12. Ceza Dairesi 2014/22806 E. , 2015/2635 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : CMK"nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
25/07/2011 olan suç tarihi gerekçeli karar başlığına 2011 olarak yanlış yazılmış ise de; bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
1- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanıklardan ... ile katılan arasında gerçekleşen telefon konuşmalarını, tüm sanıkların kayda aldıktan sonra, görüşme kayıtlarının dökümlerini, sanıklardan ... tarafından, katılanla aralarında görülen alacak davasına delil olarak sunduğunun iddia edildiği olayda,
Telefon konuşmalarını kaydetme eylemi yönünden: Katılan ile sanık ... arasında gerçekleşen telefon konuşmalarına ait CD’nin bulunmaması, alacak davasına sunulan konuşma dökümlerinden sanıkların kaydettiğinin anlaşılamaması, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlemediklerine dair savunmaları dikkate alındığında, sanıkların üçüncü kişiler arasında gerçekleşen telefon konuşmalarını kayda aldıkları sabit olmadığından, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Telefon konuşmalarının alacak davasına delil olarak sunulması eylemi yönünden: Sanıklardan ...’un, sanık ... ile katılan arasında gerçekleşen telefon konuşmalarını, katılan ile aralarında görülen alacak davasına delil olarak sunması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin TCK"nın 132/3. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçları kapsamında değerlendirilebilir ise de, görüşme ayrıntıları dökümünü üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, alacak davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği anlaşılmakla, bu eylem yönünden sanık ...’in beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden sanıklardan sadece ..., ... ve ... yararına yargılama sırasında kendilerini vekaletnameli bir müdafii aracılığı ile temsil ettirdikleri için vekalet ücreti tayini gerekirken, tüm sanıklar için müdafii yararına vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının ikinci parağrafının hükümden çıkarılarak yerine “sanıklar ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, 1.320 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklar ..., ... ve ...’a verilmesine” ibaresi getirilmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Sanık ...’ın, katılan ile arasında gerçekleşen telefon konuşmalarını, katılanın rızası olmaksızın kayda aldıktan sonra, diğer sanıklardan ...’e vererek, sanık ... ile katılan arasındaki alacak davasına, ses kaydı çıktılarının sunulması şeklinde gerçekleşen olayda,
Sanığın, katılanla yaptığı konuşmaları kaydettiğine ve diğer sanıklara bahsettiğine dair ikrarı, sanık ...’in, bahse konu ses kaydının sanık ... tarafından kendisine verildiğine yönelik savunması dikkate alındığında, sanık ...’ın katılanla yaptığı haberleşme içeriklerinin, haberleşmenin muhatabı olan sanık tarafından, konuşma içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan diğer sanıkların huzurunda alenen sanık ..."in bilgisine sunulması eyleminin TCK"nın 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek, üzerine atılı suçtan beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.