Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5188
Karar No: 2019/1739
Karar Tarihi: 04.03.2019

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/5188 Esas 2019/1739 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2017/5188 E.  ,  2019/1739 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/10/2016 tarih ve 2014/1067 E. - 2016/775 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 24/05/2017 tarih ve 2017/241-2017/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacılar vekili, müvekkili ... TV Digital Platform İşl. AŞ nin "DSmart" markası ile 2007 yılından beri ödemeli yayıncılık pazarında faaliyet gösterdiğini, diğer davacının ise, bu markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi olduğu Sabah Gazetesinde yer alan 19.12.2013 tarihli ilanda, müvekkilinin kişilik hakları ve ticari itibarının saldırıya uğradığını, 10.06.2014 tarihli ilanın da aynı şekilde olduğunu, 10.06.2014 tarihli ilanda kurul kararının çarpıtıldığının RTÜK"ün 11.06.2014 tarihli tekzip metninde de belirtildiğini, 6102 sayılı TTK"nın 58. maddesi uyarınca davalıların sorumlu oldukları ve eylemlerinin TTK"nın 55. maddede düzenlenen şekilde, gereksiz yere incitici açıklamalarda bulunmak yoluyla haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men"ine, oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, tecavüzün önlenmesine, 19.10.2013 tarihli yayın için 50.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi, 10.06.2014 tarihli yayın için 50.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın her bir yayın tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, hükmün tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına karar verilmesini istemiştir.
    Davalı vekili, husumetin davaya konu ilanları veren ihbar olunan şirkete yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu ilanları, içeriklerinin doğruluğu hususunda gerekli dikkate ve özeni gösterdikten sonra yayınlama yoluna gittiğini, söz konusu ilanlarda davacının ticari itibarına zarar verecek tarzda her hangi bir ibarenin yer almadığını, 19.12.2013 tarihli ilanın, yetkili kurumların göreve çağrılmasından, 10.06.2014 tarihli ilanın ise, RTÜK’ün, Dsmart’ı, mevzuat hükümlerine uygun davranmaya davet ettiği kararının yayınlanmasından ibaret olduğunu,10.06.2014 tarihli ilana ilişkin olarak RTÜK tarafından yayınlanmış bir tekzip metni bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    İhbar olunan vekili, davanın reddini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu ilanların bütün olarak incelenmesi halinde, davacı yanın aboneleri nezdinde firmanın kendilerini aldattığını düşündürecek anlamlar içerdiği şeklinde yorumlanabileceği ancak, bu ifadelerin aynı zamanda yetkilileri göreve çağırmak ve uyarı nitelikli olarak değerlendirileceği, tüm dosya kapsamı deliller dikkate alındığında dava konusu ilanların bir tür uyarı olarak değerlendirilmesinin uygun bulunduğu, davacı yanın bu ilanlardan dolayı haksız rekabetten kaynaklı zarara uğradığını belirtmiş ise de, bu nedenle zarara uğratıldığının kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Karara karşı, davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 6102 sayılı TTK"nın 58/1 maddesi hükmüyle, haksız rekabetin basın vasıtasıyla işlenmesi halinde sorumluluğun hangi koşullarda kimlere ait olduğunun düzenlendiği, zikredilen madde uyarınca, aynı Kanun’un 56/1. maddesinde düzenlenen davaların ancak yazı sahibi veya ilan veren aleyhine açılabileceği, dosya içeriğine göre, davalı şirkete ait gazetede yayınlanan ilanlarla ilgili olarak ilan sahibi olan Sinema Televizyon Yayıncılık ve Prodüksiyon A.Ş hakkında ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/397 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı dolayısıyla ilan verenin kim olduğunun davacılar tarafından bilindiği, bu itibarla TTK’nın 56/1 maddesinde sayılan davalardan olan işbu davanın söz konusu ilanların yayıncısı olan davalı şirkete yöneltilemeyeceği, TTK"nın 56/d bendine göre, haksız rekabet halinde maddi tazminata hükmedilebilmesi için kusurun varlığı şart olduğu, Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik’in “Yükümlülük” başlıklı 21. maddesinin “Reklamı yayımlayan, nakleden veya dağıtan veya sunan mecra kuruluşları veya aracıları reklamın kabulünde ve kamuoyuna sunulmasında gereken dikkat ve özeni göstermek zorundadır.” hükmünü havi olduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyeti raporunda ilanlar nedeniyle davacıların zarara uğradıklarının tespit edilemediği, dava konusu yapılan 19.12.2013 tarihli ilanın, ilan veren tarafından D-SMART’ın yapacağı yeniliğin haksız bir uygulama olduğu konusunda yetkilileri konu ile ilgilenmeleri konusunda uyarmak olarak değerlendirildiği, buna göre davalının reklamın kabulünde ve kamuoyuna sunulmasında gereken dikkat ve özeni göstermediği kabul edilemeyeceği gibi kusurundan da söz edilemeyeceği, 10.06.2014 tarihli ilanın ise; ... TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş. unvan ve D-SMART logolu platform işletmecisi kuruluştan şifreli kanallar için tarife istenmesine, kuruluşun söz konusu hizmetin verilmesinde hiç kimseye ayrımcılık yapılmamasına ilişkin RTÜK’ün 42 numaralı kararının ilanından ibaret olduğu, RTÜK tarafından verilen bir karar ilişkin ilanın yayınlanmasından dolayı davalıya kusur izafe edilmesi ve davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarının kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
    1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihbar olunan şirket tarafından davalı şirkete ait gazetede yayınlanan dava konusu ilanlarda haksız rekabet teşkil edecek her hangi bir ifade bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ise, bölge adliye mahkemesi tarafından, 6102 sayılı TTK’nın 58/1 maddesi hükmüne göre, işbu davanın yazı veya ilan sahibine açılması gerektiği, ilanın yayıncısı olan davalı şirkete karşı açılmayacağı, mahkemenin söz konusu ilanlarda yer alan ifadelerin haksız rekabet teşkil etmediği şeklindeki görüşünün de isabetli olduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
    6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmış, aynı Yasa’nın 353/1-b-2 maddesiyle ise, bölge adliye mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesi kararının eksik ya da hatalı bulan veyahut davanın esası hakkında farklı gerekçelerle bir karar verilmesi gerektiğine hükmeden bölge adliye
    mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp, esas hakkında yeniden hüküm kurması gerekmektedir. Aksi hal 6100 sayılı HMK ile benimsenen istinaf sistemine aykırılık oluşturacağı gibi, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi gerekçeleri arasında çelişki oluşmasına da sebebiyet verebilecektir.
    Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, ilk derece mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu inceleyen bölge adliye mahkemesince, husumete ilişkin değerlendirmeler yapılarak, işbu davada husumetin davalı şirkete yöneltilemeyeceği tespitine yer verildiği ve akabinde de başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bölge adliye mahkemesinin kabul şekli göz önüne alındığında, bu durumda, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle, bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinden farklı gerekçeye yer verilmesine karşın kararın gerekçesi ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
    2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 04/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi