12. Ceza Dairesi 2014/15489 E. , 2015/2621 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ..."in, 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 179/3. maddesi atfıyla aynı Kanun"un 179/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 52/4. maddesi gereğince sanığa verilen adlî para cezasının birer ay ara ile 5 eşit taksit hâlinde tahsiline dair.... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2007 tarihli ve 2007/141 esas, 2007/500 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine yapılan inceleme sonucu sanığın, 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 179/3. maddesi atfıyla aynı Kanun"un 179/2, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 25 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5-8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin aynı mahkemenin 05.03.2008 tarihli ve 2007/141 esas, 2007/500 sayılı ek kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine, anılan mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda daha önce verilen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/11. maddesi gereğince kaldırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 179/3. maddesi atfıyla aynı Kanun"un 179/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun"un 52/4. maddesi uyarınca sanığa verilen adlî para cezasının birer ay ara ile 2 eşit taksit halinde tahsiline dair aynı Mahkemenin 05.02.2014 tarihli, 2013/578 esas, 2014/144 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 179/3. maddesi atfıyla aynı Kanun"un 179/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uygulanmak sureti ile verilen 500,00 Türk lirası adlî para cezasının taksitler hâlinde ödenmesine karar verildiği, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanun"un 52/4. maddesinde “Hâkim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” hükmünün yer aldığı, buna göre anılan hüküm nazara alınmak suretiyle taksit miktarı dörtten az olmaması gerektiği halde hükmolunan 500,00 Türk lirası adlî para cezasının iki eşit taksitle ödenmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 24.06.2014 gün ve 43257 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2014 gün ve 2014/250349 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, ...(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli, 2013/578 esas, 2014/144 sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMK"nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, hüküm fıkrasının hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin 8. paragrafındaki, “2 eşit” ibaresinin, “4 eşit” şeklinde değiştirilmesine, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.