Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/17104
Karar No: 2019/5035
Karar Tarihi: 17.04.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/17104 Esas 2019/5035 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/17104 E.  ,  2019/5035 K.

    "İçtihat Metni"

    .....

    Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    K A R A R

    Davacılar, davalı ile murislerinin birlikte ..... yer alan zeytinliğin zilyetliğini satın almak suretiyle devir aldıklarını ve üzerine iki katlı bina inşa ettiklerini, davalının murisleri ile birlikte satın alınan taşınmaza ilişkin olarak murislerinin vefatından sonra muris ile birlikte imza altına alındığının iddia edildiği "Taahhütname" başlıklı 12.09.2013 tarihli belgeyi gerekçe göstererek Kadastro Mahkemesi"nin 2014/5 esas sayılı dosyası ile Kadastro Tespitine İtiraz davası açtığını, davalı tarafın murislerinden aldığını iddia ettiği belgenin murislerinin rızası dışında ve resmi dairelere ibraz etmek üzere alındığını, dava konusu edilen belgenin murisin vefatından sonra ortaya çıkarılmış olmasının, davalı taraf ile birlikte satın alınan taşınmazın hiç bir bedel almaksızın davalı tarafa bila bedel ait olduğunun kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, imza üzerinde yer alan yazıların murisin el yazısı olmadığını belirterek davaya konu edilen taahhütname başlıklı belgenin yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacılar, davalı tarafın murislerinden alınan belgenin murislerinin rızası dışında ve resmi dairelere ibraz etmek üzere alındığını belirterek taahhütname başlıklı belgenin yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece, sözleşmedeki imzanın murise ait olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, murisin 11.11.2006 tarihinde öldüğü, murisin sağlığında sözleşmenin davalının hilesi sonucunda yapıldığına dair bir iddiada bulunmadığını, sözleşmenin tarihinin 2003 olduğu ve hile olgusunun Borçlar Kanunu"nun 31. maddesi uyarınca 1 yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, davacıların murislerinin külli halefi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 39. maddesi hükmüne göre hata veya hile iddialarının hata ve hileyi öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde ileri sürülmesi zorunludur. Hak düşürücü süre niteliğindeki bu sürenin hakim tarafından re"sen gözetilmesi gereklidir. 1 yıllık sürenin öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı, öğrenme tarihinin işlem tarihi olabileceği gibi, somut olayın özelliğine göre işlem tarihinden ileri bir tarihin de olabileceği, bir başka ifadeyle işlem tarihinde fark edilemeyen bir hilenin çeşitli nedenlerle sonraki bir tarihte öğrenilebileceği açıktır. Bu durumda, hak düşürücü sürenin hesabında davacı tarafın öğrenme tarihi olarak ileri sürdüğü tarihin esas alınması gerekir.
    Davalı tarafın bu tarihten daha önceki bir tarihte davacıların hileyi öğrendiğini iddia etmesi durumunda bu iddiasını ispat zorunluluğunda olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.
    Hâl böyle olunca; davacıların Kadastro Mahkemesi’nin 2014/5 esas sayılı dosyası ile söz konusu belgeden haberdar olduklarını iddia ettiklerine göre bu iddianın incelenmesi, davanın süresinde açıldığının tespiti halinde davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
    SONUÇ: Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    ......

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi