10. Hukuk Dairesi 2015/22610 E. , 2016/5883 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyduktan sonra, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizin 19.02.2013 tarih, 2013/1034 Esas, 2013/2697 Karar sayılı ilâmı ile davacının çalışma iddiasının gerçekliği ve yapılan işler bakımından davacı ile davalı arasında hizmet akdinin unsurlarının bulunup bulunmadığının tespiti ile çalışma iddiası bakımından re"sen araştırma yapılmak üzere dairemizce bozulmuştur. Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usûlî kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında mahkemece davalı ile davacı arasında ayrı ayrı davacı ile davalının beyanlarının alınmasından sonra taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığı kabul edilmiş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı ...indeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re"sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada ise mahkemece sadece davacı ve davalı beyanlarına dayalı olarak karar verilmiş olduğu, resen araştırma ilkesi çerçevesinde ilk bozma kararımızda belirlendiği şekilde davalı işyerine ait yazılı delillerin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığı, uyuşmazlığa konu dönemde davacının çalışmalarını bilebilecek ve tarafsız olacak nitelikte kolluk tarafından belirlenen komşu işveren veya çalışanlarından yeterli seviyede tanık tespit edilerek dinlenmemiş olduğu anlaşılmakta olup, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu tür davalarda, fiili çalışmanın her türlü delille ispatlanabileceği ve Mahkemece resen araştırma yapılabileceği ilkesi de göz önünde bulundurularak, davacının satış elemanı olarak, aldığı mallar nedeniyle uyuşmazlık döneminde teslim alma makbuzu veya fatura gibi yazılı belgelerinin olup olmadığı araştırılmalı, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş başka kişiler emniyet araştırması ve Kurum"dan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa usulünce giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.