Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/17422
Karar No: 2018/2122
Karar Tarihi: 17.04.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/17422 Esas 2018/2122 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı banka, davalıların kefil sıfatıyla imzaladıkları kredi sözleşmesinin borcunun ödenmemesi üzerine icra takibine geçtiğini, ancak davalıların açılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı talep etmiştir. Davalılar ise sadece ipotekli krediye kefil olduklarını ve önce ipoteğe müracaat edilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkeme, yapılan yargılama ve bilirkişi raporu sonucunda, davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazın yerinde olmadığına karar vermiş ve davanın bir kısmını kabul etmiştir. Davalıların temyiz talebi üzerine dosya incelenmiş ve mahkeme kararı onanmıştır.
Kararda geçen kanun maddeleri:
- TBK’nun 592/1 ( BK’nun 499/1 ve 500/1 ) maddesi: Bu maddeye göre, alacaklı rehin haklarını kefilin zararına olarak azaltırsa, kefilin sorumluluğu da azalır. Ancak zararın daha az olduğu alacaklı tarafından ispat edilmedikçe bu düzenleme uygulanmaz.
19. Hukuk Dairesi         2016/17422 E.  ,  2018/2122 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sıf. )

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar ..., ..., Tuğba Hosanlı ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... arasında 03.05.2007 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi davalıların kefil sıfatıyla imzaladıklarını,çekilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların açılan bu icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili, davacı bankanın takip konusu borca karşılık ipotek aldığını, davalının sadece ipotekli krediye kefil olduğunu, önce ipoteğe müracaat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Diğer davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleri ile, dava dışı ..."nın davacı bankadan kredi aldığını ve borca karşılık banka lehine ipotek verildiğini, ipotek bedelinin ödendiğini ve ipoteğin kaldırıldığını, ..."nın davacı bankaya olan diğer borçlarından sorumlu tutulamayacaklarını, borcu kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
    Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı borçluların icra takibine yapmış oldukları itirazın yerinde olmadığı, 29.346,82 TL borçlarının bulunduğu, davacının bu miktarı takibe koymakta haklı olduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., ... ve ..."nın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ..."dan alınmasına, 17/04/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
    KARŞI OY YAZISI
    TBK’nun 592/1 ( BK’nun 499/1 ve 500/1 ) maddesi gereğince, “Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya daha sonra asıl borçludan alacağın özel güvencesi olmak üzere elde ettiği rehin haklarını, güvenceyi ve rüçhan haklarını kefilin zararına olarak azaltırsa, zararın daha az olduğu alacaklı tarafından ispat edilmedikçe, kefilin sorumluluğu da bunu uygun düşen bir miktarda azalır.”
    Somut olayda davalı kefillerin bu doğrultuda savunmaları olmasına rağmen mahkemece bu konuda tahkikat yapılmamış ve gerekçeli kararda davalıların bu savunmalarının nasıl değerlendirildiğine ilişkin hiç bir gerekçeye yer verilmemiştir.
    Davalılar kararı bu yönden temyiz etmişlerdir.
    Yerel mahkeme kararının bu eksiklik yönünden bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun onama kararına muhalifim. 17.04.2018

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi