23. Hukuk Dairesi 2011/5026 E. , 2012/3914 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, 23.05.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulunun ibra edildiğini ve fakat yönetimle ilgili açılmış olan ceza ve hukuk davaları hakkında genel kurula ayrıntılı bilgi verilmediğini, ibranın yasal olmadığını, denetim kurulu ibrasında da davacıların muhalefetlerinin dikkate alınmadığını, 2008 yılı bilançosunda, kooperatif zarar etmediği halde zarar etmiş gibi gösterildiğini, otel, fuar ve sağlık ocağı arsalarının satışı konusunda yönetime yetki verilmesinin Kooperatifler Kanununun 42. maddesine aykırı olduğunu, gündem maddeleri arasında gayrimenkul satışı ile ilgili bir maddesi olmamasına rağmen görüşme yapıldığını, verilen yetkinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olması nedeniyle yerinde olmadığını, ayrıca bazı gündem maddeleri görüşülürken nisabın düştüğünü ileri sürerek, 23.05.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında 3,4,5,6,7,8,9,10,11 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, açılan davalar hakkında genel kurulda bilgi verildiğini,yönetim kurulunun azli veya göreve devamı konusunda yeterli oy çokluğu ile karar verildiğini, tüm davaların yönetim kurulu çalışmalarında yer aldığını, yönetim ve denetim kurulunun yeter oy çokluğu ile ibra edildiğini, sunulan bilançonun aktif ve pasifinin eşit olduğunu,bilançoda gözüken zararın inşaat maliyetlerinden ve tapu temliki sırasında ortakların ödeme tutarları üzerinden fatura düzenlenmesinden kaynaklandığını, gündemin 9. maddesinde inşaat işlerinin yaptırılma yönteminin belirlenmesinin ve satış yetkisinin Kooperatifler Kanununun 42. maddesine uygun olarak görüşülerek karara bağlandığını, gündemin 11. maddesi görüşülürken ortakların dağıldığını ve nisabın düşmüş olduğunu, ancak bundan sonra bir karar alınmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, iptali istenen kararların hiç birisinde davacıların usulüne uygun muhalefet şerhlerinin bulunmadığı, davacıların kararlar alınmadan önce muhalefet edeceklerine dair yazılı belgenin, toplantı başlamadan ve ne şekilde karar alınacağı belli olmadan verildiği için geçerli bir muhalefet şerhi olmadığı, toplantı ve karar nisabının bulunduğu, alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 45/2 nci maddesi, "genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4 ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun"un 51/1 nci maddesi ise “Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur” hükmünü içermektedir. Dosyada mevcut anasözleşmenin 33 ncü maddesinin 1. fıkrasında "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4"ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir." hükmüne; 2. fıkrada ise "Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır." hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, BK"nun 19. ve 20. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıldır.
Somut olayda ise, 23.05.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısı 3110 kayıtlı ortağı bulunan davalı kooperatifin 822 ortağının katılımı ile başlamış olup, toplantı nisabı (778), toplantının ilk üç maddesinde ve dördüncü maddesinin denetim kurulu ibrasının görüşülmesi sırasında sağlanmış ise de, dördüncü maddenin yönetim ibrası bölümünde 6 ret, 765 kabul olmak üzere toplam 771; beşinci maddenin görüşülmesi sırasında 5 ret, 760 kabul olmak üzere toplam 765; altıncı maddede 3 ret, 755 kabul olmak üzere toplam 788; yedinci maddede 20 ret, 542 kabul olmak üzere toplam 562; dokuzuncu maddede 3 ret, 550 kabul olmak üzere toplam 553; onuncu maddede 3 ret 560 kabul olmak üzere toplam 563 kişinin oy kullandığı, böylelikle bu maddelerde toplantı nisabı olan 778 sayısının altına düşüldüğü, toplantı nisabına uyulmadan karar alındığı sonucuna varılmalıdır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, iptali istenen 5,6,7,9,10.maddeler ile 4.maddenin sadece yönetim kurulunun ibrasına yönelik kararlarda, her alınan karar için bulunması gereken toplantı nisabına (778) ulaşılmadığından Yasa"nın 45/2 nci ve anasözleşmenin 33/1 nci maddesi uyarınca mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, TTK 380. maddeye göre, bilanço ve ibra, kooperatifin gerçek durumunu yansıtmalıdır. Bilanço ve gelir gider tablosunun tüm açıklık ve ayrıntıları ile açıklanıp irdelenmişse, genel kurulca verilen ibra kararı, gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliğini taşır. İbra, sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içerir, açıklanmamış ve belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konularda ibra yok sayılır.
Davacılar, bilanço ve ibranın kooperatifin gerçek durumunu yansıtmadığını iddia etmiş olup, genel kurulun 3. maddesinde bilanço ve gelir gider hesaplarının kabulüne, dördüncü maddesinde denetim kurulunun ibrasına ilişkin alınan kararlar yönünden hükme esas alınmış olan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Bu nedenle kooperatif uzmanı bir bilirkişiden kooperatif defterleri, kayıtları, genel kurul ve yönetim kurulu kararları üzerinde inceleme yaptırılarak, 2008 yılına ait davalı kooperatifin yönetim kurulu çalışma raporu ve denetim kurulu raporunun Kooperatifler Kanunu’nun 86. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan tebliğlerde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği,
raporların gerekli tebliğ ve ilan işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususları üzerinde duran, davacıların bilirkişi raporlarına itirazları da değerlendiren, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınması, oluşacak uygun sonuç dairesinde, tarafların iddiaları ve savunmaları ve TTK"nun 327 nci, 354 ncü, 380 nci madde hükümleri de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken genel kurul tutanağının sonunda davacıların muhalefet beyanında bulundukları ve tutanağa yazılı beyan eklettikleri gözden kaçırılarak, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, iptali istenen kararlardan 8. ve 11. maddeler kapsamında herhangi bir karar alınmadığı sabit olduğundan bu yöndeki talebin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.