16. Hukuk Dairesi 2015/1708 E. , 2015/7043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1015 parsel sayılı 3.153,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... adına verasette iştirak şeklinde tespit edilmiş, davacı ..."un kadastro tespitine itiraz davası sonunda ... Kadastro Mahkemesinin 2005/777 Esas, 2009/23 Karar sayılı ve 30.07.2009 tarihli ilamı ile davanın reddine ve 101 ada 1015 sayılı parselin ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 17.12.2011 tarihinde kesinleşmiş taşınmaz hükmen tescil edilmiştir. Davacı ...; 25.06.2012 tarihli dava dilekçesiyle, taşınmazı senet ile satın aldığı ve zilyet bulunduğu iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne çekişmeli 101 ada 1015 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkece, çekişmeli taşınmazın öncesinin tarafların kök murisi ..."a ait bulunduğu, ..."un taşınmazı ..."ya sattığı, davacı ... ile ... taşınmazı ..."dan geri satın aldıkları ve aralarında yaptıkları taksim sonucu davacı ..."a düştüğü kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu 101 ada 1015 sayılı parsel kadastro tespitinde ... mirasçıları taraflar adına tespit edilmiş, davacı ... diğer mirasçılara husumet yönelterek tespite itiraz davası açmıştır. Kadastro Mahkemesinde görülen davada ... taşınmazın murisi ..."a ait iken murisi ..."nın ..."ya sattığını, ondan da kendisinin satın aldığı iddiasına dayanmıştır. ... Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 2005/777-2009/23 sayılı ve 30.07.2009 tarihli kararı ile taşınmazın muris ..."tan kaldığı ve taksim edilmediği, davacı ..."un satışı ispat edemediği kabul edilerek davacı ..."in davasının reddi ile taşınmazın ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; karar Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2010/4540-4106 sayılı ve 07.06.2010 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiş, hükmen tescil edilmiştir. Davacı ... bu kez genel mahkemede yine taşınmazın murisi ..."ya ait iken bu kez ... isimli şahsa sattığı ondan da kendisinin satın aldığı iddiasına dayanarak iş bu davayı açmıştır. Davacı ilk davada murisin taşınmazı satış ile terekesinden çıkartıp satın almaya, 2.davada da yine murisin başka bir kişiye yaptığı kişiden satın almaya dayanması durumu zilyetliği kanıtlayıcı yeni bir delil göstermekten ibaret olup dava sebebinin yani dayandığı vakıanın değiştirilmesi anlamına gelmez. Zira tespit tarihinden ve Kadastro Mahkemesi kararının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni bir vakıa değildir. Aynı taraflar arasında görülen ve kesinleşen davada taşınmazın tarafların murisi ..."ya ait olduğu, ... tarafından 3.kişiye satılmadığı, tereke malı olduğu, mirasçılara intikal ettiğine dair kabul iş bu davada da kesin hüküm teşkil etmektedir. Hal böyle olunca, Kadastro Mahkemesinin 2005/777-2009/23 sayılı ve 30.07.2009 tarihli kararı aynı taraflar arasında, aynı taşınmaz ve aynı nedene (satın alma) dayalı olmakla taraflar arasında kesin hüküm teşkil etmektedir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm bertaraf edilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.