10. Hukuk Dairesi 2016/5323 E. , 2016/7291 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
23.03.2009 tarihli iş kazasında ölen sigortalının hak sahibine bağlanan gelirler ve cenaze giderinden oluşan Kurum zararının tazmini istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Anılan maddenin birinci fıkrası hükmü, sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücuan tahsili koşulları düzenlenmiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradan, işverenin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatın kendisine yüklediği, objektif olarak mümkün olan tüm tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı şeklinde sosyal sigorta riskinin gerçekleşmesi halinde, kusur esasına göre meydana gelen zararlardan ... karşı rücuan sorumlu olduğu sonucu çıkarılmaktadır.
Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanunun 21., 4857 sayılı Kanunun 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Dairemiz bozma ilamında "Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda, davaya konu iş kazasınının, sigortalının, kamyonun damperini kaldırarak çekici ile damper arasını kontrol ettiği sırada, yavaşça indirmekte olduğu damper ile şase arasına bakarken, şase-damper arasına kafasının sıkışması şeklinde meydana geldiği belirtilmiş olup; Mahkemece, iş kazası ve iş güvenliği konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor ile kusur oran ve aidiyeti belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; sigortalının hak sahipleri tarafından açılan tazminat davasında alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması" bozma nedeni sayılmıştır.
Mahkemece bozma ilamı sonrasında alınan kusur raporunda; olayın 506 sayılı Kanunun 11. maddesi çerçevesinde iş kazası kapsamında olduğunu, davalı işveren ... nın %70, kazalı işçi ... ın %30 oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/85 Esas 2014/206 karar sayılı dosyasının tetkikinden: öleni ..., katılanları ..., ..., .... Sanığı ... olduğu, mahkemece, sanığa taksirle ölüme neden olmak suçundan TCK"nın 85/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği ve cezanın ertelendiği, verilen bu mahkumiyet hükmünün Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından bozularak sanığa yüklenebilecek kusur bulunmadığı belirtilmiş olmakla bozma ilamına uyularak sanığın beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Mahkemece; davalının meydana gelen kaza sırasında bir kusuru bulunmadığının kesinleşmiş ceza dosyası ile belirlenmesi karşısında şahsa yöneltilebilecek bir kusur bulunmadığı ve kendisinden rücuan istenebilecek bir tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi hükmüne göre; hukuk hâkimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi kusurun takdiri ve zararının miktarını tayin hususunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak, kesinleşen ceza mahkemesi ilamında saptanmış olan maddi olguların hukuk hakimini de bağlayacağı tartışmasızdır.
Mahkemece yapılması gereken iş; ceza davasında kesinleşen maddi olgular da değerlendirilerek, iş güvenliği mevzuatı hükümlerine göre işveren kusuru bulunup bulunmadığı hususu irdelenmek üzere yeniden rapor alınıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.