Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/776
Karar No: 2021/601
Karar Tarihi: 25.01.2021

Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/776 Esas 2021/601 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2020/776 E.  ,  2021/601 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle öldürme
    Hüküm : TCK’nın 85/2, 62, 50/4, 52/2, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet

    Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
    Dairemizin 13.01.2020 gün ve 2018/2222 esas, 2020/411 sayılı kararıyla “Olay tarihinde saat 10:42 civarında, ambulansta şoför olarak görevli olan sanık sürücü ..."nun sadece görünür işareti çalışır vaziyette seyir halindeyken kavşağa yanaştığı sırada kırmızı ışığı görmesi üzerine sesli ikazı da çalıştırdığı, bu sırada kendisine yeşil ışık yanan ve yola giren ..."ın kullandığı otomobile çarptığı, çarpışmanın etkisiyle otomobilin sürücüsü ve yolcusunun araç içerisinden yola savrulduğu, ambulansın da savrularak yolun sağında park halinde bulunan bir kamyona çarpması neticesi, ölümlü, yaralanmalı dava konusu olay meydana geldiği, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 25.06.2015 tarihli raporda; ölen ...’ın karnındaki 9 aylık bebeğin intrauterin muayenesinde ciddi yetersiz oksijenlenme (ciddi hipoksi) sonucu kalp atımlarının zayıflaması sonucu kalp atım hızının düştüğünün saptandığı, bunun üzerine acil sezaryen operasyonuna alındığı, bebeğin sezaryen ile doğum sonrasında genel durumunun ileri derecede bozuk, yenidoğan reflekslerinin alınamadığı, hipotonik olduğu ve ışık refleksinin alınamadığı, spontan solunumu olmadığı, kalp tepe atımı alınamadığı, bunun üzerine resusitasyon (canlandırma) işlemi uygulandığı, bu işlem sonrası kalp tepe atımı 100/dk. olduğu, mekanik vantilatör desteği ile yoğun bakım şartlarında takip ve tedavisine devam edildiği, takiplerinin 13. gününde Erzurum Nene Hatun Hastanesine sevk edildiği, burada takiplerinin 3. gününde eks olduğu anlaşılmakla, ... ...’ın tüm tıbbi bulguları Türk Medeni Kanunu kapsamında değerlendirildiğinde; 26.05.2014 tarihinde sezaryen ile tam olarak doğduğu, doğum anında spontan solunumu ve kalp atımları olmamasına karşın, tıbbi müdahaleye bağlı spontan kalp atımlarının geri geldiği, solunum sisteminin ise mekanik vantilatör yardımıyla desteklendiği, buna göre ... ...’ın canlı olarak doğduğu, tıbbi kayıtlara göre meydana gelen trafik kazası haricinde, bebeğin ölümüne sebep olacak başka bir hastalığının olmadığı anlaşılmış olup, ölümün trafik kazasında annede meydana gelen pnömotororaks, tarvmatik SAK, dördüncü ventriküle açılan kanama ve diffüz aksonal injüriye bağlı bebekte ortaya çıkan intrauterin ağır beyin hipoksisi ve gelişen multiorgan yetmezliği sonucunda yapılan tıbbi müdahalelere rağmen 12.06.2014 tarihinde ölen ... ...’ ın Türk Medeni Kanununun 28. maddesine göre sağ ve tam olarak doğduğunu destekleyen; Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29.05.2014 tarihli doğum raporunda; ..."ın eşi ..."ın 26.05.2014 tarih ve ... protokl nolu dosya ile hastanenin acilinde 26.05.2014 tarihinde sezaryen doğum ile canlı 1 (bir) erkek ... (3050 gr) dünyaya getidiği, Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından 25.06.2015 tarih ve 2800 sayılı raporunda; kaza tarihinde müteveffa ..."ın miada yakın yani 35 haftalık gebe olduğu, kendisinin beyin doku harabiyeti travmetik saks ve kanama sonucunda vefat ettiği, vefatından önce 26.05.2014 tarihinde bebeğinin sezaryen ile tam olarak doğduğu, bebeğin canlı doğduğu ancak 12.06.2014 tarihinde vefat ettiği, kaza öncesinde başka bir hastalığının bulunmadığı, dolayısıyla bebeğin ölümünün trafik kazasında annede meydana gelen travma ve yine bebekte oluşan yaralanma sonucunda meydana geldiği rapor edilmesi üzerine,’’ sanığın ... ile ... ...’ın ölümü ile ...’ın yaralanmasından sorumlu tutularak mahkumiyetine karar veren Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 tarih ve 2014/282 esas ve 2015/221 sayılı kararının oy çokluğu ile onanmasına karar verilmesini müteakip,
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, özetle; "... Türk hukuk sisteminde kişiliğin tanımı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 28. maddesince düzenlenmiştir. Buna göre; kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Bu tanıma göre; kişilik tam ve sağ doğumun başladığı andan itibaren kazanılmaktadır. Trafik kazası sırasında, anne karnında olan bebeğin Türk Medeni Kanunun 28. maddesi uyarınca henüz kişilik kazanmadığı açıkça görülmektedir Taksirle öldürme suçu, 5271 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, "İkinci Kısım" bölümünde "Kişilere Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, taksirle öldürme suçu, ancak hukuki anlamda "kişi" olana karşı işlenebilmektedir. TMK"nın 28. maddesi uyarınca olay anında anne karnında olan bebeğin henüz tam ve sağ doğumu gerçekleşmediği için bu aşamada "kişi" olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Öğretide de; insan öldürme suçunun ancak hayatta olan birine karşı işlenebileceği kabul edilebilmektedir. Öldürme suçunun, maddi konusunun bir insan olduğu ve hareketin de bir insana yönelmesi, suç kurbanının hayatta olan bir insan olması gerektiği belirtilmiştir. Vaktinden önce canlı olarak doğan çocuk, anneye karşı işlenen kasten yaralamaya bağlı olarak doğduktan sonra ölecek olursa, insan öldürme suçu yaşayan bir kişiye karşı işlenebileceğinden ayrıca kasten veya taksirle insan öldürme suçundan faile ceza verilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu sebeple de; sanık ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme suçundan hüküm kurulurken, sanığın yalnız ...’ın ölümünden katılan ..."ın yaralanmasından mı sorumlu tutulabileceği, doğmamış ve kişilik kazanmamış bebeğin ölümünden sorumlu tutulamayacağı...” gerekçesiyle itiraz edilmekle 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesine 02/07/2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 3. fıkra uyarınca yapılan incelemede;
    Dairemizce verilen, onama kararı usul ve yasaya uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi