11. Hukuk Dairesi 2017/4923 E. , 2019/1872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/05/2017 tarih ve 2016/379-2017/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yabancı uyruklu olan davacının "Türkiye’de Gemi Satın Alma Kontratı" başlıklı sözleşme ile " Rialto " isimli bir tekneyi davalı ile birlikte satın aldıklarını, sözleşmenin ... 2. Noterliği"nin 18.02.2013 tarih 3199 yevmiye no ile onaylatıldığını, davacının 100.000,00 USD, davalı şirketin ise 30.000,00 USD bedel karşılığı gemiye ortak olduğunu, davacının 100.000,00 USD ödeme yaptığına dair banka dekontu ile karşı tarafın bu bedeli elden teslim aldığına dair makbuz bulunduğunu, davalının bedeli ödeyip ödemediğinin belli olmadığını, sözleşmenin noter onay işlem bedelinin 2.350,00 TL olduğu halde davacıdan 9.000,00 TL fazla para aldıklarını, yabancı uyruklu davacının yanıltıldığını ve mülkiyeti kazanamadığını, resmi şekil şartlarını taşımayan sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu, mahkemenin 2013/328 D.iş sayılı kararı ile geminin üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi için alınan ihtiyati tedbir kararının gemi siciline şerh verildiği gün davalının gemiyi satma girişiminde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin hukuken geçersiz bir sözleşme olduğunun tespiti ile ödenen bedellerin faiziyle birlikte istirdatı, talebin kabul görmemesi halinde ise TTK. 977 ve 978 maddeleri gereğince Rialto isimli tekne kaydı üzerine şerh verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı ile ortaklaşa gemi satın alınmadığını, sözleşmenin davacıdan borç para alınmasına ilişkin olup, geçerli bir sözleşme olduğunu, sözleşme uyarınca 2013 yılı Ekim ayında 35.000, 2014 yılı 30 Ekim de 45.000, 2015 yılı, 30 Ekim de 55.000 USD olarak ödeme planının kararlaştırıldığını ve bu vade ve bedellerin yazıldığı 3 adet senedin davacya verildiğini, vadesi gelmiş borcun bulunmadığını, sözleşmenin davacı tarafından ingilizce olarak hazırlandığını, daha sonradan Türkçe’ye çeviri yapıldığını, aldatılmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının paranın sadece noter masrafları için değil sair masraflar dahil olmak üzere alındığını savunduğu halde sair masrafların neler olduğunun ispat edilemediği, müzekkere cevabı ile noterlikçe bildirilen 2.342,22 TL den bakiye kalan kısmın davalı tarafından davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.657,78 TL" nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının gemi için ... olduğu bedelin iadesi talebiyle açmış olduğu dava hakkında verilen ( usulden red) kararının, Yargıtay Bozma İlamı kapsamı dışında kaldığından bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 340,79 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.