Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/7422
Karar No: 2019/5050
Karar Tarihi: 17.04.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/7422 Esas 2019/5050 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalının akrabası olduğunu ve muvazaalı olarak kendisine davalıya ait taşınmazın satıldığını iddia ederek borcun gerçek sorumlusu olan davalının bankaya yaptığı ödemelerin kendisine rucuen talep ederek menfi tespit davası açmıştır. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiş ve takip dosyasından kaynaklanan bir borcunun bulunmadığının tespitine hükmetmiştir. Mahkemece, yapılan ıslah başvurusunun usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay ise ıslah başvurusunun değerlendirilmesi sırasında husumet değerlendirmesi yapılmadığı, hükümle ilgili eksik inceleme yapıldığı için hükmün bozulması gerektiğine karar vermiştir. Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. Kararda HUMK’nun 440/I maddesi de belirtilmiştir.
13. Hukuk Dairesi         2017/7422 E.  ,  2019/5050 K.

    "İçtihat Metni"

    ...

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davalı vekili avukat ..... ile temyiz eden davacı vekili avukat ..."ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacı, davalının akrabası olduğunu, davalıya ait taşınmazın bankadan kredi çekmek amacıyla muvazaalı olarak kendisine tapudan satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, çekilen kredinin davalı tarafından kullanıldığını, ödemelerin davalı tarafından yapıldığını, bir süre sonra aralarında husumet oluştuğunu, anılan taşınmazın tapusunu tekrar davalıya devrettiğini, borcun gerçek sorumlusu olan davalının bankaya yaptığı ödemeleri rucuen talep ettiğini ve aleyhine haksız icra takibi başlattığını ileri sürerek 1. İcra Müdürlüğü 2011/2074 sayılı dosyada borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına tahsil edilen paranın istirdatına karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile ayrıca ... no’lu takip dosyasında da borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
    Davalı, davacı tarafın krediyi bizzat kendisinin kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı tarafından başlatılan .....Esas sayılı takip dosyasından kaynaklanan bir borcunun bulunmadığının tespitine, dava tarihi itibari ile takip dosyasına davacı tarafından ödenen 1.000,00 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile talep olunan.... esas sayılı takip dosyası yönünden açılan menfi tespit davasının husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz olunmuştur.
    1-Davacı, dava dilekçesi ile davalı tarafından başlatılan .... sayılı takip dosyasından kaynaklanan bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. 18.03.2014 tarihinde ibraz ettiği ıslah dilekçesi ile bu sefer dava dışı banka tarafından aleyhinde başlatılan ancak bila tarihli temlikname ile davalı tarafından temlik alınarak devam olunan .... nolu takip dosyasından da borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ıslah ile talep olunan takip dosyasında husumet yokluğu nedeni ile red kararı verilmiştir. Islah, usulümüzde dava açılmasının hukuksal sonuçlarından olan iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağını karşı tarafın rızası olmaksızın aşmanın yegane yoludur. Ancak Hukuk Genel Kurulunun 2015/7-917 esas ve 2017/265 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi dava dilekçesi ile talep olunmayan bir şeyin ıslah yolu ile davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta da davacının dava dilekçesi ile talep konusu etmediğ.... takip dosyası hakkında ıslah yolu ile karar verilmesini talep etmesi mümkün değildir. Zira bu talep ancak ek bir davanın konusu olabilir. Hal böyle olunca mahkemece, ıslah ile talep edilen kısım yönünden “husumet” değerlendirmesi yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de, 2010/7873 nolu takip dosyasında bila tarihli temlikname ile alacak davalı yanca temlik alındığından, davalı tarafın icra dosyasının tarafı olmadığı husumetin bankaya yöneltilmesi gerektiği gerekçesi de yanılgılı olup eksik incelemeye dayalıdır. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
    2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    Sonuç: yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 684,82 TL harcın davacıya, 624,82 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
    .....

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi