12. Ceza Dairesi 2014/8335 E. , 2015/2105 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK"nın 89/1, 89/2-d, 62/1, 53/6. maddeleri
gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazların incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK"nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, dosya içeriğine göre ustabaşı olduğu anlaşılan sanığın bu faliyetinin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı gözetilmeden, sanığın çalışma özgürlüğünü kaldıracak şekilde "Sanığın TCK"nın 53/6. maddesi gereğince ustabaşılık mesleğini yapmaktan yasaklanmasına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki hüküm fıkrasından TCK"nın 53/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... hakkıdaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklardan ... ve ..."un sahibi olduklar... Ocağında işçi olarak çalışan katılanın mermer kesme makinasını hazırladığı sırada yakınında bulunan ve mermer kesmede kullanılan bir başka makinedeki elmas telin kopması sonucu, telden fırlayan boncuklardan birinin önce mermer bloğa çarpıp oradan sekerek katılanın boynuna çarpması sonucu katılanın yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralandığı olayda; hakkındaki beraat hükmü temyize gelmeyen sanık ..."ın fenni nezaretçi maden mühendisi olup mermer ocağını periyodik olarak denetlediği, 29.12.2009 tarihli denetleme tutanağında elmas tel kesme makinasının arkasına konulan tahta paravanın gerekliliğini ve çalışan makinanın arkasından geçilmemesi gerektiğini anlattığı, 29.11.2009 tarihli ve daha önceki denetleme tutanaklarında eskiyen paravanların yenilenmesi gerekliliğini belirttiği, olay günü tutulan olay yeri inceleme tutanağında olayın meydana geldiği makinanın arkasında 2 metre yüksekliğinde tahta paravan olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında; olayın meydana geldiği makinada koruyucu paravanın kullanıldığı, maden mühendisi teknik uyarıları ile önlemlerin alındığı iş yerinde işçilerin başında ustabaşı ..."ın bulunduğu, sanık ..."ın savunmaların da makinaların bakımından ve işçilerin hangi makinalarda çalışacaklarından kendisinin sorumlu olduğunu açıkça beyan ettiği de göz önünde bulundurulduğunda; katılanın çalışan mermer kesme makinasının arkasında bulunması nedeniyle olaya maruz kaldığı, işçilerin çalışan makinanın arkasında bulunmasını fiilen işçilerin başında bulunan sanık ..."ın engellemekle yükümlü olduğu, belirtilen hususta şirket sahibi sanıklar ... ve ..."a cezai anlamda yüklenebilecek kusur bulunmadığı gözetilmeksizin, sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.