8. Hukuk Dairesi 2011/6033 E. , 2012/1789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair Kale (Denizli) Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 26.05.2011 gün ve 174/103 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1992 yılında evlendiklerini, 2010 yılında boşandıklarını, davacının evlilik birliği içinde kazancının tamamını davalı eşine verdiğini, evliliğin devamı sırasında TOKİ’den alınan evin davalı üzerine alındığını açıklayarak davacının eve yapmış olduğu katkıdan dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle 8.000,00 TL"nin yasal faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ev hanımı olduğunu, herhangi bir kazancı olmadığını, davalının annesinden aldığı 12.000 TL ile TOKİ’deki evin peşinat ve taksitlerinin yatırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından: taraflar 16.08.1992 tarihinde evlenmiştir. 18.08.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 18.03.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden (4722 s.K. m. 10) 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m).Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesi uyarınca boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.
Dava konusu edilen TOKİ Mahallesi Dönmez Sokak C-2 Blok No:8 Kat: 1"de bulunan meskene ilişkin satış sözleşmesini davalı ... 25.02.2008 tarihinde imzalamıştır. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; sözleşme gereğince taşınmaza ait taksit ödemeleri devam etmektedir. Taşınmazın satın alındığı tarih itibariyle taraflar arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. TMK.nun 219.maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değerleri edinilmiş maldır. Bu nedenle, mahkemenin davacının taşınmaza yaptığı katkı miktar ve zamanını somutlaştırarak ispat edemediği gerekçesi yerinde değildir.
Davacı ve davalının iddia ve savunmalarında belirttikleri katkılar soyut nitelikli tanık beyanlarında belirtilmiş olup kanıtlanamamıştır. Dava konusu daire 25.02.2008 tarihinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu tarihte vadeli olarak TOKİ’den alınmıştır. TMK.nun 6 ve 222/2. maddeleri uyarınca taraflar dava konusu taşınmazı kişisel malları ile aldıklarını da kanıtlayamamışlardır.
Dava, TMK.nun 219, 231, 235 ve 236.maddeleri gereğince açılan yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma alacağı isteğine ilişkindir. TKM.nin 231.maddesinde artık değer; eklemeden (TMK.m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar olarak tanımlanmıştır. Davacı eş, hesaplama sonucu ortaya çıkacak olan artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur. (TMK m.236/1) Hesaplamada az önce açıklanan tanımın ve ilkenin gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Mahkemece; mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle ödenen peşinat ve taksit miktarlarının gözönünde bulundurulması ve hesaplanması, aynı tarih itibariyle kalan kredi ya da taksitlere ilişkin borçlar ile meskene ait varsa tüm borçların hesaplamada gözetilmesi, ondan sonra dosya tamamıyla birlikte bir uzman görüş sahibi ile mali müşavir ya da muhasebeciden oluşacak bilirkişi kuruluna verilerek davacının katılma alacağının belirlenmesine ilişkin raporun alınması ve saptanan katılma alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken farklı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.