
Esas No: 2018/252
Karar No: 2019/306
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/252 Esas 2019/306 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza (CMK"nın mülga 250. maddesi ile görevli)
4422 sayılı Kanun"a muhalefet etmek suretiyle çıkar amaçlı suç örgütü kurup liderliğini yapmak, örgüte dahil olmak, senet ve para gasbı, hürriyeti sınırlamak ve şantaj suçlarından açılan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda sanık ..."un suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK"nın 220/1-3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay, 4422 sayılı Kanun"a muhalefet etmek suretiyle çıkar amaçlı suç örgütüne dahil olmak suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..."nın lehlerine olan 5237 sayılı TCK"nın 220/1-3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün, tüm sanıkların katılan ... ..."a yönelik nitelikli yağma suçundan aynı Kanun"un 149/1-a, b, c, d, g ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun"un 109/2, 109/3-a, b ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tüm sanıklar yönünden her bir suça ilişkin TCK"nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması ile mahsuba, sanıklar ... ve ..."ın katılan ..."a yönelik şantaj suçuna ilişkin olarak da gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşürülmesine ilişkin İstanbul (Kapatılan) 13. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK 250. Maddesi İle Görevli) verilen 28.09.2010 tarihli ve 208-202 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri, sanıklar... ve... ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 14.12.2011 tarih ve 9977-48433 sayı ile; sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, katılan ... ..."a karşı yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ..."a yönelik şantaj suçundan kurulan düşme hükümlerinin ise sanıkların eylemlerinin bir bütün hâlinde yağma suçuna teşebbüsü oluşturduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Yerel Mahkemece sanıklar... ve..."ın nitelikli yağma suçundan lehlerine olan TCK"nın 149/1-c, f, g, 35/2, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması ile mahsuba karar verilmiş, bu hükümlerin de sanık ... müdafisi ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 28.01.2016 tarih ve 30937-228 sayı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 05.03.2018 tarih ve 12112 sayı ile;
"...Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; 1998 yılında askerde bölücü PKK örgütü mensuplarıyla girdiği silahlı çatışma sonucu yaralanan sanık ..."un terhisi ve tedavisinin ardından İstanbul ili, Tahtakale semtinde ticaret yapmakta olan babası ve kardeşleri ile birlikte ticarete başladığı, diğer sanıkları ise iş yeri komşusu ve onların arkadaşları olması sebebiyle tanıdığı, iddianamede silahlı örgüt kurma fiilinin başlangıcı olarak gösterilen ve sanığın sonradan kabul etmediği, müdafisi olmadan alınan zabıta ifadesinde geçen Marmaris ilinde... isimli şahsa sattığı saatlerin bedeli olan 50.000 ABD Dolarını tahsil etmekte zorlanması ve borçluların kendisini tehdit etmesi üzerine etrafına adam topladığı gerekçesi, silahlı örgüt kurmanın başlangıcı ve gerekçesi olarak yeterli ve yasal değildir. Zira bu eylem için örgütün kurulduğunu kabul etmek hayatın olağan akışına ve suç örgütünün yasal tanımına uymamaktadır. Sanık, örgüt eylemlerinin başlangıcına gerekçe gösterilen bu eylemde kendi alacağını tahsil niyetindedir. Teori ve uygulamada, çıkar amaçlı suç örgütünün kuruluş gayesi olarak kendi alacağını tahsil kabul edilmemektedir. Kaldı ki, sanık bu eylemden de zaten delil yetersizliğinden beraat etmiştir. Yine, suç örgütünün eylemlerinden biri olarak gösterilen... ve ... ... kardeşlerin yaralanması da örgüt faaliyeti kasamında işlenmiş bir suç olarak değerlendirilemeyecektir. Dosya kapsamına göre, sübuta erdiği şekliyle, sanığın hemşehrisi olan bu şahıslar, sanık askerde olduğu dönemde babasına karşı eylemde bulunmuşlardır. Sanık veya örgüt üyesi olarak kabul edilen diğer sanıklar ile bu iki şahıs arasında çıkar amacı ve örgüt faaliyeti kapsamında bir eylem gerçekleşmemiş, kaldı ki bu eylemde de kasten yaralama suçundan zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilmiştir. Bu duruma göre, sanıkların örgüt faaliyeti kapsamında işledikleri kabul edilen ve mahkûmiyetlerine karar verilen katılan ..."a yönelik eylemlerine bakıldığında; örgütün yöneticisi olarak kabul edilen sanık ... ve diğerleri, katılanı ve kardeşini tanımamaktadır. Daha önce katılanın avukatlığını yaptığı şirkette muhasebeci olarak çalışan sanıklardan ..."ün usulsüzlük suretiyle para kaçırıldığı şeklindeki beyanıyla sanıklardan ..."ın irtibat kurması sonucu eyleme geçilmiştir. Örgütsel eylem olarak nitelenmesine yasal imkan bulunmamaktadır, münferit eylem olarak değerlendirilmelidir.
Yerel Mahkemece, sanıklardan sadece ... örgüt kurucu ve yöneticisi olarak kabul edilmiş, diğer sanıklar ise örgüt üyesi olarak nitelendirilmiş ise de sanık ..."un diğer sanıklar üzerinde kurduğu bir hâkimiyet, verdiği bir talimat, örgüt kurucu ve yöneticileri arasında hiyerarşik bir yapılanma dosyaya yansımamıştır. Yargıtay uygulamalarında istikrarlı bir şekilde “örgüt yöneticisinin” örgüt ve örgüt mensupları üzerinde kurduğu hakimiyet, kontrol, talimat, hiyerarşi ve emir komutanın önemli olduğu, örgüt yöneticisi olarak kabul edilecek kişinin sevk ve idare yetkisi ve yeteneğinin bulunması, örgüt üye ve mensupları üzerinde etki ve gücünün bulunması aranmaktadır. (Yargıtay 6. Ceza Dairesi,23/12/2015 tarih,2014/4531 esas,2015/46343 karar.)
Konunun açıklığa kavuşması bakımından suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna kısaca değinmekte fayda vardır.
5237 sayılı TCK"nın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" başlıklı 220. maddesinde;
"(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında da belirtildiği üzere, TCK"nın 220. maddesi anlamında bir örgütten bahsedilebilmesi için,
a) Üye sayısının en az üç veya daha fazla kişi olması gerekmektedir.
b) Üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ bulunmalıdır. Örgütün varlığı için soyut bir birleşme yeterli olmayıp, örgüt yapılanmasına bağlı olarak gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişki olmalıdır.
c) Suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme yeterli olup, örgütün varlığının kabulü için suç işlenmesine gerek bulunmadığı gibi işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibarıyla somutlaştırılması mümkün olmakla birlikte, zorunluluk arz etmemektedir. Örgütün faaliyetleri çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, fail, örgütteki konumuna göre, üye veya yönetici sıfatıyla cezalandırılmasının yanında, ayrıca işlenen suçtan da cezalandırılacaktır.
d) Örgüt niteliği itibariyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için bir araya gelmesi hâlinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebilecektir.
e) Amaçlanan suçları işlemeye elverişli, üye, araç ve gerece sahip olunması gerekmektedir.
TCK’nın 220/2. maddesinde düzenlenen üyelik suçunun manevî unsurunu, örgütün belli amaçlarını gerçekleştirme gayesini (manevi unsur içinde yer alan amaç veya saik) bilerek ve isteyerek örgüte girme iradesi oluşturduğuna göre; failin konumunun örgüt üyesi sayılmasını gerektirecek boyuta ulaşıp ulaşmadığı hususunun, örgütün amacını benimsemesinden ibaret bu amaç ya da saikini dışa yansıtan-açığa vuran hareketlerinin, fiilin gerçekleştiği yer ve zaman, şartlar (somut olay) göz önünde bulundurulmak, gerçekleştirilmek istenen amaç suç (tehlike suçu) ve tüm koşullar nazara alınmak ve fail tarafından gelinen-içinde bulunulan aşamaya göre belirlenmesi, herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir. (Osman Yaşar, ... Tahsin Gökcan, Mustafa Artuç, Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, 5. Cilt, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, s. 6640.)
Suç örgütünün kurucusu, örgüt yöneticisi ve örgütün üyeleri net, tartışmasız belirlenip, yapılanmanın içinde ne şekilde yer aldığı, soyut değil, somut şekilde saptanmalıdır.
Ayrıca işlenen suç ve/veya suçların örgütün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda ve/veya örgüt yönetici veya örgüt üyesi tarafından şahsi nedenle olsa bile suç örgütünün gücünden ve imkânlarından yararlanarak mı işlendiği belirlenmelidir.
Hâl böyle olunca; suç örgütü kavramının ne olduğu unsurlarının ve tespiti önemli olduğu kadar hangi suçların suç örgütünün amacı ve faaliyeti kabul edileceği veya edilemeyeceğinin belirlenmesi gerekir.
Suç örgütü ile iştirak hâlinde suç işleme durumları zaman zaman birbirine karıştırılmaktadır. Oysa kişilerin bir suç işlemek için bir araya gelmelerinde iştirak iradesinden bahsedilir. İştirak ilişkisinde suç ortakları nazarında suçun, konu veya mağduru bakımından somutlaşması gerekir. Suç örgütünde ise işlenmesi amaçlanan suçların konu veya mağduru itibarıyla somutlaştırılması zorunlu değildir. Suç örgütü kurmak, yönetmek ile örgüte üye olmak veya alt grup suçları yönünden suç örgütünün işlemeyi amaçladığı suç ve suçların en azından hareketi ile ilgili ciddi bulgu, emare ve delillerin mevcut olması yeterlidir.
Suç örgütü kavramının klişe, basmakalıp ve soyut cümlelerle belirlenip, her eylemde uygulanması da isabetli olmaz.
Suç örgütü mensubunun ceza sorumluğunun belirlenmesinde elbette TCK"nın 220. maddesinde gösterilen sınırlar ve unsurlar üzerinden hareket edilmelidir ama suçlar bakımından anılan yasanın 37 ile 41. maddelerinde kurduğu sistemi tabi ki gündeme gelecektir.
Suç örgütü yöneticisi bizzat veya bir başka örgüt mensubu ile müşterek fail olarak suç işlediğinde ya da bir örgüt mensubuna talimat vererek suç işlemeye azmettirerek örgüt yönetici olmanın sağladığı üstünlük nedeniyle azmettirici olmakla birlikte (fail) sayılıp cezalandırılması gerektiğinde örgüt yöneticisi TCK"nın 37 ve belki de azmettirici TCK"nın 38. maddesine göre ceza alacaktır. Bu durumda TCK"nın 220/5. maddesinin uygulama alanı bulunmayacaktır. Çünkü bir suçtan iki defa ceza verilmesi mümkün değildir.
Örgüt yöneticisi bizzat, azmettiren olarak katılmadığında örgüt mensuplarının örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan örgüt yönetici örgüt ve örgüt mensupları üzerinde kurduğu hâkimiyet, kontrol, talimat, hiyerarşi ve emir-komutanın bir sonucu olarak uygulanır. Bu hükümle farazi bir azmettirme düşünülmüştür. TCK"nın 220/5. maddesinin gerekçesi bu sorumluluğu açıklamaktadır. Elbette bu durumda örgüt yöneticisinin somut olayda örgüt üyesi ve işlenecek amaç suç üzerinde hâkimiyet, kontrol, bilgi ve yönlendirme güç ve yetkisinin olması hâlinde uygulama alanı bulacaktır. Bu alanı daraltma değildir. En azından müdahale edip suçun işlenmesinin önüne geçebilecek bilgi ve etkisinin olmasının veya yönlendirebilme konusuna yeterli hâkimiyeti bulunması ya da örgütün üzerinde genel bir etki gücünün ya da bölgesel de olsa (onay makamı) konumunun olması aranmalıdır. Bu da Kanun"un gerekçesinde açıkça vurgulanmıştır. (Suç örgütü) hiyerarşisi, devamlılığı, disiplini olan ve devlet içinde devlet olmayı hedefleyen toplumu etkileyen düzeni geniş çapta bozan suç işleyen kendine göre kurumsallaşmış karmaşık bir yapılanma ağını kapsar. Çete kavramı ise nispeten küçük, gevşek hiyerarşik yapılanma ve disiplini olan bir veya birkaç suç işlemeye niyetlenen ancak bu konuda profesyonel taktik ve yöntemler izlemeyen, aracılık yapan daha ziyade sokak yapılanması niteliği taşıyan devlet içinde devlet olmaya hareket etmeyen mahalli suçlar işleyen yapılanmalar için kullanılabilir. Çete bağımsız bir suç tipi değildir. Örgüt suçlarında bir unsur fikir alış verişinde bulunup paylaştıkları, plan ve program yapıp eylem hazırlığı yaptıkları zeminin de bu özelliği ile yerleri olmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.4.2007 tarih, 2006/253, 2007/80 sayılı kararında bu husus vurgulanmaktadır.
Hâl böyle olunca; her somut eylemin özellikleri birbirinden farklı olduğu ve ayrı değerlendirilmesi gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır.
Zaman zaman iştirak hâlinde birliktelikleri suç örgütü sayılmaya çalışıldığında ve suç örgütü olup olmadığına bakılmaksızın ceza sorumluluk alanı genişletildiği de izlenmektedir.
Bu nedenle bir suç işlemek için iştirak ile suç örgütü arasındaki ayrım ise;
Suç örgütü ve/veya örgütlerin yapısı ve yapılanması netleştirilip, bu suç örgütü ve/veya örgütleri ile ilgili faillerin suçları örgüt ile ilgisi olmayan faillerin ve eylemlerin ayrımı ile olacaktır.
Bu husus etkin soruşturma ve/veya kovuşturma yapılarak saptanabilir. Hâl böyle olunca, telafisi olanaksız hatalara düşülmemesi, insan hak ve hürriyetlerinin ihlalini önlemek için bir zorunluluk olduğu unutulmamalıdır.
Bir yargılamada suç örgütünden bahsedilebilmesi için örgütü kim veya kimlerin kurduğu, kuruluş süreci ve amacının mensuplarının, hiyerarşik yapılanmasının netleştirilmesi gerekir.
Kanunda suç olarak tanımlanmış fiilleri işlemek amacıyla oluşturulan yapılara suç örgütü denilmektedir. Bu anlamda örgüt soyut bir birleşme olmayıp, bünyesinde hiyerarşik bir yapının, ast-üst ilişkisinin ve emir komuta zincirinin hakim olduğu bir yapılanmayı ifade etmekte,böylece örgüt mensupları üzerinde hakimiyet kuran bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır.(İzzet Özgenç, Suç Örgütleri, Ankara 2011,s.14.)Suç işlemek için örgüt kurmak suçunun oluşabilmesi için örgüte dahil olan kişilerin düşünce ve fiilleri süreklilik göstermelidir. Bu anlamda, örgüt yöneticileri ile üyeleri suç işlemek amacı doğrultusunda düzenli ve planlı olarak örgüt yapılanmasına dayalı yönetim, disiplin işbirliği gibi olgularla birlikte hareket etmelidirler. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 25/02/2013 tarih, 2012/15848 esas, 2013/3576 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, suç işlemek için anlaşmada, suç işlemek üzere iradelerin ve kişilerin bir araya gelmesi söz konusudur. Burada da devamlılık vardır, ancak örgütlenme yoktur. Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün varlığından bahsedebilmek için örgütün hangi suç veya suçları işlemek amacıyla kurulduğu tespit edilmelidir. Çünkü, örgütün amacı belli bir suç programını gerçekleştirmektir. Yani belirsiz sayıda suç işlemektir. Olayımızda olduğu gibi, kendi alacağını tahsil etmek için bir araya gelme ya da tesadüfen öğrendiği bir olaydan çıkar sağlama düşüncesiyle hareket "örgüt" yapılanması olarak değerlendirilemez.
Kabule ilişkin diğer itiraz sebebine gelince; tüm sanıklar hakkında mahkûm oldukları suçlar sebebiyle 5237 sayılı Yasa"nın 58/9. maddesinde düzenlenen "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir." hükmünün uygulanmış olmasıdır. Her ne kadar, örgüt mensubu olarak nitelendirildiğinde bu hükmün uygulanması zorunlu olarak görünse de mahkûm olan sanıkların üzerlerine atılı tüm suçların işleniş tarihi bu düzenlemenin yer aldığı 5237 sayılı Yasa"nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden öncedir ve lehe yasa uygulamasına tabidir. Mahkemece yapılan lehe aleyhe yasa değerlendirmesinde bu husus değerlendirmeye alınmamıştır. Zira, 5237 sayılı Yasa"nın yürürlüğe girmesinden sonra 5377 sayılı Yasa"nın 2. maddesiyle 5237 sayılı TCK"nın "zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinde yapılan değişiklikle, "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." Yargılamaya ve itiraza konu dosyamızda ise gerekçeli kararda da belirtildiği gibi, suç tarihleri 01.07.2002 tarihinden öncedir. Yani 5237 sayılı Yasa"nın yürürlüğe girmesinden ve 5237 sayılı Yasa"nın 7/2 maddesinde yapılan değişiklikten öncedir. Bu değişikliğin sanıkların aleyhine yorumlanmasına yasal imkân bulunmamaktadır.
Bu sebeplerle, tüm sanıklar hakkında silahlı suç örgütünün yasal unsurlarının oluşmadığı, kabule göre ise mahkûmiyet kararı verilen eylemlerde 5237 sayılı Yasa"nın 58/9. maddesine ilişkin "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" yasal imkân bulunmadığı," görüşüyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.12.2011 ve 28.01.2016 tarihli onama ve düzelterek onama kararlarına yönelik itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince, 09.05.2018 tarih ve 1291-3508 sayı ile itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
İtirazın kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, tüm sanıklar bakımından nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile sanık ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar;
1- Sanık ..."e atılı suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme, sanıklar..., ..., ..., ... ve ...’e atılı suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarının yasal unsurları itibarıyla sabit olup olmadığının,
2- Örgüt yöneticiliği ve/veya üyeliği suçlarının sabit olduğuna karar verilmesi hâlinde, bu suçlarla birlikte nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile nitelikli yağma suçuna teşebbüsten lehe olan 5237 sayılı TCK hükümleri gereğince uygulama yapılırken, suç tarihlerinin 5237 sayılı TCK"nın yürürlük tarihinden önce olması karşısında 5237 sayılı TCK"nın 58/9. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının,
Belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Sanıklardan ..."un suç işlemek amacıyla örgüt kurduğunun, bu örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için adam topladığı, bu kapsamda diğer sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..."yı etrafında birleştirdiği, örgütün gerçekleştirmeyi planladığı eylemler için silah temin ettiği, örgüt içerisinde yer alan sanıkların aralarındaki iş bölümü gereği sanık ..."in örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğu, sanığın 1992 yılında askerlik görevini yaparken PKK bölücü terör örgütü ile girdikleri çatışmada ateşli silahla yaralandığı, terhisinden sonra İstanbul Tahtakale"de saat ve kaçak cep telefonu satışı yaptığı, “Reis” lakabıyla bilindiği, sanıklardan..."ın 1999 yılında İstanbul Topkapı Sarayı Jandarma Karakolu"nda askerlik görevini yaparken uzman çavuş olan sanık ... ile tanıştığı, sanık ..."ın beyanına göre bir süre FEDEX isimli hava lojistik firmasında bölge müdürü olarak çalışırken işten ayrıldıktan sonra ... Galeri isimli iş yerinde çek senet tahsilatı yapmaya başladığı, çevresine kendisini MİT mensubu ve JİTEM çalışanı olarak tanıttığı, sanık ..."in kendisine hediye ettiği 6,35 mm çapındaki silahı taşıdığı, sanık ..."nın Elazığ ilinde uzman çavuş olarak görev yaparken İstanbul iline tayin olduğu, sanık ... ile askerlik görevini yaptığı sırada tanıştıkları, katıldığı eylemlerde sanık ..."in önceden verdiği silahları taşıdığı ve bu eylemlerde askeri kimlik kartını kullanarak kendisini JİTEM mensubu olarak tanıttığı, sanık ..."in sanıklardan ..."un evinde kaldığı, sanıklardan... ile eskiden beri tanıştığı, gerçekleştirdiği yaralama eyleminde sanık ..."in verdiği silahı kullandığı, bir süre sanıklardan... ile birlikte çek senet tahsilatı yaptığı, sanık ..."ın JETPA isimli şirketin muhasebe bölümünde çalışırken işten çıkarıldığı, şirket hakkında ihtiyati tedbir kararı alınması üzerine şirketin çek ve senede dayalı alacakları konusunda avukat ..."ın gerçekleştirdiğini iddia ettiği yolsuzluklara ve elde ettiği haksız menfaate ilişkin belgeleri getirip önceden tanıdığı hemşehrisi sanık ..."a verdiği, katılan ... ..."a yönelik eylemlerden sonra haklarında şikâyette bulunup bulunmadığını öğrenmek için JETPA isimli şirkette çalışmaya devam eden arkadaşlarından bilgi temin ettiği, sanıkların örgüt kapsamında sanık ..."ün temin ettiği belgeleri kullanarak JETPA isimli şirketin avukatlığını yapan katılan ..."ı kaçırmaya karar verdikleri, sanık ..."in temin edilen belgeleri inceledikten sonra katılan... ..."nin 13 milyon dolar parayı devletten kaçırdığını söyleyip, kendisinden 1 milyon dolar para alabileceklerine kanaat getirdiği, sanık ..."un evinde yaptıkları toplantıda sanık ..."in olay yerinde keşif yapılmasını, katılanın hukuk bürosunun yerinin, aracının ve kaçış yollarının tespit edilmesini istediği, yapılan keşiften sonra sanık ..."a ait evde toplanıp son hazırlıklarını yaptıkları, sanık ..."in olayda kullanılacak silahları örgüt üyelerine dağıttığı, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ... Koca, sanık ... ile diğer sanık ..."ın katılan... ..."yi araç ile kaçırıp sanık ..."un evine getirmeleri konusunda anlaşmaya vardıkları, eylemi gerçekleştirirken sanık ..."ın mesleki kimlik kartını kullanacağının kararlaştırıldığı, olay günü ağabeyi olan katılan... ..."nin aracını kullanan diğer katılan ... ..."ın avukat olan abisi... ... olduğu zannıyla sanık ..."ın kullandığı, içerisinde ..."ın ve sanık ..."ın bulunduğu beyaz renkli Renault 19 Europa marka ve model araç ile takip edildiği, trafik ışıklarında duran katılan ... ..."in aracının yanına giden sanık ..."ın uzman çavuş kimliğini göstererek aracını kenara çekmesini istediği, ışıkları geçince duran katılanın aracına ... ve sanık ..."ın yaklaştıkları, sanık ..."ın tekrar kimliğini göstererek “JİTEM!” dediği, araçtan inen katılan ... ..."in üzerinin sanık ... tarafından arandığı ve ..."ın sanık ... tarafından verilmiş silahı sanık ..."ın belinden aldığı ve zorla katılanı kendi kullandığı aracın arka koltuğuna bindirdiği, sanık ..."ın katılan ..."in yanına oturup gözlerini kapatıp başını önüne eğdirdiği, ..."ın ise aracı kullandığı, katılan ... ..."in bağırması üzerine ..."ın sanık ..."ın belinden aldığı katılanın anlatımına göre beyaz nikelajlı, işlemeli, ahşap kabzalı silahla diz kapağının biraz üzerine tek el ateş ederek katılan ... ..."i yaraladığı, bu esnada sanık ..."ın ise kendi kullandığı araç ile katılanın aracını takip ettiği, sanık ..."un evine varınca sanık ..."ın evde bekleyen sanık ..."in yardımıyla katılan ... ..."i yukarıya çıkardıkları, yarasına pansuman yapıp bir odaya aldıkları, bu sırada eve gelen sanık ... ile sanık ..."ın önceden sanık ..."dan temin etmesini istedikleri kar maskelerini takıp katılan ... ..."i ellerindeki belgelerin içeriklerinden bahsederek sorguladıkları, zorla iki adet boş senet imzalattırdıkları, ardından sanıklardan ..., ... ve ..."ın katılan... ..."ye ait olan araç ile katılan ... ..."i hastaneye götürmek üzere yola çıktıkları, aracın benzininin azalması nedeniyle petrol istasyonundan yakıt aldıkları, bu esnada katılanın cüzdanından 60-70 TL parasını alıp, Vatan Hastanesi yakınlarında araç içerisinde bırakarak olay yerinden uzaklaştıkları, ertesi gün sanıklar... ve..."in katılan... ..."yi bir kaç defa telefon ile arayarak “Sana kapalı mektup gönderdik anlamadın, açık mektup gönderdik." şeklinde sözler sarf ettikleri, ardından da ellerindeki belgeleri televizyona vermekle tehdit edip 1 milyon dolar istedikleri, sanıkların bazı ulusal kanallar ile görüşüp menfi cevap almaları üzerine sanık ..."ın irtibat kurduğu M-1 isimli televizyon kanalına belgeleri verdiği, ismi geçen televizyon kanalında çalışan bir kameraman ile birlikte katılan... ..."nin hukuk bürosuna gidip muhabir gibi sorular sorduğu, ancak bu görüntülerin televizyonda yayınlanmadığı, sanıklardan..., ... ve ..."in örgüt suçu kapsamında ... isimli şahısla birlikte katılanlar... ... ve onun babası olan katılan ... ..."i iş yerlerinde ateşli silahla yaralanması eylemini gerçekleştirdikleri, bu kapsamda katılanlar ile sanık ..."in hemşehri oldukları ve önceden beri birbirlerini tanıdıkları, olaydan yaklaşık on yıl önce sanık ..."in askerlik görevini yaparken yaralanması nedeniyle hastanede yattığı sırada katılanların babasını dövmeleri nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, sanık ..."in intikam almaya karar verip sanık ..."ten katılanları bacaklarından vurarak yaralamasını istediği, bu kapsamda sanık ..."in yanında ... ile sanık ... bulunduğu hâlde katılanların Esenler"deki iş yerlerine keşif yapmak için gittikleri, sanık ..."in içeriye girip katılan... ..."i sorduğu, katılanın babasının oğlunun iş yerinde olmadığını söylemesi üzerine sanıklar ile ..."ın olay yerinden ayrıldıkları, bir kaç gün sonra bu kez ... ve sanıklar ... ile ..."in birlikte aynı yere tekrar gittikleri, ... ve sanık ..."un yeniden keşif yapıp sanık ..."e masada oturan şahsı vuracağını söyledikleri, bunun üzerine sanık ..."in daha önceden verdiği silah ile sanık ..."in içeri girip katılan... ..."e bir kaç el ateş ettiği, araya girmeye çalışan babası ..."ın bacağına da bir el ateş edip olay yerinden kaçtığı,
Sanıkların örgüt suçlarına delil olarak anlatılan ... Gerali isimli şahsın babasından senet yağmalanmasına ilişkin olayda; Antalya"da yaşayan ... isimli bir şahsın yurt dışına ihracat yapan ... Gerali isimli şahsa sattığı sebze ve meyvelerin bedeli olan 180.000 TL"yi alamadığı gerekçesi ile sanık ..."tan yardım istediği, bu nedenle sanık ..."ın yanına ... ile sanık ..."i alarak 2002 yılının Temmuz ayında alacaklı ... ile birlikte Edirne"ye gidip borçlu ..."nın babası ..."ye kendilerini JİTEM mensubu olarak tanıtıp oğlunun borçlu olduğunu söyleyerek açık senet aldıkları, ardından borçlu ... ile irtibata geçip İstanbul ili, Eminönü ilçesindeki caminin yakınındaki çay bahçesinde buluşma ayarladıkları, bu buluşmaya alacaklı ..."in, borçlu ..."nın ve sanıklar..., ..., ... ile ..."un katıldıkları, borcun taraflarını dinleyip ..."nın yanında getirdiği belgeleri inceleyen sanık ..."in borçlu ..."nın haklı olduğu, borç miktarının 180.000 TL değil 50.000 TL olduğunu söylediği, sanık ..."dan borçlu ..."nın babasından alınan boş senedi getirmesini istediği ve ..."ya toplam bedeli 50.000 TL olan senetleri düzenlettirdiği, bu senetlerden bir tanesi 10.000 TL, diğeri 5.000 TL olan iki tanesini kendilerine alıp kalanları alacaklı ..."e verdiği, bir süre sonra da borçlu ..."dan 5.000 TL bedelindeki senet karşılığı ödeme yapmasının istendiği, bu suretle tahsil edilen 1.000 doları alan sanık ..."ın, 400 doları alıkoyup kalan 600 doları sanık ..."in talimatıyla ... ile sanık ... arasında paylaştırdığı,
Yine iddianamede örgüt suçuna delil olarak gösterilen Didim"de sanık ..."in sattığı saatler nedeniyle alacaklı olduğu... isimli şahsın silahla yaralanması olayında, sanık ..."in borçlu..."i telefon ile arayıp alacağını istediği, parayı vermeyeceğini söyleyen..."in ateşli silahla yaralanması konusunda karar alındığı, sanık ..."in ... ve ... isimli şahıslar ile birlikte Marmaris"ten Didim"e sanık ..."in verdiği 7.65 mm ve 9 mm çapında iki silahla gittikleri, borçlu..."i bir barda buldukları, sanık ..."in barın kapısını tuttuğu, diğer şahıslar ... ve ..."ün borçlu..."i bacaklarına ateş etmek suretiyle yaraladıkları anlatılıp sanık ..."in çıkar amaçlı silahlı suç örgütü kurup yönettiği, diğer sanıkların bu örgüte üye oldukları ve tüm sanıkların katılan ... ..."e yönelik nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, ayrıca sanıklar... ve..."ın katılan... ..."ye karşı teşebbüs aşamasında kalan nitelikli yağma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davalarının açıldığı,
Katılan ... ... kaldırıldığı hastanede 02.07.2002 tarihinde saat 02.00"de kolluk görevlisine verdiği ifadesinde; saat 17.30 sıralarında ağabeyinin avukatlık bürosundan çıktığını, nişanlısının yanına gitmek üzere ağabeyine ait araca bindiğini, Ataköy 7. kısımdaki Cumhuriyet Lisesinin önüne geldiğinde aracının ön kısmında beyaz renkli Renault Europa marka, arkasında ise siyah renkli Renault Brodway marka bir aracın durduğunu, öndeki araçtan inen üç kişinin kendisini aracından indirip arka koltuğa oturttuklarını, Ataköy 4. kısmı geçince aracı kullanan şahsın ateş ederek kendisini sağ bacağından yaraladığını, sanıkların kendisini adresini bilmediği bir eve götürüp sorguladıklarını, ardından Vatan Hastanesinin yan tarafına araçlarıyla ile bırakıp yanından ayrıldıklarını, ağabeyini telefon ile arayıp haber verdiğini, kendisini kaçıran üç kişiyi görmesi hâlinde tanıyabileceğini,
29.07.2002 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde; olay günü kendisini takip eden araç olup olmadığını bilmediğini, Cumhuriyet Lisesinden Şirinevler istikametine doğru dönerken beyaz renkli Renault Europa marka bir aracın kendisini sollamak için yanına geldiğinde aracın içeresinde üç kişi gördüğünü, ön sağ tarafta oturan şahsın el işareti yaparak aracı sağa çekmesini söylediğini, söz konusu aracın önüne geçtiğini, bu sırada arka tarafında siyah renkli Renault Brodway marka bir aracın durduğunu, böylece kaçma imkânının kalmadığını, öndeki araçtan görse tanıyabileceği üç kişinin indiğini, "Komutanım" diye hitap ettikleri şahsın “JİTEM” diyerek yeleğinin cebinden bir cüzdan çıkarttığını, içerisindeki kimliği kendisine gösterir gibi yaptığını, bu şahısların JİTEM görevlisi olmadıklarını anlayıp bağırıp yardım isteyince kimlik gösteren şahsın belinden silahı alan diğer şahsın otomobilin arka koltuğuna oturmasını istediğini, elindeki silahın nikelajlı, ahşap kabzeli büyük bir silah olduğunu, kendisine silah çeken şahsın, ağabeyine ait aracın direksiyonuna geçtiğini, "Komutan" dedikleri şahsın arkada yanında oturup kafasını koltuğa doğru eğdirdiğini, üçüncü şahsın da beyaz renkli araca bindiğini, sanıkları gaspçı sandığını ve cüzdanı ile telefonunu alıp kendisini bırakmalarını istediğini, bu sırada otomobili kullanan şahsın bir el ateş ederek kendisini bacağından yaraladığını, daha sonrasını hatırlamadığını, gözünü açtığında tanımadığı bir kişinin banyoda kafasını suyla yıkadığını, diğer şahsın da bacağına tampon yaptığını, yüzleri açık dört şahsa kendisini ne zaman bırakacaklarını sorduğunda "Reis gelsin, o zaman bırakacağız." dediklerini, evdekilerden birisine ... diye hitap ettiklerini, yarım saat sonra yüzü maskeli bir şahsın yanına geldiğini, diğerlerinin bu şahsa "Reis" diye hitap ettiklerini ve büyük hürmet gösterdiklerini, bu kişinin yanlış şahsı kaçırdıklarını, vurulmasaydı kendisini iki üç gün misafir edecek olduklarını, bir arkadaşlarını beklediklerini, bu şahsın kendilerine bilgisayar çıktılarını getireceğini söylediğini, yarım saat sonra yüzü maskeli başka birisinin geldiğini, kendisine bilgisayar çıktılarını uzatıp ellerinde bu belgelerin olduğunu ağabeyine söylemesini, 1 milyon dolar istediklerini, vurulduğunu polislere anlatmamasını söylediğini, ardından reis denen kişinin elinde senet ile gelip kendi el yazısı ile adını soyadını yazdırıp pul yapıştırılmış yere imza attırdığını, ardından kendisini ağabeyinin otomobiline bindirdiklerini, araçta giderken Özlem Eczanesi tabelası ile Küçükköy tabelalarını gördüğünü, araçta benzin olmadığını söylediğini, bunun üzerine sanıkların aracı Dünya Ticaret Merkezi yakınlarında bir benzinliğe çekip cüzdanından 20 TL alarak arabaya benzin doldurduklarını, sanıkların Vatan Hastanesinin yanında araçtan inip yaya olarak kaçtıklarını, cep telefonunu çıkarttıkları bataryası ile kırdıkları kart yerini birleştirip abisini aradığını,
Mahkemede; kendisini ... isimli şahısla huzurda bulunan sanıklar ..., ... ve ..."in kaçırdıklarını, karnına silah dayayarak araca bindirdiklerini, sanık ..."ın gözünü kapattığını, ... isimli şahsın da silah ile kendisini ayağından vurduğunu, gözünü bir evde küvetin içerisinde açtığını, kendisine boş senet imzalattırdıklarını, içlerinden birisinin "Vuralım", bir başkasının ise "Boş bir araziye bırakalım." dediğini, kendisini tekrar araca bindirdiklerini, ... isimli şahsın silahı başına dayadığını, cüzdanında bulunan 60-70 TL parasıyla benzin aldıklarını, Avcılar"da göl kenarında bir yere kendisini attıklarını, Devlete ve askeriyeye küfreden kısa boylu sanığı sonradan teşhis ettiğini, bu kişinin huzurda bulunan sanık ... olduğunu,
Ele geçirilen silah gösterilerek 01.08.2002 tarihinde yaptırılan teşhis tutanağında; yaralandığı olayda kullanılan beyaz nikelajlı işlemeli ve ahşap kabzeli silahı tanıdığını, silahı teşhis ettiğini,
İfade etmiştir.
İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarının 31.07.2002 tarihli ekspertiz raporunda; silahın yapılan muayenesinde çalışır vaziyette ve 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak silahlardan olduğu, silahı tespit edilemeyen olaylar arşivinde kayıtlı mermi çekirdekleri ile yapılan tetkikte söz konusu silahın iddianamede ikinci olay olarak anlatılan katılanlar... ... ve ... ..."in yaralanmaları olayında kullanıldığının tespit edildiği,
Arşivdeki faili meçhul olaylara ait boş kovanlarla yapılan incelemede ise; iddianamede birinci olay olarak anlatılan katılan ... ..."in kaçırılıp bacağından vurulması olayında katılanın teşhis ettiği silahı değil, üzerindeki ibareleri silinmiş 9 mm çapındaki yerli, el yapımı yarı otomatik silahın kullanıldığının bildirildiği,
İtiraza konu sanıklardan ..., ..., ..., ... ile haricen belirlenen on kişinin katıldığı 31.07.2002 tarihli kolluk teşhis tutanağında; katılan ... ..."ın sanık ..."yı teşhis ettiği, sanığın götürüldüğü evde gördüğü ve kendisini yaralı vaziyette arabaya bindirip Vatan Hastanesine götüren kişilerden birisi olduğunu, yüzü maskeli kişilerin yarım saat boyunca kendisi ile konuştukları için seslerinden tanıyabileceğini, ifade ettiği,
Adli Tıp Kurumu"nun 21.05.2003 tarihli raporunda; katılan ... ..."in ateşli silahla yaralanması sonucunda sağ femur suprakondüler açık kırığının bulunduğu, yaralanmasının kişinin hayatını tehlikeye maruz kılmadığı, 120 gün mutat iştigaline engel teşkil edeceğinin belirtildiği,
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 12.01.2007 tarihli raporunda; katılanın ateşli silah yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, uzuv zaafı ve uzuf tatilinin bulunmadığının bildirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Katılan ... aşamalarda; avukat olarak çalıştığını, müvekkillerinin arasında JETPA isimli şirketin ve..."ün de bulunduğunu, olay günü aracını bakıma götürüp geri getiren kardeşi diğer katılan ... ..."in, akşam saatlerinde söz konusu araçla bürosundan ayrıldığını, kendisinin de evine gittiğini, kardeşinin nişanlısının, eşini arayıp "... ... buluşmaya gelmedi." demesi üzerine telefon ile aradığı kardeşine ulaşamadığını, saat 21.00 sıralarında bu kez kardeşinin kendisini arayıp "Ağabey ölüyorum, yetiş." dediğini, olay yerine gittiğinde kendisine ait aracın Avcılar"da bulunan Vatan Hastanesinin yanında park hâlinde olduğunu gördüğünü, kardeşinin sağ bacağından tek kurşunla vurulmuş olduğunu, şahısların kardeşine aslında kendisini kaçırmak istediklerini söyleyip JETPA isimli şirket ile ilgili bazı evrakları gösterdiklerini anlattığını, Ataköy Polis Karakolunda bu olayla ilgili ifade verirken telefonunun çaldığını, arayan şahsın "Telefon beklediğin kardeşin benim. Senin kardeşini vurup sana kapalı mektup gönderdik." dediğini, ne istediklerini sorduğunda "Kardeşin sana anlatmadı mı?" diye cevap verdiğini, "Sana mektubu açık göndereceğiz. Anlaşılan sen kapalı mektuptan bir şey anlamadın." dediğini, sert bir ifadeyle şahsa "Buluşalım ve ne istiyorsan açık açık söyle." dediğini, bunun üzerine telefondaki şahsın "Akıllı ol, senin aklını başından alırım." dediğini,
03.07.2002 tarihinde saat 17.30 sıralarında sesinden tanıdığı aynı şahsın tekrar kendisini aradığını fakat telefon numarasının görünmediğini, "... Bey ihtiyati tedbirden kaçırdığınız 13 trilyonluk senedin farkındayız. Ayrıca Başaran Ulusoy"dan tahsil ettiğiniz paranın da farkındayız. Bu parayı sana yedirmezler." dediğini, ilerleyen günlerde M-1 isimli televizyonun yönetim kurulu başkanı olan şahsın elindeki dosyalarla ilgili olarak kendisi ile görüşmek istediğini, konuşmasının ve üslubunun birkaç gün önce kendisine telefon açan şahsınkine benzediğini, müsait olmadığını söyleyerek telefonu kapattığını, bürosundaki avukatlardan M-1 diye bir televizyon kanalının olup olmadığını araştırmalarını istediğini, onların da yönetim kurulu başkanı..."e ulaştıklarında şahsın JETPA şirketine uygulanan ihtiyati tedbir kararı nedeni ile 15 trilyonluk senet kaçırıldığına dair ellerinde belge olduğunu söylediğini, bürosunda çalışan avukatların muhabirler ile görüşmesi sırasında kendi bürolarının muhabere numarasını taşıyan evrakları görünce şirket içerisinde çalışan bir eleman tarafından belgelerin televizyon kanalına iletilmiş olduğunu anladıklarını,
Beyan etmiştir.
M-1 TV isimli kanalda hâkim kararına istinaden 30.07.2002 tarihinde yapılan arama sonucu düzenlenen tutanakta;
1- JETPA Sanayi Ürt. Pas. isimli şirkete ait müşteri alacak bilgisayar dökümü adlı 312 sayfadan ibaret belgeler,
2- Bir adet konuyla ilgili DVC Pro isimli işlenmemiş, ham dijital kaset,
3- Konuyla ilgili iki adet faks yazışması,
4- Bir adet protokol senedi ele geçirilmiş olup 30.07.2002 tarihli kolluk tutanağında kanalın yönetim kurulu başkanı olan Mustafa Özkan Özbey"in soyadını bilmediği... isimli bir kişinin söz konusu evrakları getirdiğini söylediğinin belirtildiği,
Anlaşılmaktadır.
İddianamede örgüt suçu kapsamında ikinci olay olarak bahsedilen katılan... ... ve ... ..."in yaralanmalarına ilişkin olarak;
Katılan... ... 16.07.2002 tarihinde Kollukta; ... Otomotiv isimli iş yerinde babası ve bir arkadaşı ile birlikteyken daha önce hiç görmediği bir şahsın içeriye girip hiçbir şey söylemeden silahla kendisine ateş ettiğini, bu arada babası olan diğer katılan ..."ın sandalye ile araya girmek istemesi üzerine şahsın babasına da ateş ettiğini, babasının da ayaklarından yaralandığını,
Katılan ... ... 15.07.2002 tarihinde Kollukta; iş yerlerine gelen şahsın belinden beyaz renkli bir silah çıkarıp masada oturan oğluna ateş ettiğini, kendisinin müdahale etmeye kalkması üzerine aynı şahsın kendisine de ateş ettiğini,
Tanık Vedat Şimşek 15.07.2002 tarihinde Kollukta; şahsın içeriye girip gömleğini açtığını, parlak renkli bir silah çıkartıp masada oturan katılan..."a yaklaşık 5 el ateş ettiğini, katılan ..."ın sanığa müdahale etmek istemesi üzerine bir el de onun bacağına ateş ettiğini,
İfade etmişlerdir.
Katılan ... ..."in 25.07.2002 tarihli Adli Tıp raporunda; hayati tehlikeye maruz kalmadığı, 15 gün mutat iştigaline engel teşkil edecek şekilde yaralandığının bildirildiği,
... ..."in 30.07.2002 tarihli Adli Tıp ön raporunda; karnından, penise yakın bölgeden ve bacaklarından yaralandığı, katılanın Cerrahpaşa Tıp Fakültsinde ameliyat olduğu, ameliyat sonucu verilen 24.07.2002 tarihli raporda, “c” kategorisinde büyük ameliyatlardan birisini geçirdiği, göbeğininin 4-5 cm sağ tarafından, penis kökünün 4-5 cm süperiorundan, sağ kalçadan toplam 6 adet ateşli silah yaralaması olduğunun belirtildiği,
Katılanlara ve olayı gören tanık Vedat Şimşek"e yaptırılan teşhis işlemi sonucu düzenlenen 30.07.2002 tarihli tutanakta; teşhise on üç kişinin katıldığı, önce katılan ..."ın huzura alındığı, üçüncü sıradaki sanık ..."i teşhis ettiğini, sanığın hemşehrisi ve akrabası olduğunu, ayrıca on birinci sıradaki sanık ..."i teşhis ettiğini, kendisine ve oğlu..."e ateş eden kişi olduğunu, üç gün önce bu şahsın iş yerine gelip oğlu katılan..."i sorduğunu, oğlunun askerlik arkadaşı olduğunu söylediği,
Daha sonra katılan..."in huzura alındığı, üçüncü sıradaki sanık ..."i teşhis ettiğini, sanığın babasının akrabası olduğunu, bu şahıs ve akrabaları ile 10-15 yıl kadar önce kavga ettiklerini, bir süre dargın gezdiklerini, akrabalarının araya girdiğini, yine de görüşmediklerini, on birinci sıradaki sanık ..."i teşhis ettiğini, 15.07.2002 tarihinde babası ve komşuları Vedat ile iş yerlerinde otururken gelip doğrudan belindeki beyaz nikalajlı tabancayı çıkartıp 5-6 el ateş ettiğini, sonra da kendisine müdahale etmek isteyen babası ..."a ateş eden kişi olduğunu, kendisini sağ kol, sağ ayak ve karın boşluğundan olmak üzere sekiz yerinden silahla yaraladığını, babasını ise sağ baldırının üzerinden yaraladığını,
En son huzura tanık Vedat"ın alındığı, on birinci sırada bulunan sanık ..."in katılanların iş yerinde bulunduğu sırada gelip katılanları silahla yaralayan şahıs olduğunu beyan ettikleri,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... 30.07.2002 tarihinde Kollukta; Marmaris"teki seyyar satıcılara İstanbul"dan saat götürüp verdiğini, Didim"de üç adet dükkânı bulunan... isimli şahsa da toplamda 50.000 dolar bedelinde saat verdiğini, ancak parasını alamadığını, aslen Vanlı olan..."in PKK terör örgütü mensubu olduğunu söyleyerek kendisini tehdit etmeye başlayınca Okmeydanı"ndan tanıdığı ... Koca, Sinoplu ... isimli şahıs ve Muğla ilinde tutuklu iken cezaevinde tanıştığı Yüksel isimli şahsın yeğeni olan Çeto ... lakaplı sanık ... ile silahlı bir grup oluşturarak..."e karşı gelebileceğini düşündüğünü, Marmaris"e gezmeye gelen sanık ..."in yanına ... ve ..."ü de çağırdığını, bunları birbirleriyle tanıştırdığını, kendisinde o zaman 7,65 mm çapında markasını hatırlayamadığı bir tabanca ile 9 mm çapında başka bir tabancanın bulunduğunu, bu şahısları etrafında toplayarak 1998 yılı sonlarında bir silahlı grup oluşturduğunu, ..."in satın aldığı saatlere karşı verdiği çeklerin karşılıksız çıkması üzerine Marmaris"te saatçilik yapan ağabeyi ... Toksoy"un bu şahsın yanına giderek borcunu ödemesini istediğini, polisleri arayan ..."nın yasal olmayan yollardan tahsilata geldiğini söylediği abisini yakalattığını, başlattıkları icra takibinde malları kaçırdığını, kendisiyle görüşmeye gittiğinde PKK"nın üst düzey yöneticilerinden ..."ın dayısı olduğunu söyleyerek tehdit ettiğini, bunun üzerine ..., ... ve sanık ..."e talimat vererek..."i yaralamalarını söylediğini, kendisinde bulunan iki adet tabancayı da bu şahıslara verdiğini, ..."nın adresini, gittiği barları tarif ettiğini, şahsın yanında iki korumasının olduğunu söylediğini, ismi geçen kişilerin Marmaris"ten... isimli birisinden ödünç aldıkları araçla Didim"e gittiklerini, bir barda ..."yı görmeleri üzerine sanık ..."in kapıyı tuttuğunu, ... isimli şahsın bir el ateş ettiğini, ancak ..."ya isabet ettiremediğini, ..."ın ise ..."nın ayaklarına doğru 5-6 el ateş edip şahsı yaralamasından sonra olay yerinden kaçtıklarını, Kuşadası"na yanına gelen şahısların ..."yı bacaklarından vurduklarını söyleyip aracı bırakmak için Marmaris"e gittiklerini, yakalanacakları korkusuyla silahları Bafa Gölü"ne attıklarını söylediklerini, olaydan sonra sanık ..."in Adana"ya; ... ile ..."ın İstanbul"a döndüklerini, bu olayla ilgili olarak ..."nın şikâyeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdiğini, ancak suçlamaları kabul etmediğini, adamlarının da yakalanmamış olduklarını, silahların Bafa Gölü"ne atılması nedeniyle zapt edilemediklerini, bu nedenle beraat ettiğini, ancak ..."yı bizzat kendisinin vurdurduğunu,
İddianamede birinci olay olarak anlatılan katılan ... ..."ın kaçırılıp bacağından vurulması olayına ilişkin olarak; ...isimli şahsın, akrabası olduğunu söylediği sanık ..."ı kendisine gönderdiğini fakat sanık ... ile cep telefonu almak için Dubai"ye gittiğinden sanık ... ile görüşemediklerini, sanık ..."un cep telefonlarını havaalanından çıkaramaması üzerine babasına telefon açıp birilerini bulmasını söylediğini, bu sırada iş yerinde tesadüfen bulunan sanık ..."ın kendisinin tanıdıkları olduğunu söyleyerek sanık ..."un telefonlar ile havaalanından çıkmasını sağladığını, Dubai"den dönünce sanık ... ile yüz yüze görüşüp tanıştığını, sanık ..."ın bu şekilde mal çıkartmak istediğinde kendisinin yardımcı olacağını söylediğini, sanık ..."a arada sırada harçlık verdiğini ve Dubai"den getirdiği cep telefonlarına ortak ettiğini, sanık ..."ın ... Mobilya isimli iş yerinin çek ve senetlerini tahsil ettiğini, sanık ..."in de kendisini arayıp iş istemesi üzerine onu Adana"dan çağırıp sanık ..."ın yanına verdiğini, ... Mobilya"da bir süre çalışan sanık ..."in iş yerinden memnun olmadığını söyleyip yanında çalışmak istediğini, bunun üzerine sanık ..."i bu kez de sanık ..."un yanında işe yerleştirdiğini ve sanık ..."in sanık ..."un evinde kalmaya başladığını, sanık ..."ı sanık ... ile tanıştırdığını, sanık ..."ın da sanık ..."un evine gidip gelmeye başladığını, sanık ..."ın JETPA olayını kendilerine zaman zaman anlattığını, meseleye sıcak baktıklarını, risksiz şekilde bu olayı bitirmek istediklerini, bir gün sanık ..."un evinde ..., sanıklar ... ve ... ile otururken sanık ..."ın tekrar bu olayı kendisine anlatıp "Abi biz kendi aramızda JETPA olayını konuştuk, ancak sana da danışmaya karar verdik. Benim JETPA şirketinde çalışan hemşehrim ... var." dediğini ve JETPA şirketine ihtiyati tedbir konulmadan önce 13 milyon dolarlık çek, senet ve bonoları kaçırdıklarını ve bunları JETPA"nın avukatı katılan ..."ın paravan olarak kurulan Mai Turizm isimli şirketine aktarıp tahsil ettiğini, bu şekilde 13 milyon dolar haksız kazanç elde ettiğini, sanık ..."ün elindeki bilgisayar çıktısı, çek ve senetlerin fotokopilerini inceleyip ertesi gün sanık ..."a verdiğini, bir yolsuzluk olduğu kanaatine vardığını, sanık ..."ın kendisinin olmaması hâlinde de uzman çavuş olan sanık ... ve sanık ... ile bu işi bitireceklerini fakat ..."ın kesinlikle kendisinin de bu olaya dahil olmasını istediğini söylediğini, bunun üzerine mal yakalatıp krizde olması nedeniyle bu şahıstan 1 milyon dolar haraç alabilirim diye düşündüğünü, aralarında plan yapmaya başladıklarını, avukat olan katılanı Jandarma İstihbarat diye kaçırmayı planladıklarını, kaçırma eyleminden sonra da JETPA yolsuzluğunu açıklayıp haraç istemeyi düşündüklerini, sanık ..."ın JİTEM ve MİT"ten çok sayıda tanıdığının olduğunu söyleyip bu işi yapmaları hâlinde başlarına bir iş gelmeyeceği yönünde cesaret verdiğini, kendisinin de katılan avukatın yazıhanesini tespit etmeyi önerdiğini, sanık ... ile sanık ..."ın katılanın aracının mavi Proton marka olduğunu ve yazıhanesinin Ataköy 9. kısımda bulunduğunu öğrendiğini, bunun üzerine yanlarına ... ile sanık ..."i vereceğini, gidip avukatın yazıhanesini görmelerini, kaçış yollarının bulunup bulunmadığına dair keşif yapmalarını istediğini, ... ile sanık ..."in yanlarına sanık ..."ı da alarak avukatın yazıhanesini tespit ettiklerini, aracını belirlediklerini, sanık ..."in kaçış yollarının bulunduğunu, sanık ..."ın MİT"te tanıdıklarını olduğunu söyleyerek kendilerine bir şey olmayacağını söylemeleri üzerine "Ben de silahlar var. Avukatı bir an evvel kaçıralım." dediğini, daha önceden sanık ..."a 6,35 mm çapındaki silahını hediye ettiğini, sanık ..."un krom kaplı 14"lü, 9 mm çapındaki Taurus marka silahı, ayrıca yine sanık ..."a ait tuğralı diye tabir edilen 9 mm çapında el yapımı silah ile teyzesinin evinde duran 16"lı el yapımı çıplak namlulu silahı da alıp kullanabileceklerini söylediğini, olaydan bir gece önce sanık ..."un evinde toplanıp son hazırlıklarını yaptıklarını, sanıklara, ..., sanık ... ve sanık ..."ın birlikte katılanı kaçıracaklarını, sanık ..."ın asker kimliğini göstererek katılan avukat... ..."yi arabaya alıp kaçırmalarını, sanık ..."un evine getirmelerini, telefonda kendileri ile sürekli olarak irtibat hâlinde olacağını anlatıp ..."a 14"lü, uzman çavuş olan sanık ..."a sanık ..."dan aldığı beyaz krom kaplı diğer 14"lü tabancayı verdiğini, sanık ..."ta da daha önce kendisine hediye ettiği 6,35 mm çapındaki silahın bulunduğunu, sanık ..."ın kendisine sanık ..."un iki tane senet ve iki tane kar maskesi bulup eve getirmesini, bunların mutlaka lazım olacağını söylediğini, bunun üzerine sanık ..."a söylenenleri yapması için talimat verdiğini, olay günü kendisinin iş yerinde; sanık ..."in ise sanık ..."un evinde beklemeye başladıklarını, ... ile sanıklar... ve ..."ın avukat olan katılan... ..."yi kaçırmaya gittiklerini, sanık ..."ın kendisini telefon ile arayıp ara sıra bilgi verdiğini, saat 17.30 sıralarında sanıklardan ..."ın kendisini arayarak şifreli bir şekilde şahsı aldıklarını hemen sanık ..."un evine gelmesini söylediğini, bunun üzerine iş yerinde bekleyen sanık ..."u arayıp daha önceden almasını söylediği malzemeler ile birlikte yanına gelmesini istediğini, önceden yaptıkları plan gereği, şahsın korkması için kendisine "Reis" diye hitap edilmesini, şahsın bir şey sorması hâlinde "Reis bilir." demelerini istediğini, eve geldiğinde ..."ın şahsın kaçırılması sırasında direnmesi nedeniyle aracı kullanırken sanık ..."ın belindeki silahı alıp "Sus ulan" diyerek katılanı bacağından vurduğunu söylediğini, katılan ... ..."in tutulduğu odaya gittiğini, bu sırada önceden sanık ..."a aldırdığı maskeyi taktığını, katılanın yarasına baktığını, kendisi ile işlerinin olmadığını söylediğini, 15 dakika sonra sanık ..."ın beyaz renkli araç ile geldiğini, neden avukat yerine kardeşini kaçırdığını ve adamı vurduklarını sorduğunu, sanık ..."ın da avukatın gelmediğini, kardeşini almaya mecbur kaldıklarını, avukatın aracına bu şahsın bindiğini, o nedenle bu şahsı kaçırdıklarını söylediğini, ..."ın da kar maskesini taktığını, beraber tekrar odaya girdiklerini, belgeleri katılan ... ..."e gösteren sanık ..."ın devletin 13 milyon dolarını aldıklarını, kendilerinin o kadar istemediğini, 1 milyon dolar istediklerini, ağabeyine izah etmesini söylediğini, iki senedi katılan ... ..."e sanık ... ile birlikte imzalattırdıklarını, bu senetleri 15-20 gün iş yerinde sakladığını ancak yakalanmasından 3-4 gün önce ele geçirilmelerinin kötü olacağını düşündüğü senetleri Marmaris"e gitmeden önce yırtıp attığını, iki gün sonra avukat olan katılan... ..."yi sanıklar... ve ... ile birlikte aradıklarını, sanık ..."ın telefonda konuştuğunu, "Mesajı aldın mı?" diyerek telefonu kapattığını, hazır kartı kırıp attığını, bir süre sonra tekrar katılanı arayan sanık ..."ın bu kez de "Mesajımı almadın galiba. Bak elimizde senin hakkında JETPA ile ilgili yolsuzluk belgeleri var. Bu pastayı tek başına yiyemezsin." diyerek kapattığını, hazır kartı yine kırıp attığını, katılan ılımlı yaklaşmış olsaydı kendisini buluşmaya çağırıp ellerindeki belgeleri göstererek para istemeyi planladıklarını, katılan... ... olumlu tepki vermediği için korkup bir daha aramadıklarını, sanık ..."ın bu aramaları farklı farklı yerden yapmaları gerektiğini, böylece yerlerinin tespit edilemeyeceğini söylediği için MİT mensubu olduğuna iyice inandığını,
Katılan... ..."nin kardeşinin yaralanması nedeniyle bu işin peşini bırakmayacağını, şikâyetçi olacağını düşünerek kardeşine sorulan sorular ve JETPA ile ilgili belgelerden sanık ..."ın bu bilgileri veren kişi olduğunu tahmin edebileceğini, sanık ..."ın sanık ..."ın ismini, onun da kendilerinin ismini polislere verebileceğini gözeterek cinayetten aranan ... ile sanık ..."in isimlerinin verilmemesini, sanık ..."in Murat, ..."ın da Tolga olarak bilindiğini söylemeleri, gerçek kimliklerini bilmediklerini ifade etmeleri yönünde diğerlerini uyardığını,
Kaçırma eylemi başarısız olduğu için ellerindeki belgeleri televizyon kanallarını satmaya karar verdiklerini, bu nedenle misafir olarak yanında bulunan eniştesi Cumhur Kaya ve sanık ... ile birlikte ATV, Kanal D, Star ve Show TV yetkilileri ile görüştüklerini, bu kanalların belgeleri parasız olarak alıp yayınlayacaklarını söylemeleri üzerine söz konusu fikirden vazgeçmişken sanık ..."ın M-1 TV"de Onur isimli bir tanıdığının olduğunu söylediğini, bu televizyon kanalından da ilk etapta olumlu bir cevap alamadıklarını ancak sanık ..."ın sürekli TV kanalına gidip geldiğini, haber müdürü Abdullah ve Mustafa ile görüştüğünü, belgeleri bu şahıslara verdiğini söylediğini, sanık ..."ın M-1 televizyonuna giderek bir kameraman ile katılan... ..."nin ofisine gittiğini, muhabir gibi mikrofon tuttuğunu, katılanın ofisindeki görevlilere JETPA ile ilgili sorular sorduğunu, televizyon kanalı yetkililerinin yayımlamak üzere kamera kaydını aldıklarını söylediğini, sürekli bu kanalı izleyip beklediğini ancak haberin yayımlanmadığını savunmuştur.
Katılan ... ..."ın maskeli kişilerin kimliğinin tespitine ilişkin olarak ses dinlemek suretiyle yaptığı tespite ilişkin tutanakta; teşhise katılan şahıslardan tek tek ad ve soyadlarını, anne ve baba adları ile memleketlerini söylemelerinin istendiği, birden çok kişi arasından katılan ..."in sanık ..."un "Seni yanlışlıkla kaçırmışlar. Sen vurulmasaydın bir kaç gün yanımızda misafir olacaktın." diye konuşan kişi olduğunu, bu şahsa "Reis" diye hitap edildiğini, sanık ..."ı da teşhis ettiğini, bu şahsın da JETPA isimli şirkete ait bazı evrakları getirip mahiyetlerini sorduğunu, ve boş senedi kendisine imzalattırdığını, her iki sanığı da seslerinden teşhis ettiğini belirtildiği anlaşılmaktadır.
Sanık ... iddianamede ikinci olay olarak anlatılan... ... ve ... ..."in silahla yaralanmasına ilişkin olarak; katılan ..."ın ve çocuklarının hemşehrileri olduğunu, oğulları Süleyman ile..."in seyyar saat satarken kardeşi Eyüp Toksoy"u dövdüklerini, bu sırada kendisinin 1992 yılında asker iken teröristler tarafından vurulması nedeniyle omzunda kalan kurşunu çıkarttırmak için GATA"da yattığını, kardeşinin dövülmesi nedeni ile babasının katılan ..."a yumrukla vurduğunu, daha sonra katılan ..."ın oğulları ile gelip tezgâhının başında yemek yiyen babasını sopalarla dövdüğünü öğrendiğini, katılan... ile birbirlerinden uzak durmalarına rağmen olay tarihinden bir yıl önce yanında sanık ... bulunduğu hâlde yolda karşılaştıklarında kendisine dikkatlice baktığını, sanık ..."in katılanın kim olduğunu sorduğunu, kurşunu hakeden birisi olduğunu söylemesi üzerine "Gereğini yapalım." diyerek katılanı vurmayı kastettiğini, bu teklifi kabul etmediğini, bir yıl sonra katılan... ile tekrar karşılaştıklarında birbirlerine küfrettiklerini, yanında silah olması hâlinde o anda katılanı bacaklarından vuracak olduğunu, JETPA olayından sonra sanık ..."un evinde ... ve sanık ... ile otururken "Artık kurşunu hakketti. Bu şahıs bacaklarından vurulacak." dediğini, katılanların açtığı Lada Araç Bayisinin adresini öğrendiğini, yanına ... ile sanıklar ... ve ..."u alarak adresi bulduğunu, sanık ..."in katılanların iş yerine gittiğini, ancak içeride katılan..."in olmadığını, annesi ile babasının bulunduğunu görünce katılan..."in asker arkadaşı olduğunu söyleyerek oradan çıktığını, ertesi gün diğer katılan ... ..."in vurulması olayında kullanılan beyaz nikelaj kaplı 14"lü tabancayı sanık ..."e verdiğini "... Koca ve ... ile gidin... ..."i vurun gelin." dediğini, ..."in yazıhaneye gidip katılan..."i tabanca ile yaralamış olduğunu, babası olan katılan ..."ın sandalye çekmesi üzerine ona da bir kurşun sıkmış olduğunu yanına gelmeden önce sanık ..."in kendisini telefon ile arayıp "Abi iş tamam." dediğini,
İddianamede örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali isimli şahıstan senet yağmalanması olayına ilişkin olarak; sanık ..."ın bir süre ... Mobilya"ya gidip geldiğini, bu iş yerinin yasal olarak alacaklarını tahsil ederken sanık ..."i..."ın yanına verdiğini, sanık ..."ın kendisinin haberi olmaksızın yanına sanık ..."ı ve Antalya"daki alacaklı şahsı da alıp iki kez tahsilat için gitmiş olduklarını, ikinci gitmelerinde ... Gerali"nin babasına sanık ..."ın kendisini JİTEM mensubu olarak tanıtıp şahsı korkutarak boş senet imzalattırdığını, "Oğlun gelince hesap görelim. Senedi sana iade edelim." dediklerini bu durumu sanıklardan ..."in kendisine anlattığını, bunun üzerine sanık ..."ı Tahtakale"ye çağırıp kendisine bilgi vermemesi nedeniyle kızıp bağırdığını, aldıkları senedi kendisinin yanında sanık ..."un kasasına koyduklarını, Eminönü"nde caminin karşısındaki çay bahçesinde sanıklar..., ... ve ... ile birlikte alacaklı ve borçluyla buluştuklarını, sözü alıp tarafların arasındaki alacak verecek meselesinin neden kaynaklandığını bilmediğini, ancak tatlıya bağlanması gerektiğini söylediğini, borçlu ... Gerali"nin sanık ..."ın "Abi" dediği kişinin kendisi olup olmadığını sorduğunu, "Evet" diye cevap verdiğini, alacaklı ... isimli şahsa ne kadar alacağının olduğunu ve neden kaynaklandığını sorduğunu, 180.000 TL sebze satışından alacağının olduğunu söylediğini, borçlu ... Gerali"ye sorduğunda “50.000 TL” deyip yanında getirdiği dokümanları ortaya koyduğunu, bu belgeleri incelediklerini ve borçlu ..."nın haklı olduğuna karar verdiklerini, alacaklı ..."in itiraz ettiğini, kendisinin arabulucuğunu kabul etmiyorsa borçlu ..."nın babasından aldıkları açık senedi ..."ya verip aradan çekileceğini söyleyince bu kez de alacaklı ..."in açık senedi kendisine vermesini aradan çekilmesini istediğini, senedi kendisine vermeyeceğini söyleyince ..."in kesin konuştuğunu anlayıp masaya geri geldiğini, borçlu ..."nın 50.000 TL"yi bir yıl içerisinde taksitlerle ödeyebileceğini söylemesi üzerine sanık ..."dan on tane boş senet ve daha önce borçlu ..."nın babasından alınan açık senedi getirmesini istediğini, bu senedi borçlu ..."ya verdiklerini, ..."nın iki adet 5.000, dört tane de 10.000 TL bedelinde senedi düzenleyip verdiğini, bu senetlerden 15.000 TL"lik kısmını kendi payları olarak aldıklarını, senetlerin Beykoz"daki evinde bulunduğunu, borçlu ..."dan 1.000 dolar istediklerini, İsan"nın yurt dışında olması nedeniyle alacaklı olduğu bir şahsa yönlendirdiği sanık ..."ın 1.000 doları sanık ..."un evine getirip 400 dolarını aldığını, geri kalan 600 doları da kendisinin talimatı doğrultusunda eşit olarak ... ve sanık ... arasında paylaştırdığını,
Savcılıkta; katılan ... ..."in kaçırılması, yaralanması ve katılan... ..."den tehdit ile para istenmesine ilişkin olarak; Tahtakale"de esnaflık yaptığını, ... Koca isimli şahsı tanıdığını, sanık ... Ardalı"yı üç yıldır sanık ..."ı bir aydır tanıdığını, sanık ..."ü hiç tanımadığını, ancak bir defa sanık ..."ın yanında gördüğünü, ... Koca"yı tanıdığını, kapsam dışı sanıklar Haydar Aydın"ı, Yılmaz Çolak ve Volkan Sağlam"ı tanımadığını, İngilizce bilmesi nedeniyle Marmaris"te ağabeyinin yanında çalıştığı için Kemalettin Tolga Öner"i tanıdığını, katılan ... ..."in kaçırılmasıyla bir ilgisinin bulunmadığını, hiç kimseye bu yönde bir talimat vermediğini, 1 milyon dolarlık senedin zorla katılana imzalattırılmasından haberinin olmadığını, katılanları tanımadığını, duyduğuna göre bu işi sanık ..."ın yaptığını,
İddianamede ikinci olay olarak bahsedilen katılanlar... ... ile ... ..."in silahla yaralanmaları suçuna ilişkin olarak; 1992 yılında katılanların babasını dövmeleri nedeniyle aralarında bir husumet oluştuğunu, olayı duyan ... ile sanık ..."in "Ağabey gidelim, bacaklarına sıkalım." dediklerini, doğrudan talimat vermediğini, bu eylemi nasıl yapacaklarını söylemediğini, "... ..."in oğlu..."in ayaklarına ateş ederseniz olur." dediğini, ... ile sanık ..."in aslında katılan ..."a değil, oğlu..."e ateş ettiklerini fakat yanlışlıkla ..."ın da yara almış olduğunu, kendisinin olay yerinde bulunmadığını, katılanların Lada Bayisi olduğunu ve yazıhanelerinin Esenler muhitinde bulunduğunu bildiğini,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen... isimli şahsın silahla yaralanması olayı ile ilgili olarak; Marmaris Adliyesinde yargılanıp beraat ettiğini, bu şahıstan 50.000 dolar alacağının olduğunu,
Yine örgüt suçuna delil olarak gösterilen Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında; sanık ..."ın arkadaşı olan ... isimli bir şahsın ... Gerali isimli borçludan olan 50.000 TL"lik alacağını tahsil etmek üzere çalışma yaptığını duyduğunu, fakat bu olayı görmediğini, bu olaya katılmadığını, bir talimat vermediğini, duyduğu kadarıyla sanık ..."ın kendisini JİTEM mensubu olarak tanıtıp ..."nın babasından boş bono almış olduğunu, sanık ... Ardalı"dan aldığı bir adet av tüfeği ile iki tabancayı hiç inkâr etmeden polise gösterdiğini, bu silahları hiç bir olayda kullanmadığını,
Evinde yapılan aramada ele geçirilen Mahmut Çevik adına düzenlenmiş fakat üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan nüfus cüzdanı ile ilgili olarak; 1994 yılında Marmaris"te bulunan ... Demiralp isimli şahsı yaraladığı iddiasıyla on ay ceza aldığını, bu nedenle sahte kimlik taşıdığını,
Kendisine "Reis" denilmediğini, denilse bile bunun sadece bir samimiyet ifadesi olduğunu, yoksa bir örgütün reisi anlamında kullanılmadığını, emniyetteki ifadesinin genellikle doğru olduğunu, anlattıkları dışında aleyhine bir husus yazılmışsa kabul etmediğini, ifadesinin okutulmadan imzalattırıldığını, emniyette yazılan ifadeyi imzalamak zorunda kaldığını,
Mahkemede: hazırlık tahkikatında Organize Şubedeki ifadesini kabul etmediğini, orada kendisine işkence yapıldığını, çıkar amaçlı çete kurmadığını, iş güç sahibi olduğunu, bir misafiri ile birlikte yemeğe çıkacağı sırada kendisini sanık ..."in aradığını, “İbrahim ağabey ..."un evine gel.” dediğini, ..."a telefon açarak sanık ..."in evden aradığını söylediğini, taksiye binip ..."un evine gittiklerini, sanık ..."in kapıyı açıp ..."ın yaralı birisini getirdiğini söylediğini, içeride daha önceden tanımadığı sanık ..."ı gördüğünü, ..."ın arkadaşı olduğunu söylediklerini, sanık ..."e kendisini niye çağırdığını sorduğunda “Sen ..."a kefil olmuştun, ondan çağırdım.” dediğini, oradan çıktığını, kendi iş yemeğine gittiğini, bu olayın ne için yapıldığını bilmediğini, sanık ..."in katılan ... ..."in dükkânına giderek “Siz akrabasınız diyerek kendisinden bahsedip niçin aranızda böyle husumetler oluyor?” demesi üzerine katılan... ..."in küfrettiğini, sanık ..."in de katılana ateş ettiğini savunmuştur.
Gözaltı giriş-çıkış raporlarında; sanık ..."un nezarethaneden çıkış tarihi 01.08.2002 olup gözaltına alındığı yer olan Marmaris Devlet Hastanesinin 28.07.2002 tarihli ve 55 sayılı raporu ile Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29.07.2002 tarihli, 123403 sayılı; 30.07.2002 tarihli, 123132 sayılı, aynı tarihli 123124 sayılı ve 01.08.2002 tarihli, 123364 sayılı raporlarına göre sanığın yapılan harici muayenesinde darp ve cebir izine rastlanmadığına ilişkin geçici rapor verildiği, 01.08.2002 tarihli Adli Tıp Kurumuna ait 2002/1044 sayılı raporda da haricen herhangi bir darp ve cebir izinin bulunmadığının bildirildiği, raporun alt kısmında ise sanığın gözaltında herhangi bir şiddet görmediğine ilişkin imzalı beyanının bulunduğunun görüldüğü,
Sanıktan elde edilen silahlara ilişkin tutanakta; sanığın ikrarı üzerine Marmaris"teki iş yerinin deposunda bir adet 7.65 mm çapında 652243 seri numaralı üzerinde FABRIQUE NATIONALE D ARMES DE GUERRE HERSTAL BELGIOUE BROWNINGS PATENT DEPOSE ibaresi bulunan ruhsatsız tabanca ile bu tabancaya ait bir adet şarjör ve tabancanın çapına uygun 6 adet fişeğin ele geçirildiğinin bildirildiği,
Sanığın akrabası olduğu anlaşılan Ramazan Toksoy"un evinde 29.07.2002 tarihinde gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında kolluk tarafından gece vakti yapılan muvafakatli arama tutanağında; Mahmut Çevik adına düzenlenmiş üzerinde sanık ..."in fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı ele geçirildiği, kriminal raporda sahte kimliğin iğfal kabiliyetinin bulunmadığının belirtildiği,
Sanığın beyanları üzerine kendisine ait 6,35 mm çapındaki silahın ele geçirilmesi için Tahtakale"de saatçilik yapan inceleme dışı sanık Muharrem Özen"in iş yerinde 30.07.2002 tarihinde yapılan muvafakatli arama tutanağında; herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının belirtildiği,
Sanık ..."in adresinde yapılan 31.07.2002 tarihli arama tutanağında ise; iddianamede örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali isimli şahıstan senet alınması olayı ile ilgili olarak ... Gerali"ye imzalattırılan toplam bedeli 50.000 TL olan senetlerden komisyon olarak alınan birisi 5.000, diğeri 10.000 TL bedelindeki iki adet senedin ele geçirildiğinin bildirildiği,
Sanık ..."in kolluktaki beyanlarına göre eniştesinin bahçesinde sakladığı silahlarla ilgili 30.07.2002 tarihli arama tutanağında; toprağa gömülü vaziyette bir adet Taurus marka üzerinde PT. 92 yazısı bulunan, 9 mm çapında, B-47723 seri numaralı tabanca ve bir adet şarjör ve bu şarjöre basılı 10 adet MKE yapımı mermi, poşet içerisinde gömülü 14"lü diye tabir edilen Belçika Browning marka 9 mm çapında tabanca, bu tabancaya ait iki adet şarjör ve 10 adet mermi, bir adet kırma av tüfeği ve 5 adet 6,35 mm çapında dolu merminin ele geçirildiğinin belirtildiği,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... 08.08.2002 tarihinde Kollukta; seyyar olarak cep telefonu satarken Dubai"den kaçak telefon getirmeye başladığını, Tahtakale"de iş yeri açtığını, sanık ..."i ev sahibi vasıtasıyla tanıdığını, cezaevinde bulunan kuzeninin tehdit edilmesi nedeniyle sanık ..."den yardım istediğini, bir ay kadar sonra sanık ..."in kendisini aynı iş hanındaki dükkânına çağırdığını, aralarındaki anlaşma gereği sanık ..."in yurt dışından kaçak telefon getirtmesi, kendisinin de bu telefonları satması suretiyle ticari ilişkiye girmeye karar verdiklerini, bozulan işleri nedeniyle tehdit edildiği için Vedat Köşker isimli şahıstan 500 TL bedelindeki telefonlar karşılığında bir adet Çek Vizör marka tabanca ile altı adet fişek aldığını, ruhsatsız "Tuğralı" diye tabir edilen tabancayı da Okan Sağlam isimli şahıstan aynı yöntem ile alıp Gaziosmanpaşa"daki evine getirerek sakladığını, katılan ... ..."in araç içerisinde; diğer katılanlar ... ve... ..."in Esenler"deki iş yerlerinde vurulmalarında kullanılan beyaz nikalajlı üzeri işlemeli ahşap kabzeli 14"lü tabancayı Fahri Kırık isimli şahıstan 900 dolar karşılığında satın aldığını, bedelini peyderpey ödemek üzere anlaştıklarını, bu tabancayı alınca diğerlerini Tekirdağ"da yaşayan ailesinin evine götürdüğünü, sanık ..."in silaha "küte" dediğini, ilerleyen zamanda sanık ..."in "küte" lazım demesi üzerine belindeki silahı ona verdiğini, sanık ... ile Dubai"ye gittiklerini, oradan gümrükte çalışan Abdullah isimli şahsı telefon ile aradığını, şahsın gümrüğün karışık olduğunu, gelmemelerini söylediğini, bunun üzerine sanık ..."in babasını aradığını, onun da daha önce gümrükte çalışan sanık ..."ı bulduğunu, sanık ..."ın uçağa binip gelmelerini söylediğini, sanık ..."in 45.000 dolar değerindeki kaçak telefonlar ile gümrükten çıktığını, sanık ..."ın Gümrük Müdürlüğündekilere bağırdığını, fırça attığını sanık ..."den duyduğunu, bir gün sanık ..."e alacaklılarından bahsedince korkmamasını, silahlı adamlarının olduğunu, Abdullah Çatlı gibi olacağını, kendisine kimsenin dokunamayacağını söylediğini, ardından "Türk İntikam Tugayı"nı birikte kuralım." dediğini, sanık ..."ın JİTEM mensubu olduğunu, askeriye ve emniyet içerisinde sözü geçen birisi olduğunu anlattığını, ertesi gün de sanık ... ile sanık ..."in iş yerinde tanıştıklarını, sanık ..."in diğer sanık ..."ın komutanlarıyla görüştüğünü "Türkiye"ye yeni bir Çatlı lazım" dediklerini ve kendisini uygun gördüklerini söylediğini, Kıbrıs"ta cep telefonu satımından iyi para kazanıldığını anlattığını, sanık ..."in izni ile Kıbrıs"a gittiğini, bir kaç tane telefon sattığını, ancak kalanını arabadan çaldırdığını, hakkında takipsizlik kararı verilen ... Koca"yı sanık ..."in sahte pasaport çıkartmak istediği adamı olarak tanıdığını, beraberce pasaport çıkartacak şahsın yanına gittiklerini, sonra hep beraber Galeri ... isimli iş yerine gittiklerini, burada Çeto ... lakaplı sanık ..."yı gördüğünü, sanık ..."in ... ile daha önceden tanıştığını anladığını,
Sanık ..."in kendisinden tabancasını almasından 2-3 gün sonra telefon açarak arkadaşları ile oturmaya geleceklerini söylediğini, kabul etmesi üzerine eve sanıklar..., ... ile ... isimli şahsın geldiklerini, ardından sanık ..."in daha sonra ise sanık ..."in telefon ile arayıp komutan diye hitap ettiği sanık ..."ı çağırdığını, sanık ..."in kendisinin ne konuşulduğunu duymasını istemediği için sürekli alışverişe gönderdiğini, bir süre ev arkadaşı Şükür Başkır ile balkonda oturmasını istediğini, ardından geç saatte kendisini arka odaya çağırıp devleti dolandıran bir şahsı iki üç gün evinde misafir etmeye karar verdiklerini, bu şahsı kaçırabilmeleri için kendisinden iki adet kar maskesi ve bir adet boş senet temin etmesini istediğini, kaçıracakları şahıstan 1 milyon dolar alacaklarını ve kendisine de bu paradan pay vereceklerini söylediğini, ardından ... Koca ve sanık ..."nın kendisine ait evde kaldıklarını, diğerlerinin ayrıldıklarını, ertesi gün kendisinden istenenleri temin ettiğini, sanık ..."in kendisi yokken iş yerine gelip siyah renkli karton bir poşet bıraktığını, içerisinde kalın bilgisayar çıktılarının olduğunu, aynı gün saat 19.00 sıralarında kendisini arayıp içerisinde bilgisayar çıktıları olan poşeti alıp Eminönü Büyük Postanesine gelmesini söylediğini, hep birlikte kendisine ait eve gittiklerini, evde sanıklar..., ..., komutan diye hitap ettikleri sanık ... ve ... isimli şahsın bulunduğunu gördüğünü, sonradan öğrendiği kadarıyla sanıklar ..., ... ve ..."ın ... ile birlikte kaçıracakları adamın yerini kontrol için gittikleri, akşama doğru da şahsı Bakırköy"den kaçırdıkları, ... isimli şahsın sanık ..."e verdiği tabanca ile katılan ... ..."i vurduğunu öğrendiğini, sanık ... ve..."in kendisinin temin ettiği maskeleri takıp boş senedi katılan ... ..."e imzalattırarak odadan çıktıklarını, sanık ..."in talimatıyla kendisi, sanık ... ve ..."ın katılanı ... ..."i Avcılar"a götürmek üzere yola çıktıklarını, benzinin azaldığını görünce akaryakıt istasyonuna arabayı çektiğini, kendi cebinden 10 TL"lik yakıt aldığını, araca binince sanık ..."ın ne kadar benzin aldığını sorduğunu, katılan ... ..."in cüzdanından parayı alabileceklerini söylediğini, sanık ..."ın cüzdanın içerisinden bir miktar para çıkartıp 10 TL"yi kendisine verdiğini, kalan parayı da kendisinin aldığını, katılanı Avcılar ilçesinde bir hastanenin yakınında bırakıp dolmuşa bindiklerini, sanık ... ile ... Koca isimli şahsın bir süre kendisine ait evde kaldıklarını, bir keresinde sanık ..."den ..."ın Örnektepe"de birisini vurup öldürdüğünü duyduğunu,
Katılanlar... ... ve ... ..."in yaralanmaları olayına ilişkin olarak; bir gün yine kendisine ait evde otururken sanık ..."in 10 yıl kadar önce babasını döven şahısların izlerini bulduğunu, bu şahıslara bir güzellik düşündüğünü söylediğini, 14.07.2002 tarihinde sanık ..."in inceleme dışı sanık Muharrem Özen"den şahısların adresini öğrenip bu yeri sanık ..."e gösterdiğini, aralarında bir kaçış planı yaptıklarını ve sanık ..."e bu adresteki şahsı tabanca ile ayağından vurmasını yanlarında söylediğini, kendisinden ve ..."dan da gözetleme yapmalarını istediğini, olay yerine 15.07.2002 tarihinde inceleme dışı sanık Muharrem"den aldıkları kırmızı Pegeout marka araçla gittiklerini, sanık ..."in daha önce sanık ..."e verdiği silahı paspasın altından aldığını, ..."ın da bir silahı olduğunu, ... ile pasajın girişinde beklediklerini, sanık ..."in içeriye girdiğini, altı el silah sesi gelince kaçtığını, bu işi sanık ..."in talimatıyla yaptıklarını,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen borçlu ..."nın babasından senet yağmalanması olayına ilişkin olarak; katılanlar... ... ve ... ..."in yaralanması olayından sonra sanık ..."ın iş yerine gelerek kendisine 3-4 adet senet ve çek verdiğini, bunların toplamının 110.000 TL ettiğini, akabinde sanık ..."in gelerek bu çek ve senetleri saklayıp istediği zaman geri vermesini söylediğini, bu senet ve çeklerin kime ait olduğuna dikkat etmeden aldığını, ilerleyen günlerde sanık ..."in kendisini Eminönü"nde bulunan Yeni Cami"nin arka tarafındaki çay bahçesine gelmesini istediğini, olay yerinde sanıklar..., İbrahim ve..."in eniştesi olan şahıs ile sanık ..."nın bulunduğunu, sanık ..."in kendisinden sanık ... ile yan masaya geçip etrafı kolaçan etmelerini istediğini, bir süre sonra sanık ..."in sanık ..."ın kendisine verdiği senedi istediğini, iş yerinden gidip senedi getirdiğini, sanık ..."in istediği boş kâğıdı getirdiğinde ... isimli şahısla aralarında bir sözleşme yaptıklarını, ardından masadan kalkıp olay yerinden ayrıldıklarını,
Sanık ... ile aralarının açıldığını, Kıbrıs"a satmak üzere götürdüğü telefonların bir kısmının çalındığını itiraf edince parasını vermesini aksi hâlde adamlarınca öldürüleceğini söylediğini, kendisini tehdit ettiğini savunmuştur.
