12. Ceza Dairesi 2020/2220 E. , 2021/783 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği
Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ayancık Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/09/2019 tarihli ve 2019/8 soruşturma, 2019/505 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Sinop Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/11/2019 tarihli ve 2019/1697 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sinop Sulh Ceza Hâkimliğince, Ayancık Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 14/09/2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiler vekiline 17/09/2019 tarihinde tebliğ edilmesine karşın yasal süre geçtikten sonra 05/10/2019 tarihinde itiraz edildiğinden bahisle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de;
19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde; "Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” hükümleri dikkate alındığında, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25/09/2018 tarihli ve 2018/4120 esas, 2018/6993 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, elektronik yolla müştekiler vekiline 17/09/2019 tarihinde yapılan tebliğin 5 gün sonra 22/09/2019 tarihinde tebliğ yapılmış sayılması gerektiğinden, 05/10/2019 tarihli itiraz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24/06/2020 gün ve 94660652-105-57-1789-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/07/2020 gün ve 2020/56321 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Taksirle öldürme suçundan şüpheli ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiler ...’a 18.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki ...’a 02.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, müştekiler vekiline ise 17.09.2019 tarihinde elektronik posta yoluyla gönderildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanununun elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesine göre, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılması gerektiği, bu durumda tebligatın 22.09.2019 tarihinde yapılmış olacağı, müşteki vekilinin ise CMK"nın 173/1. maddesinde düzenlenen onbeş günlük yasal süresi içerisinde, 05.10.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz yoluna başvurduğu anlaşıldığından, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın esastan incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden,
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Sinop Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/11/2019 tarihli ve 2019/1697 değişik iş sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.