Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/5573
Karar No: 2012/1769
Karar Tarihi: 13.03.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2011/5573 Esas 2012/1769 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2011/5573 E.  ,  2012/1769 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

    ... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Gökçebey Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.04.2011 gün ve 46/151 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:


    KARAR

    Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu 165 ada 16 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olduğu halde kadastro sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında 09.03.2011 hakim havale tarihli ıslah dilekçesiyle, uyuşmazlık konusu taşınmazın kök muris ..."dan intikal ettiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile kök murisin mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı ve diğer mirasçıları adına, mümkün olmadığı takdirde, vekil edeninin miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ..., davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Yargılama sırasında 29.07.2010 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Dahili davalılar vekili ispat edilemeyen davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece, "dava konusu taşınmazın tarafların kök murisinden intikal ettiği ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığı, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belli pay veya payları bulunmadığından mirasçılardan birinin terekeye dahil taşınmazın tümünün veya bir payının kendi adına tescilini isteyemeyeceği, bu sebeple dava konusu taşınmazın tamamının veya bir kısmının davacı adına tesciline imkan olmadığı ve açılan davanın daha sonra tüm mirasçılar adına yürütülmesinin ve aynı dava içerisinde mirasçılar adına tapuya tescilinin istenemeyeceği gibi diğer mirasçıların da katılmak suretiyle davanın yürütülüp sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, HUMK.nun 83, 88 ve 89. maddeleri kapsamında ( HMK.nun 176 ila 180. maddeleri) davanın başka bir anlatımla talep sonucunun davalı tarafın muvafakati aranmaksızın tamamen değiştirilmesi mümkündür. Bu kapsamda davacı vekilinin ıslah yoluyla talep sonucunu değiştirerek, uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile kök murisin mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı ve diğer mirasçıları adına, mümkün olmadığı taktirde vekil edeninin miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemesinde hukuki engel bulunmamaktadır.
    Somut olaya gelince; keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazın öncesinde davacı ve davalı ..."un kök murisi ... ve davacının amcası olan ..."dan intikal ettiğini bildirmekle birlikte ..."un mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığını bilmediklerini açıklamışlardır. Öte yandan, ..."un mirasçılık belgesi dosya arasında bulunmadığından, davalı ..."un anılan şahsın mirasçısı olup olmadığı tespit edilememiştir. Dosya içerisinde bulunan Gökçebey Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/206 Esas ve 2010/227 Karar sayılı mirasçılık belgesinden: davacı ve davalı ..."un 26.05.1986 tarihinde ölen ortak muris ..."un mirasçısı oldukları anlaşılmaktadır. ..."un mirasçıları arasında taksim olgusunun gerçekleşmediğinin belirlenmesi halinde, miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin de kabulü bu yöndedir. Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz (HGK. 23.10.1996 T. 1996/7-522 Esas ve 1996/713 Karar) Davacı, mirasçılar arasında görülen böyle bir davada, sadece kendi payı yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Bu ilke TMK.nun 702. maddesinde öngörülen oybirliği kuralının istisnasını oluşturmaktadır. Bu kapsamda, davacının miras payı oranında dava konusu taşınmazda davalı ..."un maliki olduğu ½ paya yönelik olarak iptal ve tescil isteğinde bulunması mümkündür. Bu kapsamda mahkemece, maddi olgular ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır
    Davacının, nizalı taşınmazda davalı ..."un maliki olduğu ½ paya yönelik iptal ve tescil isteğine gelince; yukarıda esas ve karar numarası belirtilen Gökçebey Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen mirasçılık belgesinden anlaşıldığı üzere; davalı ..., davacının kök murisi ..."un mirasçısı değildir. Bu şekilde, davalı ..."un terekesine karşı üçüncü kişi konumundadır. TMK.nun 701.maddesinde; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir” şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olup mirasçılardan birinin tek başına 3.kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmamaktadır. Tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişilere karşı dava açma zorunluluğu vardır. Ancak, tereke adına bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı dava açılması halinde, taraf teşkilinin yargılama sırasında tamamlanması ve sağlanması mümkündür. Eldeki davada ise, davacı vekilinin ıslah yoluyla nizalı payın tapu kaydının iptali ile kök murisin mirasçılık belgesindeki payları oranında davacı ve diğer mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istediğine göre, kök muris ..."un diğer mirasçılarının davaya karşı olurlarının alınması veya TMK. nun 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve davanın bu şekilde yürütülmesi mümkün ve gereklidir. Mahkemece, bu usuli eksiklik yerine getirilerek dava şartı tamamlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
    Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. Maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi