12. Ceza Dairesi 2015/477 E. , 2015/3088 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Mühür bozma
Hüküm : 1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK"nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat
2- Mühür bozma suçundan sanık ... hakkında; 5271 sayılı CMK"nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat
Mühür bozma suçundan sanık ..."ın; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tüm sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mühür bozma suçundan sanık ..."ın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan zarar gördüğünden davaya katılmasına karar verilen.... Bakanlığı adına hazine vekilinin, mühür bozma suçundan sanık ... hakkında tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin, anılan suça yönelik olarak adı geçen sanık hakkındaki temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..."ın beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların kastlarının bulunmadığı, sanık ..."in proje hazırlama dışında inşai faaliyet ile bir ilgisinin olmadığı, inşaat ustası olan sanık ..."un işçileriyle birlikte yapım işini üstlendiği, suça konu taşınmazın kat malikleri olan sanıklar ..., ... ve ..."ın da yapılan işe onay verip maddi katkıda bulunmakla birlikte, işin yürütülme sürecini fiilen takip etmedikleri,
./.
-2-
gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığına; mahalli Cumhuriyet savcısının, sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..."ın beraatlerine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3- 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından sanık ..."ın beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık; mahalli Cumhuriyet savcısının anılan suç ile birlikte mühür bozma suçuna ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu Başkanlığı"nın 31/03/1984 tarih ve 234 sayılı kararı ile tescilli Marmara Takım Adaları Doğal ve Kentsel Sit Alanı içerisinde yer alıp, üç kat ve altı daireden oluşan taşınmazdaki (1) numaralı bağımsız bölümün, 29/05/2008 tarihi itibariyle maliki olduğu, ... Zabıta Amirliği görevlilerince 19/03/2009 tarihinde yapılan mıntıka kontrolünde, suça konu binanın etrafı ile denize bakan kısmının kazıldığı belirlenerek çalışmanın durdurulduğu, aynı binada (2) numaralı bağımsız bölüm maliki olan tanık Nejat Sarı"nın ihbarı üzerine de 20/03/2009 tarihinde kolluk kuvvetlerince yerinde inceleme yapılarak, binanın yola bakan ön, denize bakan arka ve yol tarafından bakıldığında solda kalan yan cephesinde kazı çalışması ve hafriyat yığını olduğunun, işçilerin ikamet ettikleri (1) numaralı dairenin içerisinde istiflenmiş vaziyette çimento ve kum çuvalları bulunduğunun tespit edildiği, daha sonra ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğü teknik elemanlarınca, üç katlı binanın arka cephesinde, bina cephesi boyunca istinat duvarı inşa edilmek amacıyla hafriyat yapıldığı görülüp, 23/03/2009 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlenmek suretiyle hafriyatın mühürlenerek durdurulduğu;
Bu arada 20/03/2009 tarihli dilekçe ile sanık tarafından, binanın balkon bölümündeki bozukluğun acilen onarılması gerektiğinin tespiti için Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde tespit davası açıldığı, anılan mahkemece 2009/2 değişik iş sayılı dosya üzerinden verilip itiraz nedeniyle kesinleşmeyen 27/04/2009 tarihli karar ile, sonradan ilave edildiği belirlenen balkonlar ve güçlendirme amacıyla yapılan hafriyatın, bağımsız bölüme ve ana yapıya zarar verme tehlikesi yarattığının, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu"nun 19. maddesi gereği projeye ve tekniğine uygun olmak koşulu ile onarım ve güçlendirme yapılmasının olanaklı olduğunun tespit edildiği, bahse konu mahkeme kararına istinaden, sanık tarafından 30/04/2009 tarihli dilekçe ile ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğü"ne başvurularak, güçlendirme çalışması için izin talebinde bulunulduğu, anılan kurumca sanığa gönderilen 15/05/2009 tarihli cevabi yazı ile, hazırlanacak takviye projesinin onaylanmak üzere Koruma Bölge Kurulu"na iletilmesi gerektiğinin bildirildiği, bilahare, Adalar Belediyesi Zabıta Amirliği görevlilerince 06/06/2009 tarihinde yapılan kontrollerde, mührün fek edilerek inşaatta çalışıldığı belirlenip, aynı tarihli mühür fekki zaptının düzenlendiği;
Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerde, suça konu taşınmazdaki (1) numaralı bağımsız bölümü satın aldığında, balkonlarda açılma olduğunu görerek mimar ..."den binayı incelemesini istediğini, çeşitli inşaat firmalarından da öneriler aldığını, diğer kat malikleri ile binada acilen önlem alınması gerektiği hususunda konuştuğunu, tanık Nejat Sarı dışındakilerin yapılacak faaliyete muvafakat ettiklerini, mimar ..."ye belediyeden izin almasını söylediğinde, gerçekleştirilecek çalışma için izne gerek olmadığı yönünde cevap verildiğini
./.
-3-
öğrendiğini, daha sonra kendisinin de belediyeye başvurarak izin talebinde bulunduğunu, belediyenin sözlü olarak yapabileceklerini bildirdiğini, yapılan işin esaslı nitelik taşımadığını, binadaki teras ve balkon bölümleri tanık Nejat Sarı tarafından izinsiz inşa edildiğinden, anılan bölümlerdeki onarımın da resmi kurumlardan izin alınarak yapılmasının mümkün olmadığını söylediği;
Olay yerindeki keşifte dinlenen tanık ..."nin de, sanığın isteği üzerine mimar olarak suça konu binada incelemelerde bulunduğunu, gözlemlerine göre binanın çökmeye ve ayrılmaya başladığını, sanığın dairesinde, salonunda, zemin beton döşemesinde, yan duvarlarda ayrılma ve çatlamalar olduğunu, tespitleri doğrultusunda yapılması gerekenlerle ilgili olarak sanığa önerilerde bulunduğunu, binadaki ciddi tehlike nedeniyle öncelikle teknik alt yapı hazırlanarak buna göre inşaat yapıldığını, gerçekleştirilmesi düşünülen faaliyete ilişkin belediye ile telefonla görüştüğünü, kendisine yazılı izne gerek olmadığına dair bilgi verildiğini, ardından belediyeye dilekçe ile başvurduğunu, bu arada inşaatın mühürlendiğini, başvuruları sonucu yazılı izin verilmemekle birlikte, on gün içerisinde faaliyeti tamamlayabileceklerine dair belediyeden sözlü izin aldıklarını, buna istinaden Adalar ilçesinde inşaat yasağı başlamadan önce çalışmaların bitirildiğini beyan ettiği;
Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2009/2 değişik iş sayılı dosyasında bulunan 02/04/2009 ve 20/04/2009 tarihli bilirkişi raporlarında, balkon temelinde gerekli taşıyıcı sistemin oluşturulmadığı, mevcut hali ile balkonların kullanımının tehlikeli olduğu, tehlikenin giderilmesi için balkon temeli takviye edilerek, çevresinde betonarme perde duvar yapılması gerektiği belirtildiği halde, tanık Nejat Sarı"nın itirazı üzerine yapılan ikinci keşiften sonra düzenlenen 14/09/2009 tarihli bilirkişi raporunda, binada gerçekleştirilen inşai faaliyetin, projesiz ve teknik eleman denetimi olmaksızın yapıldığının, ...nca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı"na gönderilen 23/10/1999 tarihli cevabi yazıda, yapıda deprem hasarı olmadığı belirtildiğinden, binanın statik açıdan sağlam olduğunun, balkonda zeminin farklı oturmasından meydana gelen durumun tehlike arz etmediğinin belirtildiği;
06/04/2012 tarihinde icra edilen keşif sonrası düzenlenen 24/04/2012 tarihli bilirkişi raporunda, Marmara Takım Adaları Doğal ve Kentsel Sit Alanı içerisinde yer alan suça konu binanın, belediyesince onaylı olup, Koruma Bölge Kurulu onayı bulunmayan 25/06/1998 tarihli mimari projeye kısmen aykırı olarak inşa edildiğinin, mimari projede, binanın kuzey cephesindeki zemin ve normal katlarda balkon planlandığı halde, ana binanın inşası sırasında sözü edilen katlardaki balkonların yapılmadığının, anılan balkonlar ile birlikte, mimari projede bulunmayan bodrum kat balkonlarının daha sonra tekniğine aykırı olarak inşa edildiğinin, bahse konu inşai faaliyetin, yapı ruhsatı tarihi olan 26/06/1998 ile uydu görüntüsü tarihi olan 23/06/2005 arasında yapılmış olduğunun, binanın kuzey cephesinde bulunan bodrum katın önündeki yeni set - teras ilavesi ile istinat duvarının ve batı cephesindeki set genişletmesinin ise, tespit zaptı tarihi olan 19/03/2009 ile mühür fekki zaptı tarihi olan 06/06/2009 arasında gerçekleştirildiğinin, dosya içerisindeki fotoğrafların tarihi olan 15/08/2009"dan sonra da binanın batı cephesindeki setin, arka cephedeki setin bitimine kadar uzatıldığının, set - teras yapımına ilişkin suça konu faaliyetler için belediyesince ve Koruma Bölge Kurulunca onaylanmış proje bulunması ve yapı ruhsatı alınması gerektiğinin, yapılan işin, basit tadilat ve tamirat niteliği taşımayıp, esaslı inşai ve fiziki müdahale kapsamında kaldığının belirtildiği;
./.
-4-
Tüm bu beyan, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; suça konu binada (1) numaralı bağımsız bölüm maliki olan sanık ..."ın, yetkili kurumlara herhangi bir izin başvurusunda bulunmadan binayı güçlendirme çalışmalarına başladığı, zabıta görevlilerince 19/03/2009 tarihinde yapılan ilk tespitten sonra 23/03/2009 tarihli yapı tatil tutanağı ile hafriyatın mühürlendiği, mühre rağmen sanık tarafından inşai faaliyete devam edilerek hafriyat işi tamamlanıp, set - teras ilavesi ve istinat duvarı yapımı gerçekleştirildiği, her ne kadar sanık savunmasında suça konu faaliyet için belediyeden sözlü izin alındığını beyan etmiş ise de, sit alanı içerisinde bulunan binalarda yapılacak müdahalelerde ya da daha dar bir ifadeyle mevcut binada gerçekleştirilecek inşai faaliyetlerde “sözlü izin” şeklinde bir mekanizma işlemediğinin, avukatlık mesleği icra eden sanık tarafından bilinmesi gerektiği, kaldı ki sanığın 22/05/2012 tarihli celsede yaptığı savunmada, ruhsat alınmaksızın inşa edilmiş balkon ve teras bölümlerindeki onarımın, resmi kurumların izniyle yapılmasının mümkün bulunmadığını beyan ettiği, dolayısıyla, 23/03/2009 tarihli yapı tatil tutanağı ile uygulanan mühürlemeye rağmen binadaki inşai faaliyeti bilerek ve isteyerek sürdüren sanık yönünden “mühür bozma” ve “zincirleme şekilde izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” suçlarının oluştuğu;
Diğer yandan, keşifte ifadesine başvurulan tanık ..."nin, kendisine danışılan ve sadece fikirlerinden yararlanılan bir mimar olmanın ötesinde, inşai faaliyetin başından sonuna kadar çalışmaları takip ettiği, keşifteki beyanında, binanın mevcut durumuna yönelik analizini, binada gerçekleştirilen inşai müdahalelerin hangi bölümlere ne şekilde yapıldığını, belediyeye sözlü ve yazılı olarak yaptığı başvuruları, anılan başvuruların nasıl sonuçlandığını ve inşaat çalışmasının tamamlanma sürecini aşama aşama detaylıca anlattığı, bu bakımdan yetkili kurumlardan izin alınmaksızın icra edilen eylemde, sanık ..."ın “yaptıran”, tanık ..."nin de “yapan” sıfatını taşıdıkları anlaşılmakla; adı geçen tanık hakkında Cumhuriyet Savcılığı"na suç duyurusunda bulunularak, dava açılması halinde incelenen dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi, sanık ..."ın yukarıda açıklanan fiilleri ile birlikte ..."nin “zincirleme şekilde izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” fiili yönünden delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, suç kastı ile hareket edilmediği gerekçesiyle beraate dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince sanık ..."ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından beraatine ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.