğu, mahkemece davanın ... karşı açılmasına rağmen kararda İl Milli Eğitim Müdürlüğüne izafeten İzmir Valiliğinin davalı olarak gösterilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; mahkemece yapılması gereken iş; davacının hizmet bildirim cetvelinde yer alan davadışı şirketlerin taşeron olup olmadığı da belirtilerek, hatır sigortalılıkları yönünden iptale ilişkin, diğer davalılar yönünden asıl işveren taşeron ilişkisi çerçevesinde sigortalılık sürelerinin ayrı ayrı ve infaza elverişli bir şekilde yapılan açıklamalar çerçevesinde irdeleme yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ile ... Lisesine izafeten ...Bakanlığı avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.