12. Ceza Dairesi 2014/9124 E. , 2015/1787 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinde, jandarma görevlileri tarafından, ... İli, Sultandağı İlçesi, ..Köyü,.. Gölü su toplama alanı içerisinde bulunan, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 01/07/1992 tarih ve 1368 sayılı, yine aynı Kurulun 29/04/2008 tarih ve 585 sayılı kararları ile belirlenen 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan taşınmazın sanık ... tarafından traktörle sürüldükten sonra, araziye ekim yapıldığının tespit edildiği, sanık ..."in savunmasında, suça konu taşınmazı sanık ..."den kiraladığını, sit alanı içerisinde bulunduğunu bilmediğini beyan ettiği, sanık ..."nın soruşturma aşamasında alınan savunmasında, sanık ..."den önce söz konusu araziyi kendisinin ekip biçtiğini beyan ettiği halde yargılama aşamasında söz konusu araziyi hiç ekmediğini, sanık ..."in ise dava konusu taşınmazın sit alanı içerisinde bulunduğunu bilmediğini ifade ettiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan çevre ve ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, sanıkların eylemleri neticesinde doğal yapısının tahrip edildiği, bu tahrip ile bölgede yetişen endemik ve epidemik bitkilerin doğal ortamlarında yetişmelerinin engellendiği, bunun da ekosistem, çevre ve doğal yaşama zararlı olduğu hususlarının belirlendiği anlaşılmakla,
1-Sanık ..."in beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın suç kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine, sanığın mahkumiyeti gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ..."in beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ..."nın beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, mahkemece yapılan araştırma neticesinde dava konusu yerin sit alanı olarak tespit ve tesciline ilişkin .... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29/04/2008 tarih ve 585 sayılı kararının mahallinde ilan edildiğine dair ilan tutanağının dosya kapsamında mevcut olduğu, sanıklar ... ve ..."nın ilanın yapıldığı bölgede yaşadıkları, bu nedenle sanıkların suça konu bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığını bilmediklerine dair savunmalarının itibar edilebilir mahiyette olmadığı, ayrıca suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanunun 65/b ve karar tarihinden sonra yürürlüğü giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1 maddesinde düzenlenen koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale bulunma suçunun maddi unsurunun, sit alanında inşai ve/veya fiziki müdahalede bulunmak olduğu, suçun oluşması için eylemin hem inşai ve hem fiziki müdahale teşkil etmesinin gerekmediği, başka bir anlatımla yalnızca fiziki veya yalnızca inşai müdahale teşkil eden eylemlerin de anılan suçu oluşturacağı, ayrıca Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun, “Doğal (Tabii) Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları” ile ilgili 19/6/2007 tarih ve 728 sayılı ilke kararı uyarınca 1. derece doğal sit alanları bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlar olup, bu alanlarda, bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulmayacağı, bu itibarla, sanık ..."in sit alanı sınırları içerisinde yer alan dava konusu taşınmazı traktör ile sürmek ve ekim yapmak suretiyle fiziki müdahalede bulunduğunun sübuta erdiği, bu itibarla, 2863 sayılı Kanunun 65/1-2 maddesi uyarınca cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeksizin, diğer sanık ... hakkında ise öncelikle kolluk marifetiyle suça konu tarlanın sanık ..."den önce sanık ... tarafından kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak, yine sanık ... tarafından bahse konu taşınmazın sürülüp ekilmek suretiyle kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise hangi tarihlerde adı geçen sanığın kullanımında olduğu hususlarında sanık ..."in ayrıntılı olarak beyanın tespiti ile adı geçen sanığın savunmasının doğruluğu saptandıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği nazara alınmaksızın, mahkemece “sanıkların, suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğini savunması ve bunun aksine bir delil elde edilememesi, ayrıca sanıkların eyleminde inşai bir müdahale niteliği bulunmaması ve yalnızca fiziki müdahalenin de mevcut yasa hükmü karşısında cezai yaptırıma bağlanmamış olması nedeniyle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı” şeklinde hatalı gerekçe ve eksik araştırmaya dayalı olarak beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar ... ve ..."nın beraatlerine ilişkin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.