10. Hukuk Dairesi 2016/1051 E. , 2016/7571 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin D bendinde, “ İsteğe bağlı sigortalılık; a) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tâbi olarak çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları günden, ....İtibaren sona erer.” şeklinde düzenlenmiş olup, mahkemece, davacının davalı işveren nezdinde 01.06.2000 – 21.04.2003 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti yönünde kabul hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılığı kabul edilmesi ile isteğe bağlı sigortalılığının 506 sayılı Kanunun D bendinin alt (a) bendi uyarınca sona ereceği gözetilmeksizin, davacının 2001/6 ila 2003/4. ayları arasındaki isteğe bağlı 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığına ilişkin bildirimler dışlanarak hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır(HMK m. 326/2).Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Somut olayda; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, davalıların avukatla temsil edildiği gözetilerek davalılar lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve kabul ret oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-) Hüküm fıkrasının 2 numaralı paragrafının silinerek yerine “Davacının, 01.06.2000 – 21.04.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine” cümlesinin yazılmasına,
2-) Hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin 6 numaralı paragrafın silinerek yerine, “Yapılan yargılama gideri; tebligat ve posta masrafı 78,00 TL ile bilirkişi ücreti 500,00 TL olmak üzere toplam 578,00 TL"nin kabul red oranına göre 346,80 TL."sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerine bırakılmasına,
3-)Hüküm fıkrasının davacı lehine vekalet ücretine ilişkin 7 numaralı paragrafın sonuna gelmek üzere “Davalılar kendilerini avukat ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince davalılar lehine tayin ve takdir olunan 1.500,00 TL"lik avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıları verilmesine,” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 05.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.