Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/2055
Karar No: 2012/1990
Karar Tarihi: 20.03.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/2055 Esas 2012/1990 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2012/2055 E.  ,  2012/1990 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Elatmanın önlenmesi

    ... ile EÜAŞ Genel Müdürlüğü, Sty İnş. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti., Timtaş Tur. İnş. Müteahhitlik ve Tic. Aş. ve Yayla İnş. San Tic. Ltd. Ştd., aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının kabulüne dair Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.12.2010 gün ve 499/430 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:


    KARAR

    Davacı vekili, davalılardan Elektrik Üretim AŞ’nin uhdesinde bulunan ... Termik Santralı kül ve cürufunun uzaklaştırılması, depolanması, buna bağlı işlemin yapılmasının diğer davalılar Yayla İnşaat San. ve Tic.Ltd.Şti., Timtaş Turizm İnşaat Müteahhitlik ve Tic.A.Ş., STY ...Trz Tic.ve San.Ltd.Şti"nin oluşturduğu özel ortaklığa ihale edildiğini, davalılar tarafından yapılan Kül Barajı inşaat ve eklentileri çalışmaları sırasında gerek teknik esaslara uyulmaması ve denetim yapılmamasından, gerekse iş makineleriyle yapılan çalışmalar sırasında kamulaştırma sahası dışında kalan ve kadimden beri malik sıfatıyla vekil edeninin zilyetliğinde bulunan tapusuz taşınmazına tecavüz edildiğini, tasarruf hakkının kısıtlandığını, ağaçlarının yok olduğunu, tarım yapma imkanının kaybolduğunu ve böylece zarar verildiğini açıklayarak davalıların haksız ve hukuka aykırı müdahalelerinin önlenmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2007, 2008 ve 2009 yılları için sırasıyla 1550, 1750, 1850 TL"nin her yıl için ayrı ayrı yılbaşından itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... vekili, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının izah ettiği bahsi geçen çalışmalar sırasında davacının herhangi bir taşınmazının bulunmadığının tespit edildiğini ve bu nedenle davacıya ait taşınmaza zarar verilmesinin söz konusu olmadığını, davacının zilyetliğinde olduğunu iddia ettiği yerle ilgili malik olduğunu ispat etmesi gerektiğini, diğer davalıların kendilerinden anahtar teslimi iş aldıklarını, onların verdiği zarardan sorumlu olamayacaklarını, husumetlerinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
    Mahkemece, davanın kabulüne ve teknik bilirkişi Tanju Şerifoğlu tarafından düzenlenen 09.07.2010 tarihli krokide yeşil boyalı olarak gösterilen, davacının zilyetliğinde bulunan 541,65 m2 kısımda davalıların patlayıcı patlatarak heyelan oluşturmak suretiyle yaptıkları müdahalelerinin önlenmesine, taleple bağlı kalınarak arazi ve ağaçlardaki zarar bedeli toplamı 5150 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    Hüküm; süresinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
    Dairenin 24.01.2012 tarih, 2011/3728-295 Esas ve Karar sayılı geri çevirme yazısına cevaben Zonguldak Kadastro Müdürlüğünün 21.02.2012 gün ve ...577 sayılı yazısında; dava konusu taşınmazın bulunduğu "Merkez ilçe, Kokurdan Mahallesinde" kadastro çalışmalarının tamamlandığını, ilgi yazıda belirtilen dava konusu taşınmaza ait ada ve parsel numarası belirtilmediğinden taşınmazın kadastroya tabi tutulup tutulmadığının bilinemediğini, kadastro çalışmaları 23.08.2010 tarihinde kesinleştirilip, ilgili evraklar Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderildiğinden, söz konusu hususların bu müdürlükten sorulması gerektiğini bildirmiştir.
    Haricen yapılan araştırma sonucu, Zonguldak Tapu Sicil Müdürlüğünden 112 ada 42 parsele ait kadastro tutanağı istenmiştir. Bu tutanakta yazılı olan bilgilere göre de; Zonguldak, Merkez İlçe, Kokurdan Mahallesinde, senetsizden, 20 yılı aşkın zilyedi bulunan Sabri Gökcan adına 28.04.2010 tarihinde, 97,71 m2 yüzölçümünde, "Bahçe" niteliğinde tespit edildiği ve tutanağın itiraz edilmeden 23.08.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    Dava; TMK nun 683. maddesi uyarınca açılan ayni hakka ilişkin elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir.
    Dava konusu taşınmazın bulunduğu birlik dahilinde, davanın açıldığı 06.07.2009 tarihinden sonra ve karar verilmeden önce 28.04.2010 tarihinde kadastro tutanakları düzenlenerek 23.08.2010 tarihinde kesinleştirildikleri anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5.maddesine göre, “Kadastro müdürü, çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemelerinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir.” Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkında Yönetmeliğin 7/e-2 fıkrasında da benzer hüküm yer almaktadır. Buna göre; “Kadastro öncesi davalı olduğu halde, dava listesine dahil edilmemesi veya davalı olduğu mahkemelerce bildirildiği halde bu husus gözönünde bulundurulmayarak tespitleri kesinleştirilen taşınmaz mallar bulunduğu takdirde, devredilmişse Tapu Sicil Müdürlüğünce, devredilmemişse Kadastro Müdürlüğünce ilgili parsel ya da parsellerin tapu kütüğü sayfasının beyanlar hanesine, tespitin davalı olması nedeniyle kesinleşmediği yazılarak bu Yönetmeliğin 5 ve 6. maddeleri uyarınca işlem yapılır” denilmiştir.
    Kadastro tespitlerinden önce genel mahkemelerde açılan davaların kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğunun, parsellere ait kadastro tutanaklarının zuhulen kesinleştirildiklerinin kabulü gerekir. Dava hala derdest bulunmaktadır. Nitekim, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27/1. maddesi hükmüne göre, “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mallara ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesine re’sen devrolunur” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 26/son maddesi hükmüne göre de, “Kadastro
    Mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.”
    Zonguldak Kadastro Müdürlüğü tarafından, dava konusu taşınmaz hakkında dilekçede yazılı bulunan mevki ve sınırları itibariyle tutanak tanzim edilip edilmediğinin belirlenemediği bidirilmiş ise de; yargılama devam ederken kadastro çalışması yapıldığından, bu durumda dava kadastro tesbitine itiraz niteliğinde bulunduğundan, mahallinde mahalli ve teknik bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak teknik bilirkişiden infaza elverişli ölçekli ve koordinatlı kroki alınması, dosya içinde yer alan 112 ada 42 parsele ait kadastro tutanağı ve tapu kaydının bu yere ait olup olmadığı hususu üzerinde durulması, Fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve krokiler Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin etraflıca araştırılması gerekir.
    Dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş ise; mahkemece yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca; mülkiyet uyuşmazlığı olan müdahalenin önlenmesi davası hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Zonguldak Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görev alanı dışında kalan tazminat isteği bakımından HUMK.nun 46. maddesi gereğince ayırma (tefrik) kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmek suretiyle bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi ve hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkındaki davaya genel mahkemelerin görevli olduğunun düşünülmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden gözetilir. Tutanakların malik hanesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30. maddesi uyarınca ancak Kadastro Mahkemelerince doldurulur.
    Davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve istekleri halinde 18,40 TL peşin harcın temyiz eden davacıya ve 183,00 TL peşin harcın da temyiz eden davalı ... Müdürlüğü"ne iadelerine 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi