3. Hukuk Dairesi 2017/13492 E. , 2017/11890 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile boşandıklarını, ... Aile Mahkemesi"nin 2010/487E - 2010/1205K sayılı kararı ile müvekkili lehine 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, 2010 yılında hükmedilen aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasının, günün ekonomik koşulları ve müvekkilinin ihtiyaçlarının artması sonucu yetersiz kaldığını iddia ederek aylık 500,00 TL olan nafakanın aylık 1.000TL"ye çıkartılmasını istemiştir.
Davalı, müvekkilinin ekonomik durumunda değişiklik olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; daha önce takdir edilen 500,00 TL yoksulluk nafakasının 250,00 TL arttırılarak dava tarihinden itibaren 750,00 TL nafakanın tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından süresinde temyizi üzerine Dairemizin 22.06.2016 tarih, 2016/5576 Esas, 2016/9791 Karar sayılı ilamı ile “TMK"nun 175.maddesine göre; ""Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
TMK"nun 176/4. maddesine göre de tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; davacının ev hanımı olup gelirinin olmadığı, davalının ise Cumhuriyet Savcısı olup 6.757 TL civarı gelirinin olduğu, davalının gelir durumunda nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşıldığından, mahkemece takdir edilen nafaka yüksektir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranı nazara alınmak suretiyle, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmetmekten ibarettir.”gerekçeleri ile bozulmuş; mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle ... Aile Mahkemesi"nin 2010/487 esas 2010/1205 karar sayılı ilamı ile hükmedilen aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasının 550,65 TL"ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; yoksulluk nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
Somut olayda; yoksulluk nafakasının ÜFE verilerine göre hesaplandığı belirtilmiş ise de, hesaplama doğru yapılmamıştır. Zira; aradan geçen 6 yıl için ayrı ayrı ÜFE endeks oranı uygulanarak hesap yapılıp, çıkan rakamların toplanması gerekirken yalnızca 1 yıl için ÜFE uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmıştır.
Öyle ise mahkemece; ÜFE oranında artırım hesabının doğru yapılması ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan dengenin korunması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.