Abaküs Yazılım
15. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/1468
Karar No: 2021/2039
Karar Tarihi: 28.04.2021

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2020/1468 Esas 2021/2039 Karar Sayılı İlamı

15. Hukuk Dairesi         2020/1468 E.  ,  2021/2039 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:...Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi



    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz talebinde bulunan davacı şirket yetkilisi ... ile İl Özel İdaresi yerine Hazine vekili Avukat ... gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R -
    Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş, fiyat farkı ve fazla iş bedelinin tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenicinin ihalesini aldığı işin yaklaşık maliyetinin hesaplanması sırasında hata yapıldığını, davaya konu işin yapımı sırasında proje değişikliği nedeniyle süre uzatımına gidildiğinden ilave iş artışı ve fiyat farkından kaynaklı zararlarının bulunduğunu, hak edişlerinin eksik ödendiğini ileri sürmüştür. Davalı savunmasında, muhatabın İl Milli Eğitim Müdürlüğü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraf sıfatı, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bu maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılır. Taraf sıfatı, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen dikkate alınması gerekir.Dava, 31/07/2015 tarihinde açılmıştır. 06/12/2012 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanun"un geçici 1. maddesinin 26. fıkrasında, bu Kanun"la tüzel kişiliği kaldırılan belediye, il özel idaresi ve köylerden oluşan veya bu Kanun"un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren amaçları ortadan kalkacak olan mahalli idare birliklerinin, ilk mahalli idareler genel seçiminden önce tüzüklerindeki hükümlere göre tasfiye olacağı; tüzüklerinde hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun"un devir, tasfiye ve paylaştırmaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı Kanun"un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise; bu Kanun"daki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonunun kurulacağı, bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonların da kurulabileceği belirtilmiştir. Davalı ... 6360 sayılı Yasa"ya göre 20/03/2014 tarihinde tasfiye edilmiş olup, mevcut davaların yasa gereğince oluşturulacak komisyonca belirlenecek kuruluşlara devri öngörülmüştür. Somut olayda eldeki davaya konu iş ile ilgili olarak 20/03/2014 tarihli komisyon kararı ile eğitimle ilgili davaların İl Milli Eğitim müdürlüğüne devredildiği belirtilmiş, ancak dava devir listesinde eldeki dava ile ilgili komisyonca bir karar verildiği tesbit edilememiştir. Davalı ... 6360 sayılı yasa kapsamında kapatıldığından, bu şekilde kurulan hükmün infazı kabiliyeti de bulunmamaktadır.
    Bu durum karşısında mahkemece yapılması gereken iş; eldeki davanın hangi kuruma devredildiğinin araştırılarak, Kahramanmaraş Valiliği"nden davaya konu işlerin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu tarafından hangi kuruma devredildiği sorularak, bu suretle belirlenecek kurumun davalı sıfatının varlığı kabul edilip, dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili tamamlanarak davaya devam edilmesi olmalıdır. Değinilen hususlar nazara alınmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bu aşamada, diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 28.04.2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
    MUHALEFET ŞERHİ -
    Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş, fiyat farkı ve fazla iş bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar Bölge Adiye Mahkemesince kaldırılmış ve yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yüksek Özel Daire, ‘’Davalı ... 6360 sayılı yasa kapsamında kapatıldığından, bu şekilde kurulan hükmün infazı kabiliyeti de bulunmamaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş; eldeki davanın hangi kuruma devredildiğinin araştırılarak, ...Valiliğinden davaya konu işlerin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu tarafından hangi kuruma devredildiği sorularak, bu suretle belirlenecek kurumun davalı sıfatının varlığı kabul edilip, dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili tamamlanarak davaya devam edilmesi olmalıdır’’ gerekçesiyle anılan kararı bozmuştur.Aşağıda anlatılan gerekçelerden ötürü Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğunun bozma kararına katılmıyorum.06.12.2012 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanun"un geçici 1. maddesinin 26. fıkrasında, bu Kanun"la tüzel kişiliği kaldırılan belediye, il özel idaresi ve köylerden oluşan veya bu Kanun"un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren amaçları ortadan kalkacak olan mahalli idare birliklerinin, ilk mahalli idareler genel seçiminden önce tüzüklerindeki hükümlere göre tasfiye olacağı; tüzüklerinde hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun"un devir, tasfiye ve paylaştırmaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı Kanun"un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise; bu Kanun"daki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonunun kurulacağı, bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonların da kurulabileceği belirtilmiştir.
    6100 sayılı HMK’ nın 124. maddesine göre, ‘’(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
    (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
    (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
    (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder’’.6098 sayılı TBK’ nun 202. maddesine göre; ‘’ Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.
    Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz’’.
    Davalı ... 6360 sayılı Yasaya göre 20.03.2014 tarihinde tasfiye edilmiş olup, mevcut davaların yasa gereğince oluşturulacak komisyonca belirlenecek kuruluşlara devri öngörülmüştür. Eldeki davaya konu iş ile ilgili olarak 20.03.2014 tarihli komisyon kararı ile eğitimle ilgili davaların İl Milli Eğitim müdürlüğüne devredildiği belirtilmiştir. Somut olayda dava, 31.07.2015 tarihinde İl Özel İdaresine karşı açılmıştır. HMK’ nın 124. maddesine göre, davacıya, idarenin kendi içindeki devir işlemlerinin nasıl yapıldığını, devirin hangi kurum lehine gerçekleştiğini bilmesi yükümlüğü yükletilemez. Dava doğru hasma karşı açılmıştır. Bundan sonra idare içinde yasayla yapılan devir, idarenin kendi iç sorunudur. Ayrıca idare kendini yargılama sırasında vekille temsil ettirmiş ve taraf teşkili tamamlanmıştır. Kaldı ki yapılan iş okul inşaatı olup, idare içinde Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olacağı kuşkusuzdur. TBK hükümlerine göre devreden devralanla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğunun hükmün infaz kabiliyeti yoktur şeklindeki düşüncesine bu nedenlerle katılma olanağı yoktur. Dava 2015 tarihinde açılmış olup, bozma kararı usul ekonomisine de aykırıdır.Açıklanan tüm bu nedenlerle, Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğunun bozma ilamındaki görüşüne katılmıyorum.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi