
Esas No: 2011/230
Karar No: 2011/297
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2011/230 Esas 2011/297 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 2011/230 E. , 2011/297 K.- EMEKLI AYLIĞI FARKLARININ ÖDENMESI ISTEMIYLE YAPTIĞI BAŞVURU HK
- İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU (2577) Madde 33
- SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU (5510) AFET DURUMUNDA BELGELERİN VERİLME SÜRESİ VE PRİMLERİN ERTELENMESİ
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı : M.H. Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı O L A Y : Davacı İzmir İli, Konak İlçesi, Karabağlar Sinan Camiinde İmam Hatip olarak görev yapmakta iken 15.1.1997 yılında kendi isteği ile emekliye ayrılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, 15.1.1997 tarihinden itibaren almış olduğu emekli ikramiyesi farkının ve emekli maaşlarının farkının ve yasal faizlerinin 15.1.1997-1.3.2009 tarihleri arasında tarafına ödenmesi hususunda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü (Devredilen) ne müracaatta bulunduğunu, müracaatı neticesinde 12 yıllık (15.1.1997- 1.3.2009) maaşlarının farkı, yasal faizi ile emekli ikramiye farkı ve yasal faizi ödenmesi gerekir iken tarafına 1.3.2004-1.3.2009 tarihleri arası esas alınarak 5 yıllık maaş farkları olarak hesabına 1.709,14 TL ödendiğini, emekli maaşında 4. derecenin 8. kademesine tekabül eden 843,37 TL yükseltilerek ödeme yapılmaya başlandığı ancak 12 yıllık (15.1.1997-1.3.2009) maaş farkı ve yasal faizi ödenmesi gerekirken 5 yıllık (1.3.2004- 1.3.2009) maaş farkı ödendiğini ayrıca Emekli ikramiyesi farkı ve yasal faizi de ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. 5 yıllık (1.3.2004- 1.3.2009) maaş farkı ödenmesi de dikkate alınarak 12 yıllık (15.1.1997- 1.3.2009) maaş farkı ve yasal faizi ödenmesine, Emekli ikramiyesi farkı ve yasal faizinin de ödenmesine karar verilmesi istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 16.3.2009 gün ve 395450530 sayılı işlemin iptali ile 15.1.1997-1.3.2009 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan maaş farkı ve emekli ikramiyesi farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açılmıştır. İZMİR 4. İDARE MAHKEMESİ: 22.4.2009 gün ve E:2009/679, K:2009/637 sayı ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” başlıklı 101. Maddesinde; bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin hüküm altına alındığı, bakılan davada, hak sahibi davacıya 15.1.1997-1.3.2009 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan maaş farkı ve emekli ikramiyesi farkının ödenmemesine ilişkin dava konusu uyuşmazlığın yukarıda belirtilen Kanunun ilgili maddelerinin uygulanmasından kaynaklandığı dolayısıyla anılan Kanunun uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün iş mahkemelerinin görevinde olduğundan Mahkemelerinin görevinde olmayan davanın görev yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. İZMİR 1. İŞ MAHKEMESİ: 2.9.2009 gün ve E:2009/443, K:2009/396 sayı ile, davanın davacının emekliliği nedeni ile ikramiyesinde ve aylık maaşında kayba neden olduğundan bahisle zararın tazmini talebine yönelik olduğu, davacının 5434 sayılı Yasa kapsamında Kurum iştirakçisi olup 2577 sayılı Yasının 33/son maddesi gereğince açtığı bu davada görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı tarafından verilen dilekçe ile yeniden İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. İZMİR 2. İDARE MAHKEMESİ: 5.11.2009 gün ve E:2009/1592, K:2009/1729 sayı ile, davacının dava konusu ettiği uyuşmazlığın daha önce İzmir 4. İdare Mahkemesince kesin bir hükümle çözümlenmiş olması karşısında, konusu, sebepleri ve tarafları, aynı olan davanın esasının kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, bununla birlikte davacı tarafından iki ayrı yargı yerince görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle 2247 sayılı Kanun hükümleri uyarınca olumsuz görev uyuşmazlığı çıkarılması isteminde bulunulması gerektiği gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar vermiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Danıştay 11. Dairesi 7.2.2011 gün ve E:2010/4257, K:2011/926 sayı ile, 2247 sayılı Kanunun 15.maddesi uyarınca, davanın taraflarından birinin son görevsizlik kararını veren mahkemeye yapacağı başvuru üzerine dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi ve Uyuşmazlık Mahkemesinin görevli yargı merciini belirten kararı üzerine dosyanın görevli yargı yerince incelenerek karara bağlanması gerektiğinden, bu yönde verilmiş bir Uyuşmazlık Mahkemesi kararı bulunmadan, aynı konuda idari yargı yerinde tekrar açılan davanın incelenmeksizin reddedilmesi gerekirken, görev hususu aşılarak, kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddedilmesinde mevzuata uygunluk bulunmamakta ise de, değinilen hususun sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile sonucu itibariyle onanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacının İzmir 1. İş Mahkemesine başvurması üzerine dava dosyaları Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Sedat ÇELENLİOĞLU ve Ayhan AKARSU’nun katılımlarıyla yapılan 19.12.2011 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının; davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilen hükmün aksine, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası temin edilmeden gönderildiği görülmekte ise de; Başkanlık yazısıyla, idari yargı dosyasının Mahkemesinden istenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet AKKAYA’nın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, imam hatip olarak görev yapmakta iken 15.1.1997 tarihinde emekliye ayrılan davacının, emekli aylığına esas derecede ve kademesinin davalı idarece yükseltilerek geriye doğru 5 yıllık emekli aylığı farkının ödenmesi üzerine, emekli olduğu tarihten itibaren emekli aylık farkları ile emekli ikramiyesi farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 5510 sayılı Yasanın 101. maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde: bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür"; 104. maddesinde "Bu Kanunla yürürlükten kaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara yapılan atıflar ile ilgili mevzuatında emeklilik, malullük, vazife malullüğü ve sosyal sigorta haklarına, yardımlarına ve yükümlülüklerine, iştirakçiliğe ve sigortalılığa, dul, yetim ve hak sahipliği şartlarına, emekli ikramiyesine, ek ödemelere, sağlık hizmetleri veya tedavi bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılan atıflar bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmış sayılır. ..." denilmiştir. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun, Emekli Keseneğine Esas Tutulacak Aylık, Ücret ve Ödenekler Başlıklı 15.maddesi; Emekli Keseneklerinin Kesilme ve Sandığı Gönderme Şekli başlıklı 16 ilâ 19.maddeleri, Emekli Aylığı Bağlanacak Haller başlıklı 39.maddesi, Emekli Aylığı başlıklı 41 ilâ 43.maddeleri, Emekli Keseneklerinin Geri Verilmesi başlıklı 8 ilâ 88.maddeleri ve Emekliliğe ilişkin diğer maddeleri 5510 sayılı Yasanın 106.maddesi ile yürürlükten kaldırılmış bu madde 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinde, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım işçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir. ..." denilmiştir. Anılan maddenin atıfta bulunduğu Yasanın 4. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendinde Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; "Kamu idarelerinde; 1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar, 2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili Kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar" hükmü getirilmiş; maddede "Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar, b) Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri, c) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikalar ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne ayrılanlar, d) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar, e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler, hakkında uygulanır" denilmiştir. Öte yandan Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ila 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir"; ikinci fıkrasında, “bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulananlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” beşinci fıkrasında "Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/6/2010-5997/10 md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir." denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının İzmir İli, Konak İlçesi, Karabağlar Sinan Camiinde İmam Hatip olarak görev yapmakta iken 15.1.1997 tarihinde 5.derecenin 9’uncu kademesinden Emekli Sandığı Kanunu hükümleri gereğince kendi isteğiyle emekli olduğu; ancak 2009 yılına gelindiğinde emekli maaşının ve emekli ikramiyesinin 4.derecenin 8.kademesi esas alınarak işlem yapılması gerektiğini tespit etmesi üzerine 20.1.2009 tarihinde davalı kuruma yaptığı başvurusunda: emekli olduğu tarihten bu yana maaş farklarının yasal faiziyle hesaplanarak tarafına ödenmesi ve bu konudaki mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığının 5.3.2009 gün ve 918052 sayılı işlemi ile intibakının 5 yıl geriye gidilerek 4.derecenin 8.kademesi + 650 ek göstergeye yükseltildiği; ancak davacı 12 yıllık (15.1.1997-1.3.2009) maaşlarının farkı, yasal faizi ile emekli ikramiye farkı ödenmesi ve yasal faizi ödenmesi gerekirken, beş yıllık maaş farkının ödendiği ve emekli maaşının 4.derecenin 8.kademesine yükseltilerek ödeme yapılmaya başlandığı; ancak davacı tarafından ayrıca emekli ikramiyesi farkı ve yasal faizi de ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığı öne sürülerek, aksi yönde tesis edilen 16.3.2009 gün ve 395450530 sayılı işlemin iptali ile, beş yıllık (1.3.2004-1.3.2009) maaş farkı ödemesi de dikkate alınarak 12 yıllık (15.1.1997-1.3.2009) maaş farkı ve yasal faiz ödenmesine, emekli ikramiyesi farkı ve yasal faizinin de ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın, emekliliğin gerçekleştiği (aylığının bağlandığı) tarihin 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce olduğu ve Kanunun 101. maddesinde, anılan Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun Hükümlerinin uygulanması ile ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği belirtilmiş ise de, 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi uyarınca bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kuralı gözetildiğinde, 5434 sayılı Kanunun iştirakçisi iken emekli olan davacı sigortalıya bağlanan aylığının yeniden düzenlenmesi kamu gücüne dayanan, re"sen ve tek yanlı olarak tesis edilen idari işlemler niteliğini taşıdığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlığını taşıyan 2. maddesinin değişik (1/a). bendine göre, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının idari davalardan olduğu ve görüm ve çözümünün idari yargı yerlerinin görevine girdiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi"nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 22.4.2009 gün ve E:2009/679, K:2009/637 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 19.12.2011 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.