20. Ceza Dairesi 2019/871 E. , 2019/6643 K.
"İçtihat Metni"Yüksek Adalet Bakanlığının, 08/03/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasına dair Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/215 esas, 2018/532 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/03/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında 28/09/2007 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2008 tarihli ve 2007/651 esas, 2008/264 sayılı kararıyla TCK"nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04/06/2015 tarihli ve 2015/2109 esas, 2015/1548 karar sayılı kararıyla 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun gereğince sanığın hukuki durumunun belirlenmesi amacıyla bozma kararı verildiği,
2- Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2015 tarihli ve 2015/1005 esas, 2015/1425 sayılı kararıyla sanığın TCK"nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01.12.2015 tarihinde kesinleştiği,
3- Sanığın denetim süresi içinde, 28.12.2015 tarihinde işlediği “hükümlü ve tutuklunun kaçması” suçundan dolayı Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf incelemesi neticesinde 28.02.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükmün açıklanması için mahkemesine ihbarda bulunulması üzerine, Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/215 esas, 2018/532 karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak sanığın TCK"nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafii Av. 25.04.2018 tarihli, “Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri” başlıklı dilekçe ile kanun yararına bozma talebinde bulunduğu,
Anlaşılmıştır.
B)Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ..."nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"a eklenen geçici 7. maddesi uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2015 tarihli ve 2015/1005 esas, 2015/1425 sayılı kararının 01/12/2015 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 28/12/2015 tarihinde işlediği hükümlü ve tutuklunun kaçması suçundan Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli ve 2016/21 esas, 2017/879 sayılı kararıyla cezalandırıldığının ve bu kararın 28/02/2018 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/215 esas, 2018/532 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/7380 esas, 2017/6802 karar sayılı ilâmı ile "....bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hallerinde hüküm açıklanabilecektir..." şeklinde değinildiği üzere, dosya kapsamına göre, Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 01/12/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28/12/2015 tarihinde hükümlü ve tutuklunun kaçması suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etmek suçu olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 08/03/2019 gün ve 94660652-105-06-6551-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur.’’ denilerek Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/215 esas, 2018/532 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C)Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar sanık müdafii 25.04.2018 tarihli dilekçesi ile Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2015 tarihli ve 2015/1005 esas, 2015/1425 sayılı kararı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı ilgi göstererek kanun yoluna bozma talebi ile Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne müracaat etmiş ise de, adı geçen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz yasa yoluna tabi olup 01.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, sanık müdafiinin dilekçesinin açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ilişkin 19.04.2018 tarihli karara yönelik temyiz süresi içinde verilen temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, olağan kanun yollarına başvurulacak süre içinde olağanüstü kanun yoluna başvuru yapılamayacağı, dolayısıyla CMK’nın 264. maddesi de gözetilerek kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği anlaşıldığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
D)Karar :
Açıklanan nedenlerle;
Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/215 esas, 2018/532 sayılı kararına yönelik, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin CMK"nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın temyiz yasa yolu incelemesi için gerekli işlemin yapılması amacıyla Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.