22. Hukuk Dairesi 2014/32170 E. , 2016/14419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi, ek ders ücreti, eğitim ve öğretim ödeneği ile bakiye ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin 28.09.2012 tarihinde davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini, ücret, ek ders ücreti, asgari geçim indirimi ödemesi ve eğitim-öğretim yardımı gibi ödemelerin hiçbir zaman düzenli olarak ödenmediğini, bazen bu ödemelerin hiç yapılmadığını belirterek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 28.09.2012 tarihinden itibaren işe gelmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin işverenlikçe feshedildiğini, işten ayrılmasını müteakip hemen başka bir okulda kadrolu olarak işe başladığını, davacının ücretlerinin düzenli ödendiğini, sadece 2011 ve 2012 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı takvimine göre eğitim-öğretime başlamadan önce seminer ve hazırlık çalışmalarına katıldığını, sömestırde iki hafta, yaz tatilinde iki ay tatilde olmasına rağmen ücretlerinin düzenli olarak ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak,yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce feshi halinde işverence ödenmesi gereken kalan süreye ait ücret konusunda toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 437. maddesi “Haklı fesih sebepleri, taraflardan birinin sözleşmeye uymamasından doğmuşsa o taraf, sebep olduğu zararı, hizmet ilişkisine dayanan bütün haklar göz önünde tutularak, tamamen gidermekle yükümlüdür.
Diğer durumlarda hâkim, bütün durum ve şartları göz önünde tutarak haklı sebeple feshin maddi sonuçlarını serbestçe değerlendirir.” şeklindedir.
Bakiye süre ücretinin hukuki dayanağı 6098 sayılı Kanun’un 408. maddesi oluşturmaktadır. Bu maddeye göre, “İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.”
6098 sayılı Kanun’un 408. maddesinde indirimi öngören düzenlemeye göre işçinin bakiye süre içinde başka bir işte çalışması sebebiyle elde ettiği gelirleri belirli süreli sözleşmenin kalan süresinde elde edeceği tutardan daha fazla ise, bakiye süre ücretine hak kazanamayacaktır. Ayrıca aynı hükme göre, işçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilmelidir.
Somut olayda, davacı işçi, dosyada mevcut taraflar arasında yapılmış olan belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmakta iken, iş sözleşmesini işyerinde uygulanan baskı ve bazen hiç yapılmayan ödemeler olması gerekçesi ile haklı sebeple feshettiğini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile şahit beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesini feshinin haklı sebebe dayandığı anlaşılmakla, davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gereklidir.
Ayrıca 6098 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen 437. maddesine göre davacının haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiği dikkate alındığında bakiye süre ücret alacağı bakımından yukarıda belirtilen ilkelerde dikkate alınarak değerlendirme yapılması gereklidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.