20. Hukuk Dairesi 2015/12965 E. , 2015/12008 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 21/04/2015 günlü hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar İlhan ve ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 01/12/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacılar İlhan ve ... ile diğer taraftan davalı ... vekili Av. ... ... ve davalı ... Yönetimi vekili Av.... ... Kurt geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... köyü 256 ada 10 parsel sayılı 669,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile belgesizden davacılar adına tesbit edilmiştir. Davacılar, taşınmazın 4596 m2 olduğu halde, kendilerine 669 m2 kısmının verildiği, gerisinin bitişikteki ... parseli içinde kaldığı iddiası ile ... Yönetimini hasım göstermek suretiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, davacılar İlhan ve ... tarafından temyizi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/10/2012 tarih ve 2012/3704 - 10912 sayılı kararı ile “Dava dilekçesinde dava konusu edilen 256 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, davacılara ait olduğu, bu parselin tesbit maliklerine karşı dava açılması gerektiği gerekçesiyle dava reddedilmişşe de; davacıların kendilerine ait taşınmaza dava açmasında hukukî yararı bulunmadığı, aslında dava edilmek istenen taşınmazın bitişikteki ... parseli olduğu, davacıların parsel numarasında maddi hata yaptığının anlaşıldığı açıklandıktan sonra mahkemece kanunî hasım durumunda olan ... de davaya dahil edilerek keşifte dava edilmek istenen taşınmaz gösterildiğinden fen bilirkişiden parsel numarası sorulup, tutanak aslının getirtilmesi, davaya bu parsel yönünden devam edilip işin esası hakkında bir hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilâmına uyduktan sonra; dava edilen taşınmazın 256 ada 10 sayılı parsel bitişiğindeki 260 ada 1 numaralı ... parseli olduğu saptanmış ve bu parsel hakkında tutanak düzenlenmediği, ... kadastrosunun ise 26/05/1999 tarihinde ilân edilelerek kesinleştiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşerek dava dosyası asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır.
Asliye hukuk mahkemesince davacıların kendi adlarına tesbit gören 256 ada 10 parsel sayılı bahçe vasıftaki taşınmazın yüzölçümüne itiraz ettikleri, bu parsel her ne kadar adlarına tesbit görmüş ise de komşu 260 ada 1 ... parseli lehine eksik ölçüldüğünü ileri sürdükleri, istekleri Yargıtay bozma kararı doğrultusunda amaçsal yorumlandığında adlarına tesbit gören 256 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesi olduğu, bu durumda kadastro mahkemesinde görülen davanın konusunun eksik ölçüldüğü iddia edilen davacılar parseli olduğu, kadastro mahkemesinin dava konusu parseli hatalı yorumlayarak 260 ada 1 nolu ... parseli kabul ederek görevsizlik kararı vermesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, davacılar İlhan ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/04/2014 gün ve 2014/1607 - 4339 sayılı ilâmıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; “Kadastro mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak çekişmeli yerin 260 ada 1 numaralı ... parselinin bir bölümü olduğu belirlenmiştir. Dava bu bölüme yönelik kadastro tesbitine itiraz şeklinde açılmışsa da dosya içeriğinden bu parselin yörede yapılıp kesinleşen ... kadastro sınırları içinde kalması nedeniyle tutanağı düzenlenmeksizin 3402 sayılı Kanunun 22/son maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro mahkemesi tutanağı düzenlenmeyen yere ilişkin tescil kararı veremeyeceğinden davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Mahkemece, işin esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle görevsizlik kararı verilmiş olması usûl ve kanuna aykırıdır.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar İlhan ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1997 yılında yapılıp 26/05/1999 tarihinde ilân edilerek kesinleşen ... kadastrosu ile 2/B madde uygulaması, daha sonra da 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları vardır.
Yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Mahkemece çekişmeli Kızılcaçukur köyü 260 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, içinde bulunduğu kadastro pafta örneği, ... tahdidine ilişkin tüm belgeler, davacının dayandığı Haziran 1998 tarih 1 numaralı tapu kaydı tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif yapılmış, dayanak tapu kaydı keşifte uygulanmamış, davacı tanıkları dinlenmemiştir. Ayrıca, hükme dayanak ... bilirkişi raporu, kadastro paftası ile memleket haritası aplikesi yapılmamış olması nedeniyle denetlenemediği gibi uygulandığı belirtilen hava fotoğrafının tarihinin açıklanmamış olması ve stereoskopik incelemeye tâbi tutulmamış olması nedeniyle hükme yeterli değildir.
Mahkemece, çekişmeli 260 ada 1 sayılı parselin tapu kaydı ve içinde bulunduğu kadastro pafta örneği, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, yörede 1997 yılında yapılıp 1999 yılında kesinleşen ... kadastrosu ve 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri ... tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı ... tahdit harita örneği, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve... ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman ... yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç ... mühendisi ve bir harita mühendisi yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ...dan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ...dan yer kazanılamayacağı; öncesi ... olan bir yerin üzerindeki ... bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt ... toprağının ... sayılan yer olduğu düşünülmeli; fen ve uzman ... bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, ... veya ...dan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ...dan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli, tapu kaydı miktarı hesaplanırken taşınmaz sınırında bulanan ve davacı/davacılar adına tespit edilen taşınmazların yüzölçümü dikkat alınmalı; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... ve ...’ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca 6100 sayılı HMK"nın 297/1-ç ve aynı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK"nın 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, temyiz harcının istek halinde iadesine 01/12/2015 günü oy birliği ile karar verildi.