Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/1261
Karar No: 2016/6724
Karar Tarihi: 26.04.2016

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/1261 Esas 2016/6724 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2016/1261 E.  ,  2016/6724 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi :İş Mahkemesi


    Rücuan tazminat davası ve yersiz ödemelerin tahsiline ilişkin birleşen davanın bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesini tarafların avukatlarının istemesi ve birleşen davanın davalılarının avukatlarının duruşma talep etmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.04.2016 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı ... adına Av. ..., davalı ... adına Av. ... ile karşı taraf adına ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunanların açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
    1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan davanın reddine ilişkin hükmün ONANMASINA;
    2-)Birleşen davaya ilişkin davalıların avukatlarının temyiz itirazlarına gelince;
    A-)Uyuşmazlığın meydana geldiği 20.09.1997 tarihinde yürürlükte bulunan ve davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 11. maddesine göre iş kazası;
    "a)Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
    b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
    c)Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
    ....Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay" olarak tanımlanmıştır.
    Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 506 sayılı Kanunun 2. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 506 sayılı Kanunun 11. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
    Bu yönde, 506 sayılı Kanun"un 2. maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c) Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur.
    Olayın iş kazası olarak kabul edilmesi halinde; 506 sayılı Kanun gereğince sigortalıya/hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması temin edilir. Bu yönde, Kurum ve kazalı arasında doğan ve sonuçta olayın işkazası olup olmadığının belirlenmesiyle nihayetlenen davaların; işverenin hak alanını ilgilendirdiği aşikardır. Zira, olay, işkazası ise işkazası sigorta kolundan kazalıya/haksahiplerine sosyal sigorta yardımı yapılacak ve bu nedenle ortaya çıkan Kurum zararının, kusurlu ise kusuru oranında işverenden tazmini istenecek; olay, işkazası değil ise kazalıya/haksahiplerine sosyal sigorta yardımı yapılması sözkonusu olmayacaktır.
    Öte yandan, bekletici sorun (mesele-i müstehire), görülmekte olan bir davayı doğrudan ilgilendiren bir konunun derdest başka bir davada görülmesi halinde, davanın karara bağlanması için o dava sonucunun beklenmesi zorunluluğu veya gereğini ifade eder. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Bekletici sorun başlıklı 165. maddesine göre, "Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir." hükmünü içermektedir.
    Eldeki davaya konu somut olayda sürekli işgöremezlik kaybına uğraması nedeniyle sosyal sigorta yardımı alan davalı kazalı ..."un, davaya konu olayın, işkazası olup olmadığının tespitine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ile işverene/işverenlere yönelik işkazası tespiti davası açması için süre verilmeli; dava açılması halinde bu durum eldeki davada bekletici mesele yapılmalı ve bu dava sonrasında yapılacak değerlendirme sonucundaki araştırma ve inceleme çerçevesinde bir karar verilmelidir.
    B-)Öte yandan, 506 sayılı Kanunun Muayene için verilecek belge başlığını taşıyan 90. maddesindeki, "İşveren, işkazası meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde, sigortalının kazancını ve prim ödeme gün sayılarını göstermek üzere örneği Kurumca hazırlanacak belgeyi düzenleyerek sigortalıya vermekle yükümlüdür. İşveren, 35 ve 40 ncı maddelerde öngörülen 120 günlük prim şartını yerine getirmiş olan sigortalının karısı ve geçindirmekle yükümlü olduğu çocukları ile sigortalı kadının geçindirmekle yükümlü olduğu kocası ve çocuklarının, hastalıkları halinde, sağlık yardımlarından yararlandırılmalarını sağlamak ve altı ay için geçerli olmak üzere prim ödeme gün sayılarını gösterir örneği Kurumca hazırlanacak belgeyi, talebi halinde, düzenleyerek sigortalıya vermekle yükümlüdür.
    Yukarıdaki fıkralarda yazılı belgelerdeki bilginin eksik veya yanlış olması sebebiyle, sözü edilen fıkralarda belirtilen kimseler için Kurumca yersiz olarak yapılan her türlü masraflar işverene ödetilir." hükmünün tedavi masrafları ile geçici işgöremezlik ödeneklerini kapsadığı gözetilerek; bekletici meseleye ilişkin yapılan açıklamalar çerçevesinde ..."nun sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
    C-)Ayrıca belirtilmelidir ki, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlığını taşıyan 96. maddesinin 1. fıkrasında, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta
    olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
    a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
    b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır….” hükmü yer almakta olup; 5510 sayılı Kanunun geçici maddelerinde yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
    Bu nedenle, 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmekte olup, eldeki davada bu hükmün değerlendirilmesi gerekir.
    Mahkemenin, bu maddi ve hukuki olguları gözetmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, davalılar avukatları yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi