16. Hukuk Dairesi 2015/1267 E. , 2015/7039 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 133 ada 7, 135 ada 13 ve 137 ada 40 parsel sayılı 1.404.27, 184.33, 231.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 133 ada 7 sayılı parsel kadastro komisyonu tutanağı ile irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tamamı 24 pay kabul edilerek (10) payı ... mirasçıları, (10) payı ... mirasçıları, (4) payı da ... adına, 135 ada 13 ve 137 ada 13 sayılı parseller ise irsen ve taksimen intikal ile ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların ... ve ..."dan intikal ettiği iddiasına dayanarak 133 ada 7 sayılı parseldeki hissesinin eksik yazıldığı, 135 ada 13 ve 137 ada 40 sayılı parsellerde ise miras payının verilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 133 ada 7, 135 ada 13 ve 137 ada 40 sayılı parsellerin tamamı 60 pay kabul edilerek 30 payın ... mirasçıları, 15 payın ..., 15 payın ... adına tesciline karar verilmiş, 30.12.2013 tarihli karar ile hisseler düzeltilerek ... mirasçıları adına tamamı 480 pay kabul edilerek 120 payın ... mirasçıları, 120 payın ... mirasçıları, 120 payın ..., 120 payın ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların muris ..."dan geldiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; hüküm fıkrası ile gerekçeli karar çeliştiği gibi yapılan araştırma ve inceleme de usulüne uygun bulunmamaktadır. Zira gerekçeli karar tarihinden sonra alınan rapora göre taşınmazların toplam 480 pay kabul edildiği belirtilerek ve ..."nın mirasçı ... payını eşi davacı ..."ya hibe ettiği kabul edilerek ..."nın tüm mirasçılarına tescil edildiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında taşınmazlar toplam 60 pay kabul edilerek ... mirasçılarından sadece ... mirasçıları, ... mirasçısı ... ve ... mirasçısı ... adına payları oranında tescil kararı verilmiştir. Mahkemece sonradan verilen fen bilirkişi hisse hesabına göre re"sen düzeltme kararı verilebileceği kabul edilerek tashih kararı ile taşınmazlar toplam 480 pay kabul edilerek bu kez ..."in tüm mirasçıları olan oğlu ... mirasçıları, kızı ... mirasçıları, kızı ... ve oğlu ... mirasçısı eşi davacı adına payları oranında tescil kararı verilmiştir. Gerekçeli karar ile hüküm fıkrasının birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. 10.4.1992 gün, 1991/7 Esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenini oluşturur. Mahkemece tashih kararı ile de payların ve adına tescil kararı verilen mirasçıların değiştirilmesi mümkün değildir. Ayrıca davanın hangi sebeple kabul edildiği de hüküm gerekçesinden anlaşılamamaktadır. Taşınmazın ..."den mi yoksa eşi ..."dan mi geldiği belirlenmemiş, bu kişilerin nüfus ya da veraset ilamları getirtilmemiştir. Dairemizin geri çevirme kararı ile muris ..."in nüfus kaydı getirtilmiştir. Davalılar taksim iddiasında bulunduğu halde bu hususta araştırılıp değerlendirilmemiştir. Zira davacı adına irsen ve taksimen intikal ve eşi ..."ten hibe ile adına tespit ve tescil edilen taşınmazlar bulunduğu halde bu husus nazara alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mirasçılar adına kayıtlı taşınmazlar bulunup bulunmadığı kadastro tespit tutanakları ve tapu kayıtları getirtilerek tarafların ortak murisinden taksimen intikal edip etmedikleri belirlenmeli, daha sonra mahallinde yaşlı ve tarafsız ve taşınmazı iyi bilen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların kimden intikal ettiği, ..."dan intikal edip etmediği, intikal etmiş ise tüm mirasçılarının katılımı ile taksim edilip edilmediği, taksim de kime isabet ettiği, davalılara isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu, taşınmazın kim tarafından ve ne suretle kullanıldığı etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklatılmalı, beyanlar ile tespit tutanağındaki beyanların çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak örnekleri incelenmeli, davacının aynı iddia ile aynı dava dilekçesi ile açtığı tefrikten ve bozma öncesi Mahkemenin 2012/27 Esasında görülen ve diğer mirasçılar adına tespit gören 133 ada 5, 6, 137 ada 38, 39, 143 ada 25, 26, 144 ada 19, 135 ada 9 ve 10 sayılı parsellerin davası ile bu dosyanın delillerin birlikte değerlendirilmeli ve sonucuna göre gerekçesi açık bir şekilde karar verilmelidir. Mahkemece hüküm fıkrası ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılarak karar verilmesi, paylar ve adına tescil kararı verilenlerin tashih kararı ile değiştirmesi mümkün olmadığı halde değiştirilmesi isabetsiz olduğu gibi yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.