20. Ceza Dairesi 2018/4229 E. , 2019/138 K.
"İçtihat Metni"Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Mersin 8.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2017 tarihli ve 2017/255 esas, 2017/439 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 27/04/2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Sanık hakkında, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/04/2012 tarihli, 2012/50 esas ve 2012/80 karar sayılı ilamı ile TCK’nın 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemle tespit edilmesi ve Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması üzerine;
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09/01/2013 tarihli, 2013/592 soruşturma, 2013/136 esas ve 2013/85 sayılı iddianamesi ile; sanığın TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile Mersin (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açıldığı,
2- Yapılan yargılama sonucunda, Mersin (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22/04/2013 tarihli, 2013/56 esas ve 2013/366 sayılı kararı ile; sanığın TCK’nın 191/2.maddesi gereğince bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 07/05/2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve infaza gönderildiği,
3-Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 10/05/2013 tarihli çağrı yazısının sanığa 31/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurduğu, 10/06/2013 tarihinde müdürlükte uyulması gereken kurallar formunun tebliğ edilerek denetim planı hazırlandığı, 13/08/2013 tarihli bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 24/09/2013 tarihli uyarı yazısının 04/11/2013 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, uyarı tebliğine karşın müdürlüğe başvurmaması üzerine dosyanın kapatılarak 21/11/2013 tarihinde savcılığa gönderildiği,
4-Sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine, Mersin (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/06/2014 tarihli, 2014/57 esas ve 2014/545 sayılı kararı ile; TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 12/06/2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
5-Sanığın denetim süresi içerisinde 18/03/2015 tarihinde işlediği hırsızlık suçu nedeniyle Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 07/10/2016 tarihli, 2016/368 esas ve 2016/591 sayılı kararı ile; TCK’nın 141/1,168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14/11/2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
6-İhbar üzerine, kanun yararına bozma istemine konu Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2017 tarihli, 2017/255 esas ve 2017/439 sayılı kararı ile; ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle, “denetimli serbestlik tedbirinin devamına ve ceza verilmesine yer olmadığına” karar verildiği, karara karşı kanun yoluna başvurulmadığı,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2013 tarihli ve 2013/56 esas, 2013/366 sayılı kararını müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle dosyanın ele alınarak yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/06/2014 tarihli ve 2014/57 esas, 2014/545 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda, denetimli serbestlik tedbirinin devamına ve ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin Mersin 8. Ceza Mahkemesinin 12/07/2017 tarihli ve 2017/255 esas, 2017/439 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/11. maddesindeki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, ilk suçun kesinleştiği 12/06/2014 tarihinden sonra denetim süresi içerisinde 18/03/2015 ve 08/06/2015 tarihlerinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”denilerek
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Mersin 8. Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2017 tarihli ve 2017/255 esas, 2017/439 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Yapılan incelemede;
Sanık hakkında Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/04/2012 tarihli, 2012/50 esas ve 2012/80 karar sayılı ilamı ile TCK’nın 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemle tespit edilmesi üzerine;Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09/01/2013 tarihli, 2013/592 soruşturma, 2013/136 esas ve 2013/85 sayılı iddianamesi ile; sanığın TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın kanun yararına bozma incelemesine konu suçu, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/04/2012 tarihli kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği anlaşıldığından;
28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerekmektedir.
D)Karar: Yukarıda açıklanan nedenlere göre;
Sanığın, kanun yararına bozma istemine konu suçu, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/04/2012 tarihli, 2012/50 esas ve 2012/80 karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrası gereğince, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından; Mersin 8. Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2017 tarihli ve 2017/255 esas, 2017/439 sayılı kararına karşı bu yönden de kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na GÖNDERİLMESİNE, 09/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.