29.07.2002 tarihinde yakalama ile birlikte muvafakatli ev aramasında çıkan sahte dolarla ilişkin olarak; 25 adet sahte 100 doları telefon sattığı Bulgaristan"da yaşayan Nurten isimli şahıstan sahte olduklarını bilmeden aldığını ifade ederken aynı aramada sanığın evinde bir adet polis tepe lambası bulunduğunun belirtildiği,
07.08.2002 tarihli ifadeli teşhis tutanağında; katılan ... ..."ın ateşli silahla yaralanması olayı ile ilgili olarak sanık ..., inceleme dışı sanık Vedat Köşker ile birlikte nezarethanede başka suçlardan dolayı bulunan iki kişinin daha katılana gösterildiği, katılan ... ..."in birinci sırada bulunan sanık ..."u teşhis ederek yaralı olarak götürüldüğü evde bulunan kişilerden olduğunu, ayrıca kendisini Vatan Hastanesi yakınlarına bırakan kişilerden aracı kullanan şahıs olduğunu, cüzdanından 20 TL alıp araca yakıt dolduran şahsın da ... olduğunu kesin olarak teşhis ettiğini, diğer şahısları tanımadığını söylediğinin yazılı olduğu,
Katılan ... ..."ın yaptığı 07.08.2002 tarihli kolluk teşhisinde; birden çok fotoğraf arasından davanın sanıkları arasında yer almayan ... Koca"yı teşhis ettiğini, aracının önünü kesip sanık ..."ın belinden aldığı silahı karnına dayayan, kendisini arka koltuğa oturtup aracı kullanan ve kendisini silahla yaralayan şahıs olduğunu ifade ettiği,
Katılan... ... ve ... ..."in vurulmalarıyla ilgili olarak yer gösterme tutanağında; sanık ..."un olayın meydana geldiği Esenler Atışalanı Caddesi 26. Sokakta saat 11.00 sıralarında sanık ... ve ... isimli şahısla birlikte Pegeout marka bir araçla katılanların iş yerlerinin olduğu sokağa geldiklerini, arabanın rengini ve plakasını hatırlamadığını, aracı ..."ın kullandığını, sanık ..."den bu şahısları vurma talimatı aldıklarını, ..."ın kontrol etmesi sonucunda katılanların iş yerinde olmadıklarını öğrenip olay yerinden ayrıldıklarını, akşam saatinde tekrar aynı iş yerine gittiklerini, bir ara ... ile birlikte yan taraftaki kuaföre girdiklerini, daha sonra aşağı tarafta beklemeye başladığını, 5-6 el silah sesi duyunca hızla oradan uzaklaştığını, tek başına taksiye binip kaçtığını anlattığı,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... 09.08.2002 tarihinde Savcılıkta; katılan ... ..."in kaçırılmasıyla hiçbir alakasının bulunmadığını, telefon işi yaptığını, malları sanık ..."den aldığını, kendisini ticari ilişkileri nedeniyle tanıdığını, ruhsatsız olan 7.65 mm çapındaki silahın kendisine ait olduğunu, bu silahı Doğan isimli bir şahıstan aldığını, dolandırılıp dolandırılmadığını anlamak için alışveriş sırasında inceleme dışı sanık Vedat Köşker"i çağırdığını,
Tutuklanma talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesinde; sanık ..."den kredili olarak satın aldığı cep telefonlarını sattığını, olay tarihinde sanık ..."in "iki arkadaşım" dediği sanık ... ile ... isimli şahsın evinde kalmalarını istediğini, sanık ..."e borcu bulunduğu için isteğini kabul ettiğini, Gaziosmanpaşa"daki evinde bu şahısların iki gün kaldıklarını, işten eve döndüğünde evde yaralı bir şahıs gördüğünü, 10 dakika sonra da sanık ..."in geldiğini, kendisinden yaralıyı hastaneye götürmesini istediğini, ehliyetinin olmadığını söyleyince de sert bir şekilde "Götüreceksin!" şeklinde cevap verdiğini, yanına sanık ... ile "Komutan" diye tabir ettikleri adını bilmediği şahsı verdiğini, katılanın arabası ile yola çıktıklarını, benzin azaldığı için kendi cebinden 10 TL"lik yakıt aldığını, yaralı katılanın "Parayı ben vereyim." demesi üzerine "Komutan" dedikleri şahsın katılanın yanına düşen cüzdanından 10 TL"yi alıp kendisine verdiğini, iddianamede ismi geçen sanık ..., ..., ... ve inceleme dışı sanık Volkan Sağlam"ı tanıdığını, diğer şahısları tanımadığını, sanık ..."in verdiği talimat ile kar başlığı şeklindeki maskeleri ve boş senetleri aldığını, sanık ..."in kendisinden gelip bu malzemeleri aldığını ancak nerede kullandığını bilmediğini, ancak adamlarının evinde kaldığı süreçteki konuşmalarından JETPA olayında kullandıklarını anladığını,
Mahkemede; suçlamayı kabul etmediğini, Tahtakale"de telefon ticareti yaptığını, sanık ..."i aynı yerde iş yerinin bulunması, sanık ..."i de yanında çalışması nedeniyle tanıdığını, sanık ..."in bu şahsa kefil olduğunu, evinde kalmasına müsaade ettiğini, olay günü..."in araması sonucu Eminönü"nde buluştuklarını, sanık ..."in eve gitmeleri gerektiğini söylediğini, başka bir açıklama yapmadığını, eve gittiklerinde sanık ..."in evde olduğu ve yanında bacağından yaralanmış birisinin bulunduğunu, ayrıca evde tanımadığı... ve ... isimli kişilerin olduğunu, bu şahısların nasıl eve geldiklerini bilmediğini, daha sonra yaralıyı en yakın hastaneye götürüp bıraktığını, katılan ... ..."i evine kimin getirdiğini bilmediğini, bu olaydan sonra sanık ..."in işine son verdiğini, yaralının katılan ... ... olduğunu sonradan öğrendiğini, ancak neden vurulduğunu bilmediğini, emniyete teslim olarak silahını verdiğini, bu silahın suçta kullanılmadığını savunmuştur.
Gözaltına ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 09.08.2002 tarihli raporunda; sanıkta darp cebir izinin bulunmadığının bildirildiği, sanığın da raporun altına "Gözetim altı ile ilgili bir şikâyetim yoktur." yazıp imzaladığının görüldüğü anlaşılmaktadır.
Sanık ..."un kapsam dışı sanık Volkan ile onun kardeşi olan Okan"a verdiği silahlar ile ilgili 31.07.2002 tarihli muvafakatli ev arama tutanağında; bir adet üzerindeki ibareler okunamayan 9 mm çapında el yapımı ruhsatsız silah, 4 adet MKE yapımı mermi ile bir adet el yapımı 7.65 mm çapında ruhsatsız silahın ele geçirildiğinin yazılı olduğu,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... 30.07.2002 tarihinde Jandarmada; uzman çavuş olarak Topkapı Sarayı"nda görev yaparken askeri olması nedeniyle tanıdığı sanık ..."ın terhisten sonra ayda bir kez yanına ziyarete geldiğini, 01.07.2002 tarihinde saat 15.00 sıralarında sürekli takıldığı Bakırköy 181 nolu Ganyan Bayisine sanık ..."ın gelip bir iş için yardım istediğini söylediğini, kendisine olumsuz cevap verdiği için hangi iş için yardım istediğini bilmediğini, kendisinin olay saatinde ganyan bayisinde olduğunu, sanık ..."ın bu işlere karışacağını tahmin bile etmediğini, sanık ..."ın yakalanınca kendisinin ismini verdiğini, katılanlar ... ... ve... ..."yi kesinlikle tanımadığını, ne iş yaptıklarını bilmediğini,
01.08.2002 tarihinde Organize Suçlar Bürosunda; sanık ... ile bağlantısına yönelik olarak; Topkapı Jandarma Karakolunda görev yaparken sanık ..."ın komutan postası olduğunu, sanık ..."ın gittiği her yerde kendisini JİTEM görevlisi olarak tanıttığını, MİT görevlisi olduğunu söylediğini, sanık ..."ın havaalanında çalıştığı sırada tanıştığı Yarbay Faruk Şakran vasıtasıyla havaalanında ne iş olursa halledebileceğini her yerde konuştuğunu, 9 mm çapında el yapımı ancak kendisinin "Tuğralı" diye tabir ettiği silahla bir adet 6,35 mm çapında silahı taşıdığını,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali isimli şahıstan senet yağmalanması olayına ilişkin olarak; 2002 yılı Haziran ayında sanık ..."ın ... isimli, Antalyalı bir tanıdığının Edirne"den yurt dışına sebze meyve ithal eden ... Gerali isimli şahsa verdiği malların 180.000 TL olan bedelini alamadığını, ... isimli şahsın bu parayı tahsil etmelerini istediğini, parayı tahsil etmeleri hâlinde kendi ellerine de bir miktar para geçeceğini söylediğini, maddi sıkıntı yaşaması ve kredi borçları nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini, sanık ..."ın plan yaparak Edirne iline gideceklerini, borçlu ile görüşeceklerini, kendilerini JİTEM mensubu olarak tanıtacaklarını, göçmenlerin korkak olduklarını, askeri kimliğini göstermesi hâlinde şahsın korkarak ödeme yapacağını anlattığını, bir süre sonra sanık ..., alacaklı ... ve sanık ... ile Edirne"ye gidip borçlu ile görüştükten sonra yapılacak işleme karar verdiklerini, sanık ..."ın yanında alacaklı ... ve sanık ... olduğu hâlde gelip kendisini ganyan bayisinden aldığını, sanık ... ile ilk defa orada tanıştığını, o sırada belinde 012598 seri nolu Canik marka 9 mm çaplı tabanca bulunduğunu, sanık ..."ın da 6,35 mm çaplı silahı taşıdığını, sanık ..."in ise 9 mm çaplı "Tuğralı" denen el yapımı tabancayı taşıdığını, Edirne"de borçlunun yazıhanesine gittiklerini, ancak kendisini bulamadıklarını, babasının baharatçı dükkânının yerini öğrenip geri döndüklerini, alacaklı ..."in Antalya"ya gittiğini, iki gün sonra sanık ..."ın havaalanında çalışan Albay Faruk Şakran"ın beyaz renkli Renault 19 Europa marka aracını ödünç aldığını, bu sefer sanık ..., ... ve ilk defa gördüğü ... isimli şahsın gelip kendisini aldıklarını, borçlu ..."nın babası ..."nün iş yerine gittiklerini, kendilerini JİTEM mensubu olarak tanıttıklarını, ..."nın nerede olduğunu sorduklarını, bu arada kendisinin askeri kimliğini gösterdiğini, ... ile sanık ..."ın dükkânda kaldıklarını, sanık ... ile kendisinin kahvehaneye gittiklerini, o gün üzerinde silah bulunmadığını, silahını Samsun"a tamire gönderdiğini, ..."ın "İbrahim Abimin hediyesi" dediği, 6.35 mm çapındaki silahı her zaman taşıdığını, yarım saat sonra ... ile sanık ..."ın yanlarına geldiklerini, İstanbul"a dönerken sanık ..."ın alacaklı ..."i telefona arayıp "İşin tamam." dediğini, borçlu ..."nın babasından açık senet aldıklarını kendilerine anlattığını, borçlu ..."yı arayıp Yenibosna Metro girişinde buluşmak üzere sözleştiklerini, sanık ..."ın borçlu ..."nın iki gün sonra yurt dışından parası gelince borcunu ödeyeceğini söylediğini, bundan sonra borçlu ... ile sanık ... arasındaki olayları bilmediğini, sanık ..."i tanımadığını,
Katılan ... ..."in kaçırılıp silahla bacağından yaralanması ve yağmalanması olayına ilişkin olarak; sanık ..."ın JETPA isimli şirketin finans bölümünde çalışan hemşehrisi sanık ..."ün anlattığına göre devletin ismi geçen şirkete ihtiyati tedbir koymasından sonra 13 milyon dolar tutarındaki çek ve senetleri JETPA"nın avukatı olan katılan... ..."nin Mai Turizm isimli paravan şirkete aktarıp tahsil etmek suretiyle 13 milyon dolar haksız kazanç sağladığını, sanık ..."ın elinde buna ilişkin belgelerin olduğunu, katılan... ..."ye bu belgeleri gösterip 1 milyon dolar isteyebileceklerini söylediğini, daha sonra sanık ... vasıtasıyla tanıştığı sanık ... ile birlikte sanık ..."un evinde planlar yapıldığını öğrendiğini, sanık ..."ın yaptığı bu açıklamadan sonra işe girince kendisini de yanlarında götüreceklerini, askeri kimliğini gösterip kendilerini JİTEM diye tanıtacaklarını, şahsı alıp sanık ..."un evine götüreceklerini, belgeleri gösterip 1 milyon dolar isteyeceklerini söylediğini, sanık ..."ın kendisini Gaziosmanpaşa"dan aldığını, sanık ..."un evine gittiklerini, evde ilk defa tanıştığı ..., sanık ..."un ev arkadaşı Şükrü Başkır ile sanıklar... ve ..."in bulunduğunu, sanık ..."in belgeleri incelediğini, devletin 13 milyon dolar dolandırıldığı kanaatine vardığını, katılanın kendilerine rahatlıkla 1 milyon dolar verebileceğini söylediğini, hep birlikte avukatın kaçırılması fikrini kabul ettiklerini, sanık ..."in bunun için çalışma yapmaları gerektiğini, katılan... ..."nin avukatlık bürosunun yerini öğrenmeleri gerektiğini söyleyip sanık ..."a "Sana hediye ettiğim 6,35 mm çaplı tabancan var. Sanık ..."un 14"lü ve Taurus marka silahları var. Bunları avukatı kaçırırken kullanabiliriz." dediğini, ertesi gün saat 07.00"de buluşmak üzere anlaştıklarını, Atrium isimli alış veriş merkezinin önüne gittiğini, kırmızı Pegeout marka aracın içerisinde ... Koca ve sanıklar... ile ..."in bulunduğunu, sanık ..."ın kendisini sanık ... ile tanıştırdığını, ardından belinden çıkarttığı beyaz işlemeli nikalajlı, ağaç kabzalı silahı çıkartıp kendisine verdiğini, diğer sanıkların silahlı olup olmadıklarını bilmediğini, öğlene kadar katılan avukatın gelmediğini, sanık ..."ın avukatın eşkâlini sanık ..."a verdiğini, kendisinin de sıkılıp at yarışı oynamak için diğerlerinin yanından ayrıldığını, saat 15.30 sıralarında sanık ..."ın kendisini aradığını, İncirli"deki ganyan bayisine geleceğini söylediğini, sanık ..."ın beyaz renkli Renault 19 Europa marka araç ile yanına gelip kendisini aldığını, Eminönü"nde ..."ın katılan ... ..."i yaraladığı beyaz nikalajlı silahı kendisine verdiğini, sanık ..."ı da alıp hukuk bürosunun olduğu yere gittiklerini, kapının önünde Proton marka iki aracın bulunduğunu, sanık ..."ın birisinin avukat olan katılan... ..."ye diğerinin kardeşi ... ..."e ait olduğunu söylediğini, ardından büroyu arayıp avukat olan katılan... ..."nin içeride olduğunu öğrendiğini, bir süre sonra iki kardeşin aşağı inip araçlardan birisinden bir şeyler aldıklarını, sanık ..."ın sanık ..."a 10 TL verip gönderdiğini, sanık ..."ın sanık ..."i arayarak katılan... ..."nin bürodan çıkmadığını, kardeşi olan diğer katılan ... ..."in çıktığını söyleyip ne yapmaları gerektiğini sorduğunu, sanık ..."in kardeşini alın demiş olması gerektiğini, çünkü katılan ... ..."in peşine takıldıklarını, katılan ... ..."in aracının kırmızı ışıkta durduğunu, araçtan ... ile indiklerini, katılan ... ..."e kimliğini gösterdiğini, ışık yeşil yandığı için katılan ... ..."in ileride durduğunu, araca yaklaşıp kimliğini göstererek "JİTEM" dediğini, ..."ın üstünü aradığı katılana aracının arka koltuğuna geçmesini söylediğini, şahsın direnmesi üzerine ..."ın kendisinin belindeki beyaz nikelajlı 14"lü tabancayı çekip katılanın karnına dayadığını, bunun üzerine katılan ... ..."in araca bindiğini, kendisinin katılanın ağzını kapatıp başını eğdiğini, ..."ın aracı kullandığını, bir ara katılanın adam kaçırıyorlar diye bağırdığını, bunun üzerine ..."ın katılan ... ..."i bacağından vurduğunu, katılanı sanık ..."un evine götürdüklerini, evde bulunan sanık ..."in telefon açtığı sanık ..."in eve geldiğini, sanık ... ile birlikte maske takıp katılan ... ... ile görüştüklerini, İbrahim"in elindeki senetlerden katılana imza attırdıklarını anladığını, sanık ..."in de ev sahibi sanık ..."a sanık ..."e ve kendisine katılan ... ..."i hastanenin yakınında bir yere bırakmalarını söylediğini, aracın yakıtı yok denince katılan ... ..."in "Benzin alın." dediğini, katılanın cüzdanının aracın sağ kapısında durduğunu, içerisinden 40 TL aldığını, 20 TL"yi benzine verdiklerini, 20 TL"nin 10 TL"sini kendisinin 10 TL"sini de sanık ..."un aldığını, Avcılar"da bir hastane yakınında katılanı aracı ile bıraktıklarını, olayın M-1 Televizyonu ile ilgili kısmını bilmediğini,
03.08.2002 tarihinde Savcılıkta; katılan ... ..."in kaçırılıp silahla vurulmak suretiyle yaralanmasına ilişkin olarak; uzman çavuş olduğunu, silahlı örgüt mensubu olmadığını, JETPA"nın avukatı katılan... ..."nin kaçırılarak yapılan yolsuzlukların ortaya çıkarılması eylemine katıldığını, ancak silahını kullanmadığını, kendisine ait askeri kimliğin sanık ... tarafından bu olayda kullanıldığını, sonuca ulaşılması hâlinde menfaatinin sanık ... tarafından verilecek 50.000 TL olduğunu, ancak başarılı olunmadığını savunmuştur.
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali"den senet alınması olayına ilişkin olarak ise Antalyalı ... isimli şahsa sözde borcu olan ..."dan bu paranın ya da senedin alınmasının istendiğini, borçlu ..."nın babasının yanına Edirne"ye gittiklerini, bu olayda bir rol almadığını, duyduğu kadarıyla şahsın babasını tehdit etmeden, dövmeden bir senet alındığını söylerken "Siz benim bu işlere kolay mı girdiğimi zannediyorsunuz? Benim hanımım 1990 senesinden beri hastadır. Çift kişiliklidir. Sarası vardır, bayılır. Sürekli gözetim altında tutulur. 20 günde bir kontrolüne giderim. Bakırköy Akıl Hastanesindedir. Birisi 10 diğeri 8 yaşında iki oğlum var. Onlar benim elime bakmaktadır. Şu anda Mardin"e tayin oldum. 1 Ağustos 2002 tarihinde Mardin"de göreve başlamam gerekiyordu. Böyle karmakarışık ve içinden çıkılmaz bir sürü sorunların içerisindeyim. İntihar etmeyi bile düşündüm. Büyük bir bunalımdayım. Yardımcı olmanızı istiyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
01.08.2002 tarihli birden çok kişinin katıldığı canlı teşhis tutanağında; katılan ... ..."in bulunduğu aracın önüne geçen beyaz renkli Renault 19 marka araçtan inen üç kişiden birisi olup kimlik göstererek "JİTEM" diyen, kendisini vuran şahsın belinden silahı aldığı kişi olup, gözlerini kapatarak başını eğdiren, "Komutanım" diye hitap edilen, hastane yakınlarına kendisini götürüp bırakan şahıslardan aracın ön koltuğunda oturan kişinin sanık ... olduğunu teşhis ettiğinin görüldüğü,
Tutuklanma talebiyle sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesinde; susma hakkını kullandığı,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... Mahkemede; Olay günü ... isimli şahsın İncirli"de bulunan 181 numaralı ganyan bayiinin önünden kendisini aldığını, yemeğe gideceklerini sandığını, ..."ı Eminönü"nden alıp Ataköy"e gittiklerini, katılan ... ... ve kardeşini arabada beklediklerini, ... ve ..."da silah bulunduğunu, kendisinin silahsız olduğunu, olay yerine katılan ... ..."i almaya gittiklerini sonradan öğrendiğini, katılan ... ..."in Ataköy"de Atrium"un karşısındaki yazıhaneden çıkıp arabaya bindiğini, içinde bulundukları araçla katılanı takibe başladıklarını, 200 metre gidince ışıklarda katılan ... ..."in durduğunu, sanık ..."ın kendisine “İn, ona astsubay kimliğini göster.” dediğini, göstermek istemeyince kendisini silahla tehdit ettiğini, bu nedenle arabadan indiğini, katılan ... ..."e kimliğini gösterdiğini, katılanın ışıkları 100 metre geçip durması üzerine ..."ın arabadan indiğini, sanık ..."ın da geldiğini, kendisine tekrar kimliğini göstermesini söylediklerini, göstermek istemeyince ..."ın beline silahı dayayarak tehdit ettiğini, kendisini zorladığını, gayriihtiyari bir şekilde kimliğini katılan ... ..."e gösterdiğini, ..."ın katılan ... ..."e silahını doğrulttuğunu, katılanı ve kendisini zorla araca bindirdiğini, ..."ın katılan ... ..."in arabasını kullanmaya başladığını, arkada sağ tarafta katılan ... ..."in, sol tarafta da kendisinin oturduğunu, Olimpiyat Stadı"nı biraz geçtikten sonra katılan ... ... ile ..."ın tartışmaya başladıklarını, ardından boğuştuklarını, boğuşma esnasında ..."ın silahının patladığını, sağ dizinden yaralanan katılanı araba ile Gaziosmanpaşa"da bulunan ... isimli şahsın evine götürdüklerini, bu esnada evde sanık ..."in de bulunduğunu, katılanın yarasını sardığını, sanıklar... ile..."in aynı eve sonradan geldiklerini, sanık ..."in..."a kızdığını, “Adam vurma olmayacaktı, adam kaçırma olmayacaktı.” dediğini, bu şekilde olaya katıldığını, daha sonraki olaylardan haberinin olmadığını savunmuştur.
Sanık ..."ın akli dengesinin yerinde olmadığına yönelik iddialarıyla ilgili Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesinin 01.07.2005 tarihli ve 473 sayılı raporunda; suç tarihi itibarıyla 4422 saylı Kanun"a muhalefet, çıkar amaçlı örgüte dahil olmak, hürriyeti sınırlamak, silahla etkili eylemde bulunmak, senet ve para gasbı, unvan gasbı suçlarına yönelik ceza ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Sanık ... 30.07.2002 tarihinde Kollukta; en son Fedex isimli hava taşımacılığı yapan kargo firmasında bölge müdürü olarak çalışırken hediyelik eşya adı altında tarihi eser kaçakçılığı yapıldığını emniyete ihbar ettiği için işinden kovulduğunu, sanık ... ile annesinin bir akrabası olan ...isimli şahıs vasıtasıyla tanıştığını, bu şahsın sanık ..."in kendisine iş bulabileceğini söylediğini, bunun üzerine hemen sanık ..."i aradığını, Tahtakale"deki iş yerine gidip tanıştığını, sanık ..."in yurt dışından kaçak telefon getirip sattığını öğrendiğini, havaalanında daha önce çalışması nedeniyle sivil ve resmî tanıdıklarının olduğunu, sanık ..."e yardımcı olabileceğini söylediğini, samimiyetleri artınca sanık ..."in kendisine Adanalı Çeto ... lakaplı sanık ... ile Mersinli ... isimli iki tetikçisi olduğunu, gayrimeşru işler kovaladığını anlattığını, 9 mm çaplı "Tuğralı" diye tabir edilen ve yine 9 mm çaplı 14"lü tabancaları ile bir adet 6,35 mm çaplı tabancasının bulunduğunu anlattığını, 6,35 mm çaplı silahı kendisine hediye ettiğini, mafya diye bilinen şahıslardan tanıdıklarının bulunduğunu ve kendisinin iş bitirici olduğunu söylediğini, bu sürede Yusuf isimli şahsın Avcılar"daki Galeri ... isimli mobilya ve beyaz eşya dükkânında çalıştığını, ikna suretiyle bu şahsın çek ve senetlerini tahsil ettiğini anlattığı sanık ..."in sanık ..."i kastederek "... de sana yardımcı olsun." dediğini, şirketin alacaklarını tahsile gittiğinde kendisini JİTEM ve MİT görevlisi olarak tanıttığını, sanık ..."e diğer sanık ..."ün yöneticiliğini yaptığı siteden ev tuttuklarını, bu eve ... isimli şahsın da gelip gitmeye başladığını, böylece sanık ..."in etrafında kalabalık oluşturmaya başladıklarını, daha sonra uzman çavuş olarak görev yapan sanık ... ile sanık ..."i tanıştırdığını, sanık ..."in ekonomik krize girdiğini, para bulmaya çalıştığı sırada daha önce JETPA isimli şirkette çalışan sanık ..."ün devletin şirkete el koyması üzerine müşteri çek ve senetlerini kaçırdığını, daha sonra da bu çek ve senetleri alan katılan avukat ..."ın Mai Turizm isimli bir şirket üzerinden bedellerini tahsil ettiğini anlattığından bahsedip sanık ..."ın elindeki belgeleri katılan... ..."ye gösterip para alabileceklerini söylediğini, sanık ..."in sanık ... ile görüşmek istediğini, bunun üzerine sanık ..."a bir ağabeyinin olduğunu, JETPA olayını çözse çözse onun çözebileceğini, katılan... ..."den şantaj yoluyla büyük miktarda para alabileceğini anlattığını, sanık ..."ın da işin sonunda para almak kaydıyla belgeleri verebileceğini söylediğini, sanık ... ile sanık ..."ı buluşturduğunu, sanık ..."ın elindeki belgeleri gösterip durumu anlattığını, şirketin devletten çek ve senetleri gizlediğini, Başaran Ulusoy"un JETPA"dan satın aldığı araçlar karşılığında verdiği 570.000 dolar bedelinde senet ve çeklerinin bulunduğunu, katılan avukat... ..."nin hukuk bürosunun JETPA adına Başaran Ulusoy"u arayarak devletin çek ve senetlerinden haberi olmadığını söyleyip ödemeyi konuştukları 570.000 dolar borcun 347.000 dolar şeklinde ödenmesi konusunda anlaştıklarını, ibraname imzaladıklarını, buna ilişkin belgelerin orijinallerinin de fotokopilerinin de elinde olduğunu söylediğini ve çıktıları sanık ..."e verdiğini, olaydan önce sanık ..."un evinde toplandıklarını katılan... ..."yi kaçırmak için plan yaptıklarını, sanık ..."in silaha ihtiyaçlarının olacağını, kendisinde "tuğralı" ve 14"lü tabancaların bulunduğunu söyleyip 14"lüyü ..."a verdiğini, daha önce kendisine hediye ettiği 6.35 mm çapındaki silahı da sanık ..."e vermesini söylediğini, ardından ... ve sanık ..."i katılanın yazıhanesi ve arabası ile kaçış güzergâhlarının tespiti için araştırma yapmak üzere olay yerine gönderdiğini, kendisinin sanık ... ile uzman çavuş olan sanık ..."ın da işe dahil edilmesini, katılana sorulacak sorularda faydalı olabileceklerini, hem de paradan nasiplenmelerini söylediğini, sanık ..."in sanık ... ile ..."a haber vermesini, kendilerini katılanın yazıhanesinin olduğu yerde beklemelerini söylemesini istediğini, uzman çavuş olan sanık ..."ın paraya düşkün birisi olduğunu, büyük para kaldıracaklarını söylediğini, beklemede kalmasını istediğini, 30.06.2002 tarihinde saat 06.30 sıralarında kendisi, ... ve sanık ..."in sanık ..."un evinden çıkıp katılanın yazıhanesinin bulunduğu yerde sanık ... ve sanık ... ile buluştuklarını, sanık ..."ın kendilerine katılan avukat... ..."nin eşkâlini, cep telefonu numarasını, arabasının rengini vererek bürosunu gösterdiğini, saat 11.00"e kadar beklediklerini, katılanın gelmemesi üzerine sanık ..."i arayıp durumu anlattığını, sanık ..."in de "Bugün bu iş bitecek." diye talimat verdiğini, katılan gelmeyince sanık ..."ın at yarışı oynamak üzere sanık ..."ın da işi olduğundan ... ile sanık ..."in de ödünç aldıkları aracın teslim saati geldiğinden yanından ayrıldıklarını, sanık ..."in kendisini arayıp Eminönü"ndeki otobüs durağında beklediğini söylediğini, yanına gittiğinde sanık ..."in sanık ... ile buluşup katılan... ..."yi kaçırmalarını sanık ..."un evine götürmelerini söylediğini, bunun üzerine ... ile birlikte olay yerine gittiklerini ve sanık ... ile buluştuklarını, katılanın eşkâline uyan birisinin araca bindiğini, takibe başladıklarını, ışıklarda duran aracın yanına gittiklerini ve sanık ..."ın kimlik gösterip “Jandarma istihbarat” dediğini, aracı kullanan şahsın ışıkları geçip 100 metre sonra durduğunu, katılanın aracını ..."ın kullandığını, yanına da sanık ..."ın oturduğunu, kendisinin de ödünç aldığı araç ile onları takibe başladığını ancak aranın açıldığını, sanık ..."un evini karıştırdığını, yarım saat dolaşarak eve gittiğinde ... ile sanıklar..., ..., ... ve ..."i gördüğünü, ..."ın şahsı bacağından yaraladığını ve bu nedenle kan lekelerinin temizlenmesi için kaçırılan şahsın aracının yıkanmaya götürüldüğünü öğrendiğini, sanık ..."in katılan ... ..."e iki tane senet uzatıp imzalamasını istediğini, yaralı olan katılanın yazmakta zorlanması nedeniyle kendisinin yardımcı olduğunu, sanık ..."in isteği doğrultusunda kar maskesi giyip JETPA ile ilgili soruları yaralı katılan ... ..."e sorduğunu, şahsın bayılmak üzere olması nedeniyle hastaneye götürülmesi gerektiğini söylediğini, sanıkların bir kısmının o zaman parayı alamayacaklarını, çabalarının boşa gideceğini söylediğini, katılan ... ..."in ağabeyinin de getirilmesini teklif ettiklerini, ancak kendisinin kabul etmediğini, katılanın hastaneye götürüldüğünü,
Sanık ..."in, işin patlak vermesi hâlinde polislerin sanık ... ile irtibat kurulabileceğini söyleyip yakalanmaları durumunda nasıl ifade vereceklerini anlattığını, buna göre bütün organizasyonu kendisinin yaptığını, işi kendilerine sanık ..."ın getirdiğini, sanık ..."e adamları ile avukatın kardeşini yanlışlıkla kaçırdığına dair bilgi verdiğini, bunun üzerine sanık ..."in kızarak olaydan habersizmiş gibi davranıp kendisine tokat attığını, ... ile sanık ..."i memleketlerine gönderip bu şahısların gerçek isimlerini değil de sanık ..."in Murat; ..."ın ise Tolga olduğunu söylemesini, adli makamları yanıltmasını istediğini, sanık ..."in isteğiyle yeni bir telefon kartı alıp katılan ... ..."in abisi olan diğer katılan avukat... ..."yi aradığını, sanık ..."in istediği şekilde; yanlışlıkla kardeşini kaçırdıklarını, açık bu zarfın aslında kendisine gideceği yerde yanlış yere gittiğini söylediğini, ertesi gün sanık ... ile Sultan Ahmet Meydanı"ndan tekrar katılan... ..."yi aradıklarını, katılanla karşılıklı küfürleştiklerini, sanık ..."a katılan ... ..."i yanlışlıkla kaçırıp yaraladıklarını söylediklerini, onun da JETPA"nın finans müdürü ile görüştüğünü, katılanların şikâyetçi olduğunu, bu işe de organize suçlar bürosunun baktığını öğrenince sanık ..."in paniklediğini, katılan... ..."den para alamayacaklarını anlayınca söz konusu belgeler ile başka türlü para kazanmanın yollarını aradıklarını, sanık ... ve onun eniştesi Cumhur isimli şahısla birlikte Kanal D, Show TV, ATV gibi kanalların yetkilileri ile görüştüklerini, hiçbirinin kendileri ile ilgilenmediğini, bunun üzerine aklına Ataköy Regata Eğlence Merkezinde bulunan M-1 Televizyonunda kameraman olarak çalışan arkadaşı Onur"un geldiğini, bu şahıs vasıtasıyla haber müdürü Abdullah ile kendisi, sanık ... ve onun eniştesi olan Cumhur isimli şahsın görüştüğünü, haber müdürünün ne kadar para istediklerini sorması üzerine 50.000 dolar talep ettiklerini, bir kaç gün sonra kendisini aramasını söyleyen Abdullah isimli haber müdürünün para karşılığı bu haberi yayınlayamayacaklarını bildirmesi üzerine haberin parasız yayınlamasını istediğini, avukat olan katılan... ..."den intikam almak istediklerini, haber müdürü ve Mustafa isimli şahıslarla görüşüp katılanın hukuk bürosuna giderek JETPA olayı ile ilgili soru sormaya karar verdiklerini, kendisinin muhabir gibi gidebileceğini söylemesi üzerine ismini bilmediği bir kameraman ile birlikte katılan... ..."nin hukuk bürosuna gittiğini, yazıhanedeki şahıslara muhabir gibi sorular sorduğunu, içerideki şahısların ağızlarında bir şeyler gevelediğini, katılan... ..."yi tanımadığı için içeride olup olmadığını bilmediğini, yarım saat çekim yapıp kaseti M-1 Televizyonuna verdiklerini ancak bu olayın haber yapılmadığını, kasedin yayınlanmadığını, sebebini Abdullah isimli haber müdürüne sorduğunda gündemde başka konuların olduğunu söylediğini,
Olaydan bir hafta sonra sanık ..."in ... ile sanık ..."i memleketlerine gönderdiğini, uzman çavuş olan sanık ... ile olaydan sonra görüşmediğini ancak sanık ..."in katılan ... ..."i hastaneyi götürürken sanık ..."ın cebinden para aldığını söylediğini,
İddianamede örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali isimli şahıstan senet yağmalanması olayına ilişkin olarak; uzaktan dayısı olduğunu söylediği Adnan Yorulmaz"ın kendisini arayarak Antalya"dan gelen ... isimli şahsa yardımcı olmasını söylediğini, İstanbul"a gelen ... isimli şahsın kendisini telefon ile aradığını, Avcılar"da buluştuklarını, ... Gerali isimli şahıstan 180.000 TL alacaklarının olduğunu söylediğini, bunun üzerine ..., sanık ..., sanık ... ve alacaklı ... ile birlikte Lüleburgaz"a gittiklerini, borçlu ..."nın babasını bulup ..."nın yerini sorduklarını, bilmediğini söylemesi üzerine alacaklı ... ile şahsa boş senet imzalattırdıklarını böylece borçlu ..."nın kendileri ile görüşmek zorunda kalacağını düşündüklerini, ..."nın babası olan şahsın kendilerini kalabalık görünce korkarak senedi imzaladığını, senedin kendisinde kaldığını, bu olaydan sanık ..."in haberi olmadığını, ancak sanık ..."in haber vermesi üzerine kendisini Tahtakale"ye çağıran sanık ..."in bağırıp çağırdığını, üç gün sonra Eminönü"ndeki caminin yanındaki çay bahçesinde alacaklı ve borçluyu bir araya getirdiklerini, ..."nın 50.000 TL borcu olduğunu, alacaklı ..."in ise borç miktarının 180.000 TL olduğunu söylediğini, sanık ..."in ..."nın getirdiği belgeleri inceleyip borcun 50.000 TL olduğunu söylediğini, sanık ..."un gidip ..."nın babasından alınan boş senedi getirdiğini, bunun üzerine ..."nın toplamda 50.000 TL senedi düzenleyip alacaklıya verdiğini, alacaklının da bir adet 5.000 TL bir adet de 10.000 TL bedelindeki senetleri kendisine verdiğini, borçlu ..."dan 5.000 TL"lik senedi hemen ödemesini istediğini, onun da alacaklı olduğunu söylediği başka bir şahıstan 1.000 doları gidip aldığını, içerisinden 400 doları kendisine ayırıp kalan 600 doları sanık ..."in talimatıyla ... ve sanık ... arasında eşit paylaştırdığını, senetleri de sanık ..."e verdiğini,
Katılan ... ..."in yaralandığı olayda sanık ..."i ve diğer arkadaşlarını arayarak olayın seyri konusunda konuştuğunu,
Savcılıkta;
Katılan ... ..."in kaçırılıp bacağından vurulması olayına ilişkin olarak; sanık ..."dan temin ettiği belgeler ile ilgili ilk etaptaki düşüncesinin bu belgeleri MİT Müsteşarlığına götürüp yolsuzluğu ortaya çıkarmak ve MİT elemanı olmak iken; sanık ... ile uzaktan dayısı olan ...vasıtasıyla tanışınca JETPA yolsuzluğunu sanık ..."e açtığını, sanık ..."in diğer sanık ... ile tanışmak istediğini, iddialar doğruysa avukat olan katılan... ... ile görüşebileceklerini söylediğini, katılan avukatın aracının tespit edilmiş olduğunu, takip edilip, avukat... ... zannıyla kardeşi olan diğer katılan ... ..."in kaçırılmış olduğunu, katılan ... ..."i konuşmak üzere götürdükleri sırada araçta bulunan ..."ın maruz kaldığı küfürlere dayanamayıp katılan ... ..."e ateş ettiğini, kendisinin diğer aracı kullandığını, amaçlarının iyi niyetli bir şekilde yolsuzluğu iyice öğrenip gerekirse devletin ilgili kademelerine bildirmek ve aynı zamanda 12.000 TL borcunu bu olaydan elde edeceği gelirle kapatmak olduğunu, ancak olayın kontrolden çıktığını,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali isimli şahıstan zorla senet yağmalanmasına ilişkin olayda; bu olayda oyuna geldiğini, Antalyalı ... isimli bir şahsın ..."dan olan 180.000 TL alacağı için iyi niyetle Lüleburgaz"a gittiklerini, ..."nın durumunun iyi olmadığını gördüklerini, bunun üzerine babasının kendilerine açık senet verdiğini, herhangi bir baskı yapmadıklarını, babasını tehdit etmediklerini, daha sonra ... ile çok iyi dost olduklarını, içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle bu olayların meydana geldiğini, yoksa bir çete kurmadığını veya bir çetenin içerisine girerek suç işlemediğini, iyi niyete dayalı bir cahillik yaptığını,
Mahkemede; sanık ... ile daha önceden tanıştıklarını, bir konuşmaları esnasında..."ün devletten 13 milyon dolar bedelindeki senetleri kaçırdığını, İsviçre bankalarına yaklaşık 200 milyon dolar aktardığını, yurt dışından gelen kara paranın “C” terminalinden geçerek yurda sokulduğunu anlattığını, kendisinin de duyarlı bir insan olarak bunu maliyeye bildirmesini söylediğini, sanık ..."ın maliyeye gittiğini, bu olayları anlattığını fakat kimsenin kendisini dinlemediğini, bunun üzerine “Belgeleri ver bu memlekete hayırlı bir iş olabilir, bunları götüreyim.” dediğini, bu olayı ..."a anlattığını, sanık ..."in bu olaya katılmak istemediğini, aynı şekilde sanık ..."ın da gittiğini, sanık ..."ın “Bu işi Devlet bilmiyor mu? Niye bunları bırakıyor?” dediğini ayrılıp kahveye gittiğini, olay tarihinde sanık ..."ı arabasına alarak, olay yerine götürdüğünü, katılan ..."ın Proton marka mavi renkli aracının ışıklarda durduğunu, sanık ..."ın araçtan indiğini, katılanın tekrar durduğunu, kendisinin de elindeki belgelerle araçtan indiğini, “Sen kanunsuz iş yapıyorsun, milleti dolandırıyorsun, fakirin fukaranın hakkını yiyorsun, hakkında şikayet var bizimle geleceksin.” dediğini, katılan ... ..."i Proton marka arabaya bindirdiklerini, bu aracı kendi aracıyla takip ettiğini, ..."ın telefonla arayıp katılanın kendisine mukavemet ettiğini, bunun üzerine de korkutmak amacıyla onu vurduğunu söylediğini, “Ne yaptın konuşacağımız adamı niye vurdun?” dediğini, sanık ..."in evine gittiklerini söylediğini, eve gittiğinde sanık ..."in kendisini kapıda beklediğini gördüğünü, girer girmez bir kenara çekip “Nedir bu başıma gelenler, ne yapmaya çalışıyorsunuz?” dediğini, bu şahısla sadece konuşacaklarını söylediğini, bu gelişen olaydan kendisinin bir kusurunun olmadığını, sanık ..."in kendisine tokat atıp gittiğini, yaralı olan katılanı diğerlerinin hastaneye götürdüklerini savunmuştur.
Gözaltı giriş-çıkış raporunda; sanığın nezarethaneden çıkış tarihinin 01.08.2002 olduğu, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01.08.2002 tarihli ve 123364 sayılı raporuna göre sanığın yapılan harici muayenesinde darp ve cebir izine rastlanmadığına ilişkin geçici rapor verildiği, aynı tarihli Adli Tıp Kurumuna ait 2002/1046 sayılı adli raporda da sanıkta haricen herhangi bir darp ve cebir izinin bulunmadığının belirtildiği, raporun alt kısmında ise sanığın gözaltında herhangi bir şiddet görmedim şeklinde imzalı beyanının bulunduğunun yazılı olduğu,
Sanık ..."ın M-1 isimli televizyon kanalının muhabiriymiş gibi katılan... ..."nin hukuk bürosuna gittiğine dair kamera görüntülerine ilişkin fotoğraflarda sanığın elindeki mikrofona konuşurken bir binanın önünde görüldüğü,
Röportaj kasetine ilişkin ses çözüm tutanağında;
“X-bayan: Beyfendi kamerayı kapatır mısınız?
Sipiker: Kapat kamerayı....tamam buyurun
X bayan: Kameranın ışığı yanıyor
S: Kapat
X bayan: Kapatınız
S: ....Televizyonundan geliyoruz şu anda kendi
patronumuzla görüşme yapmışlar belgeler hakkında raportaj yapacaz sizinle
X bay: Randevu aldınız mı?
S: Yok kendisi ile daha önce diyaloga girilmiş akşam haberde yayınlayacağımız için
X bay: Randevu verilmemişse......alamazsınız
S: Tamam ozaman biz gerekli programımızı yapalım arkadaşlar ben söyleyeceklermi söyleyeyim arkasından devam edecez zaten akşam haber programına yetişecek siz bu konuda bilgi sahibimisiniz?
X bay: Ne konusunda
S: Eee bazı soracağımız...
X bay : Bakın beyfendi burası bir avukatlık bürosu
S: Doğrudur
X bay: Avukatlık bürolarını bu şekilde...
S: ...Yok
X bay: Yoksa o zaman ilk önce televizyonunuzun avukatlırı ile danışın.
S: Avukatlar görüşmüş
X bay: Bakın yaptığınız şu anda suçtur
S: Jetpa"nınavukatlığını yapıyorsunuz
X bay: Jetpa bir müvekkilimiz sadece
S: Doğrudur.
X bay: Onun dışında başka müvekkillerimizde.
S: Başaran ulusoy ile bir bağlantınız
X bay: Yani o bilgi o konuda bilgi vermek sizin veya o konuda daha
S: Elimizde mevcut olan bazı belgeler var beyfendi bu belgelere dayanarak soruyorum
X bay: Bakın şunu söylüyorum o tür bir talebiniz sizin olamaz
S: İhdiyati tedbir kararı konduğu zaman kaçırdığınız 13 milyon dolar
X bay: O tür bir talep olamaz sizin hakkınızda
S: Bir belge var...
X bay: Sorma hakkını nerden alıyorsunuz
S: Şu anda biz
X bay: Hayır nerden haber almakmı
S: Bizim haber alma hakkımız her zaman mevcuttur
X bay : Aynı zamanda iletişim mezunuyum aynı zamanda hukukçuyum
S: Onun siz kararını verirsiniz biz programımızı yapacaz
X bay : Böyle bir haber alma hakkınız yoktur .avukattan böyle bir talebiniz olamaz
S: Avukat yada bir vatandaş farketmez sonuçta bir devletin ...
X bay 2 : Onu siz tayin edemezsiniz
S: Devleti hortumlayan kim olursa olsun
X bay: Bak şu anda müvekkil arasında müvekkil ile avukat arasında özel bir ilişki vardır ve bu dışarıya yansımaz bu hukukun genel prensiplerindendir gizlilik ilkesi vardır
S; ...Bulunan müşterilerinize ulaştık halen tahsil ettiğinizi ileri sürüyorlar hatta sayın seyirciler bu programdan sonra olabilecek yankıları ben şu anda sizlere söyleyebilmeye çalışacam ama beyfendi gördügünüz gibi gayet agresif hatta bu konularla hiç bir haberi olmadığını idda ediyor ama biz bütün çıplaklığı ile belgeleri ile bu konuyu akşam irdeleyecez.
X bay : Buyurun teşekkürler
S: Saygılar
X bay : İyi günler
S: Sağolun
S: Sayın seyirciler şu anda ataköy dokuzuncu kısımdayız şu anda jetpanın avukatlığını üstlenmiş olan ... hukuk bürosunun tam önünde durmaktayız biraz önce görüşme talebimiz reddedilmiş olmakla bereber bu akşam bütün çıplaklığı ile bütün belgeleri ile bu kalpazanların devlet hortumlayıcıların bütün belgeleri ile ortaya çıkaracaz sayın seyirciler ... siirt kökenli olup jetpa holdingde bütün yükümlülüğü üstüne almış bir avukatımızdır. sayın seyirceler özellikle şunu belirtmek istiyorumki türkiye bu hortumculardan, bu balınacılardan kurtulmadıktan sonra hiç bir zaman düzlüğe çıkamayacak diye düşünüyoruz, artı bütün çıplaklığı ile seyredeceğiniz bu haber büyük bir sansasyon yaratacaktır diye düşünüyoruz. karşınızda görmüş olduğunuz lüx bir ofis dairesidır aynı zamanda a5 b blok bütün jetpa mağdurlarına muhatap olarak alacakları şahsın adresi açık ve net olarak gösterilmektedir. sizlere iyi seyirler diliyoruz efendim...” şeklinde konuşmaların bulunduğu,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... 30.07.2002 tarihinde Kollukta; komşuları olan ..."in kardeşi ..."in cezaevinden arkadaşı olan sanık ..."in tahliye olunca ..."i ziyarete geldiğini, komşusunun ricası ile sanık ..."i beraber karşıladıklarını, Adana"da kaldığı 3-4 gün boyunca gündüz gezmelerinde sanık ..."e eşlik ettiğini, böylece tanışıp samimi olduklarını, bir süre sonra sanık ..."in Marmaris"teki saatçi dükkânında çalışmak üzere kendisini çağırdığını, sanık ..."in üzerinde taşıdığı bir adet 7,65 mm çapında silahının bulunduğunu, 9 mm çapındaki başka bir silahı da kaldığı otelde sakladığını,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen... isimli şahsın Didim"de ateşli silahla yaralanması olayına ilişkin olarak; sanık ..."in ağabeyi ile birlikte Didim"de saat satan ... isimli şahsa 50.000 dolarlık saat sattıklarını, paralarını alamadıklarını, şahsın kendisini PKK mensubu ..."ın dayısı olarak tanıtıp ödeme yapmadığını, bu şahıstan parasını tahsil etmenin yolunu aradığını, silahlı bir eylem yapacağını söylediğini, bunun üzerine ... isimli şahsı ayaklarından vurmayı teklif ettiğini ancak sanık ..."in askerden dönecek olan ... ve İstanbul"daki ... isimli adamlarının gelmesini beklediğini söylediğini, Adana"ya düğüne gittiğini, bir kaç gün sonra sanık ..."in kendisini arayarak Marmaris"e dönmesini istediğini, kendisinden bir gün sonra da ... ve ... isimli şahısların geldiğini, sanık ..."in ... isimli şahsı arayıp parasını istediğini, karşıdaki şahsın hakaret etmesi üzerine eylem kararı alındığını, Didim"e ... ve ... ile birlikte gittiklerini, sanık ..."in kendilerine bir adet 7.65 mm ve bir adet de 9 mm çapında silah verip ..."nın iş yeri ile takıldığı yerlerin bilgisini verdiğini, ..."ın ..."nın iş yerine gittiğini, içerideki çalışanın ..."nın orada olmadığını söyleyip dışarı çıkması üzerine bu şahsı takip ettiklerini, bir bara giren şahsın ardından ..."ın içeri girip ..."nın orada olduğunu söylediğini, aralarında plan yaptıklarını, kendisinin kapıda beklediğini, ... ve ..."ün içeriye girdiğini, 8-10 el ateş edildiğini, olay yerinden kaçıp Kuşadası"na sanık ..."in yanına gittiklerini, Kuşadası ile Marmaris arasında bir yerde silahları denize attıklarını, bu olayda talimatları sanık ..."in verdiğini, eylemi ... ve ... ile birlikte gerçekleştirdiklerini, bu olaydan sonra 1,5 yıl boyunca sanık ... ile yüz yüze gelmediğini, Adana"ya dönüp Kıvırcık İsmail isimli şahsın örgütüne girdiğini, eylemleri nedeniyle 45 gün hapis yattığını, sanık ..."i arayıp kendisini yanına almasını istediğini, 2-3 ay sonra sanık ..."in kendisini İstanbul"a çağırdığını, iş yerinde beklerken sanık ..."ın geleceğini, Galeri ... isimli iş yerinin sahibi olduğunu, onun yanında çalışacağını, kendisine ve ailesine bu şahsın bakacağını, gerekli talimatları sanık ..."a verdiğini söylediğini, sanık ..."ın tarihi eser kaçakçılığı yapmak üzere parçalar alıp satmaya çalıştığını,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali isimli şahıstan senet yağmalanması olayına ilişkin olarak; Galeri ..."de otururken sanık ..."ın JİTEM komutanı olarak tanıttığı sanık ..."ın geldiğini, sanık ..."ın sanık ..."a "Seninle iki gün sonra bir işimiz var. Kırklareli"ne gideceğiz." dediğini, daha sonra sanık ..."ın kendisi için tutup dayayıp döşediği evde ..., sanıklar..., ... ve Antalya"dan gelip ... Gerali isimli şahıstan alacağı olduğunu söyleyen ..."in toplantı yaptıklarını, sanık ..."in diğer sanık ..."ı başka bir odaya çekip alacaklı ..."e güvenmediğini, her tarafının ayrı oynadığını, bu tahsilat işinde olmadığını, isterse sanık ..."ın tek başına bu işi yapabileceğini söylediğini, toplantıdan hemen sonra alacaklı ..."in tahsis ettiği araçla Edirne"ye gittiklerini, borçlu ..."nın yerini tespit edemeyerek geri döndüklerini, iki gün sonra uzman çavuş olan sanık ... ile buluştuklarını, ..., sanıklar... ve ... ile birlikte yanlarına alacaklı ..."i de alıp borçlu ..."nın babasının Lüleburgaz"daki iş yerine gittiklerini, babasından JİTEM"den geldiklerini söyleyerek açık senet aldıklarını, sonrasında sanıklar ... ve..."ın tekrar ..."nın babasının iş yerine giderek JİTEM numarası ile ..."nın telefonunu alıp buluşma teklif ettiklerini, alacaklı ... ile borçlu ..."nın Eminönü"ndeki caminin yanında bulunan çay bahçesinde sanık ... ve... ile konuştuklarını, sanık ..."ın borçlu ..."nın birkaç gün içerisinde kendilerine ödeme yapacağını söylediğini,
Katılan ... ..."in silahla yaralanması, yağmalanması ve katılan... ..."den tehditle para istenmesine ilişkin olarak; kaldığı sitenin yöneticisi olan sanık ..., onun eniştesi ve sanık ... ile Beylikdüzü Migros"a gittiklerini, sanık ..."ın sanık ... ile görüştükten sonra yanına gelip çok büyük bir tahsilat işi aldıklarını, devleti 13 milyon dolar dolandıran JETPA"nın avukatından 1 milyon dolar isteyeceklerini söylediğini, sanık ..."ın kendisini araması üzerine sanık ..."un evine gittiklerinde burada ... ile sanıklar ..., İbrahim, ..., ... ve ..."ın bulunduğunu gördüğünü, sanık ..."ın diğer sanık ..."ın elinde önemli belgeler olduğunu anlattığını, sanık ..."in bunun çok büyük bir iş olduğunu, sanık ..."ın kendisinin bu işi kar maskeli olarak askeri kanaldan hâlledeceğini söylediğini, sanık ..."in de gereğini yapacaklarını anlattığını, sanık ..."ın katılan... ..."ye ilişkin bilgileri verdiğini, ... ile sanıklar..., ... ve ..."ın keşif için gittiklerini, olay günü kendisinin de katılan... ..."yi kaçırmak üzere ... ile sanıklar ... ve ... ile birlikte avukatlık yazıhanesinin bulunduğu yere gittiğini, kendisine verilen görevin kaçırılan şahsın elini tutmak, yüzünü kapatmak olduğunu, ..."ın ise aracı kullandığını, beklemeye başladıkları olay yerindeki bankaya zırhlı araç ile birlikte polislerin gelmesinden korkup geri döndüklerini, kendisinin evde beklediğini, birkaç saat sonra kapının zilinin çaldığını, aşağıya baktığında sanık ..."ın kendisini çağırdığını, aracın yanına gittiğinde esmer bir şahsın bacağından vurulmuş olduğunu gördüğünü, hemen banyoya götürdüğü katılan ... ..."in elini yüzünü yıkadığını, ..."ın sanık ..."ın katılan ... ..."e JİTEM mensubu olduğunu söyleyince katılanın "Ben de askerim" dediğini, boğuşma yaşandığını, araca attıkları katılanı ..."ın işlemeli 14"lü denen silahla bacağından vurduğunu söylediğini, önce sanık ..."ın kar maskesi takarak elindeki çanta ile katlan ... ..."in bulunduğu odaya girdiğini, ardından katılana bakmak için sanık ..."in de maske takarak odaya gittiğini, sanık ..."in isteği üzerine katılan ... ..."i kendi aracı ile hastanenin yanına götürüp araçtaki parmak izlerini silerek uzaklaştıklarını, aradan 10 gün geçtikten sonra sanık ..."ın avukat olan katılan... ..."yi değişik yerlerden arayarak tehdit ettiğini, katılanın para vermeye yanaşmaması üzerine bu kez belgeleri M-1 isimli televizyon kanalına verdiğini,
Katılanlar... ... ve ... ..."in silahla yaralanmaları olayına ilişkin olarak; sanık ..."in babasını 10 yıl kadar önce döven katılanların dosyasını raftan indirdiğini söyleyerek kendilerine bu şahısları vurma talimatı verdiğini, ilk etapta ..."ın katılanları vurmasının gündeme geldiğini ancak ..."ın kendisine hitaben "..., sen bu güne kadar hiç silah sıkmadın. ..."a bağlılığını bu şahsı sen vurarak göstereceksin." dediğini, bu fikri kabul ettiğini, ... ve sanık ... ile katılanların Esenler"deki iş yerine keşfe gittiklerini, içeriye girip katılan..."i sorduğunu, orada olmadığını öğrendiğini, birkaç gün sonra ... ve sanık ... ile tekrar aynı iş yerine gittiklerini, ... ve sanık ..."un ikinci bir keşif yapıp yanına geldiklerini, kasadaki adama sık dediklerini, katılan ... ..."in vurulması olayında kullanılan 14"lü işlemeli tabanca ile sanık ..."in talimatı gereği katılan..."in sağ bacağına 3-4 el ateş ettiğini, sanık ..."in sol bacağa ateş etmemesini, merminin buradaki damarlara denk gelmesi hâlinde şahsın kan kaybından ölebileceğini kendisine anlattığını, içerideki katılan ..."ın kendisine sandalye atması üzerine ona da bir el ateş ettiğini, daha sonra ... ile birlikte silahı saklaması için inceleme dışı sanık Haydar Aydın"a verdiklerini,
Örgüt suçuna ilişkin olarak; sanık ..."in lider ve talimatları veren şahıs olduğunu, 6,35 mm çapındaki tabanca ile 14"lü diye tabir edilen tabancayı, ayrıca 16"lı denen silahı taşıdığını,
Sanık ..."ın sanık ..."in vekilliğini yaptığını, kendisini JİTEM mensubu olarak tanıttığını ve tahsilat işlerini kovaladığını, 6,35 mm çapında silah taşıdığını,
Sanık ..."ın tahsilat işlerinde kendisini JİTEM mensubu olarak tanıttığını, beylik silahını ve 14"lü diye tabir edilen silahı taşıdığını, kendisinin eylemlerde kullandığı silahı almak için heves ettiğini,
Sanık ..."un verilen talimatları uyguladığını, örgüte ait silahlardan kendisine verilenleri taşıdığını,
Sanık ..."ın JETPA işini getiren şahıs olduğunu,
Örgüt içerisinde polise yakalanmamak için parola kullanıldığını, bulundukları yeri tarif etmek için "Merkez" kelimesini kullandıklarını, örneğin "Ben merkezdeyim" derse bunun Adana"dayım demek olduğunu, polisle başlarının derde girme ihtimali varsa "Kamiller ile çakışabiliriz." dediklerini, "Buralar çok soğuk. Ben hastayım." cümlesinin de polislerle ilgili olduğunu, "Kamuflaj" kelimesinin de "Saklanın ortaya çıkmayın" manasına geldiğini,
Para karşılığında sanık ..."a üç adet silah getirdiğini,
01.08.2002 tarihinde Savcılıkta; kendisinin Adana"da yaşamasına rağmen neden İstanbul"a geldiğine ilişkin olarak 1998 yılından beri tanıdığı sanık ..."i arada sırada arayıp kendisine iş bulmasını istediğini, son telefon konuşmalarında da sanık ..."in iş bulduğunu söylediğini, sanık ..."ın kendisini alıp Galeri ... isimli yere götürdüğünü, bir hafta kadar orada çalıştığını, sanık ..."ın kendisine "Ben devletin gizli istihbarat elemanıyım, sen dağdan inmiş, yontulmamış vahşi bir adamsın, ben terfi edeceğim, seni de deneyeceğim, burada görevlendireceğim." dediğini,
Katılan ..."ın kaçırılmasına ilişkin olarak; diğer sanıkların gündüz saatlerinde kendisini deneyip olay yerine götürmek istediklerini, suç işlemekten çekindiği için bu teklifi kabul etmediğini, diğerlerinin kendisini evde bırakıp işi hâllettiklerini, ... ile sanık ... ve sanık ..."ın katılanı kaçırdıklarını, katılan ... ..."i eve getirdiklerinde yaralı olduğunu, onunla ilgilendiğini, evde ... ile sanıklar..., ..., ... ve ..."un bulunduğunu, birlikte konuştuklarını, sanık ..."ın maske takıp katılana elindeki siyah poşetin içerisindeki belgeleri göstererek "Siz devleti dolandırdınız, JETPA olarak yolsuzluklarınız biliniyor. Biz gerekeni yapacağız." dediğini, sanık ..."in de maske taktığını, tahminine göre katılanın nasıl olduğuna bakmak istediğini, daha sonra ... ile sanık ..."ı mutfağa çağırıp yanlış kişiyi kaçırmaları ve katılanın izindeki bir asker olması nedeni ile kızdığını,
Katılan... ... ve Bayam ..."in vurulmasına ilişkin olarak; katılanların sanık ..."in babasını 10 yıl önce dövmeleri nedeniyle sanık ..."in katılan ..."ın oğlu..."in ayağından vurulmasını talep ettiğini, olay yerine ... ve sanık ... ile gittiklerini, ... ile sanık ..."un katılanların yerini tespit edip haber verdiklerini, kendisindeki tabancanın sanık ..."a ait olduğunu, katılanların iş yerine gidip katılan..."e ateş ettiğini, ..."ın babası olan diğer katılan ..."ın sandalye sallaması üzerine yere doğru ateş ettiğini, kurşunun katılan ..."a isabet ettiğini, olay yerine giderken ..."ın kendisine büyük bir sınavdan geçtiğini, sınıfı geçip geçemeyeceğinin belli olacağını söylediğini, yaptığı ilk ve son eylemin bu olduğunu, sanık ..."ın sanık ..."e onun da kendisine 300 dolar verdiğini, oradan Adana"ya gittiğini, emniyetteki ifadesinde aleyhine hususlar varsa kabul etmediğini,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen..."in silahla yaralanmasına ilişkin olarak; sanık ..."in durumu anlatması üzerine ... Koca"nın "Madem böyle yaptı ayaklarına sıkalım." dediğini, davada sanık olarak yer almayan ... Koca ve ... isimli şahısların bu iş için yola çıkacağı sırada ... ile sanık ..."in "Sen de ekibe katıl." dediğini, İstanbul"dan Didim"e sanık ..."in aracı ile gittiklerini, kendisinin aracı park ettiği sırada ... ile ..."ün..."i gördüklerini, önce ..."ın sonra da ..."ün ateş ettiğini öğrendiğini ancak olayı görmediğini, neler olduğunu konuşmalardan anladığını, bu olaydan sonra sanık ..."in ... ile bir odaya girip konuştuklarını, sanık ..."in en çok ..."a güvendiğini, kendisine 200-250 TL kadar para verdiğini, bunun üzerine Adana"ya gittiğini,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... Gerali"nin silahla yaralanması olayına ilişkin olarak; ... Gerali"ye kendisi, ..., sanıklar ..., ... ve..."ın gittiğini, kendilerini oraya sanık ..."ın gönderdiğini, bu olayla sanık ..."in bir alakasının bulunmadığını, Antalya"dan ... isimli bir şahsın alacağı için sanık ..."a müracaat ettiğini, sanık ..."ın da kendilerini görevlendirdiğini, ... Gerali"nin babasının baharatçı dükkânına gidilip boş bir senet alındığını, vurma, dövme işlerinin olmadığını, olayı kendisinin bizzat görmediğini,
Mahkemede; ... ile..."ı kendisinin tanıştırdığını, bir gün..."ın kendisine JETPA isimli şirket ile ilgili elinde usulsüzlük belgeleri olduğunu, bunları kullanıp gelir sağlayacağını söylediğini, bu duruma karşı çıkıp oradan ayrıldığını, bir Pazartesi günü kapının zilinin çalındığını, aşağıdan ..."ın “Evde kimse var mı?” diye sorduğunu, kimsenin olmadığını söylediğini, bunun üzerine kendisini aşağıya çağırdığını, mavi renkli bir arabanın içinde sanık ..."ın tanıştırdığı sanık ... isimli şahıs ve aracın arka kısmında başka bir şahsın olduğunu gördüğünü, sonra yaralı şahıs ve sanık ... ile birlikte ... isimli şahsın evine girdiklerini, katılanın ayağını sardıklarını, sonra sanık ..."in eve geldiğini, katılan ... ..."i hastaneye götürmesini söylediğini, yaralı olan katılanı hastaneye götürdüklerini savunmuştur.
Gözaltı giriş-çıkış raporlarında; sanığın nezarethaneden çıkış tarihinin 01.08.2002 olduğu, gözaltına alındığı yer olan Adana"da Meydan Sağlık Ocağından alınan 29.07.2002 tarihli ve 1313 sayılı raporunda, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 30.07.2002 tarihli ve 123141 sayılı raporunda ve aynı hastanenin 01.08.2002 tarihli ve 123364 sayılı raporunda sanığın yapılan harici muayenesinde darp ve cebir izine rastlanmadığına ilişkin geçici rapor verildiği, aynı tarihli Adli Tıp Kurumuna ait 2002/1045 sayılı adli raporda da sanıkta haricen herhangi bir darp ve cebir izinin bulunmadığının belirtildiği, sanığın "Gözaltında herhangi bir şiddet görmedim." şeklinde imzalı beyanının bulunduğunun yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Aynı sanığın cezaevinden gönderdiği 28.08.2003 havale tarihli dilekçesinde; İddianamede bahsedilen Lüleburgaz"daki olayı sanık ..."tan duyduğu kadarıyla polislere kendisinin anlattığını, ancak polis memurlarının bambaşka bir kurgu ile olayı evraka yansıttıklarını, kendisinin Lüleburgaz"a hiç gitmediğini, ancak evrakta gitmiş gibi anlatıldığını, Didim"deki olayla ilgili olarak ifade verdiğini, bu konuyla ilgili yargılamasının devam ettiğini,
26.06.2003 havale tarihli yazılı savunmasında; katılanları tanımadığını, bütün bu olayların sanık ..."ın MİT mensubu olabilmek için yaptığını, ..."u Haziran 2002 tarihinden önce belirli sürelerle yanında çalıştığı için tanıdığını, sanık ..."i arayıp kendisine bir iş bulması için ısrar ettiğini, dosyada delil olarak sunulan üç sayfalık telefon kaydına bakıldığında ne zaman Adana"da ne zaman İstanbul"da olduğunun belli olduğunu, Adana"dayken sanık ..."i sık sık aradığını, Haziran 2002 tarihinde..."in kendisine iş bulduğunu söylemesi üzerine İstanbul"a gittiğini, sanık ..."in kendisine iş yerinin bulunduğu pasajda sanık ..."a ait çay ocağında çalışacağını söylediğini, ancak erken geldiğini, iş yeri sahibi olan sanık ..."un Tekirdağ"da yazlıkta olduğunu, "Pazartesi günü işe başlayana kadar misafirim olursun." dediğini, iş yerinde otururken sanık ..."ın geldiğini sanık ..."in..."ı MİT mensubu olarak tanıttığını, Sanık ..."ın sanık ..."e müsait olduğunu isterse kendisi ile ilgilenebileceğini söylediğini, beş gün kadar sanık ..."ın yanında kaldığını, bu süre zarfında sanık ..."ın MİT mensubu olduğuna inandığını, çünkü siyah renkli aracını şoförünün kullandığını, bu sürede kendisine çaycı olmasına gerek olmadığını, sicilini araştırdığını, temiz olduğunu, gerekli yerlerle konuştuğunu, kendisini eğiteceğini, referans olacağını söylediğini, “Ben marangozum sen dağdaki bir kerestesin seni yontacağım.” dediğini, bunu kabul etmeyip, iş bulduğunu söylediğini, sanık ..."ın bir gün çalıştığı çay ocağına geldiğini, yemek yediğini, bu esnada sanık ... ile hakkında takipsizlik kararı verilen ..."ı tanıştırdığını, bir gün sanık ..."ın kendisini telefon ile arayıp ... ile birlikte dürümcüde olduklarını söylediğini, tarif üzerine yanlarına gittiğinde sanık ..."ın kendilerine JETPA isimli şirkette çok büyük bir yolsuzluk yapıldığını, bu olayı çözmesi hâlinde terfi alacağını, takdir toplayacağını, Ağustos ayının MİT"te terfi ayı olduğunu, bu olayı çözmesine yardımcı olmaları hâlinde kendilerine referans olup MİT"e aldıracağını, hayatlarının kurtulacağını söylediğini, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine sanık ..."ın kendisini sanık ..."un evine bıraktığını, birkaç saat sonra temizlik yaptığı sırada ... ve ismini bilmediği iki kişinin yanlarında katılan ... ... ile birlikte geldiklerini, ..."ın kaza yaptıklarını söylediğini, katılanın pantolonundan kan aktığını, banyoya götürüp "Geçmiş olsun" dediğini, ne olduğunu sorduğunda vurulduğunu söylediğini, ..."a kızdığını, sanık ..."un yanında iş bulmasında kendisine kefil olup büyük yardımlarını gördüğü sanık ..."i aradığını, hemen sanık ... ile birlikte eve gelmelerini söylediğini, olayla bir ilgisinin bulunmadığını sanıklar ... ve..."e anlattığını, sanık ..."in sanık ... ile tartıştığını, katılanı hemen hastaneye götürmelerini söylediğini, sanık ... ile ..."ın tartıştığını, ismini sonradan ... olarak öğrendiği sanığa da sanık ..."ın bağırdığını, sanık ..."ın kendisine ve sanık ..."a "Kardeşim, sizin bu olayla bir ilginiz yok. Ben gerekeni yapacağım, ... olun." dediğini, ardından ... ve sanık ..."a "Benden haber bekleyin, on gün sonra teslim olacaksınız." dediğini, ..."ın da kendisine ve sanık ..."a "İsterseniz beni ihbar edin ama ben kendim teslim olacağım. İsterseniz silah sizde kalsın silahı almaya geldiğimde teslim olacağıma inanırsınız." dediğini ve silahı koltuk takımının altına bıraktığını, kendisinin de sanık ..."a katılanın hastaneye götürüldüğünden ... olmak için birlikte gitmeyi teklif ettiğini, katılanın evinin Avcılar Vatan Hastanesine yakın olduğunu, oraya götürmelerini söylediğini, yanlarında yakınlarını arayıp bulunduğu yeri ve yaralı olduğunu söylediğini, kendisi ile ilgilenecek yakınlarına telefon açtığı için yanından ayrıldıklarını, yaralanan katılan ... ..."in ağabeyi olan diğer katılan... ..."nin avukat olması nedeni ile kardeşine senaryo ezberletip daha çok ceza almalarını sağlamaya çalıştığını, katılan ..."i gasp etmediklerini, böyle bir niyetleri olsa cep telefonunu, arabasını almak dururken 30-40 TL"sini almalarının mantıklı olmadığını, ortada bir örgütün bulunmadığını, sanık ..."ı 3-4 gün yanında dolaştığı için tanıdığını savunmuştur.
Katılanlar... ... ve ... ..."in vurulmasına ilişkin 31.07.2002 tarihli yer gösterme tutanağında; sanık ..."in olaydan iki gün önce örgüt lideri olan sanık ... ve ... isimli şahıslarla birlikte olay yerini görmek için geldiklerini, sanık ..."in tarifi üzerine katılanlara ait iş yerini bulup içerideki şahsa katılan... ..."yi sorduğunu, bu şahsın katılan... ..."nin dışarıda olduğunu söylemesi üzerine ertesi gün geleceğini söyleyip iş yerinden ayrıldığını, olay günü kendisi, ... ve sanık ..."un bir araya geldiklerini, ... ile ..."un katılanların iş yerinin yanında bulunan berbere giderek tıraş olduklarını, bu arada katılanlara ait iş yerini gözetlediklerini, kendisinin de araçta beklediğini, ..."ın kendisini arayarak katılanın içeride olduğunu söylediğini, araçtan inip yere çömelerek silahını doldurduğunu, katılanların iş yerine doğru giderken karşıdan ... ile sanık ..."un geldiğini, yanından geçerken sanık ..."un "Masada oturan" dediğini ve yürüyerek devam ettiğini, içeriye girdiğinde karın boşluğuna sakladığı silahını çıkartıp şahsa üç el ateş ettiğini, masanın yanındaki babasının sandalye ile karşılık vermesi üzerine bir el de ona doğru fakat yan taraftaki boşluğa ateş ettiğini, hızla iş yerinden çıkıp bekleyen araca binerek kaçtığını ifade ettiği,
Sanık ..."in ise; iki gün kadar önce kendisi, ... ve sanık ..."in birlikte olay yerine geldiklerini, sanık ..."e katılanların iş yerini tarif edip şahsın içeride olup olmadığını öğrenmek için gönderdiğini, geri gelen sanık ..."in içeride katılan... ..."in olmadığını, babasının bulunduğunu söylediğini anlattıkları,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... 31.07.2002 tarihinde Kollukta; JETPA isimli şirkette 3-4 ay muhabere görevlisi olarak çalıştıktan sonra çek senet bölümüne geçtiğini, görevinin çek ve senetlerin giriş çıkışları ile banka işlerinin takibi olduğunu, JETPA"ya devlet tarafından el konulunca şirketin yüklü miktarda parasının katılan ... tarafından yurt dışına çıkartıldığını, şirketin geçmişe dönük çek ve senetlerini tahsil eden katılan... ..."nin paraları şirket hesabına aktarmayıp yurt dışına kaçırdığını, kendilerine de paraların muhasebe kayıtlarına işlenmesini söylediğini, şirketin Mai Turizm adı altında faaliyete devam edeceğini ve kendilerinin işten çıkartılacağını öğrenince bir kısım şirket çalışanları ile birlikte güvence olması için şirkete ait belgeleri çalmaya karar verdiklerini, sanık ..."ın hemşehrisi olduğunu, çevresinin geniş olduğunu bildiğini, bir gün sanık ..."ın, sonradan tanıştığı sanık ..."in yanında JETPA isimli şirketten neden çıktığını sorduğunu, işten çıkmadığını, çıkarıldığını, şirketten ayrılırken yapılan yolsuzluklara ilişkin maddi değeri çok yüksek olan belgeleri de aldığını söylediğini, sanık ..."ın bu işlerde tecrübesinin olduğunu söyleyerek evrakları görmek istediğini, kendisinin de 13 milyon dolara denk gelen yolsuzluklar ile ilgili olarak Mai Turizm yetkilileri ve avukat olan katılan... ... ile görüşüp bu evrakları Mali Şubeye vereceklerini söyleyip tehdit ederek para alabileceklerini söylediğini, bu işi çözecek adamlarının olduğunu söyleyen sanık ..."ın belgeleri aldığını, on gün sonra evine geldiğini, yanındaki ... ve sanık ..."in kalacak yere ihtiyaçları olduğunu söylediğini, site yönetici olması nedeniyle sanıkları 38 numaralı daireye yerleştirdiğini ve bundan sonra da bu şahıslarla ortak hareket etmeye başladığını, 30.06.2002 tarihinde sanık ..."ın avukat olan katılan... ..."yi kaçırmak için bahsi geçen adamlarını getirdiğini söyleyip avukatlık bürosunun yerini kendilerine göstermesini istediğini, büroyu ve katılanın kullandığı aracı sanıklara gösterip yanlış kişi ile görüşmemeleri için katılan... ..."yi tarif ettiğini, "Komutanım" diye hitap ettikleri sanık ..."nın at yarışı oynamak için; kendisinin de eve gitmek için diğerlerinin yanından ayrıldıklarını, iki gün sonra bilgi toplamak için JETPA isimli şirketin senetler müdürünü aradığını, avukat... ..."nin kardeşinin yanlışlıkla kaçırılıp silahla yaralandığını, eylemi gerçekleştirenlerin ertesi gün katılan... ..."yi arayarak "Sana açık mektup gönderdik anlamadın, kafanı kopartacağız." gibi sözler sarf ettiklerini öğrendiğini,
Sanık ..."ın kendisinin yanında JETPA isimli şirkete ait evrakları M-1 isimli televizyonun genel müdürü olan..."e verdiğini, şahsın evrakları inceleyip önemli belgeler olduğunu söylemesi üzerine sanık ..."ın 50.000 dolar istediğini, ..."in de kabul ettiğini savunmuştur.
Gözaltı giriş-çıkış raporlarında: sanığın nezarethaneden çıkış tarihinin 01.08.2002 olduğu, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01.08.2002 tarih ve 123364 sayılı raporunda sanığın yapılan harici muayenesinde darp ve cebir izine rastlanmadığına ilişkin geçici rapor verildiğinin, aynı tarihli Adli Tıp Kurumuna ait 2002/1047 sayılı adli raporda da sanıkta haricen herhangi bir darp ve cebir izinin bulunmadığının belirtildiği,
Anlaşılmaktadır.
Sanık ... 01.08.2002 tarihinde Savcılıkta; 1997 yılının Ekim ayından 2002 yılının Mart ayına kadar JETPA isimli şirkette çalıştığını, işten çıkartıldıktan sonra bu soruşturma vesilesi ile şirketteki usulsüzlükleri yetkili makamlara bildirdiğini, yolsuzlukları arkadaşı ve aynı zamanda hemşehrisi olan sanık ..."a anlattığını, bu durumdan etkilenen sanık ... ve diğerlerinin şirketin avukatı olan katılan... ..."yi kaçırmak istediklerini, fakat kendisinin bu ekibin içeresinde bulunmadığını, ne yaptıklarını bilmediğini, sadece bilgi verdiğini, olayla bir alakasının bulunmadığını, 3 Ağustos"ta evlenecek birisinin böyle bir olaya karışmayacağını, sanık ..."i tanımadığını, sanıklardan sadece..."ı tanıdığını, çete elemanı olmadığını, yardım ve yataklık yapmadığını, katılanlar ... ... ve... ..."in silahla yaralanmasına ilişkin olarak ismi geçen şahısları tanımadığını, örgüt suçuna delil olarak gösterilen ... isimli şahıstan senet alınması olayı ile ilgili olarak da olaydan haberinin bulunmadığını, böyle bir yere gitmediğini silah yakalatmadığını, kimseyi yaralamadığını savunmuştur.
Dosyanın sanığı olmayan ... ile sanık ..."ün yakalandıkları adreste 29.07.2002 tarihinde kolluk görevlilerince yapılan muvafakatli arama sonucunda düzenlenen tutanakta; bir adet Aselsan marka Model 003211 seri nolu 9814 el telsizi ve batarya, aynı marka 4016 model 003351 98/04 seri nolu el telsizi ve bataryası ile aynı marka şajr aleti ele geçirildiği, sanık ... bu telsizlerin JET2 Konutlarında güvenlik görevlisi olan... ve iş arkadaşı..."a ait olduğunu söylediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Katılan ... ..."ın kaçırılması olayına ilişkin olarak 31.07.2002 tarihli kolluk yer gösterme tutanağında; olaydan on gün kadar önce sanık ... ile olay yerine geldiklerini, avukat olan katılan ... Yaşar"ın hukuk bürosunu gösterdiğini ve olay yerinden ayrıldıklarını, olay günü saat 07.00 sıralarında kendisi, ... ve sanıklar..., ... ile ..."ın aynı yerde buluştuklarını, tekrar katılan avukat... ..."nin eşkâlini ve bürosunu tarif ettiğini, mavi renkli spor Proton marka aracı olduğunu söyleyip aracını park edebileceği yerleri gösterdiğini, saat 11.00 sıralarında söz konusu aracın geldiğini ancak içerisinden katılan... ..."ye benzeyen başka birisinin indiğini, bu arada Ziraat Bankasına zırhlı araç ile birlikte polislerin gelmesi üzerine korkup geldikleri Pegeout marka araç ile oradan uzaklaştıklarını,
Aynı tutanakta yer gösterme yaptırılan sanık ...; aynı şekilde anlatımda bulunmakla birlikte sanık ..."ın avukat olan katılan ..."nin aracını park edebileceği yerleri gösterdiğine ilişkin beyanına ek olarak katılanın aracını Nilüfer Sokak ya da Atrium isimli alışveriş merkezinin otoparkına park ettiğini söylediğini, bu esnada Ziraat Bankasına zırhlı araç ile birlikte polislerin gelmesi nedeniyle üzerinde ruhsatsız silah bulunan sanık uzman çavuş ..."ın yakalanma ihtimaline binaen oradan ayrılmak istediğini, sanık ..."ın araçtan inen şahsın katılan ... olmadığını söylemesi üzerine de olay yerinden ayrıldıklarını,
Aynı tutanakta yer gösterme yaptırılan sanık ... ise; sanık ... ile birlikte on gün önce olay yerini görmek için bulundukları noktaya geldiklerini, sanık ..."ın katılan ..."nin avukatlık bürosunu gösterdiğini, olaydan bir gece önce ..., sanıklar ... ve ..."in buraya gelerek kaçırılacak şahsın iş yerini, geliş gidiş güzergâhını tespit ettiklerini, olay günü sabah saat 07.00 sıralarında kendisi, ... ve sanıklar ..., ... ve ..."ın buluştuklarını, sanık ..."ın katılanın hukuk bürosunun yerini tekrar gösterdiğini, eşkâlini tarif ettiğini, zırhlı araç ile polislerin gelmesi üzerine olay yerinden ayrıldıklarını, saat 17.00 sıralarında kendisi, ... ve sanık ..."ın beyaz renkli Renault marka araçla olay yerine tekrar geldiklerini, katılanın aracı görecek şekilde 50 metre gerisine park ettiklerini, yaklaşık 1 saat sonra bir şahsın araca binerek hareket ettiğini gördüklerini, katılan ... Yaşar olduğu kanaatiyle aracı takibe başladıklarını,
Katılanın kaçırıldığı Atakent 7. ve 8. kısım kavşağına gelindiğinde; katılanın aracının bulundukları yerdeki kırmızı ışıkta durduğunu, aralarında bir araç daha bulunduğunu, ... ile sanık ..."ın araçtan inip katılanın kullandığı araca gittiklerini, sanık ..."ın "Dur, JİTEM" dediğini, yeşil ışık yanması nedeniyle katılanın hareket edip 25 metre ileride durduğunu, kendisinin de aracı katılanın aracının önüne çektiğini, katılan ... ..."in araçtan indirildiğini, tekrar araca binmek istememesi üzerine ..."ın silah çektiğini, kendisinin de aracın yanına gittiğini, katılanı aracın arka koltuğuna bindirdiklerini, ..."ın katılanın aracının direksiyonuna geçtiğini, sanık ..."ın da katılanın yanına oturduğunu, kendisinin de aracı ile onları takip ettiğini beyan ettikten sonra katılanın alıkonulduğu Gaziosmanpaşa ilçesi Göçmenler Sokak No: 36/4 adresine gidildiğinde, sanık ..."e söz verildiği, sanığın; olay günü saat 18.30 sıralarında kapı çalındığını, aşağıya baktığında katılana ait mavi renkli Proton marka aracı görünce katılanı getirdiklerini anladığını, hızla aşağı indiğini, araçta ..., sanık ... ve tanımadığı bir şahsın bulunduğunu, bu şahsın diz kapağından yaralı olduğunu gördüğünü, katılanı kucağına alarak eve çıkardığını, banyoya götürüp yüzünü yıkadığını, ..."ın pansuman yaptığını, daha sonra sanıklar... ve ..."un geldiğini, ..."ın sanık ..."e şahsın zorluk çıkarması nedeni ile vurmak zorunda kaldığını söylediğini, sanık ..."in ..."a kızdığını, ardından yanlarında getirdikleri kar maskesini takarak odaya girdiğini, bu sırada sanık ..."ın geldiğini, onun da kar maskesini takarak sanık ..."in getirdiği evrakları alıp katılanın yanına gittiğini, bir süre sonra odadan çıktıklarını, sanık ..."in ..."a katılanı hastaneye götürmesini söylediğini, ancak ..."ın bunu kabul etmediğini, yaklaşık bir saat sonra kendisi ve sanıklar ... ile ..."ın katılanı hastaneyi götürdüklerini, bu arada binaya girip çıkarken kendisinin ve ..."ın binadaki kanları sildiklerini,
Sanık ..."a söz verildiğinde; eve geldiğinde ..., uzman çavuş olan sanık ..., ..., ... ve..."in evde olduklarını gördüğünü, katılan ... ..."in yaralandığını orada öğrendiğini, sanık ..."in katılanın yanında olduğunu, bunun üzerine kendisinin de kar maskesini takıp JETPA isimli şirkete ait belgeleri alarak katılanın bulunduğu odaya gittiğini, belgelerle ilgili sorular sorduğunu, ancak şahsın bilgisinin olmadığını anladığını, o sırada sanık ..."in daha önceden pul yapıştırılmış boş senetleri istediğini, bu senetleri katılana imzalattırıp odadan çıktıklarını, sanık ... ile katılanın hastaneye kaldırılmasına karar verdiklerini,
Sanık ..."e söz verildiğinde; olay günü Tahtakale"deki iş yerindeyken kendisini arayan ..."ın Gaziosmanpaşa"daki eve gelmesini söylediğini, sanık ... ile birlikte JETPA"ya ait evrakları ve kar maskesini alarak eve gittiklerini, katılan ... ..."in yaralandığını görünce ..."a kızdığını, katılanın durumunu görmek için kar maskesini takarak katılanın bulunduğu odaya girdiğini, arkasından odaya sanık ..."ın kar maskesi takmış vaziyette girdiğini, sanık ..."ın katılana JETPA ile ilgili sorular sorduğunu ancak katılanın bilgisinin bulunmadığını, konu ile ilgili olarak abisinden 1 milyon dolar istediklerini söylediklerini, daha sonra..."ı dışarıya çağırarak katılanın durumunun iyi olmadığını söylediğini, bunun üzerine hastaneye göndermeye karar verdikleri katılana daha önceden hazırladıkları boş senetleri imzalattırdıklarını, katılanın miktarın yazılmasını istediğini ancak kendisinin kabul etmediğini,
Beyan etmişlerdir.
Didim Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2002 tarihli ve 64-73 sayılı karar suretinde; suç tarihinin 29.08.1999 olduğu, davanın şikâyetçisinin..., sanıklarının ... Toksoy ve ..., suçun müessir fiile azmettirme olduğu, şikâyetçinin kardeş olan sanıklardan satın aldığı saatlerin bedelini ödememesi nedeniyle sanıklar tarafından tehdit edilip aleyhine icra takibi başlatıldığı ve olay günü de sanıklar tarafından ateşli silahla yaralandığı iddiasıyla ilgili olarak şikâyetçinin kendisine ateş edenleri görmediğini beyan etmesi nedeniyle şikâyetçinin sanıklar tarafından yaralandığı ya da sanıkların bu eyleme iştirak ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile sanıkların beraatlerine karar verildiği,
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen şikâyetçi ... Gerali"den zorla senet alınmasına ilişkin olarak Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2002 tarihli ve 1356-750 sayılı takipsizlik kararının suretinde; suç tarihinin 17.06.2002, şikâyetçinin borçlu ..."nın babası ... Gerali olduğu, şüpheli olarak Hakkı Çukuroğlu"nun gösterildiği ve takipsizlik kararının içerisinde sanığın yanında üç adamı ile birlikte şikâyetçiden zorla senet alındığına dair delil elde edilmediğinden bahsedildiği, takipsizlik kararının ekindeki belgelerden şikâyetçinin 18.06.2002 tarihinde Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiği, ifadesinde de beyan ettiği üzere olay günü akşam evindeyken telefon açan şahısların şifalı bitkilere ihtiyaçlarının olduğunu söyleyip kendisini iş yerine çağırdıklarını, iş yerine gittiğinde üç kişinin kendisine oğlu ..."nın borcu için geldiklerini ve Hakkı Çukuroğlu"nun adamları olduklarını söylediklerini, pul yapıştırılmış senet imzalattırdıklarını beyan ettiği, şüpheli Hakkı"nın istinabe ile alınan savunmasında ..."dan alacaklı olduğunu, telefonda konuştuklarında ..."nın kendisine küfür ettiğini, ancak Lüleburgaz"a hiç gitmediğini, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği,
Anlaşılmaktadır.
Borçlu ... Gerali 31.07.2002 tarihinde Kollukta; Fethiye"de yaşayan Hakkı Çukuroğlu ile aralarındaki ticari ilişki nedeni ile 200.000 TL değerinde domates satın aldığını, ilerleyen dönemde Hakkı"ya 150.000 TL ödeme yaptığını, kalan borcu için anlaşmaya vardıklarını, 35.000 TL bedelinde senet ile birisi 8.000 TL diğeri 7000 TL bedelinde iki adet çek verdiğini, ..."nın Dies Bilgi İşlem Ltd. Şti. isimli şirketine ortak olmasını istemesi üzerine 50.000 TL bedelinde teminat çeki vererek eşini bu şirkete ortak yaptığını, söz konusu şirketin yurt dışına dört TIR mal ihracatı yaptığını ancak 50.000 TL"lik nakit para verme sözünü yerine getirmediği için şirketin %51 hissesini tekrar Hakkı"ya devrettiklerini, borcu nedeniyle Hakkı ile tekrar anlaştıklarını, 3.000 TL para gönderdiğini, ..."nın üç TIR mal verip her TIR"dan 2.000 TL kendisine alacakken paranın tamamını alıp mal vermediğini, 10 gün kadar sonra babası ... Gerali"nin baharatçı dükkânına gelen ... isimli bir şahsın Hakkı"nın kendisinden alacağına karşılık babasına açık senet imzalattırdığını öğrendiğini, bu olaydan bir hafta kadar sonra... isimli bir kişinin kendisini arayıp babasından alınan senet ile kendisinin Hakkı"ya verdiği senet ve çeklerin elinde olduğunu, bunları ... isimli kişiden aldığını, huzursuz olduğunu, bu çek ve senetleri İstanbul"a gelmesi hâlinde kendisine teslim edeceğini söylediğini, 2002 yılı Temmuz ayı başlarında Eminönü ilçesi Yeni Cami arkasındaki parkta buluştuklarını, ... isimli şahsın yanında... isimli başka birisinin bulunduğunu ve bu şahsın neler olduğunu kendisine sorduğunu, Hakkı"ya olan borcunu anlatınca kendisinin aracı olacağını söyleyip ... isimli şahsı yanına çağırdığını, babasından alınan açık senedi, 35.000 TL bedelindeki senedi ve bir adet 50.000 TL bedelindeki teminat çeki ile 8.000 ve 7.000 TL bedelli çekleri kendisine verdiğini, bunun üzerine 5 adet toplamı 50.000 TL olan senetleri Hakkı Çukuroğlu"na verilmek üzere tanzim ettiğini, Kasım 2002 tarihinde sanık ..."in kendisini arayarak çek ve senetlerin toplanması esnasında masraflarının olduğunu, senetlerden 5.000 TL bedelinde olanın mümkün olan en kısa zamanda ödenmesini istediğini, on gün sonra sanık ..."e 1.000 dolar ve 100 TL ödeme yaptığını, şahısları görmesi hâlinde tanıyabileceğini ifade etmiştir.
... Gerali 31.07.2002 tarihli kolluk teşhis tutanağında; kendisini Eminönü"ndeki Yeni Cami arkasına çağırıp Hakkı Çukuroğlu"na olan borcu nedeniyle kendisinden 6 adet 50.000 TL bedelinde senet alan kişi olarak sanık ..."i ve bu buluşma sırasında olay yerinde olanlardan birisi olarak sanık ..."ı teşhis ettiğini, bu şahsın bir hafta sonra kendisinden 100 TL ve 1.000 dolar aldığını, diğerleri ile birlikte buluşma noktasına gelen şahıslardan diğerinin de sanık ... olduğunu beyan ettiği,
Birden çok kişinin katıldığı, 02.08.2002 tarihli ifadeli teşhis tutanağında; sanık ..."ın babasından senet aldıktan sonra kendisini Yenibosna"daki tramvay durağına çağırdığını, eşi ile birlikte gittiği yerde sanık ..."ın yanındaki iki kişiden birisi olarak sanık ..."yı teşhis ettiğini söylediği,
İletişimin Tespiti Kayıtlarında;
1- Sanık ..."in kullandığı tespit edilen 0532 322 41 73 sayılı telefon hattına ilişkin 15.05.2002 ile 25.07.2002 tarihleri arasındaki kayıtlar incelendiğinde; katılan ... ..."in kaçırılmasından önceki tarihlerde sanık ..."in sanıklar..., ... ve ... ile değişik tarihlerde belirli aralıklar ile görüştüğü, katılanın kaçırılıp, silahla yaralandığı tarih olan 01.07.2002 tarihinde ise sabah 07.27"den 11.39"a kadar sanık ... ile üç kere görüştükleri, saat 12.25"ten 16.28"e kadar da sanıklardan ... ile 5 kere görüştükleri, saat 16.48"te uzman çavuş olan sanık ... ile görüştükleri, katılanı saat 17.30 da kaçırdıkları gözetildiğinde olaydan 6 ve 3 dakika önce sanık ..."ın 2 defa sanık ..."i aradığı, saat 17.52"de sanık ..."in sanık ..."u aradığı, 17.58"de ise bu kez sanık ..."un sanık ..."i aradığı, saat 18.47"de sanık ..."in sanık ..."ı aradığı, saat 19.22"de sanık ..."ın sanık ..."i aradığı, olayın ertesi günü 02.07.2002 tarihinde ilk kez sanık ..."in saat 17.02"de sanık ..."ın evini aradığı, devam eden günlerde de sanık ..., ... ve... arasında sürekli telefon görüşmeleri yapıldığı,
2- Sanık ..."ın kullandığı tespit edilen 0535 775 18 68 sayılı telefon hattına ilişkin 15.06.2002 ile 01.07.2002 tarihleri arasındaki kayıtlar incelendiğinde; uzman çavuş olan sanık ..."nın katılan ... ..."in kaçırılmasından yaklaşık iki hafta önce 16.06.2002 tarihine sanık ..."ı aradığı, bu arada sanık ..."ın sanık ... ve sanık ... ile defalarca görüştüğü, JETPA"ya ait bilgileri veren sanık ..."ın 16.06.2002 tarihinde sanık ..."ı aradığı, bir gün sonra yine sanık ..."ın sanık ..."ı 2 defa aradığı, sanık ..."ın 18.06.2002 tarihinde 1, 20.06.2002 tarihinde ise 3 kere aradığı, 21.06.2002 tarihinde 2 kere, 22.06.2002 tarihinde 4 kere aradığı, sanık ..."ın da sanık ..."ı bir kere aradığı, 24.06.2002 tarihinde sanık ..."in iki kere sanık ..."ı aradığı, 26.06.2002 tarihinde uzman çavuş sanık ..."ın sanık ..."ı 3 kere aradığı, olaydan bir gün önce 30.06.2002 tarihinde sanıklar..., ..., İbrahim ve ... arasındaki telefon görüşmelerinin sayısındaki artış yaşandığı, olay günü yani 01.07.2002 tarihinde sabah 07.03"de sanık ..."ın sanık ..."ı aradığı, ardından sanık ..."ın 4 defa sanık ..."ı aradığı, gün içerisinde sanık ... ve ... ile görüştükleri, katılanı 17.30 sıralarında kaçırdıkları gözetildiğinde saat 17.06"da sanık ..."ın sanık ..."ı aradığı, saat 18.47"de sanık ..."in sanık ..."ı aradığı, saat 19.22 ile 19.33 arasında sanık ... ile sanık ... arasında yoğun bir telefon trafiğinin bulunduğu, olayın ertesi günü yani 02.07.2002 tarihinde sanık ... ile sanık ... arasında yoğun telefon görüşmesi yapıldığı,
3- ... Gerali isimli şahıstan senet yağmalanması olayına ilişkin olarak ... Gerali"nin kullandığı tespit edilen 0533 524 02 70 numaralı hatta ilişkin kayıtların incelenmesinde 16.07.2002 tarihinde sanıklar... ve... ile yoğun görüşmelerinin olduğunun belirlendiği,
Anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konularının sırasıyla değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.
1- Sanık ..."e atılı suç işlemek için örgüt kurma ve yönetme, sanıklar..., ..., ..., ... ve ...’e atılı suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarının yasal unsurları itibarıyla sabit olup olmadığı;
Uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçları açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu"nun ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilerek "suç örgütü" kavramına değinilmesi gerekmektedir.
"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçları, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu"nun "Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında;
“Doğrudan veya dolaylı biçimde bir kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirmek, kamu hizmetlerinde, basın ve yayın kuruluşları üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmek, ekonomik faaliyetlerde kartel ve tröst yaratmak, madde ve eşyanın azalmasını ve darlığını, fiyatların düşmesini veya artmasını temin etmek, kendilerine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak, seçimlerde oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadıyla zor veya tehdit uygulamak veya kişileri kendilerine tabi kılmaya zorlamak veya mensupları arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak suretiyle yıldırma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlara veya örgütü yönetenlere veya örgüt adına faaliyette bulunanlara veya bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yıldan altı yıla kadar; örgüte üye olanlara iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir.” şeklinde düzenlenmişken; 06.12.2001 tarihli ve 4723 sayılı Kanun"la bu fıkradaki "zor veya tehdit" ibaresi, "tehdit, baskı, cebir veya şiddet" şeklinde değiştirilmiş; "veya kişileri kendilerine tâbi kılmaya zorlamak veya mensupları arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak" ibaresi metinden çıkarılmış,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5237 sayılı TCK"nın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220. maddesinde ise;
"(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önceki dönemde; 01.08.1999 tarihinde 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu"nun yürürlüğe girmesiyle, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarına ilişkin olarak 765 sayılı TCK’nın 313 ve devamı maddelerinin, çıkar amaçlı suç örgütü kurma suçlarına ise 4422 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması şeklindeki ikili ayrıma, 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girmesi ve 765 ile 4422 sayılı Kanunların yürürlükten kaldırılmasıyla son verilmiştir.
Her iki düzenleme, Ceza Genel Kurulunun 03.02.1986 tarihli ve 509-42 sayılı, 13.04.1987 tarihli ve 42-211 sayılı, 01.02.2000 tarihli ve 299-1 sayılı, 11.12.2001 tarihli ve 248-288 sayılı, 03.04.2007 tarihli ve 253-80, 20.10.2009 tarihli ve 152-245 sayılı kararları ve duraksamasız özel daire içtihatlarıyla birlikte değerlendirildiğinde;
1- Suçun maddi unsurunun; 4422 sayılı Kanun açısından çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak, 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesi yönünden ise herhangi bir ayrım yapılmaksızın çıkar amaçlı suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmayı da kapsayacak şekilde Kanun"un suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmak olduğu,
2- Her iki Kanun açısından da suçun maddi unsurunu oluşturan örgütün oluşabilmesi için en az üç veya daha fazla kişinin belirtilen amaçlarla bir araya gelmesinin gerektiği, bu bağlamda, 4422 sayılı Kanun"da üye sayısı açısından bir açıklık bulunmamakta ise de 4800 sayılı Kanun ile kabul edilip Bakanlar Kurulunun 2003/5329 sayılı kararıyla da 18.03.2003 tarihli ve 25052 sayılı Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren ve tüm çeteler ile bölgesel örgütler için de uygulanabilirliği olan Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi"nin 2-a maddesindeki örgütlü suç tanımından hareketle, bu Kanuna ilişkin uygulamalarda da üye sayısının en az üç kişi olması gerektiğinin Yargıtay kararlarında duraksamasız olarak kabul edildiği,
3- Her iki Kanun"a göre de örgüt oluşturma suçunun bir tehlike suçu olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, amaç suçun işlenmiş veya işlenmemiş olmasının suçun oluşumunu etkilemeyeceği gibi örgüt mensuplarının amaç suçları işlemeleri hâlinde, ayrıca bu suçlardan da cezalandırılmalarının gerekeceği,
4- 4422 sayılı Kanun"da açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte hem bu Kanun"un yürürlükte olduğu dönemdeki uygulamada, hem de bu hususa açıkça yer veren 5237 sayılı Kanun"un uygulamasında kabul edildiği üzere, amaçlanan suçları işlemeye elverişli, üye, araç ve gerece sahip olunması gerektiği,
5- Düzenlemeler ile güdülen amacın, ileride işlenmesi ihtimali bulunan suçların önlenmesine yönelik olarak kamu için tehlike oluşturabilecek birleşmelerin engellenmesi olması nedeniyle suçun oluşabilmesi için bir suç işlemek amacıyla oluşturulmuş basit bir birleşmeden ziyade, belirsiz sayıda amaç suçun işlenmesi amacıyla gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye dayalı olarak meydana getirilmiş sürekli bir birleşmenin bulunması gerektiği, zira örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi halinde örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebileceği,
Sonuçlarına varılmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda suç örgütü, kanunların suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan, en az üç üyesi bulunan, üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli, gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişkiye sahip yapı olarak tanımlanabilir.
Bu aşamada, bir kısım sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi nedeniyle, haklarında mahkûmiyet hükmü kurulamayan bu sanıkların, örgütün varlığı için aranan üye sayısına dahil edilip edilemeyeceklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Örgütün oluşabilmesi için en az üç kişi olması gerektiği kuralı, 4422 sayılı Kanun"da bu yönde bir düzenleme bulunmamasına karşın içtihatla yerleşmiş, 5237 sayılı TCK"nın 220. maddesinin birinci fıkrasında ise örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerektiği vurgulanmıştır. Tehlike suçu olan örgüt kurma suçunda belirsiz suçların işlenmesi için en az üç kişinin bir araya gelmesiyle, diğer koşulların da varlığı hâlinde örgütün oluşması olanaklı olup amaç suçların işlenmesi şart değildir.
Örgüt kuruculuğundan, yöneticiliğinden veya üyeliğinden açılan kamu davalarının ölüm veya dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşmesi gibi nedenlerden dolayı bir kısım sanıkların cezalandırılamadığı hâllerde dahi ulaşılması imkânı bulunan tüm delillere ulaşılarak bu kişilerin anılan suçları işleyip işlemediklerinin tespit edilmesi ve işlediklerinin sabit olması hâlinde bu kişilerin örgütün varlığı için aranan üye sayısına dahil edilmeleri gerekir. Aksi hâlde, fiilen suç işlemek amacıyla kurulan bir örgütün mevcut olduğu durumlarda örgütün kurucusu, yöneticisi ya da üyesi olduğu sabit olan bir kısım sanıkların sayıları toplamının üçe ulaşmaması nedeniyle cezalandırılamayacakları sonucu çıkar ki kanun koyucunun bunu amaçladığı düşünülemez. Bu nedenle, dosya kapsamındaki delillere göre örgüt üyeliği sabit olan ancak haklarında örgüt üyeliği suçundan açılan kamu davalarının düşmesine karar verilen sanıkların, örgütün varlığı için aranan üye sayısının hesabında dikkate alınmaları gerektiği kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Örgüt suçuna delil olarak gösterilen ve Didim Asliye Ceza Mahkemesince yargılaması yapılan sanık ..."un 29.08.1999 tarihinde alacağını tahsil etmek amacıyla... isimli şahsı bacaklarından vurdurması olayında; sanık ..."in sattığı saatler nedeniyle alacaklı olduğu... isimli şahısla aralarında ihtilaf bulunduğu, sanık ..."in borçlu..."i telefon ile arayıp alacağını istediği, parayı vermeyeceğini söyleyen..."in ateşli silahla yaralanması konusunda karar alarak ... ve ... isimli şahısları İstanbul"dan sanık ..."i ise Adana"dan Marmaris"e çağırdığı, ... isimli borçlunun Didim"deki iş yerini ve gittiği mekanları tarif ettiği, 7,65 mm ve 9 mm çapındaki iki adet silahla ..., ... ve sanık ..."i Didim"e gönderdiği, borçlu..."in iş yerine giden ..., ... ve sanık ..."in ..."yı sordukları, iş yerinde olmadığını söyleyen personelini takip ederek borçlu şahsı bir barda buldukları, sanık ..."in barın kapısını tuttuğu, diğer şahıslar ... ve ..."ün borçlu..."i bacaklarına ateş etmek suretiyle yaraladıkları,
Yine örgüt suçuna delil olarak gösterilen ve Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli Hakkı Çukuroğlu"nun yanında üç adamı ile birlikte şikâyetçiden zorla senet aldığına dair delil elde edilmediği gerekçesi ile takipsizlik kararı verilen 17.06.2002 tarihli olayda; Antalya"da yaşayan ve ismi ... olarak belirtilen bir şahsın yurt dışına ihracat yapan ... Gerali"ye sattığı sebze ve meyvelerin bedeli olan 180.000 TL"yi tahsil edemedeği gerekçesi ile sanık ..."tan yardım istediği, bu nedenle sanık ..."ın yanına ... ile sanık ..."i alarak 2002 yılının Temmuz ayında alacaklı ... ile birlikte Edirne"ye gidip borçlu ..."nın babası ..."ye kendilerini JİTEM mensubu olarak tanıtıp oğlunun borçlu olduğunu söyledikleri, ..."den oğlunun borcuna karşılık açık senet aldıkları, ardından borçlu ... ile irtibata geçip İstanbul ili, Eminönü ilçesinde caminin yakınındaki çay bahçesinde buluşma ayarladıkları, bu buluşmaya alacaklı ..."in, borçlu ..."nın ve sanıklar..., ..., ... ile ..."un katıldıkları, tarafları dinleyip ..."nın yanında getirdiği belgeleri inceleyen sanık ..."in borçlu ..."nın haklı olduğunu, borç miktarının 180.000 TL değil 50.000 TL olduğunu söylediği, sanık ..."dan borçlu ..."nın babasından alınan boş senedi getirmesini istediği ve borçlu ..."ya toplam bedeli 50.000 TL olan senetleri düzenlettirdiği, bu senetlerden bir tanesi 10.000, diğeri 5.000 TL olan iki adet senedi komisyon ücreti olarak alıp kalanları alacaklı ..."e verdiği, bir süre sonra da borçlu ..."dan 5.000 TL bedelindeki senet karşılığı ödeme yapmasını istediği, bu suretle tahsil edilen 1.000 doları alan sanık ..."ın 400 doları kendisine alıkoyup kalan 600 doları sanık ..."in talimatıyla ... ile sanık ... arasında paylaştırdığı,
Sanıkların, avukat olan katılan ... yerine kardeşi olan ... ..."ı kaçırdıkları, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikerine yönelik kesinleşen hükümlere ilişkin 02.07.2002 ve öncesi tarihli olayda; sanık ..."ın JETPA isimli şirketin muhasebe bölümünde çalışırken işten çıkarıldığı, şirket hakkında devlet tarafından ihtiyati tedbir kararı alınması üzerine şirketin çek ve senede dayalı alacakları konusunda avukat ..."ın gerçekleştirdiğini iddia ettiği yolsuzluklara ve elde ettiği haksız menfaate ilişkin belgeleri getirip önceden tanıdığı hemşehrisi sanık ..."a verdiği, sanık ..."in temin edilen belgeleri inceledikten sonra katılan... ..."nin 13 milyon dolar parayı devletten kaçırdığını söyleyip kendisinden 1 milyon dolar para alabileceklerine kanaat getirdiği, sanık ..."un evinde yaptıkları toplantıda sanık ..."in olay yerinde keşif yapılmasını, katılanın hukuk bürosunun yerinin, aracının ve kaçış yollarının tespit edilmesini istediği, yapılan keşiften sonra sanık ..."a ait evde toplanıp son hazırlıklarını yaptıkları, sanık ..."in olayda kullanılacak silahları örgüt üyelerine dağıttığı, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ... Koca, sanık ... ile diğer sanık ..."ın katılan... ..."yi araç ile kaçırıp sanık ..."un evine getirmeleri konusunda anlaşmaya vardıkları, eylemi gerçekleştirirken sanık ..."ın mesleki kimlik kartını kullanacağının kararlaştırıldığı, olay günü ağabeyi olan katılan... ..."nin aracını kullanan diğer katılan ... ..."ın, avukat olan ağabeyi... ... olduğu zannıyla sanık ..."ın yönetimindeki, içeresinde ..."ın ve sanık ..."ın bulunduğu Beyaz renkli Renault 19 Europa marka ve model araç ile takip edildiği, trafik ışıklarında duran katılan ... ..."in aracının yanına giden sanık ..."ın uzman çavuş kimliğini göstererek aracını kenara çekmesini istediği, ışıkları geçince duran katılanın aracına ... ve sanık ..."ın yaklaştıkları, sanık ..."ın tekrar kimliğini göstererek “JİTEM!” dediği, araçtan inen katılan ... ..."in üzerinin sanık ... tarafından arandığı ve ..."ın sanık ... tarafından verilmiş silahı sanık ..."ın belinden alarak katılanın karın boşluğuna dayayıp zorla aracın arka koltuğuna bindirdiği, sanık ..."ın katılan ..."in yanına oturup gözlerini kapatıp başını öne eğdirdiği, ..."ın ise aracı kullandığı, katılan ... ..."in bağırması üzerine ..."ın diz kapağının biraz üzerine tek el ateş ederek katılan ... ..."i yaraladığı, bu esnada sanık ..."ın ise kendi kullandığı araç ile diğer sanıklar ile katılanın içerisinde bulundukları aracı takip ettiği, sanık ..."un evine varınca sanık ..."ın evde bekleyen sanık ..."in yardımıyla katılan ... ..."i yukarıya çıkardıkları, yarasına pansuman yapıp bir odaya aldıkları, bu sırada eve gelen sanık ... ile sanık ..."ın önceden sanık ..."dan temin etmesini istedikleri kar maskelerini takarak katılan ... ..."i ellerindeki belgelerde yazılı hususları anlatarak sorguladıkları, zorla iki adet boş senet imzalattırdıkları, ardından katılan ... ..."i sanıklardan ..., ... ve ..."ın yine katılan... ..."ye ait olan araç ile hastaneye götürmek üzere yola çıktıkları, aracın benzinin azalması nedeniyle petrol istasyonundan yakıt aldıkları, bu esnada katılanın cüzdanından 60-70 TL parasını rızası hilafına alıp katılanı Vatan Hastanesi yakınlarında araç içerisinde bırakarak olay yerinden uzaklaştıkları, ertesi gün sanıklar... ve..."in katılan... ..."yi birkaç defa telefon ile arayarak “Sana kapalı mektup gönderdik anlamadın, açık mektup gönderdik." şeklinde sözler sarf ettikleri, ardından da ellerindeki belgeleri televizyona vermekle tehdit edip 1 milyon dolar istedikleri, sanıkların bazı ulusal kanallar ile görüşüp menfi cevap almaları üzerine sanık ..."ın irtibat kurduğu M-1 isimli televizyon kanalına belgeleri verdikleri, sanık ..."ın ismi geçen televizyon kanalında çalışan bir kameraman ile birlikte katılan... ..."nin hukuk bürosuna gidip muhabir gibi sorular sorduğu ancak bu görüntülerin televizyonda yayınlanmadığı,
Dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararına konu olan, katılanlar... ... ve onun babası olan katılan ... ..."in iş yerlerinde ateşli silahla yaralanması ile sonuçlanan 15.07.2002 tarihli olayda; katılanlar ile sanık ..."in hemşehri oldukları ve önceden beri birbirlerini tanıdıkları, olaydan yaklaşık on yıl önce sanık ..."in askerlik görevini yaparken yaralanması nedeniyle hastanede yattığı sırada katılanların babasını dövmeleri nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, sanık ..."in intikam almaya karar verip sanık ..."ten katılanları bacaklarından vurarak yaralamasını istediği, bu kapsamda sanık ..."in yanında ... ile sanık ... bulunduğu hâlde katılanların Esenler"deki iş yerlerinde keşif yapmak için gittikleri, sanık ..."in içeriye girip katılan... ..."i sorduğu, babasının, ..."in o anda iş yerinde olmadığını söylemesi üzerine olay yerinden ayrıldıkları, birkaç gün sonra bu kez ... ve sanıklar ... ile ..."in birlikte aynı yere tekrar gittikleri, ... ve sanık ..."un yeniden keşif yapıp sanık ..."e masada oturan şahsı vuracağını söyledikleri, bunun üzerine sanık ..."in daha önceden verdiği silah ile sanık ..."in içeri girip katılan... ..."e birkaç el ateş ettiği, araya girmeye çalışan babası ..."ın da bacağına bir el ateş edip yaraladıktan sonra olay yerinden kaçtığı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanıkların haksız menfaat temin etmek için yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi amaç suçları işlemeleri, bu eylemleri gerçekleştirmek üzere üçten fazla olacak şekilde üye sayısını tamamlamaları, sanıkların eylemlerinin birden çok olması karşısında iştirak iradesini aşacak şekilde devamlı olarak bir araya gelmeleri, tüm sanıkların savunmalarından anlaşıldığı üzere "Reis" diye hitap ettikleri sanık ..."in liderliğinde hiyerarşik bir yapı şeklinde hareket etmeleri, sanık ..."in kasten yaralama talimatlarını sorgulamayan sanık ..."in katılanlar... ve ..."a defalarca ateş etmesinde de görüldüğü gibi bu hiyerarşik bağın iletişim ilişkisini aşan emir komuta zinciri niteliğinde olması, sanıkların her bir eylemde kimlerin olay yerinde keşif yapacağını, kimin araç, kimin silah temin edeceğini, suç eşyalarının nerede saklanacağını belirleyerek aralarında görev taksimatı yapmaları, eylemleri için uygun araç ve yöntemleri kullanmaları, bu kapsamda; katılan ... ..."in kaçırılıp alıkonulması için ev temin etmeleri ve aynı zamanda bu evde işleyecekleri suçların planlamalarını yapmaları, gerçekleştirdikleri eylemlerde kullanılmak üzere silah ve otomobil temin eden sanıkların katılan... ..."den tehdit ile para almak için mikrofon ve kamera kullanarak televizyon muhabiri kılığına girmeleri, sanık ..."ın uzman çavuş olması nedeni ile katıldığı eylemlerde işlenen suçları kolaylaştırmak için askeri personel kimliğini göstermesi, sanık ..."in ikrar ettiği üzere telefon konuşmaları sırasında yakalanmamak için şifreli konuşmalar yapmaları, sanık ..."ın uzman çavuş olması nedeni ile katıldığı eylemlerde işlenen suçları kolaylaştırmak için askeri personel kimliğini göstermesi, sanık ..."in ikrar ettiği üzere telefon konuşmaları sırasında yakalanmamak için şifreli konuşmalar yapmaları, bulundukları yeri tarif etmek için "merkez" kelimesini kullanmaları, örneğin "Ben merkezdeyim." dendiği zaman bunun “Adana"dayım”, "kamuflaj" kelimesinin de “saklanın ortaya çıkmayın” anlamına geldiği, polisle başlarının derde girme ihtimali varsa "Kamiller ile çakışabiliriz."; "Buralar çok soğuk, ben hastayım." cümlelerini kullanmaları birlikte değerlendirildiğinde ortada haksız menfaat temin etmek için kurulmuş bir örgütün varlığının, bu örgütün liderinin sanık ... olduğunun, diğer sanıklar..., ..., ..., ... ve ..."in ise örgütün maddi çıkar temin etme amacını bilip bu amacı benimsemeleri, birlikte ve devamlı surette hareket etmeyi kabul etmeleri nedenleriyle bu suç örgütüne üye olduklarının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla haklı bir nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
2- Birinci uyuşmazlıkta Örgüt yöneticiliği ve/veya üyeliği suçlarının sabit olduğu sonucuna ulaşılmakla, bu suçlarla birlikte işlenen nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile nitelikli yağma suçuna teşebbüsten lehe olan 5237 sayılı TCK hükümleri gereğince uygulama yapılırken, suç tarihlerinin 5237 sayılı TCK"nın yürürlük tarihinden önce olması karşısında 5237 sayılı TCK"nın 58/9. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı;
İkinci uyuşmazlık konusunun görüşülmesi sırasında bir Ceza Genel Kurulu Üyesi tarafından talep edilmesi üzerine Ceza Genel Kurulu Başkanı tarafından ikinci uyuşmazlık konusu bakımından örgüt yöneticiliği ve/veya üyeliği suçları ile suç örgütü kapsamında işlenen nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ve nitelikli yağma suçuna teşebbüste TCK"nın 58/9. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı hususları ayrı ayrı değerlendirilmiştir.
5237 sayılı TCK"nın "Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasında "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi; özel bir infaz rejimi olmayıp tekerrür veya özel tehlikeli suçluluk hâllerinde hükümlünün şartlı salıverilmeden yararlanabilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken süreyi uzatan özel bir durumdur. Maddeye göre, mükerrir ve özel tehlikeli suçlular, mahkûm oldukları ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz dokuz yılını, müebbet hapis cezasının otuz üç yılını ve süreli hapis cezasının dörtte üçünü infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirmeleri durumunda şartlı salıvermeden yararlanabilecektir. Bununla birlikte mükerrir ve özel tehlikeli suçlu oldukları belirlenenler hakkında cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacaktır.
5275 sayılı Kanun"un 107. maddesinin dördüncü fıkrası da "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler... " şeklinde düzenlenmiştir.
Özel tehlikeli suçlular düzenlenmesine ilk kez 5237 sayılı TCK"da yer verilmiş olup, kanun koyucu itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçluyu özel tehlikeli suçlu olarak kabul etmiştir. Özel tehlikeli suçlular bakımından, mükerrerliğin şartları oluşmaksızın mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması esası getirilmek suretiyle, cezanın özel önleme amacı ön plana çıkarılmıştır. Söz konusu kişilerin özel tehlikeli olarak kabulünün sebebi ise diğer suç faillerine göre suça eğilimlerinin yüksek olmasıdır.
"Örgüt mensubu suçlu" 5237 sayılı TCK"nın "Tanımlar" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde;
"Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi, anlaşılır.” şeklinde tanımlanmıştır.
İtiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçluluk hâllerinden birinin varlığı mahkemece tespit edildiği takdirde, hükümde bu durumun açıkça belirtilip, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.02.2014 tarihli ve 399-58 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
Bu aşamada ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasına dair kanuni düzenlemelere ve içtihatlara da değinilmesi faydalı olacaktır.
5237 sayılı TCK"nın “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesinde; ceza hukuku kurallarının yürürlüğe girdikleri andan itibaren işlenen suçlara uygulanacağına ilişkin ileriye etkili olma prensibi ile bu ilkenin istisnasını oluşturan, failin lehine olan kanunun geçmişe etkili olması, “geçmişe etkili uygulama” veya “geçmişe yürürlük” ilkesine de yer verilmiştir. Bu ilke uyarınca, suçtan sonra yürürlüğe giren ve fail lehine hükümler içeren kanun, hükümde ve infaz aşamasında dikkate alınmalıdır.
Suç, hangi kanunun yürürlüğü zamanında işlenmişse, kural olarak o kanunun hükümlerine tabidir. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Buna karşılık yeni kanun zamanında işlenen suçlara eski kanun hükmünün, lehe de olsa uygulanması mümkün değildir. (Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler, Ankara, 2012, s. 66; )
Değişen ceza mevzuatı karşısında dahi halen geçerliliğini koruyan 23.02.1938 tarihli ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, “Suçun işlendiği zamanın yasası ile sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin farklı olması hâlinde, her iki yasanın birbirine karıştırılmadan, ayrı ayrı somut olaya uygulanıp, her iki yasaya göre hükmedilecek cezalar belirlendikten sonra, sonucuna göre lehte olanı uygulanmalı.” şeklinde, lehe kanunun tespitinde başvurulacak yöntem ana hatlarıyla belirtilmiştir.
Öğretide de anılan İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler benimsenerek, uygulanma olanağı bulunan tüm kanunların leh ve aleyhteki hükümleri ile birlikte ayrı ayrı ele alınarak somut olaya göre sonuçlarının karşılaştırılmasının gerekeceği ve sonunda fail bakımından daha lehe sonuç veren kanunun belirlenip son hükmün buna göre verileceği görüşleri ileri sürülmüştür. (S.Dönmezer-S.Erman, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, C.I, 11. Bası, sh.167 vd.; S.Dönmezer, Genel Ceza Hukuku Dersleri, sh.64 vd.; ...Artuk-A.Gökçen-A. C. Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, C.I, sh.221 vd.)
5237 sayılı TCK"nın 7. maddesi, 23.02.1938 tarihli, 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve öğretideki görüşler birlikte değerlendirildiğinde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 tarihli ve 1-32/97 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, lehe yasa belirlenmesi yöntemi; sabit kabul edilen olaya her iki kanunun ilgili tüm hükümlerinin birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirmektedir. Lehe kanunun saptanması için maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunlar ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün hâlinde uygulanmasını ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak bu karşılaştırmada hükmün tesisi aşamasında uygulanması gereken normlarla hükmün infazına ilişkin normlar birlikte değil ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulacaktır. İnfaz edilecek ceza karşılaştırma sonucunda belirlenen cezadır. Yapılacak değerlendirmede hükmün tesisi aşamasında uygulanması gereken düzenlemelerin aynı kanun kapsamında bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sadece bir kanun değil bir müesseseyle ilgili düzenlemelerin yer aldığı kanunlar birlikte değerlendirilecektir. Her ne kadar; tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi, hükümlünün koşullu salıverilme süresini etkileyip daha fazla süre cezaevinde kalması sonucunu doğuracağı ve böylece hükümlü hakkındaki cezayı etkileyeceği düşünülebilirse de koşullu salıverilmenin bir hak olmadığı gibi koşullarını yerine getiren hükümlülerin yararlandığı, koşullarını yerine getirmeyenlerin ise koşullu salıvermeden yararlanamayacağı bunların hapis cezasının tamamını cezaevinde çekmek zorunda olduğu koşullu salıvermenin lehe kanun belirlenmesinde gözetilmeyeceği açıktır.
Öte yandan örgütün gerçekleştirdiği amaç suçlar bakımından sanıklar hakkında TCK"nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı başka bir tartışma konusu olup, gerek mülga 4422 sayılı Kanun"un 1. maddesinde gerekse 5237 sayılı TCK"nın 220. maddesinin birinci fıkrasında örgütün, kanunun suç saydığı fiilleri işleme amacı ile kurulması gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte 5237 sayılı TCK"nın 220. maddesinin kanun gerekçesinde de "Örgüt kurmak, işlenmesi amaçlanan suçlar açısından sadece bir araç niteliğindedir. Suç işlemek için örgüt kurmak, toplum düzenini tehlikeye sokmaktadır. Ayrıca belirtilmelidir ki, suç örgütü amaçlanan suçları işlemede bir kolaylık sağlamaktadır. Bu nedenlerle, işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan bu fiiller, ayrı suçlar olarak tanımlanmıştır." şeklindeki açıklamaya yer verilerek örgüt suçunun amaç suç için hazırlık niteliğinde ve bu suçun işlenmesinde kolaylaştırı unsur olduğu belirtilmiştir. Bu durumda kanun koyucunun, amaç suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesini aynı suçun münferiden işlenmesinden daha ağır bir eylem olarak gördüğü açıkken şartlı tahliye süresini uzatmaya ve infazdan sonra denetimli serbestlik süresinin belirlenmesine yönelik düzenlemenin sadece örgüt suçuna hasredildiğinden bahsedilmesi kanun koyucunun amacına aykırıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanıkların, 765 sayılı TCK"nın yürürlükte bulunduğu tarihte örgüt yöneticiliği ve/veya üyeliği suçları ile bu suç kapsamında işledikleri nitelikli yağma, nitelikli yağma suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükümlerinde 5237 sayılı TCK"nın sanıkların lehine olduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte 5237 sayılı TCK"nın özel tehlikeli suçlulara yönelik olarak öngördüğü 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının sanıkların önceki mahkûmiyetlerine dayanmayan ve örgüt mensubu suçlu olmanın zorunlu sonucu olarak uygulanan infaza ilişkin bir düzenleme niteliğinde olduğu, maddi hukuka yönelik lehe yasa uygulamasının dışında kaldığı, bu nedenle TCK"nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin Yerel Mahkeme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğu, bu hükümleri onayan Özel Daire kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; "Sanıklar ...-...-...-...-...-... hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; katılan ... ..."a karşı işlenen yağma suçundan TCK"nın 149/1-a-b-c-d-g, 62, 58/9. maddeleri, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK"nın 109/2, 109/3-a-b, 62, 58/9. maddeleri uyarınca verilen 28/09/2010 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin Yargıtay Yüksek 6. Ceza Dairesinin 14/12/2011 tarihli kararı ile ONANMASINA, sanıklardan ... ile ... hakkında; katılan ..."a yönelik eylemden dolayı şantaj suçundan zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine dair kararın ise BOZULMASINA, karar verilmiş, bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucundan her iki sanık hakkında; TCK"nın 149/1-c-f-g, 35/2, 62, 58/9. maddeleri uyarınca verilen 06/06/2013 tarihli mahkumiyet kararı, Yargıtay Yüksek 6. Ceza Dairesinin 28/01/2016 tarihli kararı ile ONANMASINA, karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 05/03/2018 gün, 2018/12112 sayı ile;
Özet olarak, silahlı suç örgütü kurmak, yönetmek ve silahlı suç örgütüne üye olmak suçların unsurları itibariyle oluşmadığına, kabule göre de; örgüt adına faaliyette bulunmak suçlarından dolayı sanıklar ...-...-...-...-...-... hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına dair Yargıtay Yüksek 6. Ceza Dairesinin 14/12/2011 tarihli kararı ile bozma sonrası sanıklar ... ile ... hakkında, yağmaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına dair 28/01/2016 tarihli karara, TCK"nın 58/9 maddesinin uygulanamayacağından bahisle itiraz edilmesi üzerine Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu tarafından; itirazın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun, sayın çoğunluğu tarafından silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek ve silahlı suç örgütüne üye olmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik itirazın reddine ilişkin kararına iştirak edilmekle birlikte yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı TCK"nın 58/9 maddesinin uygulanmasına yönelik itirazın reddine dair karara aşağıda arz ve izah edilecek sebeplerle iştirak edilmemiştir.
4422 sayılı Kanun"un yürürlükte olduğu dönemde örgütün amacı doğrultusunda işlenen suçlardan dolayı verilen mahkumiyet hükümlerinde, TCK"nın 58/9 maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı konusunda Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun sayın çoğunluğu ile aramızda uyuşmazlık doğmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle 4422 sayılı Kanun"un 1, 13 maddeleri ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu"nun 4, 17. maddelerinin 5237 sayılı TCK"nın 7/2 maddelerinin birlikte irdelenerek, çıkar amaçlı suç örgütünün amaçları doğrultusunda işlenen amaç suçlarından dolayı TCK"nın 58/9 maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekmektedir.
3713 sayılı Terörle mücadele Kanunu"nun 1. maddesinde; terörün tanımı, 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde terör suçlarının sayılmasından sonra, aynı Kanun"un 4. maddesinde sayılan suçların terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmeleri hâlinde terör suçu sayılacağı belirtilmiştir.
Madde 4 – (Değişik: 29/6/2006-5532/3 md.)
"Aşağıdaki suçlar 1 inci maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda suç işlemek üzere ku-rulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde, terör suçu sayılır:
a) Türk Ceza Kanununun 79, 80, 81, 82, 84, 86, 87, 96, 106, 107, 108, 109, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 142, 148, 149, 151, 152, 170, 172, 173, 174, 185, 188, 199, 200, 202, 204, 210, 213, 214, 215, 223, 224, 243, 244, 265, 294, 300, 316, 317, 318 ve 319 uncu maddeleri ile 310 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan suçlar."
4422 sayılı kanunun 1 maddesinde çıkar amaçlı suç örgütü;
"Doğrudan veya dolaylı biçimde bir kurumun, kuruluşun veya teşebbüsün yönetim ve denetimini ele geçirmek, kamu hizmetlerinde, basın ve yayın kuruluşları üzerinde, ihale, imtiyaz ve ruhsat işlemlerinde nüfuz ve denetim elde etmek, ekonomik faaliyetlerde kartel ve tröst yaratmak, madde ve eşyanın azalmasını ve darlığını, fiyatların düşmesini veya artmasını temin etmek, kendilerine veya başkalarına haksız çıkar sağlamak, seçimlerde oy elde etmek veya seçimleri engellemek maksadıyla zor veya tehdit uygulamak veya kişileri kendilerine tâbi kılmaya zorlamak veya mensupları arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak suretiyle yıldırma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlara veya örgütü yönetenlere veya örgüt adına faaliyette bulunanlara veya bilerek hizmet yüklenenlere sadece bu nedenle üç yıldan altı yıla kadar; örgüte üye olanlara iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir." şeklinde tanımlandıktan sonra,
Aynı maddenin 6. fıkrasında;
"Örgüt mensuplarınca veya örgüt adına örgüt üyesi olmayanlar tarafından birinci fıkrada gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere işlenen suçların ve 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 296 ncı maddesinde öngörülen cürmün cezaları üçte birden yarıya kadar artırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun"un 13. maddesinde ise bu suçlardan dolayı mahkûm olanların cezalarının Terörle Mücadele Kanunu"nun 5532 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 17. maddesi uyarınca infaz edileceği belirtilmiştir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu"nun 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki lehe olan 17/1. maddesine göre 647 sayılı Kanun"un 19. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı ve koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin dörtte üçünün iyi hâlli olarak çekilmesi gerektiği, belirtilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, 3713 sayılı kanunun 1. maddesinde; terör suçlarının tanımının yapılmasından sonra; belirtilen amaçlar doğrultusunda anılan Kanun"un 4. maddesinde sayılan suçların suç işlemek üzere kurulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, terör suçu sayılacağının net olarak belirlenmesine karşın, 4422 sayılı Kanun"un 1. maddesinde, çıkar amaçlı suç örgütünün tanımının yapılmasından sonra, aynı maddenin 6. fıkrasında, "Örgüt mensuplarınca veya örgüt adına örgüt üyesi olmayanlar tarafından birinci fıkrada gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere işlenen suçların ve 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 296 ncı maddesinde öngörülen cürmün cezaları üçte birden yarıya kadar artırılır" hükmüne yer verilmesine karşın, anılan suçların çıkar amaçlı örgüt suçu sayılacağına dair herhangi bir ibareye yer verilmemiştir.
4422 sayılı Kanun"un 13. maddesinde sadece örgüt suçlarından verilen mahkûmiyet hükümleri için, 3713 sayılı Kanun"un 5532 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmasından önceki 17/1 maddesinin uygulanacağının belirtilmesine karşın, amaç suçlar için anılan maddenin uygulanacağına dair bir ibareye yer verilmediği gibi amaç suçların, çıkar amaçlı örgüt suçu sayılacağına dair herhangi bir ibareye de yer verilmemiştir.
Yasal düzenlemeleri bu şekilde açıkladıktan sonra, somut olayımızda; TCK"nın 58/9 maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı hususundaki sorunun "Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz" kuralının sınırları içerisinde kalmak kaydıyla Ceza Hukukunun izin verdiği ölçüde yorum kuralları ile bağdaştırmak suretiyle çözümü gerekmektedir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK"nın 1. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK"nın 2. maddesinde: Özet olarak "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez. Kanunda yazılı cezalardan başka bir ceza ile de kimse cezalandırılamaz" denilerek kanunilik ilkesi özelikle vurgulanmak istenmiştir.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" kuralı Türk Ceza Hukukunda, Devlet ve Yargıç karşısında bireylerin "Kamu Haklarının" güvencesidir.
Öğretide değerini koruyan bu kural, Anayasamızın (Mad.38) ilkeleri arasına girmiş ve 5237 sayılı TCK"nın 2. maddesinde de açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu hükmün 2. maddede yer alması bile, kurala verilen önemi gösterir.
Kanun"un 2. maddesindeki "açıkça" kelimesi Türk Ceza Hukukunda "kıyaslamanın" yasaklandığını gösterir.
Kanunsuz ceza olamayacağından, suçun cezasının belirlenmiş olması suçluların cezalandırılmasında şarttır.
Bir fiili suç saymak ve cezalandırmak yetkisinin yalnız kanuna tanınması bireylere özgürlüklerinin sınırı hakkında bilgi verir. Bireyin, nelerin ne kadar yasak olduğunu bilmeye hakkı vardır. Bu hakkını kullanan birey yasak olanı yapmaktan çekinmek, yasak olmayanı yaparken de korkusuz hareket etmek imkanını kazanır. Kanun Kuralına gerçek anlamını kanun koyucunun iradesi verir. Kanunun iradesi kanun koyucunun subjektif iradesi değildir. Yazılı formül içinde ifade edilmiş objektif irade, kanunun iradesini oluşturur. Kanunun iradesini gösteren formül zorunlu olarak genel ve soyut olacağından, kuralın önce içeriğini ve anlamını belirtmeden, iradenin somut olaylara uygulanmasına imkân yoktur. Pozitif hukuk, yorum faaliyetlerinin sınırını oluşturur.
Somut olayımızda; 4422 sayılı Kanun"un yürürlükte olduğu bir dönemde çıkar amaçlı suç örgütünün amaçları doğrultusunda; yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işleyen sanıklar hakkında; TCK"nın 58/6 maddesinin uygulanacağının kabul edilmesinin, ceza hukukunun olmazsa olmazı olan kanunilik ilkesine aykırı olacağı gibi yorum prensiplerinin hemde sanık aleyhine hüküm doğuracak şekilde genişletilmesi anlamına gelir ki hukuk sistemimizin böyle bir sonuca izin vermesi beklenemez.
Prof. Dr. Ersan ŞEN;
"01.06.2005 tarihine kadar çıkar amaçlı suç örgütü ve bu örgüt kapsamında işlenen suçlarda infaz düzenlemesi farklı idi. 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu kapsamına giren, yani suç örgütü kurmak, yönetmek veya bu örgüte mensup olmak suçlarını işleyenlerin infazları 3/4 üzerinden yapılacaktır. 4422 sayılı Kanun kapsamına giren çıkar amaçlı suç örgütlerinin faaliyetleri kapsamında işlenen suçlardan tatbik edilecek koşullu salıverilme ise 3/4 değil, 2/5 olarak yapılmalıdır. Ancak uygulamada; 4422 sayılı Kanun"un 1. maddesinin çıkar amaçlı suç örgütünün amaçlarını saydığından bahisle, örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen suçların da 3/4 infaz süresine tabi olacağı ileri sürülmektedir. Kişi özgürlüğü aleyhine yapılan bu yorumun yasal dayanağı olmadığını ve açık yasal düzenlemede 3/4 infaz süresinin yalnızca örgüt suçları için geçerli olduğunu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar için de 3/4 infaz süresinin hesaplandığını, çünkü bu konuda Terörle Mücadele Kanunu m.17’de açık düzenleme bulunduğunu belirtmek isteriz".
Şeklindeki görüşü ile somut olayımızda; amaç suçlar için TCK"nın 58/9 maddesinin uygulanamayacağını net bir şekilde vurgulamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, sanıklar sanıklar ...-...-...-...-...-... hakkında; katılan ... ..."a karşı işlenen Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçları ile sanıklar ... ile ... hakkında; katılan ..."a karşı işlenen yağmaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde TCK"nın 58/9 maddesinin uygulanmasına yönelik, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun sayın çoğunluğunun görüşüne iştirak edilmemiştir." açıklamasıyla,
Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi de; benzer gerekçelerle, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları nedeniyle suç tarihinin 5237 sayılı TCK"nın yürürlük tarihinden önce olması karşısında TCK"nın 58/9. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle,
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 11.04.2019 tarihinde yapılan müzakerede birinci uyuşmazlık bakımından oy birliği ile örgüt yöneticiliği ve/veya üyeliği suçları nedeni ile lehe olan 5237 sayılı TCK hükümleri gereğince uygulama yapılırken, suç tarihinin 5237 sayılı TCK"nın yürürlük tarihinden önce olması karşısında 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesinin dokuzuncu fırkasının uygulanma koşullarının oluştuğuna yönelik uyuşmazlık bakımından oy birliğiyle, amaç suç niteliğindeki nitelikli yağma, nitelikli yağma suçuna teşebbüs ve kişiyiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından TCK"nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanma koşullarının uygulanmasına ilişkin uyuşmazlık bakımından oy çokluğuyla karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.