Abaküs Yazılım
23. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/8048
Karar No: 2016/6161
Karar Tarihi: 11.05.2016

Güveni kötüye kullanma - Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/8048 Esas 2016/6161 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, katılana ait kamyona kestane yükledikten sonra aşırı yük sebebiyle bir rampadan çıkamayınca yardım teklif etmiş ve kabul edilmiştir. Ancak sanığın yüklere tamamen el koyması sonucu katılanın zarar gördüğü iddia edilmiştir. Sanık suçlamayı kabul etmiş, katılanın beyanı ve tanık anlatımları doğrultusunda sanık güveni kötüye kullanma suçundan mahkum edilmiştir. Mahkeme TCK'nın 155/1, 168/2, 62/1, 50 ve 52 maddeleri gereğince sanığa 1.500 TL adli para cezası vermiştir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun da belirttiği gibi, adli para cezasının alt sınırının mutlak surette hapis cezasının alt sınırına eşit olması zorunlu değildir. Ancak bu durum yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden yapılmışsa bozulabilir. Bu nedenle mahkeme kararı, hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen adli para cezasının alt sınırının üzerinde belirlendiği için bozulmuştur. Hüküm fıkrasından 180, 90, 75 gün ve 1500 TL terimleri çıkartılarak yerine sırasıyla 5, 2, 1 gün ve 20 TL yazılarak hüküm düzeltilmiştir. Kanun maddeleri: TCK'nın 155/1, 168/2, 62/1, 50 ve 52.
23. Ceza Dairesi         2015/8048 E.  ,  2016/6161 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Güveni kötüye kullanma
    HÜKÜM : TCK"nın 155/1, 168/2, 62/1, 50, 52 maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası


    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Katılanın kendine ait kamyona kestane yükleyerek tanık...ile seyir halinde olduğu sırada, aşırı yük sebebiyle ... ilçesi ...mevkiinde bulunan rampadan çıkamadıkları, sanığın kamyonetiyle katılanın yanına gelerek, yardımcı olmayı teklif ettiği, katılanın kabulü ile yükün 1300 kg kadarı tekrar ...köyünde geri alınmak üzere sanığın aracına yüklendiği, olay yerinden ayrılan sanığın ortadan kaybolduğu, kestaneleri geri vermeyerek teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğu iddia olunduğu olayda, sanığın tevil yollu ikrarı, katılanın istikrarlı beyanı, tanık anlatımı, duruşmadaki teşhis işlemi, fotoğraflar ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Katılana, sanığın zararı giderip gidermediği sorulmadan TCK"nın 168/2. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 180 gün olarak tayin edilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "180 gün", "90 gün", “75 gün” ve "1500 TL." terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "2 gün" , “1 gün” ve "20 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi