Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/535
Karar No: 2012/2006
Karar Tarihi: 20.03.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/535 Esas 2012/2006 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2012/535 E.  ,  2012/2006 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

    ... ve müşterekleri, müdahil davacılar Haney Perk ve ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.06.2011 gün ve 82/84 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.03.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili ... ve müşterekleri Avukat ... ve karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat Ulviye Sarp geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Asıl ve birleşen yedi dosyada gerçek kişiler vekili, ayrı ayrı dava dilekçelerinde sınırlarını yazdığı ve Bozburun köyü 11, 12, 13 ve 14 parseller içinde kalan taşınmaz bölümlerinin kadimden beri gelen eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe, K.Sani 1299 D. tarih 1 ve 2 numaralı tapu kayıtlarına dayalı olarak tapu kayıtlarının iptali ile bu bölümlerin ayrı ayrı her bir davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı Hazine vekili, kazanma koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Birleşen üç dava dosyasında Hediye ve ... tarafından 11, 12 ve 13 parsellerin kendi zilyetliklerinde olduğu açıklanarak davaya katılma isteğinde bulunulmuş, gerçek kişilerin davalarının reddi ile taleplerinin kabulüne, zilyetliklerindeki taşınmaz bölümlerinin adlarına tesciline karar verilmesi istenmiştir.
    Mahkemece, dava konusu yerlerin 1950 yılından beri nizalı olduğu ve nizanın tespit bilirkişileri tarafından tutanaklarda da belirtildiği, Kadastro Mahkemesinde tüm talepleri reddedilen gerçek kişilerin davacılarla uzaktan veya yakından akraba oldukları, yapılan keşiflerde davacılarla veya miras bırakanları ile ilgili bir zilyetlikten sözedilmediği, sunulan kayıtların taşınmazlara ait olmadığının belirlendiği, bu dosyanın güçlü delil teşkil ettiği gerekçeleri ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, asıl ve birleşen dosyada davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava konusu taşınmaz bölümlerinin yer aldığı dava dilekçelerinde açıklanan 11, 12, 13 ve 14 parseller 8.12.1975 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında 11.4.1975 tarih 1sıra numaralı tapu kaydının 1 ila 9 ve 11 ila 14 parselleri kapsadığı, aralarından Karakaya baraj istimlakine esas olmak üzere 700 kotunun geçmesi sebebiyle 14 parçaya ayrıldığı, Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesinde 1975/64 Esasında elatmanın önlenmesi davasına konu olduğu açıklanarak maliki mahkemece tayin edilmek üzere susuz tarla vasfında tesbitleri yapılmış, Arguvan Kadastro Mahkemesinin 1976/66 Esasında başlayan yargılama sürecinde, gerçek kişi davacılar ve müdahil davacılar, gerçek kişi davalılar ile Hazine ve ... arasında cereyan eden davada 6.6.1984 tarih 1976/66 Esas 1984/5 Karar sayılı ilamında “gerçek kişi davacıların davalarının kabulü ile taşınmazların adlarına tapuya tesciline” ilişkin kararın temyiz üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 1984/17346 Esas 1987/3203 Karar sayılı ilamı ile bozma sevk edilmiş, mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği 1985/5 Esas 1991/5 Karar sayılı “davacıların davasının kısmen kabulüne,baraj sahası içinde kalan kısımlar bakımından mahkemenin görevsizliğine, karşı davacılar ve müdahil davacıların davalarının reddine” ilişkin hüküm de temyiz sonunda Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 12.4.1994 tarih 1993/9922 Esas 1994/4131 Karar ilamı ile bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada bir kısım davalılar ve karşı davacılar vekilleri davada 1299 tarih 1 ve 2 sıra numaralı tapu kayıtları ile uzun süreden beri devam eden zilyetliğe dayandıklarını bildirmişlerdir. Mahkemece 1.9.1998 tarihinde yapılan keşifte alınan beyanlar doğrultusunda 1289 tarih 3, Temmuz 1309 ve 1289 tarih 4, 5 ve 6, 1299 tarih 1 ve 2 numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı, taşınmazların 50 yıldan beri ihtilaflı olması sebebiyle nizasızlık koşulu gerçekleşmediğinden zilyetlikle kazanmanın da mümkün olmadığı açıklanarak Bozburun köyü 1 ve 2 parsellerin tamamı ile 3, 4 ve 9 parsellerin bilirkişi krokisinde gösterilen bölümlerinin su altında kalmaları sebebiyle mahkemenin görevsizliğine, tüm davacılar ve karşı davacıların davalarının reddine, taşınmazların tarım arazisi olması, mera ile ilgisinin bulunmaması, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu açıkça anlaşıldığından 5, 6, 7 ve 8 parsellerin tamamı ile 9 parselin su altında kalmayan 2.007.200 m2’lik miktarı ve Aksakal mevkiindeki 11, 12, 13 ve 14 parsellerin tamamının Hazine adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.3.2000 tarih 2000/1514 Esas 2000/1214 Karar sayılı ilamı ile “…davalı ve karşı davacı ... ve arkadaşlarının tutunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığı, başka (Ambarcık köyü) yere ait olduğu, taşınmazların kadim ve geleneksel mera olmadığı…..... ve arkadaşlarının dayandığı tapu kaydının değişir sınırlı olup 5, 6, 7, 8, 11, 12, 13 ve 14 nolu parsellerin kayıt miktar fazlası olup kayıt fazlasının 9 nolu parselden ayrılması gerektiği, hüküm tarihinden sonra alınan vekalet gereğince diğer davacıları bağlamaz ise de ... vekili Av.... 4.2.1992 tarihli oturumda ve 5.6.1998 tarihli keşifte bu parseller hakkındaki davadan vazgeçtiği….Aynı kişilerin 3 ve 4 parsellerin su altında kalmayan bölümleri hakkında kim ya da kimler adına tescile karar verildiğinin gösterilmediği…davacı ... ve arkadaşlarının 9 nolu parselin su altında kalmayan bölümleri bakımından, davacıların tutunduğu Kanunisani 1289 tarih 3, 4, 5 ve 6 nolu sicilden gelen tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de bu dosya kapsamına uygun olmadığı, Kanunisani 1289 tarih 3, 4, 5 ve 6 nolu tapu kayıtlarının birleştirme satış yolu ile Şevki efendi mahdumu Mustafa Efendi adına 1309 tarih 1 ve 2 numaralarda tek parça olarak tescil edildiği, Hazineye borçtan dolayı Hazine tarafından icra yolu ile ihale edildiği Nisan 1327 tarih 1 numarada Abbas Abdullah Musip adına 80 kil yüzölçümü ile tescil edilip, ölümü üzerine mirasçıları tarafından Ağustos 1955 tarih 2, Haziran 1953 tarih 49, Mayıs 1949 tarih 66 numaralarda intikallerle satıldığı, son olarak Nisan 1974 tarih 1 numarada 99/23 payın davacı ..., 99/320 payın davacı Ali Perk ve 66/32 payın davacı ... Perk üzerine tescil edildiği, tapu kayıtlarının sınırında temmuz 1309 tarihinden beri bir değişikliğin yapılmadığı, mahkeme kararı ve Hazinenin aynı sınırlarla taşınmazı satması sebebiyle tapu kayıtlarındaki değişikliğin doğru temele dayandığı, 80 kil olan yüzölçümünün tahvilen 117 hektar 6320 metrekareye dönüştürüldüğü ve davacıların dayandığı bu tapu kaydının kadastro sırasında 1 ila 14 parsellere uygulandığı, tapu kaydının doğu, batı ve güneyi değişmez sınırlı ise de kuzeyi değişir (karababanın sırtı…ki zeminde tesbit harici bırakılmış dik yamaçlı sırt var) sınırları ile 1, 2, 3, 4 ve 9 numaralı parsellere uyduğu gibi sınırdaki isimler dikkate alındığında bu yere ait olduğunun kabulü gerektiği, tapu kaydının 9 parsele ait olmadığı yönündeki mahkeme kabulünde isabet olmadığı, tapuda 1 kil 4 dönüm hesabı ile 320.000 m2 olarak tapudaki payları oranında ve kayıt fazlası üzerinde zilyetlikle kazanma koşullarının davacılar yararına oluştuğu ve tapuda davacıların müşterek malik oldukları da gözetilerek kayıt miktar fazlasından her bir davacının 100’er dönüm kazanabileceği ve toplam 400 dönüm zilyetlikten tescil edilmesi gerektiği, kalan kısmın ise Hazine adına tescili gerektiği…” şeklinde açıklamalar sonunda kısmen onama kısmen bozma sevk edilmiştir.
    Arguvan Kadastro Mah.nin 2000/1 Esasına kayıt edilen dosyada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 4.12.2003 gün 2000/1 Esas 2003/20 Karar sayılı ilamı ile; “Davalı ve karşı davacı ... ve arkadaşları ile tüm müdahil davacıların davalarının reddine, dava konusu 5, 6, 7, 8, 11, 12, 13 ve 14 parsellere yönelik açılan tüm davaların reddi ile dava konusu 5, 6, 7, 8, 11, 12, 13 ve 14 parsellerin tamamının tespit tutanağındaki vasfı nitelikleri ve miktarı itibarıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 ve 2 parsellerin tamamı ile 21.9.1998 tarihli bilirkişi raporunda işaretli 3 parselin 172.600 m2, 4 parselin 54.210 m2 ve 9 parselin 336.500 m2 bölümlerinin süreklilik gösteren Karakaya baraj gölü suları altında kaldığı anlaşıldığından bu bölümlerle ilgili kadastronun amacı kalmaması sebebiyle ifrazen kadastro harici bırakılmasına, mülkiyet davası mülkiyetin tesbitine dönüşeceğinden ve davaya bakma görevi de genel mahkemeye ait olduğundan bu bölümler hakkında davanın görev yönünden reddi ile dosyanın yetkili ve görevli Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 21.9.1998 tarihli bilirkişi raporunda 3 parselin 93150 m2 sular altında kalmayan bölüm ile 4 parselin 16440 m2 sular altında kalmayan bölümlerinin tespit tutanağındaki vasfı, nitelikleri itibarıyla Hazine adına tapuya tesciline, 22.9.2003 tarihli krokili raporda 9 parselin C ile gösterilen 155.000 m2, 9 parselin E ile gösterilen 192.000 m2, bölümleri sürekli Karakaya baraj gölü suları altında kaldığından açılan davanın görev yönünden reddi ile dosyanın yetkili ve görevli Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 22.9.2003 tarihli krokili raporda 9 parselin D ile gösterilen 125.000 m2, F ile gösterilen 208.000 m2, bölümü sular altında kalmaması sebebiyle bu bölümünün 128 pay itibarıyla paylı olarak ..., ...,... ile .... mirasçıları olan eşi ... çocukları ...,...,...,...,...,...,...le ...torunu... oğlu ... adına tespit tutanağındaki vasfı ile tapuya tesciline, 22.9.2003 tarihli krokili raporda 9 parselin G ile gösterilen 1.360.000 m2 bölümüne yönelik tüm davaların reddi ile bu bölümün tespit tutanağındaki vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline” karar verilmiştir. Hükmün davalı Hazine ile katılan sıfatı ile ortak dilekçe ile ...,....,...,...,...,... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.5.2004 gün 2004/1754
    Esas 6222 Karar sayılı ilamı ile “22.10.1998 tarih 1994/25 Esas 1998/14 Karar sayılı önceki hükme ilişkin temyiz itirazları reddedilip son hükümle de ayrıca aleyhlerine bir durum yaratılmamış olmasına nazaran davacı-davalı ... mirasçısı ...ile davalı ... (...) mirasçısı ...’ın temyiz dilekçelerinin (istemlerinin) bu nedenle Reddine, Mahkemece uyulan bozma doğrultusunda işlem yapılarak hüküm kurulduğuna, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, mahkemece katılanlar ... ve ... ile ...ve ...’un istemleri bakımından yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından katılma dilekçelerinin delil bölümünde tapu ve vergi kaydı ve zilyetliğe dayandıkları gözetilerek araştırma ve inceleme yapılması gerektiği açıklaması ile bozulmasına…” karar verilmiştir. Aynı dairenin 10.2.2005 gün 2004/10315 Esas 2005/1025 Karar sayılı ilamı ile davacılar ...ve müşterekleri vekilinin karar düzeltme istekleri de reddedilmiştir. Son olarak bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda mahkemenin 2.12.2009 tarih 2005/3 Esas 2009/8 Karar sayılı ilamı ile “9 parselin müdahil davacılar tarafından hak iddia edilen kısımlarının bu davacıların dayandıkları tapu ve vergi kapsamında kalmadığı, 5-6 yıldır müdahil davacıların kullandığı, bir an tanık beyanlarına itibar bile edilse müdahil davacıların kullanımlarının nizalı olduğu, kaldı ki 9 parselle ilgili alınan bilirkişi raporlarından ... ve arkadaşlarının davalarını dayandırdıkları Nisan 1327 tarihli tapu kaydı kapsamında miktarı ile kaldığının anlaşıldığı gerekçeleri ile tüm müdahil davacıların davaları ile davalı ve karşı davacı ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, dava konusu 1 ve 2 parsellerin tamamı ile 21.9.1998 tarihli bilirkişi raporunda işaretli 3 parselin 172.600 m2, 4 parselin 54.210 m2 ve 9 parselin 336.500 m2 bölümünün süreklilik gösteren Karakaya baraj gölü suları altında kaldığı anlaşıldığından bu bölümlerle ilgili kadastronun amacı kalmaması sebebiyle ifrazen kadastro harici bırakılmasına, mülkiyet davası mülkiyetin tesbitine dönüşeceğinden ve davaya bakma görevi de genel mahkemeye ait olduğundan bu bölümler hakkında davanın görev yönünden reddi ile dosyanın yetkili ve görevli Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 21.9.1998 tarihli bilirkişi raporunda 3 parselin 93150 m2 sular altında kalmayan bölüm ile 4 parselin 16440 m2 sular altında kalmayan bölümlerinin tespit tutanağındaki vasfı, nitelikleri itibarıyla Hazine adına tapuya tesciline, 22.9.2003 tarihli krokili raporda 9 parselin C ile gösterilen 155.000 m2, E ile gösterilen 192.000 m2 bölümleri sürekli Karakaya baraj gölü suları altında kaldığından açılan davanın görev yönünden reddi ile dosyanın yetkili ve görevli Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 22.9.2003 tarihli krokili raporda 9 parselin D ile gösterilen 125.000 m2, F ile gösterilen 208.000 m2, G ile gösterilen 1.360.000 m2 bölümleri sular altında kalmaması sebebiyle bu bölümlerin 128 pay itibarıyla paylı olarak ..., ...,...,...,...,.... mirasçıları olan eşi ....,...,...,...,...,....,...ile ... torunu ... oğlu ... adına tespit tutanağındaki vasfı ile tapuya tesciline” karar verilmiş, hükmün müdahil davacılar ..., ...,...,...,...,...,...,...,...,...,...,..., ... ile davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 24.5.2010 gün 2010/1314 Esas 2010/3058 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı gereği işlem yapıldığı ve hükmüne uyulan bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulduğu açıklanarak onama sevk edilmiş, hüküm müdahil davacıların karar düzeltme isteğinin de Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 22.9.2010 tarih 2010/5309 Esas 2010/4893 Karar sayılı ilamı ile reddedilmesi ile 22.9.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
    Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, her ne kadar mahkemenin keşif yapmadığı, delil toplamadığı, eksik inceleme ile hüküm kurduğu temyizde ileri sürülmekte ise de davacı tarafın kadim zilyetlikten bahsederek tesbit öncesi sebebe dayandığının anlaşılması karşısında, az yukarıda ayrıntılı şekilde safahatı açıklanan Arguvan Kadastro Mahkemesine ait dava dosyasında eldeki temyize konu dosyada da dava konusu oldukları ve 11, 12, 13 ve 14 parsel numaralı taşınmazlar içinde kaldıkları dava dilekçelerinden anlaşılan taşınmaz bölümleri ile ilgili zilyetliğin 50 yılı aşkın zamandır gerçek kişiler arasında nizalı olduğu, yapılan yargılama sonunda bir kısım davacıların da dayandıkları 1299 tarih 1 ve 2 numaralı tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığı, Bozburun köyü 1 ila 14 numaralı taşınmaz bölümlerinin dava dışı gerçek kişiler adına 1289 tarih 3, 4, 5 ve 6 numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldıklarının kabul edilerek tesbit ve tescillerinin yapıldığı, Yargıtay incelemelerinden de geçerek kesinleşmiş olduğu, kaldı ki yaşları itibarı ile Rabiye hariç 1950 ve sonrası doğmuş olan tüm davacıların aynı köyden olmaları sebebiyle kesinleşen dosyada taraflarla akrabalık bağları olmasa dahi uzun süren ve birden fazla mahallinde keşif yapmış bulunan taşınmazlarla ilgili Kadastro Mahkemesindeki yargılamadan haberdar olmadıkları iddiasının da hayatın olağan akışına uygun olmaması birlikte düşünüldüğünde Kadastro Mahkemesindeki safahat karşısında davacıların taşınmaz bölümleri üzerinde malik sıfatı ile zilyet olmadıkları ve kazanma koşullarının davacılar yararına gerçekleşmediği, mahkemece gerekçenin tam olarak ortaya konması ve taraf açıklamalarının değerlendirilmesi sebebiyle yeniden keşif yapılmadan, tanık dinlenmeden hüküm verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu da doğurmayacağı anlaşıldığından, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosyada davacı gerçek kişiler vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL"nin temyiz eden davacılardan alınmasına 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi