3. Hukuk Dairesi 2021/1390 E. , 2021/10831 K.
"İçtihat Metni"ANKARA 6. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak, maddi ve manevi tazminat davasında; alacak talebinin kısmen kabulüne, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat ve alacak talebinin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile 24/11/2011 başlangıç tarihli pilotluk eğitimine ilişkin sözleşme imzaladığını, sözleşmeye göre eğitimin 12-18 ay içerisinde tamamlanmasının taahhüt edildiğini, ancak eğitimin 29 ayda tamamlandığını, eğitim süresinin uzun sürmesi nedeniyle pilot olarak işe geç başladığını, davalı tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; ayıplı hizmet nedeniyle şimdilik 1.000 TL bedel indiriminin, uğradığı zararlar ile yoksun kaldığı kazanca ilişkin olarak 1.000 TL maddi tazminatın ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedelde indirim talebini 62.452,44 TL, maddi tazminat talebini ise 204.733,86 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı; davacının eğitimi devam ettiği sırada çok fazla izin alması ve uçuşlarda başarısız olması nedeniyle eğitim süresinin uzadığını, ayıplı hizmetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, ayıplı hizmet nedeniyle davacının bedelde indirim isteminin kabulüne, 62.452,44 TL alacağın davalıdan tahsiline, ispatlanamayan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; tarafların istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının manevi tazminat talebinin reddine, ayıp nedeni ile bedelde indirim ve maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 1.000 TL ayıba dayalı indirim bedelinin ve 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) 6763 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK"ya eklenen ek 1. madde uyarınca; aynı Kanun"un 362 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 01/01/2020 tarihinden itibaren 72.070 TL’ye çıkartılmıştır.
İstinaf incelemesi sonucunda verilen karar, karar tarihi itibariyle davalı açısından kesin niteliktedir. HMK"nın 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun"un 352 nci maddesi uyarınca, kesin olan kararlar hakkında Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Buna göre, davalının temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3) Davacının davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; karar tarihi itibariyle geçerli olan AAÜT 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmü yer almaktadır. Somut olayda; davanın kısmen kabulü ile 1.000 TL maddi tazminatın ve ayıplı hizmet nedeniyle 1.000 TL"nin hizmet bedelinden indirimin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda bölge adliye mahkemesinci; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı lehine 1.700 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu 27.013,04 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması HMK"nın 370 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararının mükerrer olarak yazılan (8) nolu bendinde yer alan " 8-İstinaf karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince bedelde indirim ve maddi tazminat davası için belirlenen 27.013,04 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine " 8-İstinaf karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13. maddesinin 3. fıkrası gereğince bedelde indirim ve maddi tazminat davası için belirlenen 1.700 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine," bendinin yazılmasına kararın, düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.