22. Hukuk Dairesi 2016/2508 E. , 2016/7469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar kötüniyet tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ücret ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının devamsızlık yaptığını, işyerinde polislerde olduğu ortamda bir kısım işçilerin işe başlamayarak ayrıldığını ancak daha sonra çoğunun geri döndüğü halde davacının gelmediğini, haklarının ödendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
Somut olayda, bir kısım işçilerin çalışma saatlerinin artırılmasına karşı çıktıkları ve bu konuda işverenle bir çözüme varmadıklarından 25.10.2013 tarihli noterden çektikleri ihtarname ile iş şartlarının düzeltilmemesi ve fazla mesailerin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini feshettikleri anlaşılmıştır. Bu bağlamda mahkemece işçinin haklı feshi kabulü ile ihbar tazminatının reddi yerindedir. Mahkemece hesap bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmiş ve bu raporda yapılan hesaplamada haftalık iki saat için fazla çalışma ücreti belirlenmiştir. Ancak bilirkişi alacağı raporunda daha az hesapladığı halde mahkemece hüküm altına alınan 9.468,00 TL nereden ve nasıl elde edilerek hükme yazıldığı anlaşılamamıştır. Mahkemenin fazla çalışma ücreti konusunda ulaştığı sonucu açık ve net olarak tereddüt uyandırmayacak şekilde gerekçeleri ile yeniden belirlemesi gerekeceğinden kararın bu yönü ile bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.