Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/5219
Karar No: 2009/6377

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/5219 Esas 2009/6377 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, kayden maliki olduğu taşınmazda bulunan dairenin davalı oğlu tarafından haklı bir neden olmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, davalının haklı bir nedeni olmaksızın taşınmaza elattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak daha sonra davacının ölmesi ve davalının mirasçılar arasına girmesi sonucunda, paydaş durumuna geldiği görülmüştür. Bu durumda, çekişmeli taşınmazda paydaş durumuna gelen davalı ile ilgili çekişmenin Türk Medeni Kanunu'nun 688. maddesi ve devam eden düzenlemeleri gereğince paylı mülkiyet hükümlerinin uygulanması ile giderileceği belirtilmiştir. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşların, payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebileceği, ancak paydaşın kullandığı bir kısım yer varsa bu durumda elatmanın önlenmesi davasının dinlenmeyeceği vurgulanmıştır. Ayrıca, tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamayacağı, paydaşlar arasında harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının var olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması gerekti
1. Hukuk Dairesi         2009/5219 E.  ,  2009/6377 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : PENDİK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 27/12/2007
    NUMARASI : 2005/664-2007/474

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, kayden maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 2.katındaki dairenin davalı oğlu tarafından haklı bir neden olmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
    Davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, kayden davacıya ait taşınmaza davalının haklı bir nedeni olmaksızın elattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi  raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
                                                    
    Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup, mahkemece kayda üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karardan sonra eksiğin tamamlatılması suretiyle getirtilen belgelerden davacının karardan sonra öldüğü ve böylece davalının da mirasçılar arasına girdiği görülmüştür.
    Bu durumda, davalının çekişmeli taşınmazda paydaş durumuna geldiği, oluşan bu yeni duruma göre davada taraflar arasındaki çekişmenin Türk Medeni Kanununun 688.maddesi ve devam eden düzenlemeleri gereğince paylı mülkiyet hükümlerinin uygulanması suretiyle giderileceği kuşkusuzdur.
    Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamıyan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. 
     Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir. Bilindiği üzere M.K.nun 706, B.K.nun 2l3, T.K.nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya  fiili taksim  ile  payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz.  Nevarki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak ( fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, " akte vefa" kuralının yanında Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pekçok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır. 
    O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, M.K.nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.     
    Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
    Öyleyse, davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  04.06.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

     

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi