
Esas No: 2017/2231
Karar No: 2017/11769
Karar Tarihi: 12.09.2017
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/2231 Esas 2017/11769 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalı borçlunun ... Mahallesi ... Bulvarı No: 110/2 ... ...adresindeki davacıya ait taşınmazda 01/01/2014 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile kiracı olarak oturduğunu, aylık 300,00-TL’ndan 2014 yılının Mayıs ayı ile Aralık ayları arası toplam 2.400,00 TL kira bedelini ödemediğini, bu nedenle hakkında ... İcra Müdürlüğü"nün 2015/196 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak borçlu davalının kira sözleşmesini kabul ederek kira borcu yönünden itiraz etmesi nedeni ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 20"den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve kiralanandan tahliyesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ise; davacıya ait taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, kira bedellerini ise elden ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının alacağını ispat edemediği ve davalıya yemin teklif etme delilini de kullanmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 190. maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda davacı, yazılı kira ilişkisine dayanarak aylık 300,00-TL"sı hesabı ile 8 aylık kira bedeli toplamı olan 2.400 TL kira alacağının tahsilini başlattığı icra takibi ile talep etmiştir. Davalı kira ilişkisini kabul ederek kira bedellerinin elden ödendiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık, ispat yükünün hangi tarafta olduğu hususunda toplanmaktadır.
HMK. nun 188. maddesinde; taraflardan birinin ikrarının geçerli olduğu ve o taraf aleyhine delil teşkil edeceği belirtilmiştir. Davalının, ikrarına eklediği vakıanın kanıtlama yükümlülüğü, borcu ikrar eden ve fakat borcun başka bir hukuki ilişki nedeniyle son bulduğunu ileri süren davalıya aittir.
Bu durumda davalı taraf, davaya konu borcun başka bir nedenle (ödeme) sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür; buna bağlı olarak da, kira ilişkisi ve kira bedeli davalı tarafından ikrar edildiğinden, davacının kiralayanın kira alacağını ispat yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Bu açıdan kira sözleşmesinin varlığını ispat külfeti kiralayan davacıya, kira bedellerinin ödendiğini ispat külfeti ise sözleşmeye ve kira bedeline itiraz etmeyen davalı kiracıya aittir. Bu durumda Mahkemece; davalıdan kira bedellerini ödediğine ilişkin delilleri olup olmadığı sorulup delillerinin toplanması, ödeme olgusunun ispat edilememesi halinde ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.