Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5016
Karar No: 2016/8022
Karar Tarihi: 12.05.2016

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/5016 Esas 2016/8022 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2016/5016 E.  ,  2016/8022 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi
    Asıl ve birleşen dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum, Bakanlık ve ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.


    1-) 506 sayılı Kanunun 4.maddesi ile “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davanın da işverene karşı açılması gerekir. Kaldı ki, anılan Yasanın 79/10. maddesine göre, bu tür tespit davalarının sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkin olup, davada husumetin ... ve ...’a ait olduğu, dava konusu çalışma bakımından davalı Bakanlığın ihale makamı olara yer aldığı ve işverenlik sıfatının bulunmadığı gözetilerek, bu davalı yönünden, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
    2-) 13.02.1984-16.08.1996 tarihleri arasında ise davalı ... ve ...’a ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel
    bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Yargılama sırasında resmi belge veya yazılı delil esas ise de; somut bilgilere dayanması ve inandırıcı olmaları koşuluyla tanık beyanları ile de ispatı mümkündür.
    Diğer taraftan, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesinde “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilir” hükmü öngörülmüştür.
    a-) İnceleme konusu davada, davacının hizmet cetveli ve kurum kayıtları bir arada değerlendirildiğinde, davacının anılan işverenler nezdindeki çalışmalarının 15.11.1984 tarihinden itibaren aynı tarihli işe giriş bildirgesine istinaden bildirilmeye başlandığı ve bu tarihten önce Kuruma yapılmış bir bildirim ve Kurum tarafından da denetim üzerine tespit edilen bir çalışma olmadığı, hak düşürücü süreyi kesecek nitelikte başka bir delil de bulunmadığı gözetilerek, bu tarihten öncesine ilişkin istemin hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin kararın bu yönüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    b-) 15.11.1984 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak verilen karar yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise, Mahkemece, tanık beyanları ve davalılar ... ve müteveffa ...’a ait işyerlerinin davalı Kurum nezdindeki tescil tarihleri gözetilerek davacının 15.11.1984-30.03.1990 ve 09.04.1990-01.01.1996 tarihleri arasında ... ve ...’a ait işyerlerinde çalıştığına karar verilmiş olup, dosya kapsamından elde edilen delillere göre, kabulüne karar verilen bu dönemlerde davacının fiilen çalışmış olduğu belirgin ise de, 01.04.1990-08.04.1990 tarihleri arasındaki döneme ilişkin davanın reddi kararı bakımından dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir.
    Bu nedenle; davacı tarafından ifa edilen çalışmanın davalı Bakanlıktan ihale ile alınan liman işçilerinin servisle taşınması işi olduğu anlaşılmakta olup, Mahkemece, davacının 01.04.1990-08.04.1990 tarihleri arasında da çalışıp çalışmadığının da anlaşılması açısından, ilgili ihale makamından dava konusu iş ile ilgili ihale sözleşmeleri getirtilmeli, işyeri kayıtları üzerinden incelemeler yapılarak anılan 9 günlük dönemde işe ara verilip verilmediği, taşıma işinin yapılıp yapılmadığı, iş yapılmış ise kim tarafından yapıldığı tespit edilmeli, varsa liman başkanlığında tutulan imza föyü, servisin limana giriş-çıkış ve hareket saatleri, şoför bilgileri gibi kayıtlar getirtilmeli, davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği resen öngörülecek deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre, davacının bu dönemde fiilen çalışıp çalışmadığı ortaya konulmalı, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
    3-) Kabule göre de, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu hükümlerine göre, davalı Kurum ve Bakanlığın harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin yargılama gideri olarak kabul edilerek diğer davalılarla birlikte davalı Kurum ve Bakanlığın da harçtan sorumlu tutulmuş olması isabetsizdir.
    O halde, davacı ile davalılardan Kurum, Bakanlık ve ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya ve davalı ...’a geri verilmesine 12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi